T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/647 Esas KARAR NO : 2025/2035 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI : 2021/682 Esas - 2022/842 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istina…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/647 Esas KARAR NO : 2025/2035 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI : 2021/682 Esas - 2022/842 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin, davalı/borçlu şirkete taşıma hizmeti vermiş olup, hizmeti karşılığında fatura düzenlediğini, davalı şirkete faturaların tebliğ edilmesine rağmen davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirketin davalı/borçlu taraf ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalı/borçlu şirketten toplam 8.221,22 TL alacaklı bulunduğunu, borcun taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesabına ilişkin 1 adet faturadan kaynaklandığını, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu , davalı şirketin borçtan sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, yetkisizlik itirazları bulunduğunu, yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın hukuki ve maddi dayanağı olmadığını beyan ederek, haksız davanın usulden ve esastan reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/12/2022 tarih ve 2021/682 Esas - 2022/842 Karar sayılı kararında;"...Dava, icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. ......Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından taşıma hizmet bedelinin tahsili istemiyle faturaya dayalı icra takibine yapılan davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki dava açılmış olup, davalı tarafından Mahkememizin yetkisine ilişkin itirazda bulunduğu görülmüş ise de; Uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olduğu, TBK m.89 hükmü gereği davacının şirket merkezinin bulunduğu yer bakımından Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla Mahkememizin yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de davacı tarafından 01/08/2016 keşide tarihli faturaya dayalı olarak 24/08/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş, huzurdaki davanın ayrıca hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.İddia ve savunma kapsamında; Satıcı/davalının, alıcı/dava dışı Infınıty firmasına gönderdiği emtianın davacı tarafından Kemalpaşa/İzmir'den Almanya'ya kara yolu ile taşımasının yapıldığı, Uluslararası Karayolu Taşıma Belgesinde (...) Navlun ödeme talimatının “...” (EXW teslim şekli gereği, navlunun ... alıcısı tarafından ödeneceğine dair) şeklinde belirlendiği, Dosyada mübrez takip dayanağı ihraacat faturasının davacı tarafından 01/08/2016 tarihinde davalı lehine keşide edildiği, faturada "30/06/2015 tarihinde talebiniz üzerine Infınıty firmasına fatura edildiği halde ödenmeyen taşıma hizmetine ilişkin fatura bedelidir." şeklinde açıklama bulunduğu, Mahkememizce re'sen seçilen SMMM ve Taşıma uzmanı bilirkişi heyetinden alınan rapor ile taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve taraflar lehine delil niteliği bulunduğu, davacı ticari defterlerinde takip bedeli kadar alacaklı olduğu kayıtlı olmakla birlikte, davacı ticari defterlerinde önce dava dışı Infinity şirketine 30.06.2015 tarihinde 2.450-Avro tutarında navlun faturası düzenlendiği, ardından 01.08.2016 tarihinde ilk kayda ilişkin ters kayıt yapılarak faturadan kaynaklanan alacak ve satışın gelirinin iptal edildiği ve ters kaydın yapıldığı tarihte davalıya dava konusu fatura düzenlendiği, davalı tarafından 01.08.2016 tarihinde dava konusu faturanın kayıtlarına aldığı, ancak 21.08.2016 faturaya ilişkin iade kaydını yaptığı ve davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan bu faturaya ilişkin alacağı bulunmadığı,Somut olayda satıcı/davalının, ihraç ettiği malları ambalajlanmış olarak teslim ettikten sonra, sevk edilen mala ait “taşıma ücreti ve sigorta primleri de dâhil olmak üzere” tüm masraf ve risklerin, satıcıdan alıcıya (Almanya'daki dava dışı alıcı İnfinity unvanlı şirkete) geçtiğini ifade eden teslim şekli “...” ile emtianın Türkiye-Almanya arası karayolu taşıma işini davacı taşıyıcının üstlendiği ve davacı tarafından taşınan yükün ... alıcısı emrine çekincesiz olarak teslim edildiği, dava konusu ihracat yükünün navlun ücretinin EXW teslim şekli gereği Almanya'daki ... alıcısı Infinity tarafından ödeneceğinin “30.06.2015 tarih 055169 referanslı Yükleme Talimatı” ile davacıya yazılı olarak bildirildiği, dosyada mübrez mail yazışmalarında da bu hususa ilişkin beyanlar bulunduğu, davacının 30.06.2015 tarihinde ... alıcısı Infinity adına düzenlediği 2.450- €. bedelli navlun faturasının karşılığını hesaplarında ters kayıt yapmak suretiyle Infinity 'deki alacağından çıkarttığı ve 01.08.2016 tarihli fatura ile davalıdan talep ettiği görülmüş ise de yükleme talimatında ve ayrıca ... belgesinde yer alan teslim şekline göre yük için taşıma hizmet bedeli borçlusunun davalı olmayıp, dava dışı firma olduğu, davaya konu faturada her ne kadar talep üzerine düzenlendiğine yönelik şerh bulunmakta ise de dosya kapsamında buna yönelik somut bir delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davalı tarafından her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de buna yönelik talep koşulları bulunmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-)Davanın REDDİNE,2-)Kötü niyet tazminatı talebinin koşulları bulunmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin ticari kayıtlarında borçlu taraftan alacağının sabit olduğunu, davaya konu faturada talep üzerine düzenlendiğine ilişkin şerh de düşüldüğünü, zira taşıyanın haklarından en önemlisi navlun alacağı olduğunu, müvekkil şirketin taşıma hizmetini usulüne uygun şekilde gerçekleştirmiş olduğunu, hizmet bedeli olan navlun ücretini borçlu şirketten alamadığını, zira TTK kapsamında navlun ücretine konu taraflar arasında kurulan sözleşmede eşya taşımayı taahhüt eden tarafın taşıyan, ücret ödemeyi taahhüt eden tarafın ise taşıtan olarak adlandırıldığın,Tüm bu açıklamalar ışığında, şerh düşülmüş olan fatura dosyaya sunulmuş olmasına ve faturanın her ne kadar talep üzerine düzenlendiği yerel mahkeme tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen dosya kapsamında buna yönelik somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hakkaniyetsizliğe yol açtığını, yerel mahkeme tarafından, davalı taraf lehine haksızlığa neden olacak şekilde hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ve taşıma bedeline ilişkin fatura alacağının ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafından peşin ödeme ve ex works teslim şekli ile Almanya'da yerleşik İnfinity firmasına satılan dava konusu emtianın Türkiye'den Almanya'ya taşıma işini davacının üstlendiği ve emtianın taşınarak alıcısına teslim edildiği, ex works teslim şeklinde satıcının işletmesinden teslim alınmasından itibaren tüm masraf, risk ve sorumluluğun alıcıya ait olduğu ve navlun bedelinden alıcı olan dava dışı şirketin sorumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından iade edildiği ve davalının dava konusu fatura bedelini ödeyeceğinin davacıya taahhüt edildiğine dair somut delil sunulmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.