T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/127 Esas KARAR NO: 2025/1395 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/983 Esas - 2022/902 Karar TARİH: 29/09/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/127 Esas KARAR NO: 2025/1395 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/983 Esas - 2022/902 Karar TARİH: 29/09/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bünyesinde ... no’lu ... Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Dış Tic. Ve Tarım Ürünleri San. A.Ş.’nin Kamboçya'da yerleşik ... Co. Ltd. Firmasına ihraç etmiş olduğu 5 palet 1152 koli 3375 kg brüt kiraz ve erik emtiası'nın (480 koli/1430 kg'si erik, 672 koli/1945 kg kiraz) Türkiye'den Kamboçya'ya nakliyesi işi 28.06.2019 tarih, ... no.lu navlun faturası karşılığında davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini ve davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. Sorumluluğunda fiili taşıyan ... firmasına kayıtlı ... uçuş numaralı uçağa yüklenmiş olup 27.06.2019 tarihinde Kamboç'ya ulaştığı ve nakliyeciden teslim aşamasında ürünlerin hasarlı olduğu görülerek dilekçe ekinde sunulan hasar tutanakları düzenlendiğini, konişmentoda emtiaların taahhüt edilen sıcaklıkta taşınmadığı, ürünlerin bu nedenle bozulduğu - çürüdüğünün tespit edildiğini, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine sigortalısına 08.08.2019 tarihinde 32.641,66.-TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkil ... Sigorta A.Ş., TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 32.641,66TL alacak için zarar sorumlularına rücu hakkı doğduğunu, bu bağlamda Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, taşıma aracılığı işi ile iştigal etmekte, fiili taşıma işini gerçekleştirmediğini, taşıma işi fiili olarak müvekkil şirket tarafından yapılmadığını, müvekkil şirket sadece bu taşımayı gerçekleştirecek taşıyıcıları temin ettiğini, bu taşımada da fiili taşımayı ... Havayolları gerçekleştirmiş olup, dava konusu talepleri hiçbir surette kabul etmediğimiz itirazi kaydı ile herhangi bir sorumluluk doğması halinde de bu tutar fiili taşıyıcıdan tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, hesaplanan tutarın kabulü mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/09/2022 tarih ve 2020/983 Esas - 2022/902 Karar sayılı kararında;"....Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; TTK 1472. Maddesinde; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava açma hakkının olması durumunda bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sigortacının sigortalısına karşı yaptığı ödemeyi ispat ederek halefiyet kuralı gereği dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği belirtilmiştir. Dosyada bulunan dekont örneği incelendiğinde; davacının 08/08/2019 tarihinde 32.641,66 TL ödediği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde;" 01.07.2019 tarihinde meydana gelen hasarın davacı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen Abonman ve Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, Erik ve kiraz emtiasının havayolu ile taşınırken soğuk zincirin kırılması sonucu bozulduğu, hasarın 01.07.2019 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiği ve ekspertiz raporunun 05.08.2019 tarihinde sonuçlandığı ve Abonman Poliçesi Klozu gereği hasar tespitinin usulüne uygun olarak yapıldığı, dosyaya sunulu 04 Temmuz 2019 tarih ve ... yevmiye numaralı noter aracılığıyla gönderilen ihtarname gereği ihbar şartının yerine getirildiği, muafiyet tenzili sonrası net hasarın 5.671,78 USD olarak Eksper tarafından tespit edildiği, bu tutarın kadri marufunda olduğu, hasar tarihi itibariyle USD Kurun 5.75510 olduğundan toplam hasar tutarının 32.641,66TL olarak tespit edildiği " belirtilmiştir, meydana gelen hasarın sigorta poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun mevcut olduğu, ve davacı sigorta şirketinin davalıya rücu edebileceğini belirtilmesi karşısında; davacı sigorta şirketinin TTK 1472 maddesine göre sigortalısının yerine geçerek sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ettiği ve halefiyet kuralları çerçevesinde karşı taraftan isteyebileceği kanaatine varılmıştır. Ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz istenebileceğinden bu tarih itibariyle 2.095,33TL faiz hesap edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacağın mahkememizce aldırılacak bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden, dolayısı ile likit olmaması sebebiyle yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir."gerekçesi ile,'' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 32.641,66TL asıl alacak 2.095,33TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.736,99TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme ilamının usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerektiğini, Müvekkili şirketin, yalnızca taşıma aracılığı işi ile iştigal etmekte olup fiili taşıma işini gerçekleştirmediğini; davaya konu edilen taşımanın da müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini; Mahkemece verilen kararı ve talepleri kabul etmedikleri ve hatalı kararın kaldırılmasını talep ettikleri kaydıyla; herhangi bir sorumluluk doğmasına karar verilmesi halinde dahi bu tutarın müvekkile yansıtılması hatalı olacağından itirazlarını değerlendirmemiş eksik ve hatalı yerel mahkeme kararına itiraz ettiklerini, Sigorta poliçesinin geçersizliği yönünde belirttiğimiz savunmaların Mahkeme tarafından ne yazık ki dikkate alınmadığını; zayi olduğu iddia edilen emtianın taşınmasının 26.06.2019 tarihinde yapıldığını ancak dosyaya ibraz edilen Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'nin 01.07.2019 tarihinde tanzim edildiğini; TTK uyarınca, Sigortacının halefiyet hakkının doğması için geçerli ve yürürlükte bir sigorta sözleşmesinin bulunması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu; dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde poliçenin tanzim tarihinin 01.07.2019 yükleme tarihinin de 26.06.2019 olduğunun açıkça görülmekte olduğunu; davacının, sigorta poliçesinin yapıldığı sırada, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu kabul etmekte olduğunu, TTK’nın 1458. maddesinde “Mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşme imkanının kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür.” demekte olup, riziko gerçekleştikten sonra düzenlenen sigorta poliçesi geçersiz olup, davacı sigorta şirketi tarafından geçersiz bir sigorta poliçesine dayanılarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini; dosyadan alınan Bilirkişi raporunda bu hususun detaylıca incelenmediğini; hatta bilirkişi raporunda, ... poliçe numaralı 01.07.2019 tarihinde düzenlenmiş Nakliyat Emtia sigorta polçesinin ... Poliçe numaralı Abonman Poliçesi kapsamında tanzim edildiği ve yönü itibariyle iddia edilen hasarın poliçe vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiğinin değerlendirildiğini; istikrar kazanan Yargıtay kararları uyarınca Abonman Poliçesi çerçeve sözleşme niteliğini haiz olup her ayrı taşıma öncesinde spesifik poliçe yapılması gereği bulunduğunu; işte bahsi geçen spesifik poliçenin geçerlilik şartının da tanzim tarihinin hasarın gerçekleşmesinden önce olması olduğunu, Dosyanın yeni bir heyete tevdi edilmeden temelsiz ve eksik incelemeye tabi raporun, bu haliyle karara konu edilmesinin hatalı olduğunu; Yerel mahkemece detaylı bir inceleme olmaksızın yalnızca hatalı raporun dayanak olduğu karara itiraz ettiklerini, Dosyada hasarlandığı iddia edilen emtialara ilişkin hesaplama teslimden çok sonra tutulmuş ekspertiz raporuna dayanılarak yapıldığını; işbu ekspertiz raporunun somut olayda dikkate alınmasının mümkün olmadığını; Müvekkil Şirketin aracılık etmiş olduğu taşıma işi davacının sigortalısına ait erik ve kiraz emtiasının hava yolu ile taşınması ile sınırlı olduğunu; ancak dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporu bizzat yurtdışında malların teslim alındığı Kamboçya'da alınmış rapor olmadığını; ekspertiz tarihinin 01.07.2019 olduğunu ve ekspertiz yerinin İzmir olduğunu; yani emtialar görülerek oluşturulmuş bir rapor dahi bulunmadığını; açıklanan bu nedenlerle dahi ekspertiz raporunun ve buna bağlı olarak yapılmış bilirkişi raporu hesabının kabul edilemeyeceği hususunun muhakkak olduğunu; halbuki Mahkemenin itirazları dikkate almaksızın hatalı ve eksik incelenen rapor doğrultusunda karar verdiğini, Dosyadan alınan bilirkişi raporları taban tabana zıt olmasına rağmen Mahkeme tarafından şüpheye mahal bırakmayacak şekilde yeni bir heyet görevlendirilmediğini ve yüzeysel inceleme sonucunda oluşturulan raporun hükme esas alındığını, Uyuşmazlığa konu taşımadaki ürünlerin tamamının satılmış olup, bu satışlara ilişkin bedellerin sovtaj bedeli olarak düşülmediğini; hiçbir surette sorumluluğu kabul etmedikleri ihtirazi kaydı ile; ekspertiz raporunda açıkça ''alıcı firma ürünleri hemen satışa vermiş ve normal ürünün yarı fiyatına satmıştır'' demekte olduğunu; bu durumda sovtaj bedeli kiraz ürünün fatura bedelinden mahsup edilmeli ve kalan kısmın ise yarısının hesaplanması gerektiğini ancak bu tutardan da olağan fire oranlarının düşülmesi gerektiğini, Ancak tamamen alıcının beyanı doğrultusunda bildirilen zarara istinaden hesaplama yapıldığını; zarar miktarı hesaplanırken yaş sebze meyve taşımasında makul oranda fire verilmesinin olağan karşılanması gerektiği hususunun ne raporda ne de rapora göre oluşturulan kararda dikkate alınmadığını; havayolu taşımacılığında olağan yaş sebze meyve fire oranları dikkate alınmak sureti ile bu hesaplamanın da yeniden yapılması gerektiğini; kararın bu yönüyle de eksik inceleme neticesinde oluşturulduğunu, Varşova Sözleşmesinin 26. maddesine göre hasar halinde teslim alan kişinin hasarın fark edilmesinden sonra DERHAL taşıyıcıya yazılı olarak şikayette bulunması ve bu şikayetin her halükarda 14 gün içinde yapılması gerekli olduğunu; belirtilen süre içinde yazılı bildirim yapılmaması halinde taşıyıcı aleyhine takibat yapılamayacağını; somut olayda müvekkili şirkete süresinde usulüne uygun hasar ihbarı yapılıp yapılmadığının da gerekçeli kararda irdelenmediğini, Bilirkişi heyetince hesaplama yapmadan önce davada halefiyet hakkı olup olmadığı, usulüne uygun bir ihbar yapılıp yapılmadığı gibi hususlar irdelenmemiş olup, Mahkeme tarafından da yeterli tahkikat yapılmadığını, Varşova Konvansiyonu'nun 18. maddesinde açıkça; "... taşıyıcı, sadece aşağıdaki hallerden birinin veya birkaçının, yükün, tahrip, kayıp ve hasarına neden olduğunu ispat ederse, sorumlu olmayacaktır:A) Yükün tabiatından veya ayıbından B)Taşıyıcı veya onun adamları dışındaki bir şahıs tarafından yükün hatalı paketlenmesinden..." Yine Varşova Konvansiyonu'nun 21. maddesinde; "...Yük taşımasında, tazminat talep eden kişinin veya ondan hakkı elde edenin kendi kusuruyla zarara neden olduğunu veya iştirak ettiğini taşıyıcı ispat ettiği takdirde, böyle bir kusurla zarara neden olunduğu veya iştirak edildiği ölçüde, taşıyıcı, tazminat talep eden kişiye karşı kısmen veya tamamen sorumluluktan kurtulur..." şeklinde olduğunu, Yukarıda görüldüğü gibi, somut olayda yaş sebze meyve emtiası olan kiraz ve eriğin tabiatı gereği çok hassas ve kolay zayi olabilecek bir emtia olduğunu; dosyaya emtianın paketlenmesine ilişkin olarak plastik poşetler içerisinde olduğunun müşteri beyanı ile sabit olduğunu; her ne kadar davacı tarafça termometre kayıtları sunulmuş ise de bu kayıtların okunaklı olmadığından detaylara ulaşılamadığını; müşteri beyanında da açıkça ürünlerin yoğunlaşmadan kaynaklanarak plastik poşet içerisinde ıslandığının belirtildiğini; bu durumun da soğuk hava/sıcak hava ani değişiminden kaynaklandığını; hava taşımasında taşıyıcının sorumluluğu taşıma ile sınırlı olup, termometre kayıtlarının 45 saatlik bir süreyi kapsadığı ve emtianın nakliye tarihi olan Haziran sonunda İzmir gibi sıcak bir ilden yine Kamboçya gibi oldukça sıcak bir ülkeye giden ürünlerin havayolu taşıması dışında sıcak havadan etkilenebileceğinin de izahtan vareste olduğunu; anılan nedenlerle Müvekkili Şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, Yine müvekkili şirketin sorumluluğu kabul etmemek kaydıyla, dosyada mevcut ilk bilirkişi raporu ile itirazına konu son rapor arasında büyük bir hesap farkı mevcut olduğunu; dosyadaki raporların her biri arasında büyük çelişkiler bulunduğunu; Mahkemenin, kararında ne bu çelişkilere değinmiş ne de hangi raporun isabetli olduğu hakkında bir yargıda bulunduğunu; tüm bu nedenlerle kararın kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan gerekçelerle ve re'sen göz önüne alınacak diğer sebeplerle; öncelikle icranın ertelenmesini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme ilamının bozularak ortadan kaldırılmasını, davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve lehimize hükmedilecek vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davacı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı şirket tarafından yurt dışına ihraç edilen ve uluslararası hava yolu ile taşınan kiraz emtiasının taşıma sırasında zayi olduğu iddiası ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin akdi taşıyıcı olan davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili, davalının fiili taşıyıcı olmadığını ve hasardan sorumlu olmadığını, nakliyat emtia poliçesinin emtianın yüklenmesinden sonra düzenlendiğini ve geçerli olmadığını, bu sebeple davacını aktif husumetinin bulunmadığını, hasara ilişkin hesaplamanın teslimden sonra yapıldığını, sovtaj ve fire bedelinin düşmediğini, bu sebeple söz konusu hesaplamaya itibar edilemeyeceğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, hasarın emtianın ambalajlanmasından kaynaklandığını, dosyada bulunan ilk bilirkişi raporu ve son rapor arasında hesaplama yönünden fark bulunduğunu ve Mahkemece çelişkiye ilişkin değerlendirme yapılmadığını ve hangi gerekçe ile sonra rapor itibar edildiğinin açıklanmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında cevap dilekçesinde, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ve beyan dilekçelerinde ileri sürülmüş, bilirkişi heyet ek raporunda ve Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Davacı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesine istinaden sigortalı dava dışı ... ....A.Ş' tarafından ihraç edilen dava konusu kiraz emtiasının davalı akdi taşıyıcı ve dava dışı fiili taşıyıcı ... Hava Yolları arasında kurulan uluslararası taşıma sözleşmesi kapsamında uçak ile Kamboçya'da bulunan firmaya teslim edilmek üzere taşındığı, söz konusu taşımada davalının da kabulünde olduğu üzere davalının akdi taşıyıcı olması sebebiyle sorumlu olduğu ve davalının pasif husumetinin bulunduğu, yükleme tarihinden sonra 01/07/2019 tarihinde düzenlenen nakliyat emtia sigorta poliçesinde poliçenin taraflar arasında akdedilen ve 06/01/2019-06/01/2020 tarihleri arasında geçerli olan nakliyat abonman sigorta poliçesine istinaden düzenlendiğinin belirtildiği, hasarın bu tarihler içerisinde gerçekleştiği ve poliçenin geçerli olduğu, davacının geçerli poliçeye istinaden dava dışı sigortalıya ödeme yapması sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğu ve aktif husumetinin bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin aktif ve pasif husumet ehliyeti yönünden ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 31/1. Maddesinde, kontrol edilmiş bagaj ya da kargoyu teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak alınmasının bagaj ve kargonun iyi koşullarda ve sırasıyla madde 3'ün 2. paragrafında ve madde 4'ün 2. paragrafın anılan taşıma dokümanına ya da farklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin olmayan karine teşkil edeceği; 31/2. maddesinde ise, hasar durumunda teslim almaya yetkili şahıs tarafından hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve kargo halinde alınan tarihten itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya şikayette bulunulması gerektiği, aksi halde Sözleşmenin 31/4. maddesine göre taşıyıcının kötüniyetli olması dışında taşıyıcı aleyhine bir dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu emtianın 26/06/2019 tarihinde taşınmak üzere yüklendiği ve 27/06/2019 tarihinde alıcısına teslim edildiği, alıcısı tarafından teslim alınmadan önce fiili taşıyıcı nezdinde kontrol edildiği, konşimento üzerine ürünlerin 2-8 derecede muhafaza edilmesi ve taşınması belirtilmesine rağmen fiili taşıyıcı tarafından düzenlenen hasar raporu ve tazminat formunda ürünlerin 38-40 derecede taşındığının ve ürünlerin hasarlı olduğunun belirtildiği, ürünlere ilişkin ısı kayıt tutanağında da sevkiyat sırasında sıcaklığın 32 dereceyi geçtiğinin belirlendiği, fiili taşıyıcı tarafından hasar raporu ve tazminat formu tutulmakla alıcı tarafından emtianın itirazı kayıt ileri sürülerek kabul edildiğive hasar ihbarının derhal yapıldığı, ayrıca sigortalıya da ihbarın 04/07/2019 tarihinde ihtarname ile ihbar edildiği ve maddede sayılan sürelerde ihbarın gerçekleştiği, taşıyıcı tarafından bozulmuş olduğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin sağlam bir şekilde teslim alınan kiraz emtiasının fiili taşıyıcı tarafından tutulan rapor ve ısı kayıt tutanağı ile taşınması gereken sıcaklıkta taşınmaması sebebiyle zayi olduğunun açık olması sebebiyle emtiaların görülerek rapor düzenlenmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı ve hasarın uygun olmayan ambalajlamadan veya taşıyıcı sorumluluktan kurtaracak bir sebepten ileri geldiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalı vekilinin istinaf sebebinin aksine sovtaj bedelinin emtianın fatura bedelinden mahsup edildiği ve bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği üzere hesaplanan zararın kadri maruf olduğunun tespit edildiği, ilk bilirkişi raporunda rayiç değere göre, sonraki bilirkişi raporunda ise fatura bedeline göre hesaplama yapılması sebebiyle tespit edilen zarar miktarları arasında fark olduğu ve Mahkemece faturası bulunan emtiaya ilişkin fatura bedelinin dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.372,88-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 595,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.777,88-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.