11. Hukuk Dairesi 2023/4784 E. , 2024/6766 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/209 Esas, 2023/1429 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/176 E., 2022/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4784 E. , 2024/6766 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/209 Esas, 2023/1429 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/176 E., 2022/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "May Agro Tohumculuk Sanayi Ticaret A.Ş." tescilli markası olduğunu,"May, May Tohum, May Agro, May Seed Group, May Tohum Grubu" markalı tarım ürünlerinin üretimini ve satışını yaptığını, ayrıca "capuzi" isimli mısır çeşidinin Türkiye'de üretim ve satış hakkının da müvekkiline ait olduğunu, davalının hem müvekkilinin sahip olduğu "may" markasına, hem de üretim ve satış hakkına sahip olduğu "capuzi" çeşit ismine benzer görselleri iltibasa yol açacak şekilde hukuka aykırı olarak kullandığını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet de teşkil ettiğini, "Capuzi" çeşiti ile iltibas, benzerlik oluşturduğunu, davalının haksız rekabet teşkil eden ve müvekkilinin marka haklarını ihlal eden eylemleri nedeniyle Bursa 6. Noterliği'nin 03.06.2020 tarih 03331 yevmiye nolu ihtarnamesiyle de kendisine ihtar edilmesine rağmen davalının söz konusu eylemlerini devam ettirdiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile ref'i ile kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gübre ve zirai ürünlerin perakende satışı ile iştigal ettiğini, davacının iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının dosya kapsamına sunduğu belgelerle iddiasını ispatlayamadığını, davacının başvurusu üzerine müvekkilinin işyerinde yapılan kontrollerde "şikayete konu yazılarda geçen firmalara ait tohum işyerinde bulunamamıştır" açıklamasına yer verildiğini, bu hususun davacı tarafın davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koyduğunu, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin iddia ettiği şekilde bu isimleri kullanmadığını, davacının iltibas ve haksız rekabet iddiasının gerçek dışı olduğunu savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından sunuları afişin davalının tohum mallarındaki kullanımı olduğuna dair varsayımdan hareket edildiğinde davalı kullanımının davacının MAY seri markalarına tecavüz oluşturacağı yönünde kanaat bildirildiği, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 06.07.2020 tarihli cevabi yazısında; "Konuyla ilgili tohum bayi belgesi sahibi ... - Refleks Ticarette yapılan denetimde iddia edilen marka ve çeşit adı takliti yapılan tohuma rastlanılmamıştır. 5553 Sayılı Tohumculuk Kanununun 12. Maddesi gereği işlem yapılması talep edilmiş, fiziki olarak tohum bulunamadığı için işlem tesis edilememiştir." şeklinde cevap verildiği, bilirkişi raporu ve Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabi yazısı birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının, davalının davacıya ait markayı kullandığını ispat edemediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, davalı tarafın davacıya ait markanın benzerini kullandığı yönündeki iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı eylemlerinin davacı yanın tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rakebet teşkil edip etmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 ve devamı maddeleri, 3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı hükümleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.