Hukuk Genel Kurulu 2015/1324 E. , 2018/216 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Zonguldak 3. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.07.2014 gün ve 2014/347 E.-2014/706 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.10.2014 gün ve 2014/20008 E., 2014/19452 K. sayılı kararı ile; (...Dava nitelikçe; meslek ha…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/1324 E. , 2018/216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Zonguldak 3. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.07.2014 gün ve 2014/347 E.-2014/706 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.10.2014 gün ve 2014/20008 E., 2014/19452 K. sayılı kararı ile; (...Dava nitelikçe; meslek hastalığına bağlı olarak 30/06/2005 tarihinde tespit edilen % 26,80 oranındaki sürekli iş göremezliği nedeniyle, davacı sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece aynı olay nedeniyle açılan ve Dairemizce onanarak kesinleşen manevi tazminat davasında tarafların, meslek hastalığının kaçınılmazlık nedeni ile ortaya çıktığını kabul ettiklerinden bahisle, ayrıca kusur raporu aldırmaksızın, olayda % 100 kaçınılmazlığın bulunduğu kabul edilerek, hesap raporu tanzim ettirildiği; buna göre meslek hastalığının tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 26.623.10 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. İşverenin, tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesinde; meslek hastalığının tespit tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunun 77. ve iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yön ise, başka anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, mahkemece; hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden, öncesinde aynı olay nedeniyle açılan ve Dairemizce onanarak kesinleşen manevi tazminat davasında; tarafların meslek hastalığının ortaya çıkmasında kaçınılmazlık olgusunun varlığına ilişkin beyanları yeterli görülmek suretiyle bilirkişi yerine geçilerek sorunun çözümlendiği açık-seçiktir. Yapılacak iş, işçi sağlığı ve güvenliği konularında uzman bilirkişilerden İş Kanununun 77. maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor alınmak, çıkacak sonuca göre TBK.nun 55. maddesi gözetilerek hesap yaptırılarak, yeniden bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan ve özellikle kusur bilirkişi raporu alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: