T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1886 KARAR NO : 2025/1788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02.09.2025 Tarihli ara karar NUMARASI : 2025/549 Esas DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz ta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1886 KARAR NO : 2025/1788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02.09.2025 Tarihli ara karar NUMARASI : 2025/549 Esas DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalıya satılan emtia için düzenlenen 27.01.2025 tarihli fatura ile buna bağlı ... numaralı irsaliye kapsamındaki malların davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça fatura karşılığının ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 01.09.2025 tarihli dilekçesinde, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarından borca yetir miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirdiği 02.09.2025 tarihli ara kararla; alacağın faturandan kaynaklandığı, fatura düzenlenmesinin tek başına alacağın varlığını göstermediği, yaklaşık da olsa ispatın gerektiğini ve ve İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyadaki sipariş formları ve sevk irsaliyeleri ile e-faturaların alacağın gerçekliğini ortaya koyduğunu, davalı şirkete ham madde satmak üzere taraflar arasında 20.01.2025 tarihinde döviz cinsinden teklif formu imzalanarak ticari ilişki başlatıldığını, dava konusu borcun 27.01.2025 fatura tarihli, 26.02.2025 ödeme tarihli 3.024,00 Euro bedelli ve ... numaralı faturadan kaynaklandığını ve bu fatura ile satılan malların borçlu şirkete teslim edildiğini, davalıya gönderilen e-faturanın ekranda onaylanmış olarak göründüğünü, bunun da faturaya borçlu tarafından itiraz edilmediğinin ve faturanın muhasebesel kaydının yapıldığı anlamına geldiğini, teklif formunda yabancı para alacağının hangi tarihli kurla teslim edileceğinin de belirlendiğini, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacak bakımından ihtiyati haciz talep edilebileceğini, süresi içinde itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiğini, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat gerektiğini ve bu ölçüyü aşacak şekilde kanıt sunulduğunu, sistem üzerinden gönderilen faturanın teslim alınıp itirazsız şekilde kabul edildikten sonra irsaliye ile teslim edilen emtia bedelinin ödenmemesinin hatalı olduğunu, bir çok mahkeme kararında benzer nitelikteki taleplerin kabul edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, esas dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davacının davalıya yaptığı satışlara istinaden davalı şirket adına düzenlenen e-faturanın alınarak kabul edilmesine ve emtianın teslim alınmasına rağmen fatura borcunun ödenmediğini, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin, alacağın varlığı ve iktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.Borçlu vekilince icra takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki sözleşmenin ticari şartlarına uymadığı, davalının her siparişinden sonra davacının kestiği faturadan sonra tarafların mutabık olduğu ve bugüne kadar yapılan tüm siparişlerde olduğu davalının komisyon bedeli faturası düzenlediği, bu faturanın takip konusu faturadan sonra kabul edilmediğini, bakiye alacak bulunmadığı gibi alacağın vadesinin de gelmediği alacaklı ile müvekkili firma arasında mutabık olunan vadenin de henüz dolmadığı, alacaklı ve müvekkili firma arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak diğer itiraz ve alacak haklarının saklı olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından faturalardan kaynaklanan alacak bulunduğu iddia edilerek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli olmamakla birlikte; sunulan fatura, sipariş formu, taraflar arasındaki yazışmalar, davalının icra takibine yönelik itiraz dilekçesinin içeriği, delil olarak sunulan ambar tesellüm fişi birlikte değerlendirildiğinde, satım konusu emtianın davalıya teslim edildiği konusunda İİK'nın 258. maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır. Bu değerlendirme uyarınca, İİK'nın 258. maddesinde aranan kanaat oluşturmaya yeterli delillerin dosyaya ibraz edilmiş olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu olup ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği 02.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2. maddeleri uyarınca kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin istinafa konu 02.09.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına; ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne; davalının 178.384,32 TL alacağı karşılamaya yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 26.757,64 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkemesine ibrazı hâlinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekiline verilmesine,3-İhtiyati haczin yetkili icra müdürlüğünce infazına,4-İhtiyati haciz kararı dava içinde verildiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca davacı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.11.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/son maddeleri uyarınca karar kesindir.