7. Hukuk Dairesi 2015/4332 E. , 2015/6424 K. "" Mahkemesi : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi Tarihi : 27/02/2014 Numarası : 2013/126-2014/58 Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.04.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı .. A.Ş. vekili Av.M.. A.. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulu…
**7. Hukuk Dairesi 2015/4332 E. , 2015/6424 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi Tarihi : 27/02/2014 Numarası : 2013/126-2014/58 Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.04.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı .. A.Ş. vekili Av.M.. A.. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Taraflar arasında fazla çalışma alacağı uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacı dava dilekçesinde hafta içi 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, mesai günleri dışında Cumartesi ve Pazar günleri dahil tam gün çalıştığını, personel nöbet çizelgelerinden anlaşılacağı gibi ayda 10-12 gün nöbet tuttuğunu, hafta sonları çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını savunmuştur. Davacı tanığı Z.. Ö.., davacının yazın 08.00-18.00; kışın ise 08.00-17.00/17.30 arası çalıştığını, nöbet tuttuğunu ancak ne şekilde nöbet tuttuğunu bilmediğini; davacı tanığı M.. G.. ise mesainin 3 gün gündüz 07.30-18.00 , kışın ise 07.30-17.00 saatleri arası, 3 gün akşam 18.00-07.30, kışın ise 17.00-07.30 saatleri arası olup vardiya değişimlerinin de 24 saeat ara verdiklerini ve hafta tatili de olmadığını beyan etmiştir.