12. Hukuk Dairesi 2022/7017 E. , 2022/13333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafın
**12. Hukuk Dairesi 2022/7017 E. , 2022/13333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; bonodaki imzaya itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince, 26.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda imzaların borçlunun eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği, alacaklının bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterliliğe sahip olmadığını ileri sürerek ve sair nedenlerle istinaf yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, fotokopi belgeler üzerinden inceleme yapılması doğru değil ise de bu hususun açıkça istinaf sebebi yapılmadığı gerekçesi ile istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği ancak kamu düzeni yönünde yapılan incelemede para cezasının miktarı yönüyle hükümde hata edildiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırıldığı ve imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği, hükmün alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a. maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edildiği, İİK'nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; "İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkraları ve 310, 311 ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447/2. maddesinde yer alan "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." hükmü gereğince,uygulanması gereken anılan Kanun'un 211. maddesine göre de; imza incelemesinin yönteminin gösterildiği, buna göre hakimin bilirkişi incelemesine karar vermesi halinde önce, imzası incelenecek kişiye ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları ilgili yerlerden getirteceği, bilirkişinin bu yazı ve imzalarla o mahkemede uygulamalı olarak temin edilen yazı ve imzaları esas alarak incelemesini yapacağı, bilirkişinin gerekli görmesi halinde kendi huzurunda ilgili kişinin yeniden yazı ve imza örneklerini almak için mahkemeden talepte bulunabileceği ve buna göre raporunu hazırlayacağı öngörülmüştür. İmza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin imzası incelenecek kişinin uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa, daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise de borçlunun duruşmada alınan imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesinin belge asıllarının getirtilerek incelemenin bu belgeler esas alınmak suretiyle yapılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E.,2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduğu veya eli ürünü olmadığı fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. İmza incelemesine esas teşkil edecek belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E., 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). Somut olayda, hükme esas alınan 26.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda mukayeseye esas alınan belgelerin tamamının fotokopi belgeler olduğu, bu nedenle bilirkişi incelemesinin kanunun öngördüğü usulde yapılmadığı ve dolayısıyla raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, alacaklı tarafından da 29.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf aşamasında bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterliliğe sahip olmadığının ileri sürüldüğü görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edenin bilirkişi raporuna karşı itirazı ve raporun hükme esas alınamayacağı iddiasına değer vererek mukayeseye esas alınan belge asıllarının bulundukları yerlerden temini ile yeniden rapor aldırılarak sonuca gidilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.04.2022 tarih ve 2021/2288 E. - 2022/1039 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 14/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.