T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2158 Esas KARAR NO : 2025/2164 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/940 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 17/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2158 Esas KARAR NO : 2025/2164 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/940 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 17/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalının adına düzenlenen fatura bedellerinden bir kısmını ödediğini, kalan kısım için ödeme yapılmadığından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla HMK m. 389 ve devamı maddeleri uyarınca, alacağın güvence altına alınabilmesi amacıyla, davalı adına kayıtlı tüm menkul, gayrimenkul, motorlu taşıt ve banka hesapları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine müvekkilinin mağduriyeti de göz önünde bulundurularak teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğu, Mahkemenin ispat derecesini hatalı değerlendirildiği, dosyaya sunulan fatura, teslim belgeleri ve takip evrakları ile yaklaşık ispatın sağlandığı, dava sonucunda hükmedilecek alacağın tahsil edilebilmesi için davalının malvarlığındaki olası tasarrufların engellenmesi gerektiği, dava sonucunun etkisiz kalmaması ve ve hakkın korunması bakımından ihtiyati tedbirin zorunlu bir geçici hukuki koruma olduğu, Mahkemece talebin reddine dair verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada, davalının adına kayıtlı taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3. maddesi; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda; davanın alacak talebine ilişkin olduğu, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının dava konusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, alacak talepleri yönünden ancak geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haczin talep edilebileceği, kaldı ki alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu ve Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.