11. Hukuk Dairesi 2022/3062 E. , 2023/3210 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/54 Esas, 2021/969 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyi…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3062 E. , 2023/3210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/54 Esas, 2021/969 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Gama Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin %11 hissedarı olduğunu, ortaklar arasında imzalanan 09.04.2002 tarihli protokol ile müvekkiline ait %11 hissenin davalı ... adına kayıtlı olması, ancak gerçekte tüm hakların müvekkiline ait olduğunun hükme bağlandığını, şirketin kuruluşundan beri müvekkiline kâr payı ödenmediğini, davalı şirketin sermaye artırımına gitmesi nedeniyle davalı ...’in 14.03.2012 tarihinde müvekkiline gönderdiği ihtarnamede müvekkilinin hisse oranının kabul edildiğini, sermaye artırımının müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan gerçekleştirilen sermaye artırımlarının müvekkili yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin %11 hissesine sahip olduğunu tespiti ve hissedarlığın hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işbu davada müvekkiline husumet düşmeyeceğinden davanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi) maddesi gereği zamanaşımı süresinin dolduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının 29.03.2002 ve 01.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararlarına istinaden hissesini kendi rızasıyla devredip ortaklıktan ayrıldığını ve bu durumun ticaret siciline işlendiğini, dava konusu protokolün tarafı olan gerçek kişileri bağlayacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, sermaye artımlarının usulüne uygun yapılıp sicile tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar