1 REKABET KURUMU REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D1/2/E.C.G. -00/4 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 00-43/464 -254 Karar Tarihi : 03.11.2000 A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. M.Tamer MÜFTÜOĞLU. Üyeler : Dr.Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsme t CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY , Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER. B- RAPORTÖRLER: Emin Cenk GÜLERGÜN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Mustafa Mehmet ÖZKARABÜBER. C- DOSYA KONUSU: İstanbul Gübre
1 REKABET KURUMU REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D1/2/E.C.G. -00/4 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 00-43/464 -254 Karar Tarihi : 03.11.2000 A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. M.Tamer MÜFTÜOĞLU. Üyeler : Dr.Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsme t CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY , Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER. B- RAPORTÖRLER: Emin Cenk GÜLERGÜN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Mustafa Mehmet ÖZKARABÜBER. C- DOSYA KONUSU: İstanbul Gübre Sanayi i A.Ş. nin %99.98 oranındaki hissesinin özelleştirilmesi. D- BİLDİRİMDE BULUNAN: T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Hüseyinrahmi Sk., No:2, 06680 Çankaya/ANKARA E- TARAFLAR: - T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı - Toros Gübre ve K imya Endüstrisi A.Ş. Toros Binası, 8630 Akatlar/İSTANBUL F- DOSYA EVRELERİ: Kurumu kayıtlarına 05.10.1998 tarih, 3210 sayı ile giren bildirimde; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 18.08.1998 tarih ve 98158 sayılı Kararı'yla, İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGS AŞ) nin sermayesinde bulunan Türkiye Petrolleri A.O. ve Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. ye ait olan hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alındığından bahisle, 1998/4 sayılı "Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İ çin Rekabet Kurmu'na Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde, konuyla ilgili olarak Rekabet Kurulu'nun görüşü talep edilmiştir. 2 REKABET KURUMU Bunun üzerine, Mesleki Daire görüşü ve Özelleştirme İdar esi Başkanlığı'nın 11.11.1998 tarihli görüşü dikkate alınarak, 19.11.1998 tarih ve 91-738 sayılı Karar ile konuyla ilgili Rekabet Kurulu Görüşü oluşturulmuştur. Buna göre; - azotlu ve kompoze gübreler pazarlarının ayrı ayrı ilgili ürün pazarları olarak ele alınması gerektiği, - Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (Toros Gübre) nin, İGSAŞ ı devralması durumunda, azotlu gübre pazarında hakim duruma geçeceği, - Türkiye Gübre Sanayii A.Ş. (TÜGSAŞ) nin İGSAŞ ı devralmasının, 1998/4 sayılı Tebliğ in 2 nci mad desi gereğince, Tebliğ kapsamı dışında kalacağı, - Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TKKMB) nin tarım kredi kooperatiflerinin ortak gereksinimlerini karşılamak için dağıtım niteliğinden çok, satın alma niteliği taşıdığı, bu açıdan TKKMB nin dağıtı mdaki payının kooperatiflere satış yapan teşebbüslerin ayrı ayrı payına eklenebileceği gerekçesiyle, TKKMB nin İGSAŞ ı devralmasının 4054 sayılı Kanun un 7/1 nci maddesinde ifade edilen rekabetin önemli ölçüde azalması sonucunu doğurmayacağı, - TKKMB ile e konomik birlik sergileyen Gübretaş ın İGSAŞ ı devralmasının, yukarıda yer verilen gerekçelerin yanı sıra bu işletmenin azotlu gübre üretiminde bulunmaması nedeniyle rekabetin önemli ölçüde sınırlandırılması etkisini göstermeyeceği, - İGSAŞ ın Bandırma Gübr e Fabrikaları A.Ş. (BAGFAŞ) ve Ege Gübre Sanayii A.Ş. (Ege Gübre) tarafından ayrı ayrı veya birlikte alınmasının rekabet kuralları açısından bir sakınca oluşturmayacağı, - 1998/4 sayılı Tebliğ in 5 inci maddesi uyarınca, İGSAŞ ın devredilmesi işleminin, ön bildirime konu olması nedeniyle devralacak teşebbüsün konumuna bakılmaksızın Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu, görüşüne ulaşmıştır. Kurum kayıtlarına 12.10.2000 tarih ve 4250 sayı ile giren yazı üzerine düzenlenen 02.11.2000 tarih, D1/2/E.C.G. -00/4 say ılı Özelleştirme Nihai Bildirim Raporu; 02.11.2000 tarih, REK.0.05.00.00/113 sayılı Başkanlık Önergesi ile 03.11.2000 tarih ve 00 -43 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. G- RAPORTÖRLERiN GÖRÜŞÜ: İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.'nin Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. tarafından devralınması halinde; 1. kompoze gübreler pazarında hakim durum yaratılmayacağı, 2. ancak azotlu gübreler pazarında, Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş.'nin, 3 REKABET KURUMU - satış, üretim, kurulu kapasite ve ithalat yönüyle pazar lideri konumuna geçecek olması, - toplam azotlu gübre satışı içindeki payı artmakta olan AN(%33 N) ve üre (%46 N) gübrelerinin önemli bir kısmını satacak olmasına bağlı olarak, pazardaki ağırlığını daha da artırma olanağını ele geçirecek ol ması, - giriş engellerinin yüksek olduğu pazarın oligopolistik yapısının ciddi ölçüde güçlenecek olması, nedeniyle hakim duruma geçeceği, 3. bu itibarla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesi anlamında hukuka aykırı ve yasak ola n bildirime konu devralma işlemine, izin verilmemesi gerektiği mütalaa edilmektedir. H- İNCELEME ve DEĞERLENDİRME 1. İlgili Pazar a) Ürün Pazarı: Tarımsal faaliyetlerde, birim alandan daha fazla ürün elde edilmesine yönelik etkili olan önlemler içinde güb re kullanımı başta gelmektedir. Genel olarak, bütün topraklarda her çeşit besin maddesinin az veya çok var olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, gübre kullanımında asıl önemli olan, toprakta eksik olan bitki besin maddelerinin cins ve miktarlarını tespit edere k, gübreleme işleminin zamanında ve usulüne uygun olarak yapılmasıdır. Gübre kullanımının ürün verimliliğini %50'nin üzerinde artırdığı, bazı ürünlerde bu artışın %80'in üzerine çıktığı bilinmektedir. Bitkilerin kök, dal, yaprak, meyve ve ürünlerini yapm ak için kullandığı maddelere bitki besin maddesi (BBM) denilmektedir. Toplam sayısı yüz kadar olan elementlerden, bitkilerin besin maddesi olarak yararlandığı element sayısı yirminin altındadır. Bitkilerin beslenmesi için gerekli olan ve fazlaca kullanılan bazı besin maddeleri karbon, oksijen, azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve kükürttür. Demir, bakır, çinko, mangan, bor, molibden ve klor ise az miktarda tüketilmektedir. Kimyasal gübre, toprakta yeterli oranda olmayan bu besin maddelerini karşıl amak amacıyla kullanılmaktadır. Buna göre, yetiştirilecek bitkinin özellikleri, topraktan alınan örneklerin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda ortaya çıkan topraktaki bitki besin maddesi gereksinimi, bölgenin iklimi gibi unsurlar göz önüne alınara k kullanılacak gübre türü belirlenmektedir. Kimyasal gübreler, öncelikle tek besinli ve çok besinli olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Tek besinli gübreler; içerisinde bitki besin maddelerinden azot, fosfor veya potasyum elementlerinden yalnızca biris ini bulunduran, içerdiği bu elementlere göre de azotlu, fosforlu ve potasyumlu şeklinde adlandırılan gübrelerdir. Kompoze gübreler ise, bu üç elementten birden fazlasını ihtiva eden gübrelerdir. 4 REKABET KURUMU İlgili ürün pazarı belirlenirken gübre çeşitleri; kullanım alanı, amaç, zaman ve şekilleri, içerdikleri bitki besin maddeleri, üretim süreçleri (arz ikamesi yönüyle), fiyatları, dağıtımları, tedarik olanakları, tüketici tercihleri ve alışkanlıkları bakımından incelenmiştir. Yukarıda değinilen tek besinli gübre tü rlerinden azot içerikli gübreler bitkinin üst gövdesinin gelişimi üzerinde, potasyum içeren gübreler bitkinin dayanaklılığı üzerinde, fosfor gübreleri ise bitkinin üreme organları üzerinde etkilidir. Bu nedenle fosfor gübreleri, ürün ekilirken (Ürüne göre değişmekle birlikte, ülkemizde özellikle önemli miktarda ekimi yapılan tahıllarda bu dönem sonbahar mevsimidir.) tohumla birlikte toprak altına verilmekte, bu nedenle de toprak altı gübreleri olarak adlandırılmakta; azotlu gübreler ise toprağın azot ihtiya cına bağlı olarak ekim sırasında tohum ve fosfor gübresi ile birlikte bir miktar verilebilmekle birlikte, ürünün üst gövdesinin gelişimine etki ettiğinden, asıl olarak bitki topraktan çıktıktan sonra kardeşlenme dönemi denilen ve ilkbahar mevsimine rastlay an dönemde kullanılmaktadır. Potasyum gübresi ise, her iki dönemde de verilebilmektedir. Kompoze gübreler azot, fosfor ve potasyum bitki besin maddelerinden birden fazlasını birlikte içerdiğinden, iki ya da üç cins gübrenin de aynı zamanda kullanılması ger ektiğinde tercih edilmektedir. Tek besinli gübrelerin içerdiği bitki besin maddelerinin farklı olmasına bağlı olarak kullanım amaç ve zamanları bakımından farklılık göstermesi, bu gübre çeşitlerinin birbirinin yerine kullanılmasının, yani talep ikamesini n mümkün olmadığını açıklamaktadır. Kompoze gübrelerde ise durum biraz daha farklıdır. Şöyle ki azot, fosfor veya potasyum içerikli gübrelerden iki ya da üçünün birlikte kullanılacağı durumlarda, istenilen kompozisyona sahip olan bir kompoze gübrenin tek b aşına kullanılması ile istenen sonuca ulaşmak mümkündür. Burada, tarlaya tek bir gübrenin doğrudan atılmasının getireceği kolaylık ve maliyet avantajına karşılık, iki ya da üç çeşit gübrenin ayrı ayrı alınması, karıştırılması, tekrar uygun taşıma torbaları na doldurularak tarlaya atılmasının getireceği ekstra zorluk ve maliyet unsurları ön plana çıkmaktadır. Tek besinli bir gübre türü yerine, o besin maddesini de içeren bir kompoze gübre kullanılması durumunda söz konusu ekstra maliyet daha da artmaktadır; çünkü gereksinim duyulan bir besin maddesinin yanında toprağın ihtiyacı olmayan ve hiçbir fayda sağlamayacak bir diğer besin maddesinin de toprağı verilmesi, kullanıcıya ekstra maliyet getireceği gibi, fazladan verilen besin maddesi toprağın ihtiyaç duyduğ u diğer besin maddelerinden yeterince yararlanamamasına neden olacaktır. Bu itibarla, tek besinli gübreler ile çok besinli (kompoze) gübreler birbirinin yerine kural olarak kullanılamayacaktır. Buna göre, farklı kullanım amaçları söz konusu olan azotlu, f osforlu, potasyumlu ve kompoze gübreler birbiri ile ikame edilemediğinden, bu grupların herbiri ayrı birer ilgili ürün pazarı oluşturmaktadır. Özelleştirme yolu ile devredilecek kuruluş olan İGSAŞ, başta bir azotlu gübre çeşidi olan üre olmak 5 REKABET KURUMU üzere, 20.20. 0 ve 15.15.15 kompoze gübrelerini üretmekte, ayrıca amonyum sülfat (AS), amonyum nitrat (AN) ve diamonyum fosfat (DAP) gübrelerini (bazı yıllarda üreyi de) ithal etmektedir. İGSAŞ ın fosforlu ve potasyumlu gübrelerin üretim veya ithalatını yapmaması nedeni yle, bu gübrelere ilişkin ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamıştır. Bu aşamada, azotlu ve kompoze gübrelerin kendi grupları içindeki ortaklık ve farklılıkları daha ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ülkemizde azotlu gübrelerden, amonyum sülfat (AS), kalsiyum amonyum nitrat (CAN), amonyum nitrat (AN) ve üre gübreleri tüketilmektedir. Kompoze gübre türlerinden ise başlıca; monoamonyum fosfat (MAP: %11 azot, %51 fosfor), diamonyum fosfat (DAP: %18 azot, %46 fosfor), 20.20.0 (NP: %20 azot, %20 fosfor) ve 15.15.15 (NPK: %15 azot, %15 fosfor, %15 potasyum) gübreleri kullanılmaktadır. Azotlu gübreler bitki besin maddesi olarak azot içermektedir. Bunlar arasındaki temel farklılık sahip olunan azot miktarından kaynaklanmaktadır. AS %21 oranında azot içerirken, CAN %26 , AN %33, üre ise %46 oranında azot içermektedir. Azotlu gübreler arasındaki bir diğer farklılık ise, gübrenin nihai halinin verilmesinde bitki besin maddesinin yanında kullanılan dolgu maddelerinden kaynaklanmaktadır. Örneğin, AS terkibindeki sülfürik asi t nedeniyle kükürt içermekte ve bu nedenle toprağın asit miktarını artırmakta, CAN gübresi ise kireç içermektedir. Toprağın asitlik durumu toprağın reaksiyonu (PH'sı) ile ilgilidir. Toprak PH'sı, toprağın asitlik ve bazlık özelliğini ifade etmektedir. PH derecesi 0 ile 14 arasında değişmektedir. Buna göre toprak temelde asit, nötr veya alkali reaksiyonludur. Toprak reaksiyonu bitki gelişimini ve besin maddelerinin bitki tarafından alınabilmesini önemli ölçüde etkilemektedir. Türkiye topraklarının PH durum u şu şekildedir*: Toprağın PH Durumu PH Durumuna Göre Toprak Özelliği PH Durumuna Göre Toprak Oranı (%) 4.5'in altı Kuvvetli asitli 0.35 4.5-5.5 Orta asitli 1.65 5.5-6.5 Hafif asitli 5.36 6.5-7.5 Nötr 29.86 7.5-8.5 Hafif alkaki 62.00 8.5'in üstü Kuvvetli alkali 0.78 * Dr. Fikret Eyüpoğlu, Türkiye Topraklarının Verimlilik Durumu, T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Gene l Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara -1999, Sayfa: 22 -37. Toprağın asit özelliği gösterm esi durumunda AS gübresi kullanılması, toprak PH'sını daha da aşağıya çektiğinden, toprağın asitlik özelliğini daha da artırmaktadır. Bu nedenle, AS gübresinin topraklarımızın PH'sı 6.5'in altında olduğu %7.36'sında kullanmak doğru değildir. İfade edildiği gibi, AS gübresinin terkibindeki sülfürik asit nedeniyle kükürt içermektedir. Kükürt ihtiyaç durumuna 6 REKABET KURUMU bakıldığında ise, Türkiye topraklarının ancak %9.84'ünde kükürt miktarının kritik sayılan değerin altında olduğu1 görülmektedir. Kükürt eksikliği olan to praklarda, AS gübresi kullanılmak suretiyle (toprak PH'sının uygun olması koşuluyla) söz konusu kükürt eksikliğinin bir ölçüde giderilmesi mümkündür. Ancak çoğu zaman, AS gübresinin içerisindeki kükürt miktarı bu eksikliği karşılamaya yetmemekte ve toprağı n kükürtlenmesi gerekmektedir. Kalsiyum amonyum nitrat (CAN) gübresinin terkibindeki azot miktarı %26 civarındadır. CAN gübresinde dolgu malzemesi olarak kalsiyum (kireç) kullanılmaktadır. Kireç toprağın PH'sını yukarıya çekmekte, yani asiti dengelemekte dir. Bol miktarda yağışla toprağın çok yıkanması nedeniyle, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde toprağın kireç ihtiyacı daha fazladır. Türkiye topraklarının %7.5 inde önemli ölçüde kirece ihtiyaç duyulmakta, ancak bunun için CAN gübresi kullanımı yeterli olmamakta ve kireçleme yapılması gerekmektedir2. Özetle, içerdiği azot maddesi miktarı dışında, AS gübresinin kükürt, CAN gübresinin ise kireç içermesi nedeniyle farklılık gösterdiğini söylemek mümkündür. Ancak, ülkemiz topraklarının genelinde kükürt ve kireç yeterli miktarda bulunmakta olup, söz konusu maddelerin eksik olması durumunda AS veya CAN gübreleri ile bu eksikliğin telafi edilmesi mümkün olmamaktadır (Bu durumda kireç veya kükürt atılmalıdır.). Ayrıca kükürt eksikliği genelde asit reaksiyonlu t opraklarda görüldüğünden3, toprağın PH'sini düşürerek asitlik durumunu daha da artıran AS gübresi kullanımı, bu durumda uygun olmayacaktır. Buna göre, AS veya CAN gübreleri içerdiği kükürt veya kireç için kullanılmamaktadır. Önemli olan, gübrenin içerdiği azot miktarı, fiyatı ve temin olanaklarıdır. Bu çerçevede, bildirim formunda ileri sürülen, AS ve CAN ın içerdiği kükürt ve kireç nedeniyle diğer azotlu gübrelerden kullanım alanı yönüyle farklılaştığı, CAN ın AN gübresi ile ikame edilebileceği, dolayısıyl a AS gübresinin ayrı ve CAN ile AN gübresinin ise ayrı ilgili ürünler olarak diğer azotlu gübre olan üreden ayrıldığı iddiasının, ürünlerin teknik özellikleri ve kullanım amaçları göz önüne alındığında, doğru olmadığı belirlenmiştir. Türkiye toprak ve iklim şartlarında yapılan deney ve araştırmalar da, azotlu gübreler arasında ürünü artırma yönünde bariz bir farkın olmadığını göstermiştir4. 1 Dr. Nazmi Ülgen, Fikret Eyüpoğlu, Dr. Naci Kurucu, Sedat Talas, Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu, T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü sü Yayınları, Ankara -1989. 2 Bu bilgiler T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Fikret Eyüpoğlu'ndan edinilmiştir. 3 Dr. Nazmi Ülgen, Fikret Eyüpoğlu, Dr. Naci Kurucu, Sedat Talas, Türkiye T opraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu, T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara -1989, Kısa Özet Bölümü. 4 Dr. Nazmi Ülgen, Dr. Necdet Yurtsever, Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi, T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara -1995, Sayfa: 44. 7 REKABET KURUMU Bildirim formunda; üre ile diğer azotlu gübreler arasındaki bir diğer farkın, bitki besin maddelerinin toprağa karı şması ve bitkinin bu maddelerden yararlanma süre ve şeklinden kaynaklandığı ortaya atılmıştır. Bitki AN ve CAN gübrelerini nitrat ve azot olarak doğrudan aldığından, besin maddelerinin bitkiye ulaşması, iklim ve yağış durumuna bağlı olarak, daha çabuk ve d evamlı olmaktadır. Üre gübresi ise, toprakta uğradığı çeşitli kimyasal reaksiyonlar sonucunda bitkiye ulaştığından, iklim ve yağış durumuna bağlı olarak, diğer azotlu gübrelerde olandan daha uzun sürede bitkiye ulaşmaktadır. Gübrenin bitkiye ulaşma süresi ve şekli bakımında böyle farklar olmakla birlikte, yukarıda ifade edildiği gibi, pratikte yurdumuzda toprak ve iklim şartlarında yapılan araştırmalar, üre ile diğer gübreler arasında ürünü artırma yönünde bariz bir farkın olmadığını göstermiştir. Bu bağlam da, ürenin geç eriyen ve konsantre bir ürün olması, onun farklı bir ilgili ürün olarak değerlendirilmesini gerektirmemektedir. Bu tespit, tüketici tercihleri dikkate alındığında daha da güçlenmektedir. Azotlu gübre çeşitlerinin yıllara göre fiyat ve tüket im miktarları aşağıda sunulmuştur: Son Üç Yıldaki Azotlu Gübre Tüketim Miktarı (Ton ) Yıl 1997 1998 1999 Azotlu Gübre Çeşitleri Tüketim Miktarı Oran (%) Tüketim Miktarı Oran (%) Tüketim Miktarı Oran (%) AS %21 303,278 12.30 354,830 12.27 322,102 10.18 CAN %26 1,187,884 48.17 1,272,858 44.00 1,226,696 38.78 AN %33 249,551 10.12 367,972 12.72 614,824 19.43 Üre %46 725,448 29.41 897,153 31.01 1,000,001 31.61 Toplam 2,466,161 100.00 2,892,813 100.00 3,163,623 100.00 * Kaynak: DPT 2000 yılı Gübre Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Son Üç Yıldaki Azotlu Gübre Fiyatları (BBM Cinsinden) Yıl 1997 1998 1999 Azotlu Gübre Çeşitleri Fiyat (TL/Kg) Fiyat (TL/Kg) 98/97 Değişimi (%) Fiyat (TL/Kg) 99/98 Değişimi (%) AS %21 58,345 89,297 53.06 147,619 65.33 CAN %26 52,885 99,038 87.27 128,846 30.10 AN %33 42,424 84,096 98.21 109,091 29.73 Üre %46 38,587 60,326 56.34 85,870 42.34 * Devlet desteklemesi ve KDV hariç. ** Kaynak: DPT 2000 yılı Gübre Sanayii Özel İhtisas Komisy onu Raporu. Son üç yılın azotlu gübre tüketim değerlerine bakıldığında, genel olarak AS ve CAN gübrelerinin (tüketim miktarları fazla değişmemekle birlikte) azotlu gübre tüketimi içerisindeki payının azaldığı, AN ve ürenin payının ise arttığı 8 REKABET KURUMU görülmekted ir. Bunun temel nedeni, son üç yıldaki BBM cinsinden azotlu gübre fiyatlarını gösteren tablodan anlaşılacağı üzere, konsantre ürünlere gidildikçe BBM fiyatının ucuzlamasıdır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğunluğu yüksek olan gübre ürünlerine doğru bir yönelim söz konusudur. Bu durum, azotlu gübreler arasındaki yukarıda ifade edilen içerilen azot miktarı dışındaki farklılıkların, o kadar da önemli olmadığı düşüncesini desteklemektedir. Yukarıdaki tablolara yönelik olarak, AN ve üre tüketimindeki ar tışın AS ve CAN tüketimindeki azalıştan kaynaklanmadığı, yani ilk iki ürünün diğer ürünlerden pazar çalmadığı, dolayısıyla içerdiği azot oranı yüksek olan gübreler ile AS ve CAN gübrelerinin rakip olmadığını söylemek ilk bakışta mümkündür. Ancak gübre türl erine göre sabit miktarlarda yapılan desteklemenin tam anlamıyla gübrenin içerdiği bitki besin maddesi miktarıyla oranlı olmaması, birim azotlu miktarı ucuz olmayan gübrelerin müşteri bulabilmesine olanak tanımaktadır. 27.11.1997 tarih ve 23183 sayılı R esmi Gazete de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve Desteklenmesi Hakkında Karar da, gübre türlerine göre sabit değerler halinde destekleme miktarları belirlenmiştir. Karar ın yürürlüğe girdi ği tarihte destekleme miktarı, ürün fiyatının yaklaşık yarısı seviyesindeyken, bu değerlerin güncellenmemesi sonucunda günümüzde ürün fiyatının %20 -25 ine denk gelmektedir. Enflasyonun etkisiyle çiftçinin gübre alımı için yapacağı harcama üzerindeki etkis i azalan destekleme miktarları, gübrenin içerdiği besin maddesi miktarıyla doğrudan orantılı olmadığından (Örneğin, %26 oranında azot içeren CAN gübresine 13,500 TL./kg., %33 oranında azot içeren AN gübresine ise 13,000 TL./kg. Destekleme verilmektedir.), birim azot fiyatının tüketici tercihi üzerindeki etkisini sınırlamaktadır. Önümüzdeki yıllarda, sabit değerler olan destekleme miktarlarının ürün fiyatlarına oranının daha da azalması ve gübrede destekleme uygulamasının tamamen kaldırılması beklenmekted ir. Bu durumda, desteklemenin ürün tercihi üzerindeki etkisinin hafiflemesi veya ortadan kalkmasıyla, birim azot fiyatı tüketici davranışları üzerinde daha da etkili olacak, böylece AN ve özellikle ürenin azotlu gübre satışları içindeki payı artacaktır. Toprak analizleri sonucunda ortaya çıkan sonuçlarda ve konuyla ilgili yayınlarda; toprak ve bitki özellikleri ile iklim ve sulama koşullarına göre toprağa verilmesi gereken azot miktarının belirtilmesiyle yetinilmekte ve belirli bir gübre türü önerilmeme kte, ancak bazı istisnai durumlarda hangi azotlu gübre çeşidinin kullanılması gerektiğine ilişkin tavsiyede bulunulmakta ve fakat önerilen gübrenin haricinde her zaman ikinci bir alternatif sunulmaktadır. Bu çerçevede, azotlu gübre türlerinin ziraat mühend isliği açısından da denk ürünler sayıldığı açıktır. 9 REKABET KURUMU Toprağın bitki besin maddesi ihtiyacı, temin olanakları ve yukarıda ifade edildiği gibi fiyat gibi unsurlar doğrultusunda tercih edilen gübre türüyle giderilmektedir. Alım gücü sınırlı olan çiftçinin, ul aşabildiği bayi veya kooperatifte o an için var olan gübre türleri arasında seçim yaptığı bilinmektedir. Bazı ihalelerde, toplu alıcıların birim azot fiyatı düşük olan gübre türlerine ağırlık vermesi de söz konusu olabilmektedir. Azotlu gübre türlerinin i çerdiği azot miktarı ve dolgu malzemesinde yer alan bazı maddeler yönüyle farklılaşmakla birlikte birbirinin yerine kullanılabilmesi ve tarımsal üretimde benzer sonuçlar vermesi, azotlu gübre tercihinde ürünün fiyatı ve işçilik -taşımacılık maliyetinin dikk ate alınması ve gübrenin temin olanaklarının alımlar üzerinde etkili olması nedeniyle, azotlu gübre türlerinin tümünün aynı ilgili pazarda değerlendirilmesi gerekmektedir. İGSAŞ kompoze gübrelerden 20.20.0, 15.15.15 ve DAP ın satışını gerçekleştirmekted ir. Türkiye toplam kompoze gübre tüketiminin 1999 yılı itibarıyla yaklaşık %90 ı bu ürünlerin tüketiminden oluşmaktadır. Toprağın birden fazla bitki besin maddesine ihtiyacı olduğunda kullanılan kompoze gübrelerin, tek besinli gübrelere göre karmaşık içeri kleri nedeniyle birbirini tam anlamıyla ikame ettiğini söylemek mümkün değildir. Ancak kompoze gübrelerden benzer kombinasyona sahip olanları birbiri yerine kullanılabilmekte, dolayısıyla böyle ürünler arasında talep ikamesi sınırlı olmakla birlikte söz ko nusu olabilmektedir. Kompoze gübrelerin üretimleri azotlu gübrelerinkinden daha kolay olup, üretim sürecinde yapılacak fazla masraflı olmayacak değişikliklerle farklı kompozisyona sahip diğer kompoze gübrelerin üretimine geçmek mümkündür; çünkü bu ürünle r tek besinli gübrelerin belirli aşamalardan geçirildikten sonra karıştırılmasıyla üretilmektedir. Kompoze gübre üretiminin tek besinli gübre üretiminden kolay olmasına bağlı olarak, ülkemizde tüm üretici firmaları kompoze gübre üretimi alanında faaliyet g östermekte ve tüketimin azotlu gübrelerde olandan - çok daha yüksek bir oranı üretimle karşılanmaktadır. Bu durum, kompoze gübreler arasında arz ikamesinin yüksek olduğunu ve buna bağlı olarak bir kompoze gübre üreticisinin diğer bir kompoze gübre üreticis inin potansiyel rakibi olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede, bildirim konusu işlemin değerlendirilmesine yönelik olarak, kompoze gübrelerin tümü azotlu gübrelerden ayrı bir ilgili ürün pazarı altında incelenmiştir. Sonuç olarak, azotlu gübreler pazarı ve kompoze gübreler pazarı ayrı ilgili ürün pazarları olarak tanımlanmıştır. b) Coğrafi Pazar: Gübre, bayi ve kooperatifler kanalıyla ülkenin çeşitli bölgelerindeki çiftçilere ulaştırılmaktadır. Toros Gübre dışındaki firmaların bayilerinin yalnızca kendiler iyle çalışmaması, yani diğer firmaların da ürünlerini satması, bayi ağı bulunmayan veya ülkenin yalnızca belirli bölgelerinde dağıtım sistemi kurmuş sağlayıcı firmalara, ürünlerini ülkenin farklı bölgelerine ulaştırma 10 REKABET KURUMU olanağını sağlamaktadır. TKKMB nin ger çekleştirdiği merkezi alımlar sonrasında, ülke genelinde örgütlü ve neredeyse tüm köylerdeki çiftçilerin gübre ihtiyacını karşılayabilen kooperatiflere, ihale sonuçlarına göre farklı firmaların ürünleri ulaşabilmektedir. Dolayısıyla, firmaların ürünleri ül kenin hemen her noktasında temin edilebilmektedir. Ayrıca, özellikle azotlu gübrelerde, bayi veya kooperatifte o an için bulunmayan bir azotlu gübre yerine diğer azotlu gübrenin kullanılmak üzere alınabilmesi, firmaların tüm ürünlerinin ülkenin her noktası nda bulunamaması durumunda bile azotlu gübre ihtiyacının farklı kaynaklardan karşılanabileceğini göstermektedir. Gübre, üretim tesislerinden ya da yurt dışından, gemilerle ülkedeki limanlara, buradan da depolara veya doğrudan satış noktalarına ulaştırılma ktadır. Deniz taşımacılığının daha ucuz olmasına karşın, yurt içi gübre taşımacılığının çoğu karadan yapılmaktadır. Kara taşımacılığın maliyetleri yükseltmesi, kendi içinde homojen rekabet koşullarının geçerli olduğu bölgesel pazarlardan söz edilmesine yol açacak kadar etkili değildir. Navlun maliyeti ülke geneline göre hesaplanmakta ve ülke genelinde çoğunlukla aynı fiyat uygulanmaktadır. Bu şekilde, üretim tesisine yakın bölgelerdeki alıcılara uygulanan fiyatın bir kısmı, uzak bölgelerdeki tüketicinin alı m fiyatı içindeki navlun maliyetinin bir bölümünü karşılamaktadır. Ülke genelinde aynı fiyatların uygulanmasında ise, TKKMB nin ülkenin her yerinde aynı fiyatı uygulama politikası belirleyici olmaktadır. Bu durum, bayileri de benzer şekilde davranmaya itme kte ve sonuçta ülke genelinde fiyatlar koşutluk sergilemektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, gübre taşıma maliyetlerinin firmaların ülkenin farklı bölgelerindeki tüketicilere ulaşabilmesini önleyecek düzeyde olmaması ve fiyatların ülke genelinde fark lılık göstermemesi dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak kabul edilmiştir. 2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGSAŞ): Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 18.08.1998 tarih ve 98158 sayılı Kararı gereğince özelleştirme kapsam ve programına alınan İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGSAŞ), 31.03.1971 tarihinde TPAO ve İPRAŞ (bugünkü adı TÜPRAŞ) tarafından kurulmuştur. 1984 yılında 233 sayılı KHK ile Türkiye Gübre Sanayii A.Ş. (TÜGSA Ş)'nin bağlı ortaklığı durumuna getirilen İGSAŞ, Yüksek Planlama Kurulu'nun 30.11.1998 tarih ve 88/113 sayılı Kararı ile TÜGSAŞ ve TÜPRAŞ'ın sermayedeki katılım payları TPAO'ya devredilerek TPAO'nun bağlı ortaklığı olmuştur. Halihazırda, İGSAŞ hisselerinin %99.98 i Özelleştirme İdaresi Başkanlığı nındır. İGSAŞ 1988 yılının ikinci yarısından bu yana ham madde olarak kullandığı doğalgazdan, gübre ham/ara maddelerinden olan amonyak elde 11 REKABET KURUMU etmekte, bundan da üre ve 20.20.0 ile 15.15.15 kompoze gübrelerini üretme ktedir (1988 yılının ikinci yarısına kadar amonyak ham maddesi olarak TÜPRAŞ'tan sağlanan nafta kullanılmıştır.). Kompoze gübre üretimi, üre üretimi ve elleçlemesi aşamalarında ortaya çıkan, satılamaz nitelikteki ürenin değerlendirilmesi ve ürün yelpazesin in genişletilmesi amacıyla yapılmaktadır. İGSAŞ ayrıca DAP, AS, AN ile üretim durumuna göre üre ithal ederek, bunların satışını gerçekleştirmektedir. İGSAŞ'ın üretimini yaptığı amonyak, üre ve kompoze gübrelere ilişkin kapasite ve son beş yıldaki üretim mi ktarları şu şekildedir: Amonyak, Üre ve Kompoze Gübrelerine İlişkin Kapasite ve Son Beş Yıldaki Üretim Miktarları (Ton) Ürün Kapasite (Ton/Yıl) 1995 Yılı Üretimi 1996 Yılı Üretimi 1997 Yılı Üretimi 1998 Yılı Üretimi 1999 Yılı Üretimi Amonyak 379,500 365,923 338,445 359,202 294,298 100,250 Üre 561,000 566,466 514,436 562,789 459,375 150,172 Kompoze 118,000 113,472 120,052 111,500 109,999 84,897 * Kaynak: DPT Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, 2000 Yılı Gübre Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Ra poru. Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş: İGSAŞ ın özelleştirilmesi amacıyla açılan ihalede en yüksek teklifi veren Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (Toros Gübre), 1981 yılında gübre pazarına girmiş ve 1989 yılında, Akdeniz Gübre Sanayii A.Ş. nin (Akgübre) çoğunluk hisselerini de alarak pazardaki ağırlığını artırmıştır. Tekfen Grubu'nun iştiraklerinden olan Toros Gübre'nin ürünlerinin pazarlamasını Toros Gübre ve Zirai İlaç Pazarlama A.Ş. yapmaktadır. Toros Gübre Akgübre ile birlikte; azotlu gübrelerden am onyum nitrat (AN) ve kalsiyum amonyum nitrat (CAN) gübrelerini ithal edilen amonyak ham maddesini işlemek suretiyle üretmekte, ayrıca pazar talebine göre bu ürünleri ithal etmekte ve iç piyasada satmaktadır. Yine ithal edilen amonyak, fosforik asit, üre/AS ve potasyum klorür gibi ham maddeleri çeşitli oranlarda kullanarak kompoze gübreler (NPK) ve diamonyum fosfat (DAP) gübrelerini üretmekte ve satmaktadır. Bunun yanı sıra üre, amonyum sülfat (AS), DAP, triple süper fosfat (TSP), potasyum sülfat (PS) ve pot asyum nitrat (PN) gübrelerini ithal etmekte ve iç piyasaya sunmakta olan Toros Gübre; sülfürik asit, fosforik asit ve DAP üretebilen, fakat şu anda çalışmayan tesislere sahip bulunmaktadır. Toros Gübre'nin ürün türlerine göre üretim kapasiteleri ile son b eş yıldaki fiili üretim miktarları aşağıdaki gibidir: 12 REKABET KURUMU Ürünlerin Kapasite ve Son Beş Yıldaki Üretim Miktarları (Ton) Ürün Kapasite (Ton/Yıl) 1995 Yılı Üretimi 1996 Yılı Üretimi 1997 Yılı Üretimi 1998 Yılı Üretimi 1999 Yılı Üretimi Sülfürik Asit 214,500 133,837 152,256 161,315 174,253 111,522 Nitrik Asit 363,000 322,368 330,337 350,442 331,222 324,946 Fosforik Asit 71,000 38,860 44,261 43,354 48,471 30,160 MAP 161,700 12,700 40,555 3,310 13,270 12,050 Kompoze (NPK) 330,000 (DAP)/ Kompoze (NPK)* (198,000)/ 300,000 417,081 418,651 431,982 470,452 485,958 AN %26 594,000 419,095 449,536 446,356 480,112 458,027 DAP 148,500 0 6,535 22,752 37,209 5,050 * Hem DAP hem de NPK gübresi üretilebilen bu tesiste, sadece NPK gübresi ü retildiğinden; yıllara göre verilen fiili üretim rakamları, bu tesisle NPK üretimi yapan tesisin toplam üretim miktarıdır. ** Kaynak: DPT Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, 2000 Yılı Gübre Sanayii Özel İhtisas Komisyonu R aporu. 1998/4 sayılı Özelleştir me Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ in 5 inci maddesine göre; önbildirimde bulunulması zorunlu olanlar ile önbildi rime tabi olmamakla birlikte ilgili ürün pazarında, tarafların pazar payları toplamının %25 i veya ciroları toplamının 25 trilyon TL. yi aştığı özelleştirme yoluyla devralmalar için Rekabet Kurulu ndan izin alınması zorunludur. Özelleştirme kapsam ve progr amına alınan İGSAŞ la ilgili 05.10.1998 tarihinde ön bildirimde bulunulmuş olup, azotlu gübreler piyasasında tarafların pazar payları toplamının %25 i aşması nedeniyle, İGSAŞ ın Toros Gübre tarafından devralınması işlemi Rekabet Kurulu iznine tabidir. Bildirime konu olan özelleştirme yoluyla devralma işlemi, İGSAŞ ın AS, AN, üre, DAP, 20.20.0 ve 15.15.15 gübrelerinin üretim ve/veya ithali alanlarında faaliyet göstermesi nedeniyle, azotlu gübreler pazarı ve kompoze gübreler pazarındaki rekabet üzerinde yar atılabilecek etkiler yönüyle değerlendirilmiştir. İGSAŞ ın azotlu gübreler pazarında önemli bir konumda olması ve satışlarının %80 den fazlasının azotlu gübre satışlarından oluşması, işlemin azotlu gübreler pazarı açısından önemini ön plana çıkarmaktadır. Ancak aynı zamanda, gübre sektöründe ortaklık gösteren ve belirlenen ilgili ürün pazarlarını etkileyebilecek pazara giriş engelleri gibi genel hususular da göz önünde bulundurulmuştur. İşlemin rekabet hukuku karşısında değerlendirilmesinde, sağlayıcılar seviyesinde oluşacak yoğunlaşma, pazar yapısı ve işlemin dağıtım sistemi üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Son yıllarda özellikle Çin, Hindistan ve eski Doğu Bloku ülkelerinin net alıcı konumundan yurt dışı satışlara yönelmesi, dünya çapında süregelen a rz talep dengesini bozmuş ve gübre sektöründe global ölçekte rekabet koşulları değişmiştir. Bu durumdan ülkemiz de etkilenmiş, ham madde, ara madde ve mamül gübre yönüyle yabancı sağlayıcılarla ilişki içinde olunan pazarda, fiyat ve 13 REKABET KURUMU üretime ilişkin firma k ararları dünya çapındaki rekabet koşulları dikkate alınarak belirlenmiştir. Örneğin, dünya üre fiyatları İGSAŞ ın üre üretiminin planlanması noktasında belirleyici olabilmekte ve amonyak fiyatının hangi seviyede oluştuğuna bağlı olarak azotlu gübre üretim sürecinde ham madde yerine ucuz ara madde kullanılabilmektedir. Türkiye de gübre ihtiyacının fiziki olarak yaklaşık üçte birinin dış alımla karşılanması ithalatın yarattığı rekabet baskısına işaret etmekle birlikte, ithalatın kimler tarafından ve hangi koş ullarda gerçekleştirildiğinin ortaya konulması pazardaki rekabetin ne şekilde seyrettiğinin anlaşılabilmesi açısından oldukça önemlidir. Gübre sektöründe tamamı yerli ve az sayıda üretici bulunmakta olup, 19 yıldır (1981 yılında Toros Gübre nin faaliyete geçmesinden sonra) pazara üretici olarak giren olmamıştır. Faaliyetleri ithalatla sınırlı olan işletmelerin pazardaki ağırlığı fazla değildir. Pazara giriş engelleri potansiyel üretici ve ithalatçılar için yüksektir. Yeni bir üretim tesisi kurma maliyetini n 300 -400 milyon ABD Doları seviyelerinde olmasının yanı sıra sektörün tarıma girdi sağlaması nedeniyle politik etkilere açık olmasının getirdiği istikrarsızlık, pazara yabancı bir üreticinin ve Toros Gübre den sonra yeni bir yerli üreticinin girmesini güç leştirmiştir. Diğer yandan, alım gücü sınırlı, ülkenin tüm bölgelerine yayılmış ve sayıca fazla çiftçinin ihtiyacının yaygın bir dağıtım ağı ve satış sistemiyle karşılanabilecek olması, sağlayıcı olarak faaliyet gösterebilmenin zorluğunu artırmıştır. Yaygı n bir dağıtım ağına sahip olmaksızın sınırlı bir bölgede ve küçük ölçekli satışlarda bulunarak etkinliği sürdürebilmek ise, gübrenin özellikle deniz yoluyla taşınmasında ölçek ekonomilerinin geçerliliği nedeniyle oldukça güçtür (Gübre deniz yoluyla 20,000 -30,000 ton gibi ölçeklerle taşındığında navlun maliyet dezavantajı giderilebilmektedir.). Diğer yandan, gübre tüketimi ve buna bağlı olarak satışlar ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde birkaç ayda yoğun bir şekilde gerçekleşmektedir. Talebin yoğun olduğu b u dönemlerin öncesinde, üreticilerin programlanan düzeyde üretim yapması, üretilmeyen mallarda ise talebi karşılamak üzere yurt dışındaki sağlayıcılarla bağlantı kurulması, gübrenin öngörülen takvimde ülkede olmasını teminen taşımacılıkla ilgili belirsizli ğin kısa sürede giderilmesi, üretilen ya da ithal edilen malın zamanında depolara ve buradan bayi veya kooperatiflere ulaştırılması gerekmektedir. Bu nedenle, ithalatçılar ve özellikle üreticiler planlı hareket etmek durumundadır. Bu noktada, bayi satışlar ı çok önemlidir. Gübre pazarında genellikle, üreticilerin bayileri için belirli satış kotaları tespit ederek, bu miktarlar dahilinde satış yaptığı bilinmektedir. Bu şekilde, bayi satışlarının hangi miktarlarda gerçekleşeceği önceden hesaplanabilmektedir. Toplu alımların gerçekleştiği ihalelerin sonuçları ise belirsizlik arz etmekte, ihaleler sonucunda toplu alıcılara mal satamamak söz konusu olabilmektedir. Böylece, sağlayıcı firmalar, bayi kanalıyla yaptığı satışlarla planlı hareket etme olanağına kavuşmak ta ve stok maliyetini düşürmektedir. 14 REKABET KURUMU Öte yandan, sağlayıcıların bayi sistemini ayakta tutabilmesi, büyük ölçüde bayilerine geniş ürün yelpazesi sunmasına ve sürekli mal sağlamasına bağlıdır. Bayilerin sınırlı ürün çeşitliliği ile faaliyetini sürdürebilmes i güçtür, çünkü çiftçiler ihtiyacı olan gübre türlerinin tümünü bir satış noktasından sağlama eğilimindedir. Bu nedenle, üretici firmalar ithal ettiği veya diğer üreticilerden temin ettiği ürünler ile bayilerini desteklemektedir. Toros Gübre dışındaki firm aların bayileri, sağlayıcılarının yanı sıra diğer firmaların da mallarını alabilmektedir. Buna bağlı olarak, pazar genelinde tek elden satın alma esasına dayalı olarak çalışmayan bayiler çoğunluktadır. Bayilere geniş ürün yelpazesi sunulmasının gereklili ği, sağlayıcıların faaliyetlerini büyük ölçekli sürdürmesini gerektirmekte ve bayilerine farklı türlerden gübre sağlayan rakipler karşısında küçük ölçekli işletmelerin pazarda tutunabilmesini zorlaştırarak pazara giriş engeli oluşturmaktadır. Gübre pazarı nda ithalatçı olarak etkinlik göstermenin ön koşulu uygun koşullarda iskele kullanabilmektir. Yurt içi ve özellikle yurt dışı taşıma maliyetleri açısından deniz yolunun kara yoluna göre -mamül gübre ve ham maddenin uygun fiyatla temini açısından - daha avan tajlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, iskele tesislerinden faydalanabilmenin önemi anlaşılmaktadır. Ayrıca liman yakınında depoya sahip olunması, hem üretilen veya ithal edilen ürünlerin stoklanması hem de talebin yoğunlaştığı dönemlerde bayi ve koope ratiflere ürünün kısa sürede ulaştırılması açısından önemlidir. Bu itibarla, iskele kullanabilmek ve iskele yakınında bir depoya sahip olmak da, pazarda uzun süredir faal olan ve iskele tesislerine sahip üreticilere karşı ithalatçı firmaların rekabet edebi lmesinin bir unsurudur. Çiftçinin üretici firmaların gübresini tercih etme eğiliminde olması, ithalatçı firmaların faaliyetlerini güçleştiren diğer bir husustur. Alışkanlıkların ürün tercihi üzerinde oldukça etkili olduğu gübre pazarında, uzun süredir fa aliyet gösteren üretici firmaların çiftçinin gözündeki imajı, bu firmalara satış noktasında avantaj sağlamaktadır. İthal ettiği dökme gübreyi ülkemizde ambalajlayarak satışa sunan yerli üreticiler, ürünün ambalajında üretici firmanın adının yer alması ve ü rünün ithal olup olmadığının çiftçi tarafından bilinmemesi nedeniyle, ithal gübrenin satışındaki aynı sıkıntıyı yaşamamaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, gübre satışlarının kısa sürelere sıkışması; malın sağlanması, taşınması ve satış/dağıtım nok talarına ulaştırılmasının planlı ve etkin bir şekilde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk, dışalımlarda ağırlıklı olarak yakın bölgelerdeki üreticilerin tercih edilmesine neden olmaktadır. Nitekim, mamül gübre ithalatının tamamına yakını Rusya F ederasyonu, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan gibi yakın bölgelerdeki ülkelerden yapılmaktadır. Bu ülkelerdeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, satış koşullarında belirsizlik oluşmasına neden olmakta ve üretici ile taşımacılarla güvenilir ilişkiler kurulma sını güçleştirmektedir. Bu durum, üreticilerin ham madde ve ara madde temin ettiği üreticilerden nispeten daha kolay koşullarla 15 REKABET KURUMU mamül gübre de alabiliyor olmasıyla birlikte düşünüldüğünde, ithalatçı olarak faaliyet göstermenin diğer bir güçlüğünü ortaya ko ymaktadır. 28.02.2000 tarih ve 23978 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve Desteklenmesi Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar ın 1 inci maddesine göre; üretici kuruluşlar ve bunların pazarlama şirketleri, TKKMB, Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri Birliği ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. nin yanı sıra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il müdürlüklerinden izin alan kişi ve kuruluşlar desteklemeye tabi kimyevi gübrelerin dağıtımını yapabilmektedir. Karar ın 2 nci maddesinde; üretici firmaların kendi üretimlerinden ve ithalat yoluyla veya birbirlerinin üretimlerinden, ithalatçı firmaların ise yalnızca ithalat yoluyla veya üretici kuruluşların üretimlerinden gübre sağlayarak pazarlayabileceği belirtilmiştir. Bu noktada, bayilere geniş ürün yelpazesi sunulabilmesiyle ilgili olarak, ithalatçı firmaların birbirlerinden alım yapamayacağı, dolayısıyla üretici firmalara karşı birbirlerini destekleyemediklerinden dezavantajlı konumda olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu Karar ın yine 2 nci maddesinde; çiftçinin gübre tüketimine ilişkin destekleme çerçevesinde, üreticiye avans verilmesi, ithalatçı kuruluşlara ise malın teslimatın ın belgelenmesiyle destekleme ödemesi yapılması düzenlenmiştir. Üreticilere, bayilere verilmesi planlanan gübre miktarı ile son iki yılda üretimden çiftçiye satılan gübre miktarının ortalaması üzerinden hesaplanan miktarda ve üçer aylık dönemler halinde av ans verilmektedir. Diğer yandan, ithalatçı kuruluşlara destekleme ödemesi mal tesliminin belgelenmesiyle yapılmaktadır. Özetle destekleme ödemeleri, üretici firmalara satış öncesinde avans halinde yapılırken, ithalatçı firmalara satış sonrasında yapılmakta dır. Bu durumda, üretici firmalar ithalatçı firmalara karşı destekleme ödemesinin alınma zamanlamasına bağlı olarak finansman avantajı elde etmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar göstermektedir ki, pazar koşulları ve ilgili mevzuatın getirdiği düzenlem eler ithalatçı firmaların pazarda tutunabilmesini güçleştirmekte ve bunların üretici firmalar üzerinde etkili bir şekilde rekabetçi baskı oluşturmasını neredeyse olanaksız kılmaktadır. Nitekim, birkaç yıl öncesine kadar sayıları 300 ü bulan ithalatçının fa aliyet gösterdiği sektörde, günümüzde 20 ithalatçının kaldığı ve bunlardan birkaçı dışındakilerin önemsiz seviyelerde faaliyet gösterdiği bilinmektedir. 2.1. İşlemin Azotlu Gübreler Pazarında Yaratacağı Etkinin Değerlendirilmesi Kurulu kapasiteni n sınırlı olduğu ve talebin artış eğilimi gösterdiği azotlu gübreler pazarında, talebin üretimle karşılanmayan kısmının karşılanmasının tek yolu olan ithalat, satışların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak, giriş engellerinin yüksek olduğu gübre paza rında ithalatçı olarak faaliyet göstermek 16 REKABET KURUMU kolay değildir. Nitekim, mamül gübre ithalatının çoğu yine üreticiler tarafından yapılmaktadır. 1998 ve 1999 yıllarında toplam azotlu gübre ithalatının firmalar arasındaki dağılımı bu tespiti desteklemektedir. Firmalar Bazında Mamül Azotlu Gübre İthalatı (Ton) Firmalar 1998 Payı (%) 1999 Payı (%) Toros Gübre 337,511 26.63 484,369 33.80 Bagfaş 180,827 14.26 101,759 7.10 Gübretaş 148,443 11.71 108,084 7.54 İGSAŞ 98,619 7.78 186,863 13.04 Ege Gübre 45,866 3.61 83,218 5.8 TÜGSAŞ 16,658 1.31 58,403 4.07 Üretici Kuruluş Toplamı 827,924 65.33 1,022,696 71.38 Anadolu 144,757 11.42 28,910 2.01 Ost Olgun 77,652 6.12 110,648 7.72 Attarlar 52,124 4.11 111,158 7.75 Köseoğlu 50,179 3.95 0 0 Ribat 42,664 3.36 16,625 1.16 Arabanlı 27,247 2.15 33,277 2.32 TKK 13,349 1.05 24,008 1.67 Atılım 12,247 0.96 0 0 Diğer 19.042 1.55 85,422 5.94 İthalatçı Kuruluş Toplamı 439.261 34.67 410,048 28.62 Toplam 1.267.185 100.00 1,432,744 100.00 *Kaynak: Üretici firmaların bilgile ri kendilerinden, ithalatçı firmaların bilgileri ise Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ndan alınmıştır. Görülmektedir ki, toplam ithalatın %70 inden fazlası üreticiler tarafından yapılmakta ve ayrıca üreticilerin gerçekleştirdiği toplam dış alım miktar ının toplam ithalat içindeki payı artmaktadır. Dolayısıyla, bildirim konusu işlemin azotlu gübreler pazarı üzerindeki etkisinin öngörülmesinde, üretici firmaların ithalat üzerinde üretici kimliklerinden ve pazardaki mevcut konumlarından kaynaklanan gücünün dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, firmaların üretim büyüklüklerinin ve kapasite değerlerinin üzerinde durulmuştur. Firmaların azotlu gübrelerin üretimine yönelik kurulu kapasitelerine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmiştir: 17 REKABET KURUMU Firma Kapasite ( Ton) Toplam Kapasite İçindeki Pay (%) Bagfaş 214,500 8.94 İGSAŞ 561,000 23.39 Toros Gübre 594,000 24.77 TÜGSAŞ 972,500 40.55 Ereğli D.Ç. 21,000 0.88 İskenderun D.Ç. 24,000 1.00 Karabük D.Ç. 11,200 0.47 Toplam 2,398,200 100.00 * Bu tablodaki değerler, İGSAŞ ın 1999 yılı Faaliyet Raporu ndan alınmıştır. 1997, 1998 ve 1999 yıllarında toplam azotlu gübre üretiminin firmalar arasındaki dağılımı şu şekildedir: 1997 1998 1999 Firma Üretim (Ton) Pay (%) Üretim (Ton) Pay (%) Üretim (Ton) Pay (%) Bagfaş 106,820 5.90 31,200 1.73 125,758 8.71 İGSAŞ 562,789 31.08 459,375 25.49 150,172 10.40 Toros Gübre 499,733 27.60 534,855 29.68 522,541 36.19 TÜGSAŞ 616,118 34.03 751,540 41.70 619,639 42.91 Diğer 25,217 1.39 24,788 1.36 25,590 1.76 Toplam 1,810,667 100.00 1,801,758 100.00 1,443,700 100.00 * Diğer başlığı altında, yan ürün olarak AS gübresi üreten Ereğli Demir Çelik, İsdemir Demir Çeli k ve Kardemir Demir Çelik teşebbüsleri yer almaktadır. İGSAŞ ve Toros Gübre nin azotlu gübre üretimine yönelik kapasiteleri toplamı Türkiye de kurulu kapasitenin %48,16 sını oluşturmaktadır. Toplam kapasite içindeki payı %40,55 olan TÜGSAŞ ve %8,94 olan BAGFAŞ dışındaki firmalar, yan ürün olarak azotlu gübre (AS) üreti minde bulunmaktadır. Diğer yandan, firmaların son üç yıldaki azotlu gübre üretimleri itibarıyla, İGSAŞ ın üretimindeki düşüşe bağlı olarak üretim değerinde büyük artış olmayan Toros Gübre nin toplam üretim içindeki payını artırdığı görülmektedir. İGSAŞ ve Toros Gübre nin bu dönemdeki toplam azotlu gübre üretimi içindeki payları toplandığında, yıllar itibarıyla bir düşüş söz konusu olmakla birlikte (%58.68, %55.17 ve %46.59) üretimde liderliğe ulaşıldığı görülmektedir. Sağlayıcı firmaların pazardaki gerçek a ğırlığı, kapasite ve gerçekleştirilen üretim değerlerinin ötesinde satışlardan hareketle belirlenebilecektir. Bu şekilde, firmaların üretim değerlerinin yanı sıra dış alım bağlantıları ile pazarlama -satış teşkilatlarının yaygınlığı ve etkinliği birlikte di kkate alınmış olacaktır. Gübre Üreticileri Derneği nin yayınladığı satış (tüketim) istatistikleri incelendiğinde, sağlayıcı firmalar ile ihale açmak suretiyle büyük miktarlarda mal 18 REKABET KURUMU alan TKKMB ve Tariş gibi toplu alıcıların birlikte değerlendirildiği görü lmektedir. Satış istatistiklerinde, toplu alıcılara yapılan satışlar alıcıların pazar payına yansıtılmış ve üreticilerin yalnızca bayi satışlarından kaynaklanan pazar paylarına yer verilmiştir. Dolayısıyla, toplu alıcıların sağlayıcı firmalardan yaptığı alımların, sağlayıcıların bayilerine yaptığı satışlara eklenmesiyle, bu firmaların pazardaki gerçek ağırlığı ortaya çıkacaktır. Bu çerçevede, sağlayıcı firmaların pazar paylarının hesaplanmasında; sağlayıcıların bayi satışlarına ilişkin rakamlara ve toplu al ımların büyük kısmını gerçekleştiren TKKMB nin alımlarının firmalar arasındaki dağılımına yer verilmiş, TKKMB ye yapılan satışlar firmaların bayi satışlarına eklenmiştir. Ancak, TKKMB ye yapılan satışların bayi satışlarına eklenmesiyle sağlayıcı firmaların gerçek pazar payları yine tam olarak ortaya çıkmayacaktır, çünkü bu değerlere Çukobirlik ve Tariş gibi diğer toplu alıcılara yapılan satışların denk geldiği payların da eklenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, üretici firmaların satışlar üzerinden hesaplanan pazar paylarının fiilen daha yüksek olduğunun altı çizilmelidir. Belirtilmesi gereken diğer bir husus, satışların ton bazında karşılaştırılmasının yanıltıcı olabileceğidir. Bu noktada, fiziki toplam ve bitki besin maddesi miktarı ayrımının üzerinde kısac a durulmalıdır. Gübre bitki besin maddesi veya maddelerinin yanı sıra dolgu maddesi içermektedir. Örneğin, ürenin her 100 kilogramının 46 kilogramı azot olup, 46 kilogramlık ağırlık bitki besin maddesine geriye kalan ağırlık ise dolgu maddesine aittir. 100 kilogram ise, bu ağırlıktaki ürenin fiziki ağırlığıdır. Gübreler içerdiği bitki besin maddesinin yoğunluğuna bağlı olarak tüketilmekte ve fiyatlandırılmaktadır. Örneğin %46 oranında azot içeren üre, %33 azot içeren AN den daha fazla kullanılmasıyla ikame edilebilmekte olup, ürenin fiyatı AN gübresinin fiyatından daha yüksektir. Bu nedenle, satışlar gübrelerin içerdiği bitki besin maddesine göre de karşılaştırılmış ve değerlendirme ağırlıklı olarak bu kriter göz önünde bulundurularak yapılmıştır. 19 1997 Yılı Azotlu Gübrelerin Fiziki Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Azotlu Gübreler Toplamı Firma Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%)* Toros Gübre 40,733 0 40,733 305,787 122,091 427,878 65,294 20,731 86,025 38,168 0 38,168 449,982 142,822 592,804 24.24 TÜGSAŞ 0 0 0 252,417 268,702 521,119 155 0 155 0 0 0 252,572 268,702 521,2 74 21.32 İGSAŞ 6,655 0 6,655 0 0 0 10,523 0 10,523 378,022 54,633 432,655 395,200 54,633 449,833 18.40 Ege Gübre 10,828 1,800 12,628 13,497 0 13,497 0 0 0 2,570 0 2,570 26,895 1,800 28,695 1.17 Gübretaş 9,208 0 9,208 5,076 116,520 121,596 6,932 73,185 80,117 40 121,355 121,395 21,256 311,060 332,316 13.59 Bagfaş 64,106 65,959 130,065 353 0 353 2,288 0 2,288 3,279 0 3,279 70,026 65,959 135,985 5.56 Diğer 68,453 29,222 97,675 100,076 4,800 104,876 49,377 20,955 70,332 102,581 8,940 111,521 320,487 63,91 7 384,404 15.72 Toplam 199,983 96,981 296,964 677,206 512,113 1,189,319 134,569 114,871 249,440 524,660 184,928 709,588 1,536,418 908,893 2,445,311 100.00 * Pazar payının hesaplanmasında azotlu gübreler toplam satış rakamları esas alınmıştır. 1997 Yılı Azotlu Gübrelerin BBM Cinsinden Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Toplam Firma Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%) Toros Gübre 8,554 0 8,554 79,505 31,744 111,248 21,547 6,841 28,388 17,557 0 17,557 58,495 17,749 76,244 21.41 TÜGSAŞ 0 0 0 65,628 69,863 135,491 51 0 51 0 0 0 30,213 32,137 62,349 17.51 İGSAŞ 1,398 0 1,398 0 0 0 3,473 0 3,473 173,890 25,131 199,021 82,230 11,560 93,790 26.34 Ege Gübre 2,274 378 2,652 3,509 0 3,509 0 0 0 1,182 0 1,182 3,204 174 3,378 0.95 Gübretaş 1,934 0 1,934 1,320 30,295 31,615 2,288 24,151 26,439 18 55,823 55,842 2,557 50,724 53,281 14.96 Bagfaş 13,462 13,851 27,314 92 0 92 755 0 755 1,508 0 1,508 7,276 6,372 13,648 3.83 Diğer 14,375 6,137 20,512 26,020 1,248 27,268 16,294 6,915 23,210 47,187 4,112 51,300 47,783 5,607 53,390 14.99 Toplam 41,996 20,366 62,362 176,074 133,149 309,22 3 44,408 37,907 82,315 241,344 85,067 326,410 231,758 124,322 356,080 100.00 * Yukarıdaki tablolarda Toplu Satış başlığı altında incelenen TKKMB alımları ile Gübre Üreticileri Derneği nin yayımladığı TKKMB tüketim değerleri arasında farklılık (yıllık 20 .000 ton civarında) söz konusudur. Bu farklılık, TKKMB den alınan veriler ile Gübre Üreticileri Dern eği nin istatistiklerinin tam olarak örtüşmemesinden kaynaklanmakta olup, bu durum TKKMB nin stoktan satışla rını ve aldığı ürünlerin tamamını satamaması ile açıklanmaktadır. 20 1998 Yılı Azotlu Gübrelerin Fiziki Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Toplam Firma Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%) Toros Gübre 56,206 11,159 67,365 334,240 160,640 494,880 55,790 23,715 79,505 130,312 8,530 138,842 576,548 204,044 780,592 26.34 TÜGSAŞ 0 0 0 407,715 297,178 704,893 11,451 0 11,451 8,409 0 8,409 427,575 297,178 724,753 24.45 İGSAŞ 16,880 0 16,880 0 0 0 15,047 0 15,047 358,471 138,105 496,576 390,398 138,105 528,503 17.83 Ege Gübre 15,104 2,447 17,551 20,190 0 20,190 7,841 0 7,841 17,598 0 17,598 60,733 2,447 63,180 2.13 Gübretaş 9,296 0 9,296 2,367 0 2,367 24,386 21,355 45,741 23,755 37,855 61,610 59,804 59,210 119,014 4.02 Bagfaş 62,696 14,851 77,547 48,250 0 48,250 17,587 27,641 45,228 20,419 0 20,419 148,952 42,492 191,444 6.46 Diğer 94,416 73,248 167,664 31,761 0 31,761 108,845 73,414 182,259 158,489 16,201 174,690 393,511 162,863 556,374 18.77 Toplam 254,598 101,705 356,303 844,523 457,818 1,302,341 240,947 146,125 387,072 717,453 200,691 918,144 2,057,52 1 906,339 2,963,860 100.00 1998 Yılı Azotlu Gübrelerin BBM Cinsin den Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Toplam Firma Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%) Toros Gübre 11,803 2,343 14,147 86,902 41,766 128,669 18,411 7,826 26,237 59,944 3,924 63,867 177,060 55,860 232,919 24.17 TÜGSAŞ 0 0 0 106,006 77,266 183,272 3,779 0 3,779 3,868 0 3,868 113,653 77,266 190,919 19.81 İGSAŞ 3,545 0 3,545 0 0 0 4,966 0 4,966 164,897 63,528 228,425 173,407 63,528 236,935 24.59 Ege Gübre 3,172 514 3,686 5,249 0 5,249 2,588 0 2,588 8,095 0 8,095 19,104 514 19,618 2.04 Gübretaş 1,952 0 1,952 615 0 615 8,047 7,047 15,095 10,927 17,413 28,341 21,542 24,460 46,003 4.77 Bagfaş 13,166 3,119 16,285 12,545 0 12,545 5,804 9,122 14,925 9,393 0 9,393 40,908 12,240 53,148 5.52 Diğer 19,827 15,382 35,209 8,258 0 8,258 35,919 24,227 60,145 72,905 7,452 80,357 136,909 47,061 183,970 19.09 Toplam 53,466 21,358 74,824 219,576 119,033 338,609 79,513 48,221 127,734 330,028 92,318 422,346 682,582 280,930 963,*** *** **** 1999 Yılı Azotlu Gübrelerin Fiziki Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Toplam Firma Bayi Satışı Toplu Satış Topl am Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%) Toros Gübre 46,722 10,697 57,419 358,807 136,585 495,392 102,832 122,396 225,228 139,344 107,331 246,675 647,705 377,009 1,024,714 32.64 TÜGSAŞ 8,205 0 8,205 435,697 229,051 664,748 23,089 0 23,089 29,131 0 29,131 496,122 229,051 725,173 23.10 İGSAŞ 10,161 0 10,161 0 0 0 9,031 0 9,031 295,014 27,070 322,084 314,206 27,070 341,276 10.87 Ege Gübre 15,176 0 15,176 22,824 0 22,824 21,070 0 21,070 21,391 4,840 26,231 80,461 4,840 85,301 2.72 Gübretaş 6,203 0 6,203 3,809 0 3,809 21,582 2,805 24,387 60,445 5,483 65,928 92,039 8,288 100,327 3.20 Bagfaş 53,601 13,127 66,728 24,940 0 24,940 38,981 4,173 43,154 12,216 29,063 41,279 129,738 46,363 176,101 5.61 Diğer 75,910 24,441 100,351 29,962 0 29,962 280,411 5,931 286,342 241,173 28,475 269,648 627,456 58,847 686,303 21.86 Toplam 215,978 48,265 264,243 876,039 365,636 1,241,675 496,996 135,305 632,301 798,714 202,262 1,000,976 2,387,727 751,468 3,139,195 100.00 1999 Yılı Azotlu Gübrelerin BBM Cinsinden Toplam Satışları (Ton) Gübre Türü AS %21 CAN %26 AN %33 Üre %46 Toplam Firma Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Bayi Satışı Toplu Satış Toplam Satış Pay (%) Toros Gübre 9,812 225 10,036 93,290 35,512 128,802 33,935 40,391 74,325 64,098 49,372 113,471 201,134 125,500 326,634 31.46 TÜGSAŞ 1,723 0 1,723 113,281 59,553 172,834 7,619 0 7,619 13,400 0 13,400 136,024 59,553 195,577 18.84 İGSAŞ 2,134 0 2,134 0 0 0 2,980 0 2,980 135,706 12,452 148,159 140,820 12,452 153,273 14.76 Ege Gübre 3,187 0 3,187 5,934 0 5,934 6,953 0 6,953 9,840 2,226 12,066 25,914 2,226 28,141 2.71 Gübretaş 1,303 0 1,303 990 0 990 7,122 926 8,048 27,805 2,522 30,327 37,220 3,448 40,668 3.92 Bagfaş 11,256 276 11,532 6,484 0 6,484 12,864 1,377 14,241 5,619 13,369 18,988 36,224 15,022 51,245 4.94 Diğer 15,941 513 16,454 7,790 0 7,790 92,536 1,957 94,493 110,940 13,099 124,038 227,206 15,569 242,775 23.38 Toplam 45,355 1,014 46,369 227,770 95,065 322,836 164,009 44,651 208,659 367,408 93,041 460,449 804,543 233,770 1,038,313 100.00 22 REKABET KURUMU Kuruluşların Toplam Azotlu Gübre Sat ışları İçindeki Payları (%) Yıl 1997 1998 1999 Firma Toplam Fiziki Toplam BBM Toplam Fiziki Toplam BBM Toplam Fiziki Toplam BBM Toros Gübre 24.24 21.41 26.34 24.17 32.64 31.46 TÜGSAŞ 21.32 17.51 24.45 19.81 23.10 18.84 İGSAŞ 18.40 26.34 17.83 24.59 10.87 14.76 Ege Gübre 1.17 0.95 2.13 2.04 2.72 2.71 Gübretaş 13.59 14.96 4.02 4.77 3.20 3.92 Bagfaş 5.56 3.83 6.46 5.52 5.61 4.94 Diğer 15.72 14.99 18.77 19.09 21.86 23.38 Toplam 100.00 100.00 100.00 100.00 100.00 100.00 Üretim ve kapasite rakamları na göre, İGSAŞ ve Toros Gübre nin toplam büyüklüğü pazar liderliğine ulaşılması etkisini gösterecektir. Satış değerleri incelendiğinde de, Toros Gübre ve İGSAŞ ın pazardaki toplam ağırlığının rakiplerininkinden epeyce yüksek bir seviyede olduğu görülmekted ir. Bitki besin maddesi (BBM) cinsinden 1997 yılında %47.75, 1998 yılında %48.76 ve 1999 yılında %46.22 ye ulaşan bu büyüklük; TÜGSAŞ ın %20 ler seviyesinde seyreden ve özellikle diğer üretici firmaların (Ege Gübre, Gübretaş ve Bagfaş) %5 i geçmeyen pazar paylarına göre epeyce yüksektir ve işlem sonucunda hakim durum yaratılacağına işaret etmektedir. Toros Gübre tarafından hazırlanan bildirim formunda, işlemin temelde üre ürününü ilgilendirdiği düşüncesiyle, ürenin başlı başına bir ilgili ürün pazarı oluşturduğu ifade edilmiştir. Bu görüş ilgili ürün pazarı tanımının yapıldığı bölümde ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere paylaşılmamakla birlikte, ürenin tek başına ilgili ürün pazarı oluşturduğunun kabul edilmesi halinde de, bildirime konu işlem sonucun da Toros Gübre nin hakim duruma geçeceği yönündeki değerlendirme geçerliliğini koruyacaktır. Nitekim, Toros Gübre ve İGSAŞ ın birlikte 1999 yılı toplam üre satışları içindeki payı yaklaşık %57 olup, onları diğer üretici firmalardan Gübretaş %6.59 ve Bagfaş %4.12 lik payla izlemektedir. Bu noktada, yukarıdaki tabloda Diğer başlığı altında TKKMB dışındaki toplu alıcıların da (Şeker Fabrikaları, Tariş ve Antbirlik) yer aldığı, bunların gerçekleştirdiği ve toplam satışlar içinde %6.5 luk bir orana denk gele n alımların sağlayıcılara dağıtılması sonucunda Toros Gübre ve İGSAŞ ın toplam büyüklüğünün daha da artacağı belirtilmelidir. Bunun yanı sıra, Diğer başlığı altında yer alan ithalatçı firmaların da potansiyel pazar lideri karşısında güçlü rakipler olamay acağı açıktır. Nitekim, 1999 yılı fiziki satışları toplamı 1,365,990 ton olan taraflar karşısında, aynı yıl fiziki toplamda 410,048 ton gübre ithalatı gerçekleştiren ve en büyüğü 110,000 ton civarında dışalım yapan çok sayıda ithalatçı bulunmaktadır. Ayrı ca, ithalatçı firmalardan önemli bir kısmının son birkaç yılda pazardan çekilmiş olması, pazarda halen varlığını koruyan firmaların önemli bir bölümününse (Anadolu, Köseoğlu, Ribat teşebbüsleri gibi) pazar paylarının azalması ve üreticilerin toplam ithalat içindeki 23 REKABET KURUMU ağırlığının artması; ithalatçı kuruluşların üreticilere karşı yarattığı rekabetçi baskının hafifleme trendi izlemekte olduğunu göstermektedir. Toros Gübre nin İGSAŞ ı devralarak pazarda nasıl bir konuma sahip olacağının ayrıntılı bir şekilde ta rtışılmasından önce, işlemin pazar yapısı üzerindeki etkisinin öngörülmesine yönelik bazı tespitler yapılmıştır. ABD Adalet Bakanlığı nın ve Federal Ticaret Komisyonu nun beraber yayımladıkları Yatay Birleşme Rehberi nde yer bulan Herfindahl -Hirschman İn deksi (HHI), ABD nin yanı sıra Avrupa Toplulukları nda da, birleşmeler (birleşme ve devralmalar) değerlendirilirken kullanılmaktadır. HHI pazarda var olan firmaların pazar paylarının karelerinin toplanması suretiyle hesaplanmaktadır. Bu şekilde firmaların pazar payları kendileriyle çarpılarak ağırlıklandırılmakta, yüksek pazar payına sahip firmalar indeksi daha fazla artırırken düşük paylı firmaların indeks üzerindeki etkisi daha düşük kalmaktadır. HHI, daha önceden kullanılan dört firmalı yoğunlaşma oranın dan (CR 4) farklı olarak, sadece en büyük dört firmanın durumu hakkında değil pazarın geri kalanı hakkında da bilgi sahibi olunmasını sağlamakta ve aynı zamanda yukarıda da belirtildiği gibi büyük firmaların paylarına daha fazla ağırlık vererek bunların pi yasadaki önemlerini de vurgulamış olmaktadır. HHI testinde, hem birleşme sonrası pazarda oluşan yoğunlaşma oranı hem de birleşmeden dolayı yoğunlaşma oranında meydana gelen artış göz önünde bulundurulmaktadır. Değerlendirme aşağıdaki çerçevede yapılmakta dır: Birleşme sonrası HHI 1000 : Bu eşiğin altında kalan piyasalar yoğunlaşmamış kabul edilmekte ve bu durumdaki piyasalarda meydana gelecek birleşmelerin rekabeti engelleyici etkiler taşımadığı düşünülmektedir. Birleşme sonrası HHI 1000 ile 1800 arası nda: Bu aralıkta yer alan piyasalar orta derecede yoğunlaşmış olarak değerlendirilmekte, HHI da meydana gelen 100 birimden az bir artış rekabeti sınırlamayacak nitelikte kabul edilmektedir. Birleşme sonrası HHI 1800 : Bu eşiğin üzerindeki piyasalar yükse k ölçüde yoğunlaşmış olarak kabul edilmektedir. Bu ölçüde yoğunlaşmış piyasalarda birleşme sonrasında indekste meydana gelecek artış 100 birimden fazla olursa, birleşmenin pazar gücü yaratma ya da güçlendirme etkisi doğuracağı kabul edilmektedir. HHI te stinin bildirime konu işlem için uygulanmasında, yalnızca üretici firmaların 1999 yılı pazar payları kullanılmış ve bitki besin maddesi cinsinden azotlu gübre satışları düşük olan ithalatçıların ve diğer kuruluşların payları göz ardı edilmiştir. Bu durum, işlem sonrasına yönelik hesaplamalarda bulunacak değerin olması gerekenden düşük çıkmasına neden olacaktır. Daha açık bir anlatımla, işlem sonrasındaki yoğunlaşma, fiilen olacaktan düşük gözükecektir. Ancak, Diğer başlığı altında incelenen kuruluşların p azar payları karelerinin toplama işlemine katılmamasına karşın, ortaya çıkan değerin birleşme sonrası eşiğinin (1800) epeyce üstünde olduğu görülecektir (2538,348). Satışları düşük olan işletmelere ait 24 REKABET KURUMU değerlerin hesaplamalara katılmaması, işlem öncesi ve sonrasındaki pazar paylarının karelerinin toplamlarının farkının hesaplanmasında etkili olmayacaktır; çünkü göz ardı edilen değerlerin karelerinin toplamı yine aynı değerlerin karelerinin toplamından çıkarılacağından, bu işlemin sonucu her koşulda sıfıra e şit olacaktır. İşlem Öncesi İşlem Sonrası Firma Pazar Payı(%) Pazar Payının Karesi Pazar Payı(%) Pazar Payının Karesi Toros Gübre 31.46 989.7316 İGSAŞ 14.76 217.8576 46.22 (31.46+14.76) 2136.2880 TÜGSAŞ 18.84 354.9456 18.84 354.9456 Ege Gübre 2.71 7.3441 2.71 7.3441 Gübretaş 3.92 15.3664 3.92 15.3664 Bagfaş 4.94 24.4036 4.94 24.4036 Toplam 76.63 1609.6490 76.63 2538.3480 Bazı kuruluşların pazar paylarının hesaplamaya dahil edilmemesine karşın, 2538.348 gibi oldukça yüksek bir değere ulaşılmıştır. HHI değerlendirmesine göre, 1800 değerinin üzerine çıkıldığından azotlu gübre pazarı yüksek ölçüde yoğunlaşmış sayılmaktadır. Devralma sonrasında indekste meydana gelecek artışın 100 birimden epeyce fazla (928.699) olduğu göz önün de bulundurulduğunda, işlemin pazardaki yoğunlaşmayı artıracağı, yani pazarın oligopolistik yapısını güçlendireceği anlaşılmaktadır. Böylece, işlemin pazar gücü yaratma ya da güçlendirme etkisi doğurması olasılığının epeyce yüksek olduğu ortaya çıkmaktadır . Bu noktada, işlemin ve pazarın özel koşulları üzerinde durulması büyük önem taşımaktadır. Toros Gübre ile İGSAŞ arasında gerçekleştirilmesi öngörülen devralma işleminin yaşama geçirilmesi sonucunda, azotlu gübreler pazarında faaliyetlerin çakışması ve rakip ürünlerin söz konusu olmasına karşın pazar kaybı yaşanmayacaktır. Azotlu gübreler pazarında arz ve talebin dengeli bir şekilde oluşması nedeniyle, üretilen veya ithal edilen ürünlerin tamamına yakını satılmaktadır. Üretimin talebi karşılamadığı duru mlarda, ithal edilen ürünler arz -talebi dengeye getirmektedir. Dolayısıyla, İGSAŞ satışlarında ağırlığa sahip ürede Toros Gübre nin ithalatının söz konusu olması ve Toros Gübre tarafından sağlanan diğer azotlu gübrelerin üre yerine kullanılabilmesi nedeniy le, işlem sonrasında her iki teşebbüsün sağladığı ürünlerin alıcı bulması konusunda bir sıkıntı yaşanmayacaktır. Çiftçi yerli gübreyi tercih etme eğilimindedir. Buna bağlı olarak, gübre pazarında uzun süredir etkinlik gösteren üretici firmalar ithalatçıl ara göre bayi satışları aşamasında avantajlı konumdadır. Üretici firmaların ithal ettiği dökme mamül gübreyi kendi tesislerinde ve kendi markalarıyla ambalajlaması ile kullanıcının ambalajlı gübrenin ithal edilmiş olup olmadığını bilmemesi, ithalatçı/dağıt ıcı firmaların dışalımdan bayi satışlarında karşılaştığı sıkıntıların üreticiler tarafından yaşanmamasına neden olmaktadır. Ürenin ülkemizdeki tek üreticisi olan İGSAŞ ın tüketici gözünde ayrıcalıklı bir kuruluş olduğu ve özellikle üre alımlarında tercih e dildiği bilinmektedir. Bu durumda, devralma işlemi, İGSAŞ ın olumlu imajının ve dışalımdan satışların da yansıdığı pazar payının Toros Gübre 25 REKABET KURUMU tarafından devralınması sonucunu doğuracaktır. Hatta azotlu gübre (özellikle üre) ithalatının daha büyük miktarlar da yapılıp bunun İGSAŞ adıyla satılması, Toros Gübre ye İGSAŞ tan gelen pazar gücünün daha da artmasını sağlayabilecektir. İGSAŞ ın 1997 ve 1998 yıllarında azotlu gübre pazarındaki bitki besin maddesi cinsinden payının, %25 ler seviyesinde seyrederken 1999 yılında yılında yaklaşık %15 e düşmesi, İGSAŞ ın devralınmasının getireceği 1999 yılı değerlerinin üstündeki - potansiyel gücü göstermektedir. Son yıllarda, daha yüksek miktarda azot içeren AN (%33) ve ürenin (%46) tüketimi miktar olarak artarken, bu g übrelerin satışının toplam azotlu gübre tüketimi içindeki payı da yükselmektedir. Üre ve AN gübrelerinin tüketiminin birlikte toplam azotlu gübre tüketimi içindeki payı, 1997 yılında %39.53 ken 1998 yılında %43.73 olmuş ve 1999 yılı sonu itibarıyla %51.04 e ulaşmıştır. Bu durum, söz konusu ürünlerin içerdiği azotun birim maliyetinin diğer azotlu gübrelerde olana göre düşük olması ve aynı zamanda konsantre gübrelerin kullanılmasıyla çiftçinin işçilik ve taşıma maliyetlerinin düşmesi ile açıklanmaktadır. 1999 yılında yalnızca 4 ay üretim yapmakla birlikte üre satışlarının yaklaşık üçte birini gerçekleştiren İGSAŞ ın devralınması Toros Gübre ye büyük güç katacaktır, çünkü İGSAŞ ın üre ve AN gübrelerinin toplam satışlarındaki payı %22.59 dur. İşlem sonrasında, Toros Gübre konsantre gübreler olan AN ve üre gübrelerinin BBM cinsinden yarısından fazlasını satıyor olacaktır. Dolayısıyla, İGSAŞ ın devralınması, Toros Gübre ye yalnızca mevcut pazar koşulları açısından avantaj sağlamayacak, aynı zamanda pazarda daha d a büyüme potansiyelini getirecektir. Gübrenin tarım alanında nihai kullanıcısı olan çiftçilerin ülkenin hemen her noktasına yayılmış olması ve alım güçlerinin sınırlı olması nedeniyle taşıma maliyetinin firma tercih nedeni olması, sağlayıcılar arasınd aki rekabette yaygın bayi ağına sahip olmayı önemli bir avantaj haline getirmektedir. Toplu satışlar yoluyla gübrenin fiziki toplamda yaklaşık %30 unun 3000 civarındaki kooperatif kanalıyla çiftçiye ulaşmasına karşın, satışların büyük kısmını oluşturan bay i satışlarında fazla sayıda ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmış bayilerle çalışmak önem taşımaktadır. Bu nedenle, Toros Gübre nin, İGSAŞ ı devralmasıyla dağıtım seviyesinde de güçlenecektir. İşlemin dağıtım sistemi üzerindeki olası etkilerinin tartışıl masında, Toros Gübre nin çalıştığı bayi sayısındaki artışın getireceği ek gelir ve maliyet ile bayi başına yapılan satışların ne yönde değişeceğinin üzerinde durulmasında fayda vardır. Bayi ağının genişlemesi, talebin daha yaygın bir şekilde ve daha kısa sürede karşılanabilmesi anlamına gelmesine karşın, bayi başına düşen satışların azalması yönüyle bir birim gübre satışının içindeki taşıma maliyeti payının sağlayıcı firma açısından yükselmesine neden olabilmektedir. Ancak rekabet koşulları, daha fazla alıcıya ulaşabilmek için çok sayıda bayi ile çalışılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, yaygın bir bayi ağına sahip olmak ile bayi satışlarında etkinliğin sağlanması aynı anda gerçekleştirilmesi güç değişkenler olarak sağlayıcıların satış stratejilerine yön vermektedir. 26 REKABET KURUMU 800 adet bayisi olan Toros Gübre, İGSAŞ ı devralması halinde bu teşebbüsün tüm bayileriyle çalışmayacak, muhtemelen aynı noktada faaliyet gösteren bayilerden biriyle dikey ilişkisini sürdürecektir. Bu nedenle, Toros Gübre nin işlem sonra sında 448 İGSAŞ bayisinin eklenmesiyle 1200 den fazla bayiden oluşan bir dağıtım ağına sahip olacağını düşünmek gerçekçi değildir. Toros Gübre nin, devralma sonrasında daha fazla bayiyle çalışarak müşteri portföyünü genişletmesi ancak aynı zamanda özellikl e taşıma maliyetini dikkate alarak bayi başına satışları daha üst seviyelere çekmesi beklenmelidir. Böylece, bildirime konu işleme izin verilmesi durumunda, halihazırda en fazla sayıda bayi ile çalışmakta olan Toros Gübre dağıtım ağını genişletecek ve bayi satışlarını daha etkin bir şekilde gerçekleştirecektir. İşlemin dağıtım sistemindeki genel etkileri, Toros Gübre nin dağıtım ağını genişletmesi ve bayi satışlarını daha etkin bir şekilde gerçekleştirmesiyle sınırlı olmayacaktır. Diğer firmalara göre bay ilerine en fazla ürün çeşitliliğini sunan ve yaygın dağıtım teşkilatına sahip Toros Gübre, dağıtımda farklı bir konuma sahip olup, buna bağlı olarak bayilerine karşı pazarlık gücü yüksektir. Nitekim, yalnızca Toros Gübre nin bayileri rakip firmaların ürünl erini satamamaktadır. İGSAŞ ın devralınması, özellikle üre temininin genişlemesiyle Toros Gübre nin kendi bayilerine karşı pazarlık gücünü yükseltecek, pazarda tek elden satın alma esasına dayalı çalışan bayi sayısı artacak ve buna bağlı olarak ithalatçı f irmaların ürünlerini toplu satışlar dışında nihai kullanıcılara ulaştırması güçleşecektir. Bu çerçevede, Toros Gübre nin, İGSAŞ ı devralması halinde, dağıtım ağının genişlemesi ve etkinleşmesiyle bayi satışlarında güçlenecek (1999 yılında tarafların bayi satışlarındaki toplam payı BBM cinsinden %42.5 tir.), aynı zamanda ithalatçı firmalar açısından dağıtım daha önemli bir giriş engeli olacaktır. Devralma işleminin diğer bir etkisi, İGSAŞ ın İzmit teki liman -iskele tesislerinin Toros Gübre ye getireceği maliyet avantajıdır. İzmit teki iskele, indirme ve yükleme hizmetlerinde geri teknolojili ve deprem nedeniyle onarılması gerekli, ayrıca bölgedeki diğer iskelelere göre küçük ve kapasitesi sınırlı bir tesis olmakla birlikte, üçüncü kişilere hizmet vermek anlamında olmasa da kendi faaliyetleri açısından Toros Gübre ye büyük katkı verecektir. İthalatın tamamına yakınının gerçekleştirildiği kuzey bölgelerinden gelip ülkenin batısına satışı yapılacak gübrenin bu iskelede indirilmesi, hem maliyet avantajı getir ecek hem de bu bölgelerdeki alıcılara daha kısa sürede ulaşılması mümkün olacaktır. Toros Gübre tarafından üretilen gübrenin aynı bölgeye taşınmasında karayolu yerine denizyolunun kullanılabilmesi yine maliyet ve süre avantajı yaratacaktır. Bunun yanı sıra , İGSAŞ ın İzmit teki iskelenin yakınındaki ve Mersin -Adana bölgesindeki depoları da, Toros Gübre nin, üretimi ve dağıtımı daha planlı ve uygun koşullar altında daha büyük ölçeklerle yapabilmesini sağlayarak, rakiplere karşı ciddi kazanım elde etmesini sağ layacaktır. Pazarın geneli ve taraflar hakkındaki tespitler çerçevesinde; halihazırda giriş engellerinin yüksek olduğu gübre pazarının oligopolistik yapısının güçlenmesi ve bu şekilde pazara girmenin ve pazarda faaliyet göstermenin zorlaşması, azot lu gübre ithalatının yaklaşık üçte birini gerçekleştiren Toros Gübre nin satış ve üretim miktarı ile kurulu kapasite yönüyle pazar lideri konumuna geçmesi, azotlu gübre 27 REKABET KURUMU satışlarındaki ağırlığı gitgide artan üre ve AN gübresi satışlarının yarısından fazlası nın Toros Gübre tarafından gerçektirilecek olmasının bu teşebbüsün pazarda daha da büyüme olanağını ele geçirmesi anlamına gelmesi ve bayi ağının genişleyip, bayi satışlarında etkinliğin artırılmasıyla Toros Gübre nin rakiplerine karşı ciddi bir avantaja s ahip olması ve dikey ilişkilerde pazarlık gücünün daha da artması etkilerini doğuracak işlem sonucunda, Toros Gübre nin azotlu gübreler pazarında hakim duruma geçeceği belirlenmiştir. 2.2. İGSAŞ ın Üretim Faaliyeti Diğer azotlu gübrelerinkinden farklı bi r üretim sürecinde ve ham madde olarak doğalgazın kullanımıyla üretilen üre, İGSAŞ ın satış ve üretim faaliyetlerinde özel ve ağırlıklı bir yere sahiptir. İGSAŞ ın İzmit teki fabrikası Türkiye de üre üretimini gerçekleştiren tek tesis olup, burada temel ha m madde olarak kullanılan doğalgaz aynı zamanda enerji kaynağıdır. Buna bağlı olarak, ürenin üretim maliyetinin yaklaşık %80 ini doğalgaz oluşturmaktadır. Doğalgazla çalışan elektrik santrallerinin çoğalması ve büyük şehirlerde doğalgazın ısınmada artan bir yaygınlıkla kullanılması, ülke genelinde doğalgaz ihtiyacının artması sonucunu doğurmuştur. Artan talebe karşı arzın yeterli düzeyde olmaması, İGSAŞ ın doğalgaz temininde sıkıntı yaşamasına neden olmuştur. İGSAŞ 1999 yılında, Nisan ayına kadar doğalga z alamamış ve bu tarihe kadar üretim gerçekleştirememiştir. Nisan ayından itibaren başlayan üretim, 17.08.1999 tarihinde (4 ay sonra) bu sefer deprem nedeniyle durmuş ve günümüze kadar normal koşullarda üretim yapılamamıştır. Bu tarihten sonra, depremden z arar gören tesis onarılmış ve amonyak üretim sürecinin modernizasyonu tamamlanmıştır. Üre üretim sürecinin iyileştirme çalışmaları ise sürmektedir. Modernizasyon çalışmalarının bir kısmının tamamlanması ve depremin yarattığı zararın giderilmesinden sonra t est üretimine geçilmiştir. İGSAŞ üretim tesislerine, 2001 yılı Nisan ayına kadar doğalgaz verilmeyeceği tahmin edilmektedir. Bu durum, üretim faaliyetlerini büyük ölçüde sınırlayacaktır, çünkü ağırlıklı olarak ilkbaharda tüketilen azotlu gübrelerin bu mev sim öncesinde üretilerek stoklanması gerekmektedir ve doğalgaz kesintisi bu döneme denk gelecektir. Doğalgaz tüketen elektrik santrali sayısının hızla artması ve özellikle kış aylarında büyük şehirlerdeki doğalgaz ihtiyacının yoğunlaşması, doğalgaz teminin deki problemin -arz yetersizliği giderilmedikçe - bir süre daha devam edeceğini göstermektedir. Bildirim formunda; kısa vadede doğalgaz teminine ilişkin belirsizliğin söz konusu olması nedeniyle önümüzdeki birkaç yılda da üretime geçilemeyecek olmasının gö z ardı edilemeyecek bir olasılığı ifade etmesi tespitinden hareketle, faaliyetlerini tam anlamıyla sürdüremeyen bir işletmenin Toros Gübre tarafından devralınmasının hakim durum yaratılmasına neden olmayacağı ileri sürülmüştür. Ancak bu yaklaşımda, İGSAŞ ı n pazardaki fiili ve potansiyel ağırlığı göz ardı edilmektedir. 28 REKABET KURUMU Öncelikle, dünya fiyatlarıyla rekabet edilebilecek şekilde uygun maliyette girdi sağlanabilmesi, yalnızca ürenin değil diğer azotlu gübrelerin de ülkemizde üretilmesinin ön koşuludur. Halihaz ırda, üretici firmalar dünya fiyatlarındaki düşüşlerden etkilenerek önceden üretmekte olduğu gübrenin ithaline yönelebilmektedir. Kaldı ki, İGSAŞ ın uygun koşullarda doğalgaz temin edebildiği düşünüldüğünde, bu durumda da doğalgaz ve daha da önemlisi mamül üre fiyatlarının dünya genelinde nasıl seyredeceğinin önceden bilinememesi, aynı belirsizliği doğuracaktır. Bu bağlamda, doğalgaz talebinin karşılanabilmesi dışındaki hususlar üretim yapan herhangi bir teşebbüsü ilgilendirebilecek nitelikte olup, bu değiş kenlere ağırlık verilerek İGSAŞ özelinde değerlendirme yapmak sağlıklı sonuçlar vermeyecektir. Diğer yandan, yakın tarihlerde yapılan görüşme ve anlaşmalar sonucunda doğalgaz arzının talebi karşılayamaması sorununun 2 -3 yıl içinde ortadan kalkacağı beklen mektedir. Bununla ilgili olarak, Botaş Genel Müdürlüğü nün ÖİB ye gönderdiği 13.04.2000 tarih ve 10498 sayılı yazıda; artan talebin karşılanması, anlaşmaya bağlanan gaz alımlarının zamanında yapılabilmesi ve arz açığının karşılanması için birçok projenin y atırım programına alındığı ifade edilmektedir . Yazıya göre bu projeler; - Mevcut Doğalgaz Sisteminin Modifikasyonu ve Geliştirilmesi Projesi, - Yeraltı Gaz Depolama Projesi, - Doğu Anadolu Doğal Gaz İletim Hattı Projesi, - Mavi Akım Projesi, - Türkmenist an-Türkiye -Avrupa Doğalgaz İletim Hattı Projesi, - İkinci LNG Terminali Projesi, - Mısır -Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, - Irak-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi dir. Çalışmaların öngörüldüğü tarihlerde tamamlanması durumunda; 2001 yılı içinde D oğu Anadolu Doğal Gaz İletim Hattı Projesi ile İran dan ve Mavi Akım Projesi ile Rusya Federasyonu ndan, 2002 yılında ise Türkmenistan -Türkiye -Avrupa Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile Türkmenistan dan doğalgaz alınacaktır. Bunların dışında Irak ve Mısır la d a doğalgaz alım protokolü yapılmıştır. Bu projelerin birkaç yıl içinde yaşama geçirilmesiyle, doğalgaz arz açığının giderileceği tahmin edilmektedir. Kısa vadede, 2001 de tamamlanacak iki proje sonrasında, doğalgaz talebi önemli ölçüde karşılanabilecektir . Dolayısıyla, İGSAŞ ın üretim yapmasının önündeki en büyük engel kalkacaktır. İGSAŞ, üretim yapamamasına karşın pazarda ciddi bir ağırlığa sahiptir. 1999 yılında yalnızca 4 ay üretim yapan İGSAŞ ın satışlarının çoğu ithal edilen ürünlerden gelmektedir. İGSAŞ ın, pazarda uzun süredir faaliyet göstermesi ve ürenin tek üreticisi olmasına bağlı olarak tüketici nezdinde oluşan olumlu imajı, üretime ara vermek durumunda kalmasına karşın azotlu gübre pazarında hala önemli bir ağırlığa sahip olmasının temel nede nidir. Dökme olarak ithal edilip ülkemizde ambalajlanarak satışa sunulan gübrenin ithal edilmiş olup olmadığının çiftçi tarafından bilinmemesi 29 REKABET KURUMU ve daha da önemlisi tercih edilen bir firmanın adıyla ambalajlanmış olması, İGSAŞ ın pazarda önemli bir oyuncu ol arak kalmasının gerekçesini oluşturmaktadır. Bu nedenle, İGSAŞ üretime geçemese de, Toros Gübre nin İGSAŞ ı devralması durumunda taraflar pazar payı kaybına uğramayacaktır. Hatta Toros Gübre nin, İGSAŞ ın gerçekleştirdiği ithalatın üzerinde dışalımda bulun arak bu ürünleri İGSAŞ ambalajıyla pazara sürmesi durumunda, pazardaki ağırlığını artırması mümkün olabilecektir. Bu çerçevede, İGSAŞ ın üretimdeki mevcut sıkıntıları nedeniyle bildirime konu olan işlem sonucunda hakim durum yaratılmayacağı görüşü, bu işl etmenin çiftçi nezdindeki olumlu imajı nedeniyle devralma sonrasında Toros Gübre nin büyük ölçüde güç kazanacağı ve 2 -3 yıl içinde İGSAŞ ın eski üretim performansını yakalayabileceği tespitleri karşısında gerçeği yansıtmamaktadır. 2.3. İşlemin Kompoze Güb reler Pazarında Yaratacağı Etkinin Değerlendirilmesi İGSAŞ, asıl üretim konusu olan ürenin yanında; üretimi ve elleçlemesi aşamalarında ortaya çıkan, satılamaz nitelikteki ürenin değerlendirilmesi ve ürün yelpazesinin genişletilmesi amacıyla, 20.2 0.0 ile 15.15.15 kompoze gübrelerini de üretmekte, ayrıca söz konusu ürünler (bazı yıllar üre de) ile DAP gübresini ithal etmektedir. Ülkemizdeki tüm gübre üreticileri, kompoze gübre üretimi yapmaktadır. Bu üreticilerinin kompoze gübre üretim kapasiteler i ile son üç yıldaki fiili üretim miktarları şu şekildedir: Kompoze Gübre Üretimi Yapan Kuruluşların Kapasite ve Yıllara Göre Üretim Miktarları (Ton) Firma Kapasite (Ton/Yıl) Pay (%) 1997 Yılı Üretimi Pay (%) 1998 Yılı Üretimi Pay (%) 1999 Yılı Üretimi Pay (%) Toros Gübre 808,500 29.68 454,734 24.35 502,517 26.05 491,008 27.58 TÜGSAŞ (Samsun) 527,200 19.36 375,875 20.13 372,505 19.31 355,335 19.96 Gübretaş 500,000 18.36 368,548 19.74 368,614 19.11 324,987 18.25 Bagfaş 440,000 16.15 436,368 23.37 419,5 72 21.75 375,646 21.10 Ege Gübre 330,000 12.12 120,326 6.44 155,680 8.07 148,427 8.34 İGSAŞ 118,000 4.33 111,500 5.97 109,999 5.70 84,897 4.77 Toplam 2,723,700 100.00 1,867,351 100.00 1,928,887 100.00 1,780,300 100.00 *Kaynak: DPT Özel İhtisas Komisyon Raporu, 2000 Yılı Gübre Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ** Bazı fabrikalar aynı tesiste birden fazla kompoze ürün çeşidi üretebilmekte, buna göre de üretim kapasiteleri değişmektedir. Bu tür durumlarda, daha fazla üretim yapılabilen ürünün üretim kapasitesi alınmıştır. 30 REKABET KURUMU %30 civarındaki pay ile en büyük kompoze gübre üretim kapasitesine sahip kuruluş Toros Gübre dir. Son üç yılın üretim miktarlarına göre, pazardaki en yüksek pay yine Toros Gübre'ye aittir. Ancak, daha sonra gelen üreticilerle arasında çok az bir fark bulunmakta ve ilk dört üreticinin pazar paylarının %18 ile %27 arasında değiştiği görülmektedir. Gübre Üreticileri Derneği nin istatistiklerine göre, 1999 yılı kompoze gübre satışlarının 640,980 tonluk kısmını TKKM B gerçekleştirmiştir. Ancak, TKKMB nin gibi görülen bu satış miktarı, esasen üretici kuruluşların TKKMB ye yaptığı toplu satışlarlardan oluşmaktadır. Bu nedenle, kompoze gübreler pazarındaki üretici kuruluşların gerçek ağırlıklarını görebilmek için, TKKMB alımları üretici kuruluşlara dağıtılmıştır. 1999 Yılı Kompoze Gübre Satışları (Ton)* Kuruluş Bayi Satışı Toplu Satış** Toplam*** Pay (%) Gübretaş 207,684 365,746 573,430 26.94 Toros Pazarlama 507,613 26,275 533,888 25.08 Bagfaş 212,822 72,857 285,679 13.42 TÜGSAŞ (Samsun) 209,308 15,781 225,089 10.57 İGSAŞ 127,020 0 127,020 5.97 Ege Gübre 102,858 15,789 118,647 5.57 Diğer 235,960 29,119 265,079 12.45 Toplam 1,603,265 525,567 2,128,832 100.00 * DAP da bir kompoze gübre çeşidi olarak alınmıştır. ** TKKMB 1999 yılında 640,980 ton kompoze gübre satışı yapmıştır. Ancak aynı yıldaki toplu alım miktarının 525,567 ton olduğu görülmektedir. Aradaki 115,413 tonluk fark stoktan satışlarla açıklanmaktadır. *** Bu başlık a ltındaki değerler, azotlu gübreler pazarının incelendiği bölümlerden farklı olarak yalnızca fiziki t oplam cinsindendir. Kompoze gübreler birden fazla bitki besin maddesi içermekte olup, BBM cinsinden hesaplama yapmak far klı besin maddelerinin aynı şekilde hesaplamalara dahil edilmesine ve buna bağlı olarak sağlıklı olmayan sonuçlara ulaşılmasına neden ol acaktır. 1999 yılı kompoze gübre satış rakamlarına göre, Gübretaş'ın %26.94'lük pazar payı ile en büyük kompoze gübre satıcısı olduğu, onu %25.08'lik paz ar payı ile Toros Gübre'nin yakından izlediği, diğer satıcıların ise daha düşük pazar paylarına sahip olmakla birlikte, özellikle %13.42 lik pazar payı ile Bagfaş ın ve %10.57 lik pay ile TÜGSAŞ (Samsun) ın, pazardaki ağırlıkları bakımından, ilgili pazarı n önemli aktörlerinden olduğu görülmektedir. 1999 yılı sonu itibarıyla, İGSAŞ ın kompoze gübreler pazarındaki payı yaklaşık %6 dır. Toros Gübre'nin, İGSAŞ'ı devralması durumunda, pazar payı (İGSAŞ'ın kompoze gübreler pazarındaki payının tamamının devrala n kuruluşa geçeceği varsayımı altında), %30 civarına yükselecektir. Bu durumda, Toros Gübre %2-3 lük bir pazar payı farkı ile Gübretaş ın önüne geçecek ve pazar lideri olacaktır. Ancak gerek rakiplerinin pazardaki ağırlıkları gerekse devralma işlemi sonra sında Toros Gübre nin pazar payında büyük bir sıçramanın söz konusu olmayacağı dikkate alındığında, işlemin kompoze gübreler pazarında hakim durum yaratılmasına neden olmayacağı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, devralma işlemi sonrasında pazar payı kaybının yaşa nması kaçınılmaz olup, yukarıda belirtilen pazar payı toplamı fiilen daha düşük seviyelerde oluşacaktır; çünkü İGSAŞ ın yalnızca bayilere ürün çeşitliliği sunabilmek amacıyla üretmekte veya ithal etmekte olduğu kompoze gübrelerin 31 REKABET KURUMU satışları sınırlı miktarla rdadır ve İGSAŞ ın azotlu gübrelerden özellikle ürede çiftçi tarafından tercih edilmesi durumu kompoze gübrelerde aynı oranda etkili değildir. Ayrıca kompoze gübre üretim kapasitesi 808,500 ton olan Toros Gübre, pazar koşulları gereği bu kapasitenin a ncak %55 -60 ını kullanabilmektedir. Bu nedenle, işlemin kompoze gübreler pazarında yaratacağı etkinin değerlendirilmesinde; İGSAŞ'ı devralmasından gelecek %5 -6 lık bir kapasite ve üretim payı ile Toros Gübre nin pazar lideri konumuna geçecek olmasına karşı n, arz fazlasının söz konusu olması ve tüm üretici firmaların üretim faaliyetinde bulunması göz önünde bulundurulmuştur. Arz esnekliğinin yüksek olması bir kompoze gübre türünün üretiminden diğerine geçmenin zor olmaması - da kompoze gübreler pazarındaki rekabetin azotlu gübreler pazarında olandan daha şiddetli olmasını açıklamakta ve potansiyel rekabet olanaklarına işaret etmektedir. Bu hususlar da, işlem sonucunda kompoze gübreler pazarında hakim durum yaratılmayacağı tespitini desteklemektedir. İ- SONUÇ Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. nin Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. tarafından devralınması halinde; 1. kompoze gübreler pazarında hakim durum yaratılmayacağına, 2. ancak azotlu gübreler pazarında, Toros G übre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. nin, - satış, üretim, kurulu kapasite ve itha lat yönüyle pazar lideri konumuna geçecek olması, - toplam azotlu gübreler satışı içinde payı artmakta olan AN (%33 N) ve üre (%46 N) gübrelerinin önemli bir kısmının satışını gerçekleştirecek olmasına bağlı olarak, pazardaki ağırlığını daha da artırm a olanağını ele geçirecek olması, - bayi ağının genişlemesi ve yeni iskele, depo kullanımı olanaklarını edinmesiyle rakiplerinin pazarda tutunmasının güçleşecek olması, - giriş engellerinin yüksek olduğu pazarın oligopolistik yapısının ciddi ölçüde güçle neceği ve böylece pazara girişin daha da zorlaşacak olması, nedenleriyle hakim duruma geçeceğine, 3. bu itibarla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 7 nci maddesi anlamında hukuka aykırı ve yasak olan, bildirime konu devralma işlemine izin verilmemesine OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.