11. Hukuk Dairesi 2018/5166 E. , 2019/8315 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.2017 tarih ve 2012/390-2017/1184 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 03.12.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan şirket vekil…
**11. Hukuk Dairesi 2018/5166 E. , 2019/8315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.2017 tarih ve 2012/390-2017/1184 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 03.12.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 26.605 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerini ihlal ettiklerini, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ...’ın zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 26.605 DM karşılığı 23.777,556 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının ve davalılar tarafından müvekkiline geçerli bir hisse senedi devri yapılamayacağının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin ortağı olmadığının tespitine, 22.778,89 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.