TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2025 NUMARASI : 2024/823 Esas 2025/231Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/786 Esas 2025/1423 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/786 KARAR NO : 2025/1423 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2025 NUMARASI : 2024/823 Esas 2025/231Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.10.2023 tarihinde davalı bankanın ... Şubesi ile ... Bankası tarafından ihraç edilen 16.10.2028 vadeli, XS2445343689 Işın Kod ve 114.000,00 USD nominal bedelli eurobondu banka komisyonu dahil 119.272,50 USD ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin 14.07.2024 tarihinde ihtiyacına istinaden bahse konu eurobondu paraya çevrilmek üzere davalı bankaya müracaat ettiğini ancak müvekkiline davalı tarafça eksik ödeme yapıldığını, valör günü olan 19.04.2024 tarihinde davalı bankanın 6239.12 USD kupon ödemesi ile birlikte eurobondun karşılığı olarak müvekkiline toplam 121.182,00 USD ödeme yapılmış olup 6.239,12 USD tutarı eurobond tutarına dahil olmayıp kupon ödemesi olduğunu , müvekkiline eurobond hesabının karışlığı olarak 114.942,88 USD tutarında ödeme yapıldığını , piyasa fiyatının altında yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin 5.000 USD civarında zarara uğradığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD tutarında alacağın 19.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının USD döviz cinsine uyguladığı bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden aynen veya fiili ödeme tarihinden TCMB döviz satış kurulu üzerindeki TL karşılığını ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili bankanın Çankaya Şubesi müşterisi olduğunu, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi kapsamında davacının 17.10.2023 tarihinde XS2445343689 Işın numaralı ... Bankası A.Ş. Özel Sektör kıymetini 114.000 nominal, 119.272,50 Usd (104.625 eurobond kirli fiyatı) bedelle satın aldığını, davacının 17.10.2023 tarihinde satın aldığı 114.000 nominal, 114.942,88 USD bedelle sattığını, müvekkili banka tarafından davacı hesabına 19.04.2024 tarihinde anapara ve kupon ödemesi olarak toplam 121.182 USD ödeme yapıldığını, yapılan tüm işlemlerin davacı ile yapılan mutabakata göre piyasa koşulları doğrultusunda günlük oluşan banka fiyatları ile gerçekleşmiş olup davacının işlemlere ilişkin sözlü onayının da alındığını, davacıya iddia ettiği gibi eksik ödenen tutar olmadığını, davacının yapılan işlemlere ilişkin bir itirazı, ihtiraz-i kaydı bulunmadığını, tüm işlemlerin taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, bankacılık uygulamaları ve piyasa koşullarına göre yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Taraflar arasında yapılan 12.05.2022 tarihli sözleşmesinin "Delil Sözleşmesi ve Yetkili Mahkeme "başlıklı 26'nci maddesinde, uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, bu maddenin tarafların tacir olduğu gözetilerek HMK.nun 17. maddesi uyarınca, yetki sözleşmesi mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, davalının yetki ilk itirazının kabulüne, mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkemeye başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tacir sıfatına haiz olmadığından dolayı davacı ile yetki sözleşmesi yapılamayacağını aksi takdirde sözleşmedeki yetki kısmının davacı açısından geçersiz olacağını, davalı bankanın sunmuş olduğu çerçeve sözleşmenin 1. sayfasında da davacının gerçek kişi olduğunun yazdığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; taraflar arasında imzalanan Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemenin görevi kanunla düzenlenir ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre;" Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise;" Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı yönetmeliğin 8.maddesinde de; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülükleri düzenlenmiştir. Finansal hizmetlerin tüketici işlemi kapsamına alındığı yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla işin sadece finansal olması işlemin tüketici işlemi olmadığını göstermeyecektir. Doktrinde de tasarruf sahibi bireysel yatırımcının bir aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalamasının tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmektedir (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan; Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi-Tebliğler Tartışmalar, sayfa 24-25). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/02/2019 tarih ve 2017/11-2348 Esas 2019/82 Karar sayılı kararında "... Her ne kadar 6502 sayılı TKHK'nun 49.maddesi finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler yatırım hizmetlerini de tüketici hukuku kapsamı içine almış olsa da taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konu ve kapsamını belirleyen "B" bendinde açıkça bu sözleşme çerçevesinde gerçekleştirilecek yatırım işlemlerinin "ticari amaçla" olduğu belirtilmiştir. Dava konusu sözleşme geçerli ve taraflar için bağlayıcıdır. Yukarıda açıklandığı üzere bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, eldeki davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasına göre uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz. Hal böyle olunca yerel mahkemenin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki direnme kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır." denilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki uyuşmazlık 22/05/2022 tarihli Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmede davacı faaliyetinin ticari olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmaması 22/05/2022 tarihli sözleşme ve Risk Bildirim Formu ve Bireysel Müşteri Tanıma Formu içeriklerinden dava konusu işlemlerde davacının gerçek kişi/bireysel müşteri olup, taraflar arasındaki ilişki bankacılık işlemi, davacı ise somut dosyada dava konusu bankacılık işleminin de ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumunda olduğu, dava tarihi itibariyle bu tür davalarda tüketici mahkemesi görevli olduğundan Mahkemece Tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. ''Yetki'' bir davaya hangi yerdeki hukuk mahkemesi tarafından bakılabileceğini belirler. 6100 sayılı HMK'nun 116/ (1) maddesi uyarınca ; Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ,ilk itirazlardan sayılmış olup, Aynı Yasa'nın 117/(2) maddesinde ; İlk itirazların , dava şartlarından sonra inceleneceği hususu düzenlenmiştir. Hal böyle olunca mahkemece önce göreve ilişkin dava şartının incelenmesi ve görevli mahkemece yetki uyuşmazlığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasalara aykırı bulunmuştur. Öte yandan, davacı tüketici olmakla HMK'nun 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesi geçersiz olup, sözleşmenin davalı bankanın Çankaya Şubesi ile imzalandığı gözetildiğinde Ankara Tüketici Mahkemeleri yetkili mahkemeleridir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2025 tarih 2024/823 Esas 2025/231 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353(1)-a.3 maddesi gereğince dosyanın görevli ve yetkili Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 3-Karardan bir örneğin, bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması amacıyla Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Peşin alınan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -