TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP :... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :28/05/2025 NUMARASI :2025/127 Esas 2025/453 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hük…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1215 Esas 2025/1453 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1215 KARAR NO : 2025/1453 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP :... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :28/05/2025 NUMARASI :2025/127 Esas 2025/453 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... sicil numarasında kayıtlı iken genel kurul kararı ile tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... San. Tic. Ltd.Şti'ne bağlı Kütahya ilinde yer alan ... Dış Protez Laboratuvarında diş protez teknikeri işini yapmakta iken iş akdinin 30/09/2021 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin işçilik alacakları için yasal yollara başvurmak için yaptıkları araştırmalar sırasında dava dışı Tasfiye Halinde ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd.Şti'nin ticaret sicilinden 12/01/2023 tarihinde genel kurul kararı ile terkin edildiğini öğrendiklerini, daha sonra dava dışı şirketin 12/06/2024 tarihinde ek tasfiyesinin yapıldığını ve 31/12/2024 tarihinde tekrar ticaret sicilinden terkin edildiğini ileri sürerek tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd.Şti'nin TTK 547 maddesi uyarınca müvekkilinin işçilik alacakları ile görülecek arabuluculuk , dava, takip süreci ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ihyasına karar verilen şirketin ticaret siciline tesciline, bu işlemleri yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir . CEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ; davaya konu ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd.Şti'nin Eskişehir 3. Noterliği'nin 18/09/2022 tarih 10195 sayı ile tasdikli 16/09/2022 tarihli 2022-1 sayılı genel kurul kararı ile tasfiyeye ilişkin karar alındığını, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verildiğini, ticaret sicil gazetesinin 13/01/2023 tarihinde şirketin terkin edildiğine dair hususun ilan edildiğini, sonrasında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/72 esas 2024/184 karar sayılı ilamı ile dava konusu şirketin ... parsel sayılı taşınmaz ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verildiğini ,kararın 02/05/2024 tarihinde kesinleştiğini , bunun üzerine tasfiye memuru ...'in müvekkili kuruma 11/06/2024 tarihinde yazılı başvuru yaparak Mahkeme kararı uyarınca şirketin ihyasını ve tasfiye memuru olarak kendisinin atanması yönünde işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının ardından ise; tasfiye memuru ... 31/12/2024 tarihli dilekçesi ile şirketin ticaret sicilden kaydının silinmesinin yeniden talep edildiğini, talep üzerine müvekkili Müdürlükçe şirketin 31/12/2024 tarihinde yeniden terkin edilerek, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, görüldüğü üzere; şirketin gerek ilk gerekse son tasfiye işlemlerinde müvekkili müdürlüğün bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde tasfiyeye yetkili memur atanmasına, müvekkili müdürlük yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle ; davacının 02/12/2012 tarihinde işe girdiğini ve 22/11/2017 tarihinde işten ayrıldığını, hukuki haklarını aldığını, davacının tekrar 06/12/2017 tarihinde işe girdiğini 20/11/2019 tarihinde işten çıktığını, hukuki alacaklarına ilişkin 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 07/05/2021 tarihinde tekrar işe girdiğini ve 30/09/2021 tarihinde işten çıktığını, 3 aylık bir çalışmanın kıdem ve ihbar tazminatının şartlarını oluşturmayacağını, 2025 yılına kadar herhangi bir alacak talep edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin 2024/72 Esas 2024/184 karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasının kesinleştiğini ileri sürerek hukuki yarardan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihyaya konu edilen ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd.Şti'nin 31/12/2024 tarihinde ticaret sicilden kaydı silinmiş ise de, davacının terkin edilen şirkete karşı işçilik alacaklarının tahsili için başvuracağı ve bu hususta yasal yollara gidebileceği gözetildiğinde davacının iş bu davayı açmakta ve şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla, sübut bulan davanın kabulü ile, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd. Şti'nin davacı ...'in işçilik alacaklarına ilişkin yapılacak işlemler ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen sicil müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin ihyası için hukuki yararın söz konusu olması gerektiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı olmadığı gibi 2025 yılına kadar herhangi bir alacak da talep edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık oluşturacağı da gözönüne alındığında herhangi bir hukuki yararın oluşmadığının sabit olduğunu, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/72 E. 2024/184 K. Sayılı ilamı ile şirketin ihyasının kesinleştiğini, kesin hüküm çerçevesinde ve hukuki yarar yokluğundan iş bu davanın reddi gerektiğini, ayrıca mahkemece aleyhine yargılama gideri hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; 6102 Sayılı TTK`nun 547. Maddesi uyarınca şirket tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 16/09/2022 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı, tasfiye memurluğuna davalı ...'in atanmasına karar verildiği ve ihyası istenilen şirketin sicilden 12/01/2023 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan sicil kayıtları incelendiğinde dava dışı ihyası istenilen şirketin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2024 tarih 2024/72 E 2024/182 K sayılı kararı ile 12/06/2024 tarihinde ek tasfiyesinin re'sen tescil edildiği, Eskişehir 4. Noterliği'nin 31/12/2024 tarih, 30693 sayı ile tasdik edilen 31/12/2024 tarihli 2 sayılı Genel Kurul Kararı ile 06/03/2024 tarihli 2024/184 sayılı Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi gereğince sınırlı ihyasına karar verilen şirketin tekrar kapatılması yönünde karar alındığı ve ilgili işlemin 31/12/2024 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edildiği ve eldeki dava tarihi itibariyle dava dışı ihyası istenilen şirketin sicilden terkin edilmiş olduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Somut davada, davalı şirketin 16/09/2022 tarihinde tasfiye girdiği ve şirkete davalı ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, 12/01/2023 tarihinde tasfiye kapanışı yapılmak suretiyle terkin edildiği, davacı tarafından tasfiye sonucu terkin edilen dava dışı şirkette diş protez teknikeri olarak görev yapmaktayken 30/09/2021 tarihinde iş akdinin haksız fesh edilmesi nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili amacıyla yasal yollara başvurulması amacıyla dava dışı şirketin ihyasının talep edildiği, davacı tarafın işçilik haklarından kaynaklı alacağının tahsili yönünden ihyası istenilen şirket aleyhine arabuluculuk görüşmeleri yapıp işçilik davası açabilmesi için dava dışı şirketin tüzel kişilik kazanması gerektiği, bu bağlamda davacının işçilik alacağının bulunduğunu iddia ettiği, dava dışı şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı olduğu şekilde davacıların davasının kabulü ile şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiş, davalı tasfiye memuru tarafından istinafa gelindiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, ilk derece mahkemesince ihyası istenen şirket yönünden sınırlı olarak ihya karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'in atandığı, şirketin 16/09/2022 tarihinde tasfiyeye girdiği , şirketin terkinin 12/01/2023 tarihinde yapıldığı, akabinde dava dışı şirketin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/72 E 2024/184 K sayılı ilamı ile sınırlı ihyasına karar verildikten ve ek tasfiye işlemleri sonuçlandıktan sonra 31/12/2024 tarihinde tekrar sicilden terkin edildiği görülmüştür. Davalı tasfiye memuru tarafından her ne kadar Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/72 E 2024/184 K sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğinden kesin hüküm çerçevesinde ve hukuki yarar yokluğunda davanın reddi gerektiği savunulmuş ise de, yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/72 E 2024/184 K sayılı ilamının başka bir dosyaya ilişkin dava dışı şirketin sınırlı ihyasına yönelik olup, verilen karar doğrultusunda ek tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra şirketin tekrar sicilden terkin edildiği, dava tarihi itibariyle de sicilde kayıtlı bulunmadığı, bu bağlamda ilgili ilamın kesin hüküm oluşturmayacağı gibi davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olduğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı irdelendiğinde ; ihyası istenilen şirketin şirketin 16/09/2022 tarihinde tasfiyeye girdiği , şirketin terkinin 12/01/2023 tarihinde yapıldığı, akabinde dava dışı şirketin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/72 E 2024/184 K sayılı ilamı ile sınırlı ihyasına karar verildikten ve ek tasfiye işlemleri sonuçlandıktan sonra 31/12/2024 tarihinde tekrar sicilden terkin edildiği, davacı tarafça henüz açılmış bir işçilik alacak davası olmamakla birlikte şirket ile zorunlu arabuluculuk görüşmelerine başlayabilmesi için şirketin ihyasını talep ettiği ve eldeki davanın açılış tarihininde 13/02/2025 tarihi olduğu dikkate alındığında tasfiye işlemleri yapılırken, davacı tarafça açılmış derdest bir dava bulunmadığı, bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davalı tarafın zorunlu hasım olması dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, davalı tasfiye memuru aleyhine davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/07/2024 tarih, 2024/11-420 E., 2024/382 K. sayılı ilamı) Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının, davalı tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, davacının davasının kabulüne, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı, davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davalı tarafın zorunlu hasım olduğu dikkate alınarak, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2025/127 Esas 2025/453 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca davalı tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KABULÜ ile, 1-Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Diş Deposu ve Laboratuvarı San. Tic. Ltd. Şti'nin davacı ...'in işçilik alacaklarına ilişkin yapılacak işlemler ile sınırlı olarak ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik numaralı ...'in atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 3-Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, B)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 615,40 TL ve 1.683,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça yapılan 270,00 TL istinaf yargılama giderinin tarafların haklılık durumu dikkate alınarak davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.04/12/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...