11. Hukuk Dairesi 2020/5057 E. , 2021/4113 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.10.2016 tarih ve 2014/1002 E. - 2016/747 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.11.2019 tarih ve 2017/2993 E. - 2019/2354 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incel…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5057 E. , 2021/4113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.10.2016 tarih ve 2014/1002 E. - 2016/747 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.11.2019 tarih ve 2017/2993 E. - 2019/2354 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü uyarınca bayilik sözleşme tarihinin fiili satış tarihi olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, davalıya 14.09.2007 tarihinde fiili satışın gerçekleştiğini , davalı tarafından 24.4.2012 tarihinde sözleşmenin Rekabet Kurul kararları nedeniyle 4 ay 20 gün erken feshedildiğinden davalıya teşvik pirimi olarak ödenen 1.200.000 USD +KDV’nin sözleşme ve protokol hükümleri gereği geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek, davalıya ödenen teşvik prim bedelinin ödeme tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurul kararı uyarınca feshedildiğini zira Rekabet Kurul kararları ile de sabit olduğu üzere taraflar arasında ki dikey ilişkinin 24.04.2007 tarihli intifa tesisi ile kurulmuş olduğunu ve 5 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğününde 24.04.2012 de sona ereceğini, bu nedenle 24.04.2012 tarihli fesih ihtarının süresinden önce yapılmadığını, ve bakiye süre için tüm prim ödemelerinin iade talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.