11. Hukuk Dairesi 2022/5825 E. , 2024/2060 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1626 Esas, 2022/958 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E., 2021/157 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesi (şikayet) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından is…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5825 E. , 2024/2060 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1626 Esas, 2022/958 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E., 2021/157 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesi (şikayet) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara 1.Fikri ve Sınai Mahkemesinin 2016/13 Değişik İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının infazı için Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2016/16376 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirketin adresine hacze gelindiğini, haciz esnasında müvekkili şirket yetkilisinin il dışında olduğundan, iş yerinde çalışan ...'nın hazır bulunduğunu, haciz esnasında tecavüz teşkil eden sadece bir iki tane ürüne rastlanıldığını, bu sırada şirket yetkilisi ile davalı vekilinin telefonda görüştüğünü, tutanak tanzim edilirken müvekkili şirket yetkilisinin "ürünü Özgür Medicalden aldığı, üretime devam ettiği" yönünde beyanda bulunduğunun tutanağa geçirildiğini, ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin böyle bir beyanda bulunmadığını, telefonda davalı vekiline ürünleri bir dönem ürettiklerini ve bir kısmını da Özgür Medical Firmasından aldıklarını, ancak daha sonra ürünün üretimini durdurduklarını ve artık alım yapmadıklarını beyan ettiğini, beyanın farklı şekilde tutanağa geçirildiğini fark eden müvekkili şirket yetkilisinin telefonla icra memurunu aradığını, ancak icra memurunun tutanağı kapattığını ve itiraz hakkının olduğunu beyan ettiğini ileri sürerek, 17.02.2017 tarihli tutanağa ilişkin itirazlarının kabulü ile tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait iş yerinde Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2016/13 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında yapılan tespit işlemi ve bu tespit işlemi kapsamında alınan bilirkişi raporunda yaklaşık 5.000 adet tecavüz konusu cam balkon tekeri olduğunun tespit edildiğini, ancak aynı iş yerinde 01.09.2016 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında yanlızca 880 adet ürünün bulunduğunu ve bu ürünlerin muhafaza altına alındığını, geri kalan 4.120 adet ürünün ise iş yerinden kaçırıldığını, dava konusu tutanağın tanzim edildiği haciz işlemi sırasında ise herhangi bir ürünün bulunamadığını, dolayısı ile davacının bu ürünleri farklı yerlerde ve farklı yöntemlerle üretmeye devam ettiğini, tüm bu süreci ört pas etmek isteyen davacının, ilgili tecavüz davasındaki haksızlığını gidermek maksadı ile tutanağa geçen beyanlarını herhangi bir delil dahi sunmaksızın iptal ettirmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tutanağın resmi memur olan icra memuru tarafından düzenlendiği ve hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tutanağı imzalayanların tutanaktaki imzalarını inkar etmedikleri gibi, tutanağın iptalini gerektirecek dosyada davacı iddiasından başka somut, yazılı bir delilin de mevcut olmadığı, davacının iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi tarafından söylendiği iddia edilen ve tutanağa geçirilen hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin beyanlarının haciz mahallinde çarpıtılarak, üretim yapıldığı ve satın alma işleminin devam ettiği şeklinde tutanağa geçirildiğini, bu şekilde icra memurunca yapılan işlemin hem yasaya hem de usule açıkça aykırı olduğunu, mahalde olmayan bir şahsın ifadelerinin tutanağa geçirilip bir resmi evrak oluşturulmasının usulen mümkün olmayıp, yasalarda böyle bir durumun varlığının kabul edilmediğini, dava konusu uyuşmazlığın tutanağı imzalayanların imzalarını kabul etmedikleri noktasında olmayıp, haciz mahallinde bulunmayan şirket yetkilisinin beyan etmediği sözlerin beyan edilmiş şekilde tutanağa geçirilerek, gerçek olmayan beyanlarla müvekkili şirket aleyhine resmi bir tutanak oluşturulması noktasında toplandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu tutanağın iptalini gerektirecek davacı iddiasından başka dosyada somut bir delilin mevcut olmadığı, davacının iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra memur muamelesine yönelik şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.