T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1743 KARAR NO : 2025/2125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2020/66 E. - 2022/380 K. DAVANIN KONUSU : Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli Taraflar arasında görülen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1743 KARAR NO : 2025/2125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2020/66 E. - 2022/380 K. DAVANIN KONUSU : Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarih ve 2020/66 E. - 2022/380 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketçe yaratılan ... markasının tescilli olduğunu, anılan marka ile üretilen ürünlerin döner piyasasında ciddi bir tüketici kitlesi tarafından beğeniyle tüketildiğini, ... ismini kullanan davalının firmasında özensiz ürün satması ve müşteri memnuniyetsizliği sebebi ile müvekkilini zarara uğratmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, firma yetkililerinin uyarılmış olmasına rağmen müvekkiline ait ismi kullanmaya devam ettiklerini, davalının ... ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, davalı tarafından zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sırasında firmasına ait ismi değiştirmesi ile de tespit yaptırılmış olduğunu, haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek 1.000 TL maddi ve marka itibarının zedelenmesi sebebiyle 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2010/47951 tescil numaralı "..." markasının, yaklaşık 15 yıldır davacı şirket adına Ulus/ Ankara adresinde faaliyet göstermekte olan bir ticari işletme adı olarak kullanıldığını, davacı şirketin ortaklarının, ... ve ... olduğunu, daha sonra 2009 yılında davacı firmanın ortaklarından ...'un da şirket ortağı olarak yer aldığı üç ortak tarafından dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (... GIDA) kurulmuş olduğunu, dava dışı şirketin kuruluşunun ardından 2009 yılında Ankara'nın Cebeci semtinde, Ulus'daki ... markası ile birebir aynı mal ve hizmet piyasasında faaliyet gösteren (döner satışı) ve birebir aynı isimle ... şubesini açtığını, diğer bir ifade ile 2009 yılında ... GIDA tarafından Cebeci'de açılan ...’in, davacı şirketin sahibi olduğu Ulus semtindeki ...'in bir şubesi olarak yine davacı şirketin ortağı ...'un da ortağı olduğu bir şirket tarafından kurulduğunu, daha sonra davacı firmanın ve dava dışı ... GIDA'nın ortağı olan ...’un, 28 Mayıs 2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla, ... GIDA firmasında bulunan hissesini müvekkiline devrettiğini, 2016 tarihinde ... GIDA şirketinin cebecideki dava konusu ...'i müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin de bir süre sonra ... döner büfesinin ismini ve tabelasını değiştirdiğini, müvekkilin davacının herhangi bir markasına herhangi bir tecavüzü olmadığını, aksine müvekkilinin 2010 yılından bu yana davacı şirket ortaklarıyla ... GIDA firmasında ortak olduğunu ve bu şirketin de uzun yıllar Cebeci'deki ...'i işlettiğini, izinsiz bir kullanımın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dilekçe ekinde sunulan görsellerin genel olarak ..., ... isimli uygulama ve sitelere ait sayfalardaki kayıtlardan oluştuğu, bu tip sosyal ağ hizmet uygulamalarının yer veya işletmelerin lokasyon veritabanını tutan, bunların paylaşılması, yorumlanması, değerlendirilmesi vb. özelliklerini de barındırmakla sonraki kullanıcılar tarafından bilgilenmesini sağlayan uygulamalar olduğu, söz konusu uygulamaların yer bildirimi, yorum yapma ve fotoğraf ekleme noktasında herhangi bir sınırlamaya yer vermeden herkesçe kullanılabilen uygulamalar olduğu, bu uygulamalarda hesap açılmak suretiyle hiç o lokasyona gitmeyen biri tarafından bile gerçekte işletme ile ilgisi olmayan yorum, fotoğraf paylaşımı da yapılabildiği, sahte hesaplar bulunabildiği, dolayısıyla somut olay yönünden, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan salt kullanım ve görsellerden, davacı markasının gerçekten bizzat davalı tarafça söz konusu adreste bu şekilde kullanıldığını tespit ettiğini belirtmenin mümkün olmadığı, taraf beyanlarından ... ibaresinin 2009-2010 yılından itibaren ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Cebeci İlçesindeki şirkete ait işyerinde kullanılmaya başlandığı, davacının da ortağının da aynı olmakla bu durumdan haberdar olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında bulunan beyanlar ve ticari sicil kayıtları kapsamında söz konusu işletmenin “...” unvanıyla başta davalının da ortağı olduğu ... Gıda Ltd. Şti. isimli şirket devamında ise yine taraf beyanlarından işletme devri ile davalı tarafından uzun süreden beri işletiliyor olması, “...” isminin bu işyerinde ilk defa ortak ...’un ortaklığı döneminde aynı şehirde ve aynı faaliyet alanında kullanıldığı, bu işyerinin başka şube şeklinde işletildiğine ilişkin beyanlar, bu bağlamda davalıların kullanımlarından haberdar olması, davacı ortağının ortaklığını devrettiği 2010 yılından Ankara 37. Noterliği vasıtası ile 10.07.2019 tarih 18551 sayılı yevmiye no ile ihtarname çekilmesine kadar geçen yaklaşık 9-10 yıllık süreçte de herhangi bir hukuki girişimde bulunduğuna dair dosyada delil olmaması, iş bu davanın da ihtarname tarihinden de sonra açılması karşısında davalıların “...” ibaresini kullanmakta kötüniyetli olmadıkları ve davacı marka sahibinin davalılardan haberdar olmalarına karşılık herhangi bir önleyici işleme girişmemesi ve bunun yanında davacı şirket ortağının başta davalı şirket ile ortaklık ilişkisi içinde de olması, ilgili markanın daha sonradan farklılaştırılarak kullanıldığı noktasında da dosya kapsamında bir delil veya belge olmaması karşısında dava açmak için MK 2. madde kapsamında makul sürenin geçtiği, bu işaretin kullanılması konusunda davalılara zımnen güven verildiği, marka tecavüz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı yanın, müvekkili şirkete ait ... markası ve adı altında haricen satış yaptığının dosyaya sunulan çeşitli görsellerle sabit olduğunu, kaldı ki davalı yanın bu marka altında satış yaptığını inkar etmediğini, davalı yan söz konusu isim değişikliğini ne zaman yaptığını beyan etmemiş, bu isim değişikliğinin müvekkili şirketin ihtarından ve arabuluculuk görüşmelerinden sonra gerçekleştiğini, gerçek kişiler tarafından yazıldığı açıkça anlaşılan olumsuz yorumların davalı yana yönelik yazılmış ve davalı yanın, müvekkili şirkete ait marka ismini kullanması sebebiyle doğrudan müvekkili şirketi etkilediğini, müvekkili şirketin sessiz kalarak rıza göstermesi kanaatinin son derece yanlış olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarından ...'un ... Gıda'daki payını davalıya devretmesinin 2010 yılı olduğunu, bu tarihten itibaren ... isminin kullanılmaması için davalıya sürekli olarak hatırlatma yapıldığını, müvekkilinin bu tür bir kullanıma hiçbir zaman onay vermediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka itibarının kaybı nedeniyle tazminat istemli istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça sunulan görsellerden, davacı markasının gerçekten bizzat davalı tarafça söz konusu adreste, iddia edilen şekilde kullanıldığının tespitinin mümkün olmadığı, diğer yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.06.2012 tarih, 2010/8788 Esas, 2012/10516 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, marka hakkı sahibinin, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği hallerde, markayı uzunca bir süre izinsiz kullanan kişinin bu kullanımına artık karşı çıkamayacağı, hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin TMK'nın 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, zira, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkı tanınmaması gerektiği, somut olayda da taraf beyanlarından ... ibaresinin 2009-2010 yılından itibaren ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından işyerinde kullanılmaya başlandığı, davacının da bu durumdan haberdar olduğu, davacı marka sahibinin davalılardan haberdar olmasına karşılık herhangi bir önleyici işleme girişmediği, dava açmak için TMK 2. madde kapsamında makul sürenin geçirildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...