7. Hukuk Dairesi 2024/1079 E. , 2024/2636 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/590 E., 2021/486 K. DAVA TARİHİ : 27.02.2009 KARAR : Davanın redine Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı dav…
**7. Hukuk Dairesi 2024/1079 E. , 2024/2636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/590 E., 2021/486 K. DAVA TARİHİ : 27.02.2009 KARAR : Davanın redine Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; kayıt maliki ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu 807 ada 5 parsel sayılı taşınmaza inşa edecekleri binadan 5 adet bağımsız bölümün adı geçene teslimi konusunda anlaştıklarını, kayıt malikinin ölmesi sonucu geriye mirasçı olarak kalan davalılar ... ve ...'in tapudaki paylarını üçüncü kişilere satış suretiyle temlik etmesi sonucu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin sona erdiğini, sözleşmenin feshi için açılan dava sürecinde kendileri tarafından inşa edilen dairelerin işgal edildiğini, anılan dairelerin ... ve ...’e ayrı ayrı kiralandığını, dava konusu 3 numaralı bağımsız bölümün de davalı ...'nın kullanımında olduğunu ve taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek, davalıların el atmalarının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar Handan ve ...'ya yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: " ...dava konusu 807 ada 5 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olup, davacı kooperatif ile davalı ...’nın ve dava dışı bir çok kişinin kayden paydaş bulundukları, diğer davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış taşınmaz üzerinde 12 Bloktan oluşan Palmiye Sitesi içerisinde bulunan 280 adet daireden birisi olan N10 Blok, zemin kat 3 No.lu dairenin eldeki davanın konusunu teşkil ettiği ve davalı ...’nın kullanımında bulunduğu; davalılar ... ve ...’in ise çekişmeli taşınmaza her hangibir müdahalelerinin olmadığı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle ... ve ... bakımından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı... taraflar arasındaki çekişmenin çözüme kavuşturulabilmesi için, öncelikle çekişme konusu taşınmazda, pay sahibi olan tüm paydaşlar arasında harici bir taksim olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının saptanması, böylesi bir durum söz konusu ise, çekişmeli bölümün (dairenin) kimin kullanımına özgülendiğinin belirlenmesi, kullanımın davalı ...’ya bırakıldığının tespiti halinde ...’nın diğer davalı ...’ya tasarruf ettirmesine değer verileceğinin gözetilmesi; taşınmazda yapılmış bir harici taksim veya oluşmuş bir fiili kullanım biçimi söz konusu değilse, davacı yönünden intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasının gerektiği, toplanan ve toplanacak olan delillerin birlikte değerlendirilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru bulunmadığı...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalıların davacı tarafından inşa edilen binalarda hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar ..., ... ve ...'e yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... Şengüler ve dahili davalı ... ... vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: "…davalı ...'nın çekişme konusu n-10 blok, 3 numaralı dairedeki uzun süreli kullanımı da birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın adı geçen davalıya özgülendiği, davalılar ... ve ... ile dahili davalı ... ...’e yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı; kabule göre de dahili davalı ... ... yargılama aşamasında davalı ...’in payını satın almış olup dava tarihine kadar talep edilen ecrimisil alacağınından sorumlu tutulmasının da isabetli olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen ilk karara yönelik Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2012/9762 E., 2012/13605 K. sayılı ilamında davalılar ... ve ... hakkında verilen husumetten ret kararının yerinde olduğunun belirtildiği ve söz konusu davalılar hakkında verilen kararın kesinleştiği; davalı ...'in yargılama sırasında ölümü dolayısıyla mirasçıları....’in davaya dahil edildiği belirtilerek davalı ..., dahili davalı ... , davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya açılan müdahalenin men’i ve ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların kötü niyetli olduğunu, muvazaalı devirler yapıldığını, Yargıtay ilgili dairesince yanlış değerlendirme yapıldığını, taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere ecrimisil; malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatıdır. 2. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. 3. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. 4. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. 5. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 6. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.