11. Hukuk Dairesi 2025/5838 E. , 2026/660 K. "" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/447 Esas, 2025/611 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA D…
11. Hukuk Dairesi 2025/5838 E. , 2026/660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/447 Esas, 2025/611 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, ihaleye girmeden dört gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, manevi tazminatın reddine dair 14.04.2015 tarihli ve 2013/216 E., 2015/249 K. sayılı kararın derecattan geçerek kesinleştiği; maddi tazminat talebine gelince, 14.07.2020 tarihli ve 2019/142 E., 2020/256 K. sayılı kararda, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, ayrıca davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminat da dikkate alındığında toplam 48.694,34 TL tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/286 E., 2022/1856 K. sayılı kararı ile davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak tazminat talebinin 30.000,00 TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru %30 oranındaki indirimin de talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararının bozulduğu, davacının dava dilekçesi ile ihale makamları tarafından gelir kaydedilen geçici teminatların toplamı olan 23.000,00 TL, ihalelere iştirak için yapılan masraflar için 4.000,00 TL, 1. ihale kâr kaybı için 10.000,00 TL, 2. ihale kâr kaybı için 20.000,00 TL talepte bulunduğu, davacının ıslah talebinin, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedildiği; buna göre maddi tazminat dava değerinin 57.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporları ve Yargıtay bozma ilamları ile işaret edildiği üzere ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale kazanmak için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının %30 müterafik kusurunun olduğu, davalı bankanın talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu; her iki ihale için 23.000,00 TL teminat + 3.760,21 TL masraf toplamı 26.760,21 TL zararın %70'inden davalının sorumlu olduğu, ilk tazminat kalemi olan ihaleye iştirak için yapılan mesai ve masraflar yönünden talep edilebilir tazminatın 18.694,34 TL olduğu, ikinci kalem olan kâr kaybının 269.053,19 TL olarak hesaplandığı, bu yoksun kalınan kazancın %70'inden davalının sorumlu olduğu, bu suretle bedelin 188.337,23 TL olduğu, dava dilekçesinde talebin 30.000,00 TL olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 tarihli, ve 2021/286 E., 2022/1856 K. sayılı bozma ilamında mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olan 30.000,00 TL istem üzerinden zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan %30 oranında indirim yapılması gerektiğinin vurgulandığı, buna göre bu tazminat kalemi yönünden talep edilebilir bedelin 21.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.694,34 TL maddi tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.