T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/186 KARAR NO:2026/502 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:05/10/2021 NUMARASI:2019/613 Esas - 2021/762 Karar DAVANIN KONUSU:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/186 KARAR NO:2026/502 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:05/10/2021 NUMARASI:2019/613 Esas - 2021/762 Karar DAVANIN KONUSU:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacıya olan borcundan dolayı İstanbul Anadolu 14 . İcra Müdürlüğü ... ve yetki itirazı sonrasında Bakırköy 17 İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve davalının icra dosyasına takibe ve asıl alacağa haksız itirazda bulunduğu belirtilerek icra takibine itirazın iptali ile işbu kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine alacak değerinin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından buzdolabı üretiminin ve satışının yapılmamakta olduğunu, davalı şirketin, Türkiye'nin öncü firmalarından biri olarak bira ve malt ürünlerinin satış ve dağıtım faaliyetleri ve pazarlama faaliyetleri ile iştigal etmekte olduğunu, davaya konu olduğu iddia edilen yangının, ... logosu bulunan soğutucu dolaptan çıktığı iddia edilmekte ise de, işbu hususa ilişkin kesin bir tespitin yapılamamış olduğunu, kaldı ki, yangına sebebiyet verdiği iddia edilen dolabın üretimi/satışının davalı şirket tarafından yapılmadığını, dolayısıyla anılan hasarın sorumluluğunun davalıya yüklenmesinin hukuken de mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince; ''....Tüm dosya kapsamına göre; yangının buzdolabından kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediği, davalı ile dava dışı sigortalı şirket arasında açık satım sözleşmesi bulunduğu, soğutucunun ariyet olarak verildiği,TBK. 379. maddesinin; “ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde düzenlendiği, sözleşmeye göre bakım ve onarımda davalının sorumlu olduğu, bakım yapıldığına ilişkin bir delil olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere davalının ayıptan ve zapttan sorumluluğunun da ancak bilerek gizlemesi halinde olup üretim hatasından sorumluluğun da ancak bu hatayı bilmesi halinde davalıya ait olmaktadır. Ancak bu hususlara ilişkin iddia ve delil bulunmayıp dosyada mevcut deliller ve sözleşme içeriği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin ise davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde;12.12.2019 tarihli kök raporda yangının buzdolabı kaynaklı çıkmadığı söylenmiş olsa da elektrik mühendisi bilirkişinin yanına yangın uzmanı bilirkişi dahil edildikten ve sigortalı ile davalı arasındaki açık satış sözleşmesinin sunulmasından sonra alınan 13.12.2019 tarihli ek rapor ile haklılıklarının ispatlandığını, nitekim, ekspertiz raporuyla birlikte, bilirkişi raporlarıyla da hasarın sebebi ve kaynağı ispatlanmış olup rücu imkanının da üretici firmaya olabileceğinin belirtildiğini, teknik olarak da kompresör motoru aşırı ısınıp çektiği aşırı akım nedeni ile belirtilen kontrol ünitesi ve/veya kabloların yanmasına neden olduğu ve soğutucu buzdolabındaki parçalardaki teknik arıza nedeniyle yangın çıktığının belirlendiğini, ne var ki; mahkemece hatalı bir değerlendirme yoluna gidilerek davanın reddine karar verildiğini, sözleşmeye konulan 10.f. maddesi incelendiğinde görüleceği üzere işyerinin akşamları açık kaldığını süre boyunca ışıklı reklam malzemelerini açık ve mükemmel bir şekilde çalışır vaziyette tutmasını istendiğini, dolayısıyla dolabın açık kalması, kompresörün aşırı ısınması ve soğutucu parçalarının bu ısınmaya dayanıklı olmaması sebebiyle yangın çıkmasının da davalının sorumluluğunda olacağını, yangın çıkmasına neden olacak kıvılcımların bu makineden çıkarak, etrafa sıçrayarak, daha az korumaya sahip makinelerde yangına sebep olması bilirkişi raporlarıyla da ispatlanmasına rağmen mahkemece bunun üzerinde durulmadığını ve teknik incelemenin göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, sigortalı iş yerinde çıkan yangında sigortalıya ödenen hasar bedelinin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Davaya konu Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, 27.593,90 TL sigorta rücu alacağı ve 4.102,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.696,80 TL alacak yönünden 21.11.2017 tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. TTK'nin “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.Poliçe; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı... arasında 25.08.2015-2016 dönemlerini kapsar şekilde ... no'lu poliçe düzenlendiği ve iş bu poliçede ... Kadıköy/İstanbul adresindeki ... 'un riziko adresi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.Yangın raporu; Belirtilen adreste deponun girişine göre sağ tarafta bulunan dolap ve rafların üzerinden geçen elektrik tesisatında, herhangi bir nedenle meydana gelen elektriksel ısınma sonucu, kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yanmanın başladığı ve dolapların üzerinde bulunan kolay yanıcı kağıt temizlik malzemelerine sirayeti sonucunda yangın olayının meydana geldiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Ekspertiz raporu;Sigortalı riziko adresinde ... unvanı ile bar ve kafeterya olarak faaliyet gösterdiği, 10.01.2016 tarihi sabah saat 08.30’da ... adresinde faaliyet gösteren sigortalı... Şti. (... ismi ...)'nin iş yeri kapalı iken duman dedektörünün sireninin çalması üzerine iş yerinde yangın çıktığının anlaşıldığı, iş yeri elektrik sayacının bulunduğu yerde kaçak akım rölesinin bulunduğu, depo giriş kısımları ve giriş sol kısımda bulunan duvarlarda islerin bulunduğu, yanmanın giriş , sol tarafta şiddetli olmadığı görülmekle bahse konu yangının ağırlık kısmının giriş sağ tarafta bulunan soğutucunun bulunduğu kısımda şiddetli yanma paterninin olduğu, buzdolabı kompresörü yan tarafında bulunan kompresör motorunun çalışmasını sağlayan ve motor ısısını kontrol eden elektronik sistem mevcut olup belirtilen sistemin normal olarak çalışacağı durumda kompresör motorunun belirli ısı arasında çalışacağı, çalışma ısısı, aşıldığında motorun stop edeceği, motor ısısı normale döndüğü durumda tekrar çalışma mantığı üzerine tasarlanmış belirtilen sistemde olası arıza durumunda motorun çalışmasına devam edeceği, dolayısıyla buzdolabı kompresör motoru aşırı ısınıp çekeceği aşırı akım nedeni ile belirtilen kontrol ünitesi ve/veya kabloların yanmasına neden olabileceği ve buzdolabı arka kısmında meydana gelen yanmanın buzdolabı ile duvar arasında bulunan kısmının da baca etkisi yaparak üst kısımda bulunan tel havalandırmadan oksijen ile beslendiği ve dolap sol kısmında bulunan rafin üzerindeki kolay yanabilecek malzemenin de yanması ile yangının mevcut duruma ulaştığı belirtilmiştir.Dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen ve 31.03.2014 tarihinde imzalanan ''Açık Satış Noktası Sözleşmesi''nde, işleticinin (dava dışı sigortalının) riziko adresinde işletmekte olduğu iş yerinde, şirketin (davalı) yetkilendirmiş olduğu bayi ve distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli, ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiği yazılıdır.Sözleşmenin 10/h maddesi ''İŞLETİCİ, kendisine ariyet olarak verilen soğutucuları veya başkaca raf, teşhir veya stantları temiz, bakımı yapılmış ve çalışır halde bulundurmayı ve Rekabet Kurulu'nun soğutuculara ilişkin 10.4.2008 tarih, 08-28/321-105 sayılı kararı başta olmak üzere ilgili tüm mevzuat ve kararlar ile piyasa koşullarına uygun olmak kaydı ile belirlenen yerlerde konumlandırmayı ve kullanmayı da ayrıca kabul ve taahhüt eder.i.İŞLETİCİ, kendisine ayrıca sadece ŞİRKET ürünlerinin satış ve sunumunda kullanılması kaydı ile ariyet olarak verilen dıçı tesislerini (kule, soğutucu, dolu fıçı, ve CO2 tüpünü) işletme içerisinde EK-2 'de belirtilen ve ŞİRKET 'in öngördüğü şekil ve yerlerde konumlandırmayı kabul ve taahhüt eder'' şeklindedir.Bilirkişi Raporları:12.12.2019 tarihli elektrik mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen yangın hadisesinin, davalı tarafından sözleşme kapsamında ariyet olarak bırakılan buzdolabından kaynaklandığına dair net bir bulgunun olmadığı,eğer yangının dava konusu buzdolabından kaynaklandığı varsayılsa bile sigortalı tarafından bakım ve kontrollerinin yaptırılıp/ yaptırılmadığına dair bir bilgi ve belgenin de dava dosyasında mevcut olmadığı gibi davalı tarafından dava konusu iş yerine ariyet olarak iş yerinin devir işlemi tarihi olan 02.07.2014'den önce verilmiş olan dava konusu buzdolabı için, davalı ile sigortalı arasındaki sözleşme, dava dosyasında mevcut olmadığından sözleşme hükümlerinin değerlendirilemediği, eğer yangının dava konusu buzdolabından kaynaklandığı varsayılsa bile davalı şirketin faaliyet alanında buzdolabı üretimi veya satışı veya teknik servisi bulunmadığından, davalının bu konuda bir sorumluluğunun olmadığı ve husumetin davalı şirkete yöneltilemeyeceği belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla yangın bilirkişisi ... bilirkişi heyetine dahil edilmiş olup, düzenlenen ek raporda , (her ne kadar raporun sonuç kısmında 13.12.2019 tarihi yazılı ise de birinci sayfada yer aldığı üzere 13.07.2020 tarihli rapor olduğu anlaşılan); devreden kaldırabileceğinden fazla akım geçirilirken sigorta ve röle gibi devre koruma elemanlarının görevlerini yerine getirememesinin yangın çıkmasına neden olarak gösterilebilecek durumlar olup, genellikle, elektrik kaynaklı hasarların iki temel oluş şekli olduğu, birincisi devre kesici veya şalterli elemanların atmaları sırasında ortaya çıkabilecek kıvılcımlar, ikincisi de aşırı ısınmadan kaynaklı hasarlar olduğu, yangın başlamasından sonra 40 dk. boyunca kameraların devrede kalmış olması, elektriklerin devrede olduğu sonucunu ortaya çıkardığı, arıza neticesinde, buzdolabı kompresör motoru aşırı ısınıp aşırı akım nedeni ile belirtilen kontrol ünitesi ve/veya kabloların yanmasına neden olduğu anlaşıldığı ve yangının soğutucu buzdolabında arızadan kaynaklanarak meydana geldiği, elektrik tesisatında yangını engelleyecek düzenek yani kaçak akım rölesinin bulunduğu, ancak yangın esnasında kaçak akım koruma rölesinin devreye girerek devreyi kesmesi için gerekli olan faz toprak yada faz nötr temasının oluşmadığı, bu nedenle kaçak akım rölesinin çalışma prensibi gereği normal olarak devreye girmediği ve yangının buzdolabındaki elektriksel sorunlu teknik bir arızadan kaynaklandığı görüşünde bulunulmuştur.Mahkeme tarafından yukarıda belirtilen iki rapor arasındaki yangının çıkış nedenine ilişkin çelişkiyi gidermek amacıyla Elektrik-Elektronik Mühendisi, Yangın Uzmanı ve Makina Mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdiine karar vermiştir. Yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ise, ekspertiz raporunda, sigorta panosunun sağlam olduğu ve bu kısma gelen kablo tesisatında yanmanın olmadığı, yangının ağırlık kısımının giriş sağ tarafta bulunan bahse konu soğutucunun bulunduğu kısım olduğu, şiddetli yanma paterninin bu bölümde gerçekleştiği, soğutucu dolabi ile yapılan değerlendirmelerde bahse konu prizden belirtilen iki soğutucunun enerji beslemelerinin yapıldığının anlaşıldığı ve çoklu prizde yanma olmadığı hususunun özellikle tespit edildiği, olayın üzerinden 5 yılı aşkın bir zaman geçtiği ve dolabın muhafaza edilip/edilmediği konusunda herhangi bir bilgi yer almadığından dolap üzerinde inceleme yapılamadığı ,ayrıca yanan buzdolabı ön kısmında rulo olarak sarılmış üst kısmında bulunan çoklu prizin olduğu ve yanmış olduğu, kablo bakır yapısından ve rulo iç kısmının sağlam olduğu, davacının sigortalı işyerinde meydana geldiği tespit olunan dava konusu hasar içinde yer alan hasar onarım bedellerinin olay tarihi itibariyle rayiç piyasa değerine denk ve dolayısı ile gerçek zarar olduğu, dosyada davacının ödeme yaptığına dair 28.03.2016 tarih, 27.593,90-TL bedelli ibraname olduğu, yangının soğutucu buzdolabı kaynaklı başlamış olabileceği belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Somut davada, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen sigorta poliçesi uyarınca poliçe döneminde gerçekleşen hasar bedelinin, yangının çıkmasında kusurlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tazmini istemidir.Tüm bilgi ve belgeler ışığında inceleme ve değerlendirme yapıldığında, öncelikle belirtilmelidir ki, dosya kapsamında yangının çıkış sebebi olarak iddia olunan soğutucu dolabı üzerinde bilirkişiler tarafından herhangi bir inceleme yapılamadığı, dolabın nerede olduğu konusunda herhangi bir bilginin dosyada yer almadığı anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda da, yangının ...logolu soğutucu dolaptan başlamış olduğu yönünde kanaate varıldığı belirtilmekle birlikte, ürün üzerinde teknik inceleme yapılmadığı belirtilmiştir. Nitekim yangın raporunda da, yangının elektrik tesisatındaki ısınma sonucu gerçekleştiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda yangının buzdolabı kaynaklı başlamış olabileceği belirtilmiş ise de; yangın çıkış sebebine dair kesin bir tespit yapılmadığı açıktır. Bu tespitler ışığında, davaya konu yangın nedeniyle oluşan zarar ile davalı üretici firmanın sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2026