12. Hukuk Dairesi 2022/13355 E. , 2023/5368 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Alacaklı tarafından iki adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına, hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin reddin
**12. Hukuk Dairesi 2022/13355 E. , 2023/5368 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Alacaklı tarafından iki adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına, hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET Borçlular şikayet dilekçesinde; çeklerin ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, borçlunun uzun yıllar dosyada işlem yapmadığını, ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan sonra hiçbir şekilde zamanaşımını kesen işlem yapılmadığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını ve tüm hacizlerin fekkini talep ettiler. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takip dosyasında sürekli işlemler yapıldığı, hacizlerin yenilendiğini, davaya konu icra dosyasında haciz konulan Pendik-Esenyalı-5325 ada, 10 parsel sayılı taşınmaz davacıların babasından miras kaldığından elbirliği mülkiyet söz konusu olduğundan taşınmazın satışı için icra müdürlüğünden yetki alınarak İstanbul ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/864 E. 2016/81 K.. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, işbu dava dosyası sonuçlanmadan satış yapılamadığından dava dosyasının sonuçlanması ile kesinleşmesinin beklendiğini, karar kesinleşince İstanbul ... 10. İcra Müdürlüğünün 2020/154 satış dosyasına mahkeme kararı sunularak satış işlemlerine başlandığını ve kıymet takdiri yapıldığını, ortaklığın giderilmesi davası süresince satış yapılamayacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine dayanak çeklerin ibraz tarihlerinin 11.05.2011 olduğu, dolayısı ile 6762 sayılı TTK 726. Maddesinin 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. Maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı vekili tarafınca 14.10.2019 tarihinde menkul ve gayrimenkuller için haciz konulması talebinden 16.09.2020 tarihli taşınmaza haciz konulması talebine kadar zamanaşımını kesen ya da durduran hiçbir işlem bulunmadığı görüldüğünden zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına,İİK'nun 33/a-2. maddesi uyarınca salt icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile birlikte hacizlerin de kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; takip dosyasında zamanaşımı sürelerinin geçmediğini, icra dosyasında sürekli işlemlerin yapıldığını, hacizlerin yenilendiğini, davaya konu icra dosyasında haciz konulan Pendik-Esenyalı-5325 ada, 10 parsel sayılı taşınmaz davacıların babasından miras kaldığından elbirliği mülkiyet söz konusu olduğundan taşınmazın satışı için icra müdürlüğünden yetki alınarak İstanbul ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/864 E. 2016/81 K.. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını,işbu dava dosyası sonuçlanmadan satış yapılamadığından dava dosyasının sonuçlanması ile kesinleşmesinin beklendiğini, karar kesinleşince İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2020/154 esas sayılı satış dosyasına mahkeme kararının sunulduğunu ve satış işlemlerine başlandığını, kıymet takdiri yapıldığını, ortaklığın giderilmesi davası süresince satış yapılamayacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, önceki tarihli çeklerde de 6 aylık değil 3 yıllık zamanaşımının uygulandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;icra takibine dayanak çeklerin ibraz tarihlerinin 11.05.2011 olduğu, 6762 sayılı TTK 726. Maddesinin 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. Maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği takip dosyasında borçlulara yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin incelenmesinde, 14.10.2019 tarihinde menkul ve gayrimenkuller için haciz konulması talebinden 16.09.2020 tarihli taşınmaza haciz konulması talebine kadar zamanaşımını kesen ya da durduran hiçbir işlem bulunmadığı, 6 aylık zaman aşımının gerçekleştiği, zamanaşımını kesen dava ibaresinden, takibin devamına ve alacağın tespitine yönelik davaların anlaşılması gerektiği, usulsüz tebliğ şikayeti, yetki itirazı, ortaklığın giderilmesi gibi davaların zamanaşımını kesen dava niteliğinde olmadığı, anılan davaların devamı süresince zamanaşımının işlemeye devam ettiği, ancak ortaklığın giderilmesi davasının açılması için İİK'nın 121. maddesi uyarınca yetki alınması konusunda icra mahkemesine başvurulması, alacaklının takibin devamına yönelik iradesini gösteren bir icra takip işlemi olup, anılan işlemin zamanaşımını keseceği, somut olayda bu yetkinin alınmasından sonra da 6 aylık zaman dilimleri içinde icra dosyasında işlem yapılmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 Sayılı TTK’ nin 726, 6102 Sayılı TTK'nin 6273 Sayılı Kanunun 7,8 inci maddeleri ile değişik 814 üncü maddesi, İİK 71/2 , İİK 33/a madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.