4. Ceza Dairesi 2021/13494 E. , 2023/21380 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/300 E., 2016/31 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlük…
**4. Ceza Dairesi 2021/13494 E. , 2023/21380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/300 E., 2016/31 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Tebliğname'de, Mahkemece hakaret suçunun muayene odasında işlendiğinin kabulü karşısında eylemde aleniyet unsurunun gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırımın uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın aleyhine olan tanık beyanının aynı yerde çalışan diğer idari personel tarafından doğrulanmaya çalışıldığı, bu kapsamda objektif ve samimi olmadığı, her bir tanığın beyanının çelişkili ve tutarsız olduğu, dosyada bulunan tek tarafsız tanığın tedavi için beklemekte olan B. Ş. C. olduğu ve bu tanığın da hakaret olmadığını söylediği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinden ve eşinin içinde bulunduğu sağlık durumundan kaynaklı zorunluluk halinden yararlanması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdur ... M.'nin olay tarihinde ... Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yaptığı, sanık ...'in ise yanında eşi birlikte aile sağlığı merkezine geldiği, sanığın eşinin aile hekiminin tanık G. K. olduğu, mağdurun bu sebeple hastayı muayene etmeyi reddedip kayıtlı bulundukları aile hekimine yönlendirdiği, bu duruma öfkelenen sanığın mağdura "Bakmaya mecbursun şerefsiz" sözleriyle hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname'deki Bozma Düşüncesi Yönünden