Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -1-142 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 10-22/296-106 Karar Tarihi : 11.3.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Özelleştirme İdaresi Başkan lığı D. TARAFLAR : - Özell
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -1-142 (Özelleştirme) Karar Sayısı : 10-22/296-106 Karar Tarihi : 11.3.2010 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Özelleştirme İdaresi Başkan lığı D. TARAFLAR : - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.) Ziya Gökalp Cad. No: 80 06600 Kurtuluş/Ankara 20 - AKSA Elektrik Perakende Satış A.Ş. Gülbahar Cad. 1. Sokak No:2 34540 Güneşli /İstanbul - Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. Horasan Sokak No: 24 06700 GOP /Ankara E. DOSYA KONUSU: Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin AKSA Elektrik Perakende Satış A. Ş. veya KOLİN İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi. F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.11.2009 tarih ve 8052 sayı ile giren ve eksiklikleri en son 26.2.2010 tarihi itibarıyla tamamlanan bildirim üzerin e, 4054 sayılı 30 Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 7. maddesi ile 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebli ğ in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 26.2.2010 tarih ve 2009 -1- 142/ÖN -10-CS sayılı Özelleştirme Nihai İnceleme Raporu 1.3.201 0 tarih ve REK.0.05.00.00 -120/51 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10 -22 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ka rara bağlanmıştır. G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, raportör Cengiz SOYSAL tarafından bildirim konusu işlem e ilişkin; - 4054 sayılı Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğu, 40 - Teklif sahiplerinden birisinin Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir hakim durum yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltı lması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla bildirim konusu işleme izin verilmesi gerektiği, görüşü yer alırken; raportörlerden Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, C. Ökmen YÜCEL ve S. Yersu ŞAHİN tarafından karşı görüş olarak; - Teklif sahiplerinden herhang i birisinin Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. nin %100 oranındaki hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 10-22/296 -106 2 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir hakim durum yaratan veya mevcut hakim 50 durumu güçlendiren ve böylece ilgili pa zarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olduğu, dolayısıyla bildirim konusu işleme izin verilmemesi gerektiği , görüşü yer almaktadır. H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. Taraflar H.1.1. Devredilen: OSMANGAZİ Elektrik Dağıtım A.Ş. (OSMANGAZİ) OSMANGAZİ nin ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. maddesine göre sermayesinin tamamı TEDAŞ a ait olup, şirket hissedarı olarak da yalnızca TEDAŞ yer 60 almaktadır. Ancak 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun gereğince hisse lerinin %100 ü mevcut durumda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na aittir. Elektrik dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetlerinde bulunan ve tamamı kamu mülkiyetinde bir iktisadi devlet teşekkülü olan TEDAŞ, 2.4.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. OSMANGAZİ, TEDAŞ ın özelleştirilmesi kapsamında Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak illerini kapsayan bölgedeki elektrik dağıtımı ve perakende hizmetleri ni yerine getirmek için 2005 yılında TEDAŞ a bağlı bir ortaklık olarak kurulmuştur. OSMANGAZİ, ilgili faaliyetlerini 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürütmektedir. 70 2008 yılı cirosu ( .) TL, 2008 yılı elektrik satışı 5.041.687 GWh olarak gerçekleşen OSMAN GAZİ nin perakende elektrik satışı ve hizmeti pazarında 2008 yılı payı yaklaşık olarak %3,69 dur. H.1.2. Teklif Sahibi: AKSA Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AKSA) 2007 ve 2008 yılında cirosu bulunma yan AKSA nın hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu listesine aşağıda yer verilmektedir : Tablo 1: AKSA nın Hissedarlık Yapısı Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Kazancı Holding A.Ş. 99,6 Ali Metin KAZANCI 0,1 Necati BAYKAL 0,1 Mehmet KAZANCI 0,1 Ş. Cemil KAZANCI 0,1 TOPLAM 100,000 Tablo 2: AKSA nın Yönetim ve Denet im Kurulu Üyeleri Adı-Soyadı Görevi Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı Sedat SİVEREK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı A. Serdar NİŞLİ Yönetim Kurulu Üyesi Kazancı Holding A.Ş. (Kazancı Holding) nin hissedarlık yapısı ise aşağıdaki gibidir: Tablo 3: Kazancı Holding in Hissedarlık Yapısı 80 Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Ali Metin KAZANCI 75 Gönül KAZANCI 5 Mehmet KAZANCI 5 Ş. Cemil KAZANCI 5 Necati BAYKAL 5 Tülay BAYKAL 5 TOPLAM 100,000 10-22/296 -106 3 Yukarıda aktarılan hissedarlık yapıları ve Bildirim Form u ndaki ifadelerden AKSA nın, Metin Kazancı nın kontrol ettiği Kazancı Holding tarafından kontrol edildiği anlaşılmıştır. Kazancı Holding in 2008 yılına ait cirosu ise ( .) TL dir. Kazancı Holding, Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. ye (YEŞİLIRMAK) teklif veren ve Fatih BÜYÜKTOPÇU nun kontrolünde bulunan Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (ANADOLU DOĞAL GAZ ) ve aynı grup içinde yer alan bir dizi1 doğal gaz dağıtım şirketini devralmak üzere Kurum a başvuruda bulunmuş ve Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarih ve 10 -18/209-80 sayılı kararı çerçevesinde bu başvuruya izin verilmiştir. Ancak, söz konusu işlem bakımından EPDK dan alınması gereken izin süreci halihazırda devam etmektedir. 90 Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere, Kazancı Holding in faaliyetleri elektrik ile doğal gaz pazarlarında ayrı ayrı incelen miştir. Elektrik AKSA ve AKSA yı kontrol eden Kazancı Holding, elektrik dağıtım ve perakende pazarında herhangi bir faaliyet göstermemekle birlikte elektrik enerjisi üretimi pazarında faaliyet göstermektedir. Kazancı Holding in elektrik üretim pazarında faaliyet gösteren grup şirketleri ve bu şirketlerin üretimine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir : Tablo 4: Kazancı Holding in Elektrik Üretim Faaliyetleri (2008) Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan E lektrik (MWh) Aksa Enerji Üretim A.Ş. Doğal gaz ve fuel -oil ( .) ( .) Rasa Radyatör San. Fuel-oil ( .) ( .) Deniz Elektrik Üretim Ltd. Şti. Rüzgar ( .) ( .) Baki Elektrik Üretim Ltd. Şti. Rüzgar ( .) ( .) TOPLAM ( .) ( .) Yukarı da yer verilen bilgiler göz önüne alındığında AKSA nın ve AKSA yı kontrol eden Kazancı Holding in elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet 100 tablo aşağıdadır: Tablo 5: Kazancı Holding in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiy e deki Pazar Payları (2008) Satılan Elektrik (MWh) Kurulu Güç (MW) Türkiye Tüketim Miktarı (MWh) Türkiye Kurulu Gücü (MW) Üretim Pazar Payı (%) Kurulu Güç Pazar Payı (%) Kazancı Holding ( .) ( .) 198.085.200 41.817,2 ( .) ( .) Kaynak: Bildirim F ormu, cevabi yazı, TEİAŞ istatistikleri, raportörlerin hesaplamaları. Bunun yanında, Kazancı Holding in yapım veya lisans aşamasında olan ve toplam 2.446,154 MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır. Doğal Gaz Kazancı H olding in doğal gaz toptan satış ve dağıtım pazarında faaliyet gösteren grup şirketlerine ve bu şirketlerin doğal gaz satış miktarları ile Türkiye pazar paylarına ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir: 110 1 Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş., Trakya Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş., M. Kemalpaşa Susurluk Karacabey Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Afyon Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Gümüşhane Bayburt Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Elazığ Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Tokat Amasya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve Siirt Batman Doğalgaz Dağıtım A.Ş. 10-22/296 -106 4 Tablo 6: Kazancı Holding ile Anadolu Doğalgaz G rubu nun Doğal Gaz Toptan Satış ve Dağıtım Faaliyetleri Şirket Grup Dağıtım Bölgesi 1 Bilecik Bolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( BEYGAZ) Kazancı Grubu Bilecik , Bolu, Bozüyük, İnönü, Söğüt, Pazaryeri, Çukurhisar, Osmaneli, Vezirhan, Bayırköy 2 Manisa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Manisa, Turgutlu, Akhisar, Muradiye 3 Van Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Van 4 Balıkesir Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( BALGAZ) Kazancı Grubu Balıkesir 5 Düzce Ereğli Doğalgaz Dağıtım A.Ş.( DERGAZ) Kazancı Grubu Ereğli, Düzce, Kon uralp, Kaynaşlı, Gülüç, Alaplı, Beyköy, Cumayeri, Gümüşova 6 Çanakkale Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Çanakkale, Biga, Çan, Ezine Bayramiçi, Kepez, Mahmudiye 7 Ordu Giresun Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Ordu, Giresun, Çarşamba, Ünye, Fatsa, Te rme 8 Karadeniz Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Trabzon, Rize, Akçaabat, Of 9 Malatya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Malatya, Konak, Gündüzbey, Yeşilyurt, Bostanbaşı, Yakınca, Topsöğüt, Şahnahan, Dilek, Hatunsuyu, Hanımçiftliği, Ordüzü, Battalga zi, Hasırcılar 10 Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Urfa, Siverek, Suruç, Karaköprü, Onbirnisan 11 Aksa Gaz Dağıtım A.Ş. Kazancı Grubu Adana, Osmaniye, Mersin, İskenderun, Sarıseki, Karayılan, Bekbele, Denizciler, Ceyhan, Payas, Toprakkale, T arsus, Azganlık, Nardüzü, Kadirlı, Belen, Dörtyol, Antakya 12 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. Kazancı Grubu -- 13 Afyon Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Afyonkarahisar, Bolvadin, Çay ve Dinar 14 Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( SİDAŞ ) Anadolu Grubu Sivas, Şarkışla, Suşehri ve Cemel 15 Trakya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( TRAKYADAŞ ) Anadolu Grubu Çatalca, Muratbey ve Hadımköy 16 Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (GEMDAŞ ) Anadolu Grubu Gemlik ve Umurbey 17 Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( BADAŞ ) Anadolu Grubu Bandır ma 18 Elazığ Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Elazığ, Yazıkonak, Yurtbaşı ve Hankendi 19 Tokat Amasya Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ( TAMDAŞ ) Anadolu Grubu Amasya, Tokat, Merzifon, Suluova, Turhal, Niksar, Erbaa, Zile ve Ziyaret 20 Mustafa Kemalpaşa Susurluk Karacabey Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (OVAGAZ ) Anadolu Grubu Mustafakemalpaşa, Susurluk, Karacabey, Ovaazatlı, Yalıntaş ve Tatkavaklı 21 Gümüşhane Bayburt Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Gümüşhane ve Bayburt 22 Siirt Batman Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu Siirt, Batman ve Kurtalan 23 Anadolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Anadolu Grubu -- 24 Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş. Anadolu Grubu -- 10-22/296 -106 5 H.1.3. Teklif Sahibi: Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. (KOLİN) 120 1977 yılında Kolin İnşaat İmalat ve Ticaret A. Ş. unvanıyla kurulan şirket, ulaştırma projeleri, barajlar, sulama sistemleri, arıtma sistemleri, su nakil hatları, boru hatları yapımı, enerji, haberleşme, taşımacılık projeleri gibi geniş bir yelpazede mühendislik ve taahhüt alanında faaliyet göstermekte dir. KOLİN ve bağlı ortaklıklarının 2008 yılı grup cirosu ( .) TL dir. Şirketin hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyeleri aşağıda gösterilmektedir: Tablo 7: KOLİN in Hissedarlık Yapısı Hisse Sahibi Hisse Oranı (%) Kolsan A.Ş. 32,86 Güzin KOLOĞLU 7,92 Veysi Akın KOLOĞLU 15,85 Mukadder KOLOĞLU 9,14 Celal KOLOĞLU 15,85 Naci KOLOĞLU 6,71 Necla DOĞAN 0,80 Tamer DOĞAN 0,80 Şebnem DOĞAN 0,80 Alper DOĞAN 0,80 Mustafa Kemal KOLOĞLU 1,63 Hayriye Deniz İSTEMİ 3,42 Demet MOĞOLKOÇ 3,42 TOPLAM 100,00 Tablo 8: KOLİN in Yönetim Kurulu Üyeleri Adı-Soyadı Görevi Naci KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Akın KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkan Vekili Celal KOLOĞLU Yönetim Kurulu Üyesi Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere KOLİN in faaliyetleri elektrik i le doğal gaz 130 pazarlarında ayrı ayrı incelen miştir: Elektrik KOLİN ile aynı grupta yer alan şirketlerin, elektrik dağıtım sektöründe herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Bununla birlikte elektrik üretim pazarındaki faaliyetlerine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir. Tablo 9: KOLİN in Bulunduğu Gruba Ait Elektrik Üretim Yatırımları (2008) Yatırım Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (2008, MWh) Akköy I Hidroelektrik 102 20.146,211 Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında KOLİN i n elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır. Tablo 10: KOLİN in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye deki Pazar Payları, 2008 Satılan Elektrik (MWh) Kurulu Güç (MW) Türkiye Tüketim Miktarı (MWh) Türkiye Kurulu Gücü (MW) Üretim Pazar Payı (%) Kurulu Güç Pazar Payı (%) KOLİN 20.146,211 102 198.085.200 41.817,2 0 0 Bunun yanında KOLİN in, yapım veya lisans aşamasında olan ya da faaliyette olmayan 140 yaklaşık toplam 322,7 MW lık kurulu güce sahip elektrik ür etim yatırımı bulunmaktadır. Doğal Gaz KOLİN ile aynı grupta yer alan ve KOLİN ile iştirak ilişkisi içinde olan İzmirgaz Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Tic. ve Taah. A.Ş. (İZMİRGAZ) ile Esgaz Eskişehir Şehiriçi Doğalgaz 10-22/296 -106 6 Dağıtım Tic. ve Taah. A.Ş. (ESGAZ) doğa l gaz dağıtım faaliyeti gerçekleştirmektedir. KOLİN in söz konusu teşebbüslerdeki toplam hissedarlık oranı aşağıda gösterilmektedir: Tablo 11: KOLİN in İZMİRGAZ ve ESGAZ daki hissedarlık yapısı, 2008 Şirket Adı Hisse Oranu (%) İZMİRGAZ 50 ESGAZ 81 İZMİR GAZ ve ESGAZ, KOLİN in kontrolünde olan şirketlerdir . H.2. İlgili Pazar H.2.1. İlgili Ürün Pazarı 150 Dosya kapsamında ilgili ürün pazarları, elektrik dağıtım hizmeti pazarı ve küçük ölçekli endüstriyel, ticari ve hane halkından oluşan tüketicilere yapılan perakende satışlar olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, değerlendirmede toptan satış ve ikili anlaşmalar kapsamında dağıtım şirketlerine yapılan satışlar ve doğal gaz dağıtım ve perakende faaliyetlerine ilişkin tespitlere de yer verilecek olmakla birli kte, bu aşamada bu faaliyetlere ilişkin nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar Dosyadaki bilgiler doğrultusunda, her iki ilgili ürün pazar ı açısından da ilgili coğrafi pazar, Eskişehir - Afyon - Bilecik - Kütah ya Uşak illeri olarak kabul edilmiştir. H.3. Değerlendirme 160 İlgili ürün pazarı olarak belirlenen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle OSMANGAZI nin bu pazar açısından %100 pazar payına sahip olduğu dikkate alınd ığında, tek başına bu durum sebebiyle dahi bildirime konu devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki OSMANGAZİ nin 2008 yılı cirosu da ( .) TL dir. Aşağıda dosya konusuna ilişkin d eğerlendirme de öncelikle dağıtım özelleştirmelerine ilişkin ön bildirim aşamasında oluşturulan Kurul kararında yer alan hukuki ayrıştırma konusuna değinilmiş, ardından Kanun un 7. maddesi kapsamında değerlendirmeler yapılmış ve sonrasında İhale Şartnamesin in 20. maddesine2 ilişkin bir bölüme yer verilmiştir. 170 H.3.1. Hukuki Ayrıştırma Rekabet Kurulu TEDAŞ ın özelleştirilmesine ilişkin oluşturduğu 21.7.2005 tarihli Kurul Görüşünde, Geçiş döneminin sonuna kadar dağıtım faaliyetlerinin ve diğer elektrik piyasas ı faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılmasının Rekabet Kurulu nun nihai izin koşulu olduğu hükmüne yer vermiştir. Nitekim dağıtım özelleştirmeleri kapsamında olmamakla birlikte, ayrı bir sürecin devamı niteliğindeki Aydın -Muğla -Denizli bölgesinin dağı tım faaliyetlerinin AYDEM tarafından devralınmasına ilişkin işlemde, AYDEM tarafından söz konusu hukuki ayrıştırmanın yapılacağına ilişkin taahhüt ile birlikte Kurul devre izin 180 vermiştir. Bildirime konu işlem ise özelleştirme programı içinde gerçekleştiril mektedir ve konuya ilişkin Rekabet Kurulu görüşüne dayanılarak hazırlanan İhale Şartnamesinin 17. maddesi3 uyarınca teklif sahipleri söz konusu ayrıştırmayı yapacaklarını taahhüt etmiş 2 ÖYK kararının ardından yapılacak devir sözleşmelerinin en az %51 ini Teklif Sahibinin oluşturacağı anonim şirket ile yapılması durumunda Rekabet Kurulu onayının aranma sına ilişkin İhale Şartnamesinde yer alan hüküm. 3 İhale Şartnamesi Madde 17. Alıcının Taahhüdü: Alıcı, Ek 5 de sunulan, Rekabet Kurulu nun 21.07.2005 tarih ve 05 - 48/695 -M sayılı Kararı nda belirtildiği şekilde 31.12.2012 tarihine kadar dağıtım faaliyetini ve diğer elektrik piyasası faaliyetlerini hukuken ayrıştıracağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Rekabet Kurulu nun ve Kurul un bu konudaki yetkileri saklıdır. 10-22/296 -106 7 bulunmaktadırlar. Kaldı ki, 4628 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin ar dından dağıtım firmalarının 2013 ten itibaren üretim ve perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilikler altında göstermeleri bir yükümlülü k haline gelmiştir. Dolayısıyla Kurulun konuya ilişkin koşulunun yerine geldiği anlaşılmaktadır. H.3.2. Kanun un 7. Mad desi Kapsamında Değerlendirme Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gereken hususlardan biri, devam eden süreçte YEŞİLIRMAK, OSMANGAZİ ve ÇORUH olmak 190 üzere üç bölge için aynı anda ihaleye çıkılması ve bazı teşebbüslerin b irden fazla bölge için ÖYK ya sunulan teklif sahibi listesinde yer almasıdır. Söz konusu üç dağıtım bölgesinin, dağıtım firmalarınca yapılan satışlar bakımından paylarını ve bu bölgelere ilişkin olarak ÖYK ya bildirilmesi kararlaştırılan listede yer alan t eklif sahiplerini gösteren tablo aşağıda yer almaktadır: Tablo 12: YEŞİLIRMAK, ÇORUH ve OSMANGAZİ Dağıtım Bölgelerinin, Dağıtım Firmaları Tarafından Yapılan Satışlar İçindeki Payları ve Sırasıyla Teklif Sahipleri İhalesi Yapılan Bölgeler Dağıtım Firmaları Tarafından Yapılan Satışlar İçindeki Payları (2008, %) Bu Bölgelere İlişkin ÖYK ya Bildirilen Listede Yer Alan Teklif Sahipleri (Sırasıyla) YEŞİLIRMAK 2,97 - ÇALIK - Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., - Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. - CENGİZ - Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ÇORUH 1,66 - AKSA - ÇALIK - CENGİZ - AYDEM OSMANGAZİ 3,69 - Eti Gümüş A.Ş. - AKSA - Sarar Ortak Girişim Grubu4 - KCETAŞ Ayen Ortak Girişim Grubu - Kolin İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. - CENGİZ Devam etmekte olan dağıtım özelle ştirmeleri sürecinde her bir devir işleminin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında yatay ya da dikey bütünleşme bakımından hakim durum analizine tabi tutulacağı açıktır. Bunun yanında her yeni dağıtım 200 özelleştirmesinde aday alıcıların özelliklerine gö re yapılan değerlendirmelerin farklı yaklaşımları ve yönleri de beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmelerde öncelikle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu nda yer alan pazar payı eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek gerekmektedir. Şöyle ki, 4628 sayılı Kanun ile gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim kapasitesi bakımından %205 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar b akımından ise %106 sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri açısından üretim ve toptan satıştaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu sınırlamalar özellikle özelleştirme sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak adına önemli o lmakla birlikte, 4054 210 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede hakim durum yaratılması veya hakim durumun güçlendirilmesi yönünde yapılacak tespitler önem kazanmaktadır. Rekabet politikası açısından ise söz konusu devir işlemlerine ilişkin değe rlendirmede piyasada etkinliği artırma hedefi çerçevesinde, elektrik sektörünün özelliklerinden kaynaklanan ölçek ekonomisinin sağlayacağı etkinlik ile rekabetçi yapının getireceği etkinliği sağlamaya yönelik olarak devir işlemlerine getirilece k 4 Sarar Giyim Tekstil San. Tic. A.Ş. Sarar Büyük Mağacılık Ortak Girişim Grubu 5 Herhangi b ir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği üretim şirketleri aracılığıyla sa hip olacağı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü, bir önceki yıla ait yayımlanmış Türkiye toplam elektrik enerji si kurulu gücünün yüzde yirmisini geçemez. 6 Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği toptan satış şirketleri aracılığıyla toptan satışını yapabilecekleri elektrik enerjisi miktarı, piyasada bir önceki yılda tüketilen toplam elekt rik enerjisi miktarının yüzde o nunu geçemez. 10-22/296 -106 8 sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem kazanmaktadır. Bu kapsamda söz konusu devirler açısından hakim durum analizinde yatay ve dikey yoğunlaşmaların değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Yatay ve dikey bütünleşme yönleriyle yapılacak ha kim duru m analizlerinin yanında, 220 serbestleşmeye ilişkin geçiş döneminde olan elektrik piyasalarında, özelleştirmelerin, devirler sonrası rekabetçi yapıda teşebbüslerin üstleneceği rollerin belirlenmesi bakımından da önemli olduğu açıktır. Bu nedenle söz konusu dev irler, sadece devrin gerçekleştiği elektrik dağıtım pazarı bakımından değil, bu pazarlarla rekabetçi yapıda etkileşim içinde olması beklenen doğalgaz pazarı bakımından da değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Nitekim OSMANGAZİ, YEŞİLIRMAK ve ÇORUH özelleşti rmeleri sürecinde alıcı tarafların belli olmasıyla ortaya çıkan yeni tartışma alanı, bir bölgede doğalgaz dağıtımı yapan teşebbüslerin aynı bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerini devralmaları ile gerçekleşecek olan yakınsayan pazar bütünleşmesi durumudu r. Şöyle ki, elektrik ve doğalgaz perakende pazarında faaliyet gösteren şirketler, özellikle dağıtım 230 şirketleri, birbirlerinin pazarlarına girme konusunda potansiyel rakip konumudadırlar. Dolayısıyla yakınsayan pazar bütünleşmesi aslında rakipler arasında gerçekleşen yatay bir yoğunlaşmanın özel bir türünü oluşturmaktadır. Bu nedenle, bu dosya kapsamında yapılan hakim durum analizinde yakınsayan pazar bütünleşmesine ilişkin değerlendirme ayrı bir başlık altında yapılmıştır . Bu kapsamda aşağıda dağıtıma iliş kin özelleştirmelerde hakim durum analizi üç başlık altında incelen miştir : - Yoğunlaşmaya (yatay) ilişkin değerlendirme - Dikey bütünleşmeye ilişkin değerlendirme - Yakınsayan pazarlar bakımından değerlendirme a. Yoğunlaşmaya İlişkin Değerlendirme 240 Dağıtım Hizmeti P azarı: Elektrik dağıtım hizmeti pazarı açısından bakıldığında OSMANGAZİ nin ve diğer dağıtım şirketlerinin doğal tekel konumunda olduğu ve özelleştirme işlemlerinin kamu tekelinin özel tekele devri niteliğinde olacağı, başka bir ifadeyle mevcut hakim durum un korunacağı görülmektedir. Bu bakımdan devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun mevcut hakim durumun (tekelin) el değiştirmesi anlamına geleceği, dolayısıyla yeni bir hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz k onusu olmayacağı görülmektedir. Perakende Satış Pazarı: Perakende satış hizmetleri bakımından da özellikle serbest olmayan tüketiciler açısından piyasada faaliyet gösteren perakende satış firmalarının bulunmadığı ve dağıtıcının perakende satış tarifesinin düzenlemeye tabi olduğu da 250 dikkate alındığında, anılan özelleştirme işlemiyle düzenlenmiş bir alanın devrinin söz konusu olduğu söylenebilir. Dolayısıyla dağıtım bölgesini kim alırsa alsın geçiş dönemi sonuna kadar %100 pazar payına sahip olacağı dikkate a lındığında, yatay yoğunlaşma bakımından mevcut hakim durumun güçlenmesinin söz konusu olmadığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki bu değerlendirme, salt elektrik perakende faaliyetleri bakımından yatay yoğunlaşmanın değerlendirmesi şeklindedir. Daha önce de belirtildiği üzere, yatay yoğunlaşma bakımından bir başka başlık da yakınsayan pazarlar konusudur. Serbest olmayan tüketicilerin serbest tüketici limitlerinin sıfıra indirilmesiyle tamamen serbestleşeceği ve serbestleşmese bile perakende şirketler inin faaliyetlere başlamasıyla bu alandaki dağıtım firmasının sahip olduğu fiili tekelin ortadan kalkacağı 260 görülmektedir. Bu noktada dağıtım firmasının bölgede %100 olan pazar payının rekabetçi pazar yapısına geçişin etkin bir şekilde sağlanabilmesi halind e zamanla düşmesi beklenmektedir. Bu noktada yapılacak özelleştirmenin, alıcı tarafın özelliklerine göre giriş engeli yaratacak şekilde elektrik dağıtım firmasının hakim durumunu güçlendiren bir öze llik taşımaması gerekmektedir. Yatay yoğunlaşma bakımından bu konu yakınsayan pazara ilişkin bölümünde yeniden ele alınmıştır. 10-22/296 -106 9 İkili Anlaşmalar Pazarı: Dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin sadece şebeke hizmetlerinin devri yönüyle değil, toptan satış pazarının talep tarafında piyasanın oluşması yönüyle de el e alınması gerekmektedir. Mevcut durumda dağıtım firmaları bölgelerindeki serbest olmayan tüketicilerin münhasır tedarikçisi oldukları gibi, serbest 270 tüketicilerin de büyük bölümüne satış yapmaktadır. Söz konusu yerleşik dağıtım firmalarını devralacak olan teşebbüs, dağıtıma ilişkin teknik faaliyetlerle birlikte perakende satış işini ve müşteri portföyünü de devralacaktır. Geçiş dönemi sonunda bütün tüketicilerin serbest tüketici statüsüne geçmesinin beklenmesi ve 2013 ten itibaren dağıtım firmalarının perak ende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilik altında sürdürecek olması, dağıtım bölgelerine yeni tedarikçilerin girerek rekabetçi bir baskı yaratmaları beklentisini beraberinde getirse de, dağıtım faaliyetleriyle birlikte müşteri bilgilerine sahip olmak ve tüket ici gözünde bölgenin dağıtım firması konumunda olmak gibi hususlar söz konusu dağıtım şirketlerine rekabetçi avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle, özelleştirmeye tabi olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar 280 piyasasının talep tarafınd an da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz konusu devir işlemlerinin toptan satış pazarında alım gücü bakımından da yoğunlaşma oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu kapsamda, daraltılmış pazar tanımı olan d ağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar itibarıyla bakıldığında, Türkiye deki dağıtım şirketlerinin 2008 yılı itibarıyla yapmış oldukları alım ve satımlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır : Tablo -13: Dağıtım şirketlerine ait alım -satım ve kayıp kaçakla ra ilişkin veri (2008) Bölge Dağıtım Şirketi İsmi Alınan Elektrik (GWh) Satılan Elektrik (GWh) Kayıp ve Kaçak (GWh) Kayıp ve Kaçak Oranı (%) Alınan Elektrikteki Pay (%) Satılan Elektrikteki Pay (%) 1 Dicle Elektrik 14.576 5.214 9.362 64,2 9,15 3,82 2 Vangölü Elektrik 2.580 1.137 1.443 55,9 1,62 0,83 3 Aras Elektrik 2.274 1.656 618 27,2 1,43 1,21 4 Çoruh Elektrik 2.538 2.268 270 10,7 1,59 1,66 5 Fırat Elektrik 2.396 2.145 250 10,5 1,50 1,57 6 Çamlıbel Elektrik 2.290 2.088 202 8,8 1,44 1,53 7 Toroslar Elektrik 15.263 13.905 1.358 8,9 9,58 10,18 8 Meram Elektrik 6.394 5.859 535 8,4 4,01 4,29 9 Başkent Elektrik 12.167 11.161 1.005 8,3 7,64 8,17 10 Akdeniz 6.646 6.049 597 9 4,17 4,43 11 Gediz Elektrik 14.797 13.862 935 6,3 9,29 10,15 12 Uludağ Elektrik 11.643 10.941 702 6 7,31 8,01 13 Trakya Elektrik 5.886 5.473 413 7 3,70 4,01 14 İstanbul A. Yakası 9.491 8.672 819 8,6 5,96 6,35 15 Sakarya Elektrik 9.349 8.760 588 6,3 5,87 6,41 16 Osmangazi Elektrik 5.320 5.042 278 5,2 3,34 3,69 17 Boğaziçi Elektrik 21.282 18.948 2.335 11 13,36 13,87 18 Kayseri Elektrik 2.391 2224 167 7 1,50 1,63 19 AYDEM 3.982 3.815 167 4,2 2,50 2,79 20 Göksu Elektrik 3.562 3.303 260 7,3 2,24 2,42 21 Yeşilırmak Elektrik 4.467 4.063 405 9,1 2,80 2,97 TOPLA M 159.294 136.585 22.709 100,00 100,00 Tablodan da görüleceği üzere, OSMANGAZİ nin bütün dağıtım şirketleri içindeki payı %3,69 dır. AKSA, OSMANGAZİ nin yanı sıra ÇORUH a da teklif vermiştir. Buna ek olarak Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarih ve 10 -18/209 -80 sayılı kararı çerçevesinde 290 AKSA yı kontrol eden Kazancı Holding e devrine izin verilen ANADOLU GAZ ın da YEŞİLIRMAK a teklif verdiği göz önüne alındığında yoğunlaşmaya ilişkin değerlendirmede her üç bölgenin de tek bir teşebbüs tarafından devralınmasın ın analiz edilmesi gerekmektedir. 10-22/296 -106 10 Yatay yoğunlaşma bakımından bu dosya kapsamında ortaya çıkabilecek en büyük yoğunlaşma seviyesi olan Kazancı Holding in üç bölgeyi birden alması durumunun, dağıtım firmalarına yapılan satışlarda yatay yoğunlaşma açısından hakim durum yaratılması gibi bir sakınca doğurmayacağı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, üç bölgenin de Kazancı Holding in kontrol ettiği teşebbüslere verilmesi olasılığı değerlendirildiğinde, tek kontrolde olacak elektrik dağıtım bölgelerinin toplam pay ının 300 %12,61 olacağı hesaplanmakta ve bu durumda dahi, işlemin yeni bir hakim durum ortaya çıkarmayacağı görülmektedir . b. Dikey Bütünleşmeye İlişkin Değerlendirme Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim, iletim, dağı tım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılması öngörülmekle birlikte, üretim ve perakende satış faaliyetlerinin bütünleşmesinin engellenmediği görülmektedir. Dikey bütünleşme, sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen olumlu sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili anlaşmaların 310 azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir. Bunun yanında, spot piyasada oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının ava ntaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkı kazanmasıyla, dikey bütünleşmenin bir risk olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım firmala rı açısından, dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından hiçbir risk taşımadığını söylemenin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması açısından, 320 dağıtım şirketlerinin aynı ekonom ik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili anlaşmalar yapmaları, yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması riskini taşımaktadır. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üre tim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim - perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hakim durum yaratma riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, elektrik piyasasında kurulu güç bakımından kamunun egemenliği söz konusudur. Türkiye de 2008 yılı itibarıyla kurulu gücün üretici kuruluşlara 330 göre dağılımı aşağıdaki tabloda görüldüğü gibidir: Tablo -14: Türkiye nin Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2008, MW) Kuruluşlar Termik Hidroelektrik Jeotermal Rüzgar Kuruluş Toplamı Oran (%) EÜAŞ 8690,9 11.455,9 20.146,8 48,2 EÜAŞ'IN Bağlı Ortaklık Ortaklıkları 3.834,0 3.834,0 9,2 Mobil Santraller 262,7 262,7 0,6 Otoprodüktör + Üretim Şirketleri + İHD 14.807,4 2372,8 363,7 29,8 17573,8 42,0 TOPLAM 27.374,0 13.453,4 325,6 41.817,2 Kaynak ların Kurulu Güce Katkısı (%) 66,0 33,1 0,9 0,1 %100 Burada hemen belirtmek gerekir ki, EÜAŞ a ait santraller (%48,2) ve EÜAŞ ın bağlı ortaklıkları (%9,2) gibi üretimini yaptıkları elektriği anlaşmalar çerçevesinde devlete 10-22/296 -106 11 satan santraller dikkate alınd ığında, Türkiye kurulu gücünün yaklaşık %57,4 ünün kamu kuruluşu ve onlarla ilişkili şirketler tarafından işletildiği görülmektedir. Türkiye de 2008 yılı itibarıyla elektrik üretiminin üretici kuruluşlara göre dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir : Tablo -15: Türkiye nin Yakıt Cinslerine Göre Elektrik Üretimi, Brüt Talebi (2008, GWh) Kuruluşlar Termik Hidroelektrik Jeotermal Rüzgar Kuruluş Toplamı Oran (%) EÜAŞ 46.499,6 28.419,4 74.919,1 37,82 EÜAŞ'IN Bağlı Ortaklık Ortaklıkları 22.797,8 22.797,8 11,51 Mobil Santraller 330,5 330,5 0,17 Üretim Şirketleri 75.223,7 5109.2 80.332,9 40,55 Otoprodüktörler+ İHD 19.287,6 750,1 20.037,7 10,12 TOPLAM (Türkiye) 164.139,2 34.278,8 198.417,9 İthalat 789,4 0,40 İhracat 1.122,2 -0,57 BRÜT TA LEP (Tüketim) 198.085,2 100 İhalede teklif veren teşebbüslerin sahip olduğu kurulu güç, üretim miktarı ve pazar 340 paylarına ilişkin tablo aşağıdadır: Tablo 1 6: Teklif Sahibi Teşebbüslerin Elektrik Satım, Kurulu Güç ve Üretim Pazar Payları (2008) Satılan Elektrik (MWh) Kurulu Güç (MW) Türkiye Tüketim Miktarı (MWh) Türkiye Kurulu Gücü (MW) Üretim Pazar Payı (%) Kurulu Güç Pazar Payı (%) Kazancı Holding ( .) 1466,3 ( .) 3,5 KOLİN ( .) 102 198.085.200 41.817,2 ( .) 0 Bütün bu veriler , teklif sahibi t eşebbüslerin sahip olduğu üretim kapasitesi nin, dikey bütünleşme açısından rekabetçi risk doğuracak büyüklükte olmadığını göstermektedir . Dikey bütünleşme konusu, dağıtım ve üretim özelleştirmelerinde izlenen strateji kapsamında, daha sonra gerçekleşecek o lan üretim özelleştirmeleri aşamasında daha detaylı değerlendirmeyi gerektirecek bir husus olarak görülmektedir. Bu çerçevede, AKSA nın veya KOLİN in OSMANGAZİ yi devralmasının dikey bütünleşme açısından da hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim d urumun güçlendirilmesi bakımından bir sakınca doğurmadığı değerlendirilmektedir. 350 c. Yakınsayan Pazarlara İlişkin Değerlendirme Esas itibarıyla yatay yoğunlaşma başlığının alt bölümlerinden biri olmakla birlikte, bu bölümde yakınsayan pazarlar bakımından işl emin hakim durum yaratılması ya da mevcut hakim durumun güçlendirilmesi yönüyle değerlendirilmesi yapıl mıştır . c.1. Yakınsama Kavramı: Yakınsama; bölgeler, ülkeler, endüstriler ve aktiviteler arasındaki farklılıkların azalması ve benzerliklerin artması sür ecini ifade etmektedir. Bu kapsamda yakınsama terimi, daha önce ayrı kabul edilen altyapı ve şebeke endüstrilerinin kısmen veya tam olarak entegrasyonu anlamına gelmektedir (gaz ve elektrik sektörü/Telekom -TV-internet sektörü gibi). Bunun yanında aynı teri m, altyapı ve şebeke endüstrilerine ilişkin 360 düzenlemelerdeki artan benzerlikler için de kullanılmaktadır. Enerji ve enformasyon endüstrilerinde son dönemde ortaya çıkan değişimler, elektrik, doğalgaz, internet, telefon, kablo TV gibi temel hizmetlerin üret im ve dağıtım şeklini değiştirmektedir. Tekel endüstrileri serbestleştirme girişimleri ve takip eden birleşme, devralma ve ortaklıklar, geleneksel kamu hizmetleri arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır. Öyle ki elektrik şirketleri telekomünikasyon hizm etleri sunarken, 10-22/296 -106 12 doğal gaz şir ketleri elektrik şirketleri ile kablolu hizmet veren şirketler telefon şirketleri ile birleşmektedir. Endüstriler arasındaki yakınsama kavramı ilk olarak bilgisayar ve telekomünikasyon endüstrilerinde kullanılmaya başlanmıştır . Söz konusu sektörlerin ekonomilerinin enerji 370 endüstrilerinden farklı olduğu dikkate alındığında, yakınsamanın nedenleri endüstri bakımından farklılıklar arz etmektedir. c.2. Elektrik ve Doğal Gaz Sektörleri Bakımından Yakınsama Bu bölümde enerji endüstr ileri, daha özel olarak da enerji şebekeleri arasındaki yakınsamanın nedenleri ele alınacaktır. Enerji şebekeleri arasındaki yakınsamanın nedenleri 4 başlık altında ele alınabilir: Enformasyon teknolojisindeki gelişmeler, Şebeke ekonomisi, Serbestleştirme, Enerji ve enformasyon endüstrilerindeki müşteri talepleri. 380 Enformasyon teknolojisi: Enformasyon teknolojileri bütün endüstrilerde ortaya çıkan yakınsamanın temelinde bulunmaktadır. Bütün iletişimin dijital hale gelmesi iletişim endüstrisinde bir yakınsama ya neden olmuş ve bu durum diğer endüstrilerdeki yakınsamanın ilk ayağını teşkil etmiştir. Bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin büyük miktarlardaki bilginin depolanması ve yayılmasını olanaklı hale getirmesi, bu yakınsamayı daha da hızlandırmıştır. Şöyl e ki, bilgisayar hafıza ve programlarındaki gelişmeler, bilgilerin kısa zamanda çeşitli bölgelerden toplanması ve değerlendirilmesini olanaklı kılmıştır. Şebeke ekonomisi: Küçük ve verimli doğal gaz santrallerinin kurulmasının elektrik ve doğal gaz sektör leri arasındaki yakınsamada büyük pa yı vardır. Bu tip santrallerin 390 kullanımının artması, elektrik üreticilerinin doğal gaz işiyle bütünleşmesini rasyonel kılmaktadır. Bütünleşik faaliyet tedarik, koordinasyon, taşıma, talep ve risk yönetimi gibi konularda önemli avantajlar doğurmaktadır. Serbestleştirme: ABD, Avrupa ve Pasifik ülkelerinde başlayan ve hala devam eden, enerji sektörünü serbestleştirmeye ve düzenlemeye ilişkin süreç, enerji endüstrileri arasındaki yakınsamayı hızlandırmıştır. Bu süreçte, daha önce bütünleşik yapı içerisinde merkezi bir idareye tabi olan ulusal enerji şirketlerinin faaliyetleri ayrıştırılmış ve bazı ülkelerde özelleştirmeye tabi tutulmuştur. Giriş engellerinin kaldırılmasıyla birçok özel şirketin girdiği bu endüstrilerde pazar e konomisine dayalı bir model oluşturulmaya çalışılmaktadır. Riskin olmadığı tekelci bir yapıdan rekabetçi bir yapıya geçen enerji 400 piyasalarındaki oyuncuların, faaliyet alanlarını genişleterek riskleri dağıtma stratejileri, yakınsamaya hız kazandırmaktadır. Müşteri talepleri: Müşteri talepleri, yeni teknoloji ve ürün gelişimini sağlayarak endüstriler arasındaki yakınsamayı artırmaktadır. Müşterilerin, farklılaştırılmış yeni ürünler talep etmeleri, elektrik, gaz, su, telefon gibi temel hizmetleri bir paket ola rak sunan şirketlere yönelmeleri, yakınsamayı artıran faktörler arasındadır. Dikey olarak da birbirine benzer yapılara sahip olan elektrik ve gaz pazarları arasındaki yakınsama, esas itibarıyla bu sektörlerin dikey yapılarındaki üç ayrı kademede ortaya çıkmaktadır: (i) üst pazarlardaki yakınsama, (ii) orta pazarlardaki yakınsama ve (iii) alt pazarlardaki (perakende) yakınsama. Hemen belirtmek gerekir ki, bu dosya 410 kapsamında, elektrik ve doğal gaz pazarlarının dağıtım ve perakende satış seviyelerinde orta ya çıkan yakınsama özelliği ve bu bakımdan devir işleminin serbestleşme sürecine etkisi üzerinde durul muştur . 10-22/296 -106 13 c.3. Elektrik ve Doğal Gaz Perakende Seviyesinde Rekabet Elektrik ve doğal gaz pazarlarının yakınsama özelliklerine geçmeden önce, bu pazarların mevcut durumda ve serbestleşme sürecinde nasıl bir rekabetçi yapıya sahip olduklarının ve bu pazarlarda rekabetin sağlanmasının niçin önemli olduğunun ortaya konması yerinde olacaktır. Elektrik ve gaz sektöründeki serbestleşme hedeflerinden birisi de bu sektörlerin perakende pazarlarının rekabete açılmasıdır. Avrupa ülkelerinde serbestleştirmenin 420 fiilen başlamasından önceki dönemde, bu pazarlara görevli şirketlerin yanında bu ürünlerin üretim ve dağıtım işinde bulunmayan bağımsız perakendecilerin de girec eği umulmaktaydı. Ancak bu beklenti, perakende işinin kendi başına bir katma değer yaratmaması ve dolayısıyla bir iş modeline konu olmaması nedeniyle istenilen ölçüde gerçekleşememiştir. Bu noktada, aslında katma değer yaratmayan bir pazar seviyesinde haki m durum yaratılmasının önemli olup olmadığı, hatta bundan da öte, böyle bir pazar tanımına gerek olup olmadığı sorgulanabilir. Nitekim raportörlerce bu dosya kapsamında yapılan çeşitli görüşmelerde, elektrik sektöründe üretim kapasitesinin rekabet üzerinde ki asıl belirleyici olduğu, eğer üretim rekabetçi bir yapıda olursa, toptan satış ve perakende pazarlarının da rekabetçi olacağı görüşünün sıklıkla 430 dile getirildiği görülmektedir. Bu konuda bir yargıya varmak için yürürlükteki mevzuatın nasıl bir piyasa mo deli öngördüğünü dikkate almak gerekmektedir. Aşağıda kısaca, mevcut düzenlemeler kapsamında elektrik ve doğal gaz perakende piyasalarında hedeflenen rekabetçi yapı ele alın mıştır . i. Elektrik Piyasası Bakımından Perakendede Rekabet: Elektrik piyasaları bakımından dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde piyasa faaliyetlerinin düzenleyici kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım satım faaliyetlerinin ikili anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine kavuşacağı, rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği görülmektedir. Bu 440 kapsamda Kanun da perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, bunun yanında, hedeflenen reka betçi piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması için de Kanun un Geçici 9. Maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012) belirlenmiştir. Geçiş döneminin ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine ulaşması ve hanehalk ına satış yapmaya yönelik perakende satış şirketlerinin de faaliyete geçmesiyle, hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi bir piyasa yapısına yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise dağıtım ve perakende satışlara ili şkin Geçiş Dönemi Tarifeleri uygulandığı görülmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma ayırmak mümkündür: 450 Perakende satış tarifeleri Dağıtım sistem kullanım tarifeleri Perakende hizmet tarifeleri İletim tarifeleri İletim tarifeleri TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir. Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise bu faaliyetlere ilişkin işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik gelir tavanı yö ntemi ile belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı fiyat tavanı yöntemi ile belirlenmektedir. Burada, perakende satış tarifesinde düzenle menin olduğu geçiş 460 döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı görülmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca 10-22/296 -106 14 yapılacak özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve E ÜAŞ ın portföy şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, dağıtım şirketlerinin enerji talebinin en az %85 ine gelen miktarına ilişkin olarak, söz konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar ü zerinden geçiş dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve sağlayıcılar arasında pazarlık sonucunda oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikl e rekabetçi piyasaya geçiş yapılacaktır. Başka bir ifade ile, söz konusu perakende tarifesi ya da 470 daha genel ifadeyle perakende fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş döneminin ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından na sıl bir rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne olduğu önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir perakende piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha ucuz kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa yönelik fiili ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır. ii. Doğal Gaz Piyasası Bakımından Perakendede Rekabet: Doğal gaz piyasası ele alındığında, 4646 sayılı Doğal G az Piyasası Kanunu kapsamında, elektrik piyasasına ilişkin düzenlemelerden farklı olarak doğal gaz perakende satış şirketi kavramına yer 480 verilmediği görülmektedir. Böyle bir tanıma y a da kavrama yer verilmemesinin doğal gaz piyasalarına ilişkin olarak pe rakende seviyesinde rekabetin amaçlanmadığı gibi bir hükme yol açmasının söz konusu olmadığı düşünülmektedir. Bahse konu 4646 sayılı Kanun un amacını açıklayan 1. maddesinde, doğal gaz piyasasının serbestleştirilmesinin Kanun un amaçlarından olduğu açıkla nmış olup ilgili mevzuat da bu saikle düzenlenmiştir. Bu temelde rekabetçi bir doğal gaz piyasasının oluşturulması için doğal gaz tedarikçisini seçme ye tisine sahip serbest tüketici ve doğal gazı kendi kullanımı için dağıtım şirketlerinden almak zorunda olan serbest olmayan tüketici tanımları getirilmiş olup, söz konusu ayrım EPDK tarafından yıllık doğal gaz tüketimine ilişkin bir limit ile belirlenmektedir. Bu limitin gelecekte sıfıra 490 düşürülmesi amaçlanmakla birlikte, kademeli olarak düşürüldüğü göz ö nüne alındığında serbest piyasaya geçiş yönünde bir geçiş dönemi olduğu görülmektedir. Nitekim 4646 sayılı Kanun da 1 milyon m3 olarak belirlenen serbest tüketici olma sınırı, EPDK nın 29.12.2009 tarihli ve 2378 tarihli Kurul kararı ile 800.000 m3 e indiri lmiştir. Doğal gaz dağıtım şirketleri, dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra kendi bölgelerinde perakende satış gerçekleştirmektedirler. Hatta dağıtım şirketleri, kendi bölgelerindeki serbest olmayan tüketicilere doğal gaz satış hizmeti vermekle yükümlüdürler . Kendi bölgelerinde bulunan serbest tüketici olmaya hak kazanan tüketicilere ise talep etmeleri durumunda doğal gaz tedarik etmektedirler. Doğal gazın nihai tüketicilere satışına bakıldığında, tarifelerin serbest tüketiciler ve 500 serbest olmayan tüketicil er için ayrı ayrı tanımlandığı, serbest tüketicilerin alt grupları için alım miktarı, sözleşme süresi gibi kriterlere dayanılarak herhangi bir tarife ayrıştırması yapılmadığı görülmektedir. Mevcut durumda, dağıtım şirketi, serbest tüketicilere yaptığı satı şlarda BOTAŞ ın doğal gaz satış fiyatı üzerine bir taşıma bedeli eklemekte; serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlarda ise BOTAŞ ın doğal gaz satış fiyatına birim hizmet ve amortisman bedelini eklemektedir. Tedarik pazarının rekabete açılması ve BOTAŞ ın yanı sıra yeni tedarik şirketlerinin piyasada faaliyete başlamasının ardından dağıtım şirketleri, tarife hesaplarında BOTAŞ satış fiyatı yerine yeni teşebbüsün satış fiyatını kullanacaklardır. Bu noktada, dağıtım şirketlerinin serbest olmayan tüketicil ere yaptığı satışlar bakımından, doğal gaz alım fiyatını aynen tüketiciye 510 yansıttığı, bu yöntemde doğal gaz ticaretinden bir kar ya da zararının söz konusu olmadığı ileri sürülebilir. Bununla birlikte, serbestleşmenin ilerleyen dönemlerinde, BOTAŞ ın sağla yıcı olarak payının azalması ve yeni piyasa yapısı içinde dikey 10-22/296 -106 15 bütünleşmelerin de söz konusu olmasının ardından, bu satışlar bakımından, dağıtım firmalarının ucuz kaynaktan gaz bulmalarını ve perakende tüketicilerine ucuza gaz temin etmelerini sağlamak ön em kazanmaktadır. Bu noktada, 4646 sayılı Kanun un 7 ve 11. maddeleri, bu husustaki eksikliği ortadan kaldırmaya yönelik hükümler ihtiva etmektedir. Nitekim 7. madde kapsamında, dağıtım şirketlerinin bir yıl içinde dağıtacakları gazın en fazla yüzde ellis ini bir tüzel kişiden satın alabilecekleri, EPDK nın rekabet ortamının oluşmasını dikkate alarak bu oranı 520 arttırabileceği ya da azaltabileceği hükme bağlanmıştır. Buna ek olarak, Kanun un 11. maddesi uyarınca dağıtım şirketleri, en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini ispat etmekle yükümlü kılınmıştır. Bu maddeler ile dağıtım firmasına, ucuz yerden alma yönünde bir yükümlülük getirilmiş olmakla birlikte, böyle bir yükümlülüğün etkin bir şekilde uygulanmasının zor olduğu düşünülmektedir7. Bir yandan piyasala rı serbestleştirir ve piyasadaki firmaların fiyatlandırmalarındaki ayrıntılı düzenlemeleri ortadan kaldırırken, bir yandan da bu firmalara en ucuz kaynaktan alma yükümlülüğü getiren mevzuatla rekabetçi davranışı sağlamaya çalışmanın kolay ve etkin olmayaca ğı düşünülmektedir. Etkin bir serbestleşme sürecinde esas olması gereken, şüphesiz serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesiyle birlikte hanehalklarına da satış yapmayı 530 hedefleyen doğal gaz ticareti yapan firmaların, yerleşik dağıtım firmalarının karşı sına rakip olarak çıkması, başka bir ifadeyle, dağıtıcıların fiyatlarını düzenleme görevini, perakende aşamasında oluşturulan rekabetin üstlenmesidir. Böyle bir sistemde yerleşik şirketin yüksek fiyat uygulamasını önleyecek tek mekanizma, perakende pazarın da rakiplerin varlığıdır. Bu çerçevede, fiyat baskısı yaratarak, görevli şirketlerin ucuz enerji tedarikine yöneltilmesini ve toptan pazarın bu yolla daha verimli çalışmasını sağlama bakımından, perakende pazarındaki rekabetin ihmal edilemeyecek bir işlevi olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede , her ne kadar farklı kavramlara yer verilmiş olsa da, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu nun, perakende 540 seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik benzer vizyona sahip düz enlemeler olduğu görülmektedir . Her iki pazarda da, dağıtım konusunda görevli şirketlerin bölgelerinde uygulayacakları (aynı zamanda serbestleşmenin ardından tüketicinin satın aldığı enerjide ödemek durumunda olduğu) enerji satış fiyatları şu şekilde basit leştirilebilir: Görevli şirket enerji satış fiyatı = dağıtım bedeli + enerji bedeli Bu formülde yer alan dağıtım bedeli düzenlemeye tabidir. Enerji bedeli ise, tüketiciye doğrudan yansıtılan rekabete açık elektrik veya gaz toptan piyas alardan alınan enerji nin maliyetidir. c.4. Elektrik ve Doğal Gaz Perakendesinde Rekabeti Oluşturmadaki Zorluklar 550 Yukarıda da belirtildiği üzere, enerji piyasalarında serbestleşmeye yönelik yapısal geçiş döneminde, serbestleşmenin başarıya ulaşmasındaki öne mli noktalardan biri de nihai tüketiciye yapılan perakende satışlarda rekabetin sağlanması ve bu yönde, dağıtım bölgeleriyle sınırları oluşturulmuş olan bölgesel tekellerin ortadan kalkmasıdır. Esas itibarıyla, hanehalkına yönelik elektrik arzında rekabetç i yapıyı etkileyen dört unsur ön plana çıkmaktadır: 7 Örneğin, vade koşulları ve al -ya da -öde gibi, parametreleri farklı olan iki gaz kontratından hangisinin ucuz olduğu, şirketin risk anlayışı ve uyguladığı indirim oranı gibi sübjektif değerlere bağlıdır ve başka bir şi rkete göre daha ucuz veya pahalı olabilir. Başka bir ifade ile enerji bedeli bir ölçüde şirketin uygulamaları ve inisiyatifine kalmıştır. Bu durumda ortaya çıkması beklenen sonuç ise, düzenlemeye tabi olan şirketin (dağıtım), düzenlemeye tab i olmayan yavru şirketine yüksek fiya tlardan alımlar yapmak yoluyla (toptan satış) kar aktarmasıdır. Böyle bir sistemde ise görevli şirketin yüksek fiyat uygulamasını önleyecek tek mekanizma, perakende pazarında rakiplerin v arlığıdır. 10-22/296 -106 16 i. Piyasanın açılması ve tüketicinin sağlayıcısını değiştirme fırsatı, firmaların fiyatlandırma stratejilerini belirlerken, geçiş maliyetlerinden dolayı, yeni müşteri kapmak ya da müşteri sadakati yaratmak a rasında tercih yapmak durumunda kalmasına neden olmaktadır. 560 ii. Elektrik arzı, kalite bakımından homojen bir üründür, bu nedenle fiyat farklılaşması dışında ürün farklılaştırması zordur. iii. Piyasa, abonelik sistemine dayanmaktadır, bu nedenle bir müşterinin aynı anda iki farklı sağlayıcıdan hizmet alması söz konusu değildir. iv. Piyasa doygunluğa ulaşmıştır ve talepte artış oldukça azdır. Bu yapı içerisinde müşterilerin, yerleşik dağıtım firmaları tarafından bağlanmış olması nedeniyle diğer firmaların yeni müşteriler bularak piyasaya girmesinin maliyeti artmaktadır. Türkiye tecrübesinde, elektrik bölgeleri henüz özelleştirme aşamasında olup, geçiş dönemi boyunca dağıtım firmalarının hanehalkına münhasıran satış yapacakları; doğal gaz bakımından ise, sektörün büyük böl ümünün halen yatırım aşamasında olduğu ve 570 küçük tüketiciler bakımından bu alanlardaki tekelin kalkmasının ancak serbest tüketici limitinin sıfırlanmasından sonra gerçekleşeceği görülmektedir. Bu nedenle, her ne kadar mevzuat ve pazar yapısı bakımından bire bir aynı olmasa da, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşanan serbestleşme tecrübeleri, devam eden özelleştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar bakımından yol gösterici nitelikte olmaktadır. Elektrik ve doğal gaz perakende satışları kaps amında, özellikle hanehalkı ve küçük müşterilere yönelik satışlar yönünden, söz konusu tüketicilerin sağlayıcılarını değiştirmesine yönelik geçiş maliyetlerinin rekabetin oluşturulmasında en büyük engeli oluşturduğu görülmektedir. i. Genel Olarak Geçiş Ma liyetleri: Geçiş maliyetleri, sağlayıcı değiştirirken katlanılan 580 gerçek veya al gılanan maliyetlerdir . Bunlar, müşterinin mevcut sağlayıcısından ürün almaya devam etmesi durumunda ortaya çıkmayan; fakat aynı ürünü, aynı fiyatla olsa dahi, yeni bir sağlayıcı dan tedarik etmesi halinde oluşan maliyetlerdir. Bu maliyetler, sağlayıcı değiştirme anında değil, sürecinde ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, geçiş maliyetleri sadece objektif, ekonomik maliyetleri kapsamamakta; geçiş sürecinde yaşanan zaman kaybı, gösteril en çaba ve katlanılan stres gibi sübjektif değerleri de içermektedir. OFT nin 2003 yılında yaptığı bir çalışmasındaki geçiş maliyetleri tanımında yer alan gerçek veya algılanan ifadesi, müşterinin sağlayıcı değiştirirken katlandığı sübjektif maliyetlere atıf yapmaktadır : Müşterilerin , sağlayıcı değiştirme işlemlerini karmaşık ve 590 zaman kaybına neden olan bir işlem olarak algılamaları, bununla ilgili mali fayda ve zararları tam olarak hesaplayamamaları nedeniyle bu maliyetlerin, gerçekte olduğundan daha yü ksek olarak algılanması olasıdır. Nitekim, İngiltere doğal gaz pazarına ilişkin bir araştırma, tüketicilerin sağlayıcı değiştirme olanaklarının farkında olmalarına rağmen, araştırma ve geçiş maliyetlerini gerçekte olduğundan daha yüksek algılamaları nedeni yle, yerleşik şirketlerin, rakiplerin tarifelerinden daha yüksek fiyatlardan satış yapmalarını kabullendiklerini göstermektedir. Geçiş maliyetlerinin, endüstri yapısı ve dinamikleri ile pazardaki oyuncuların davranışları üzerinde önemli etkileri vardır. Ş öyle ki, bu maliyetler, homojen bir ürünün alım sonrasında müşteri tarafından heterojen olarak algılanmasına neden olabilmektedir. Bu 600 bakımdan, bir nevi yapay ürün çeşitlendirmesine yol açan geçiş maliyetleri, teşebbüslerin ürün gamında ve fiyatlama seçene klerinde etkili olmaktadır. Bu kapsamda, teori ve pratikte ortaya çıkan genel sonuç, geçiş maliyetlerinin, müşterilerin sağlayıcı değiştirmesini güçleştirerek şirketlerin talep esnekliğini azalttığı, pazara giriş engeli yarattığı ve özellikle elektrik ve g az gibi pazarlarda yerleşik şirketlerin, yeni giriş 10-22/296 -106 17 yapan şirketlere oranla müşterilerine daha yüksek fiyatlar uygulamasına neden olduğu yönündedir. Geçiş maliyetleri her pazarda ortaya çıkmamakla birlikte, ortaya çıkış nedenlerinin nitelikleri ve sonuçlar ı endüstriler arasında farklılık arz etmektedir. Geçiş maliyetlerinin çeşitlerine ilişkin değişik sınıflandırmalar bulunmakla birlikte bunlar, aşağıda yer verildiği 610 şekilde ele alınabilir: Ekonomik risk maliyeti Değerlendirme maliyeti Öğrenme maliyeti Kuru lum maliyeti Yarar kaybı maliyeti Parasal kayıp maliyetleri Kişisel ilişki kaybı maliyetleri Geçiş maliyetleri, müşterilerin sağlayıcı değiştirmekte isteksiz davranmasına yol açmakta ve bu bakımdan firmaların iş ve fiyatlama stratejilerini etkilemektedir. Bu 620 stratejiler, temel olarak ticari bir ilişki başlatarak (abonelik gibi) müşteriyi bağlamak (lock -in) ve daha sonrasında geçiş maliyetlerinin varlığından yararlanarak pazar payını artırma, giriş engelleri yaratma veya bağlanan müşterilere yüksek fiyatlar uygulamaya dayanmaktadır. Söz konusu stratejiler, pazarın yeni veya olgun olup olmadığına ve ilgili teşebbüslerin pazar payların a bağlı olarak şekillenmektedir . Pazarın durumu ve teşebbüsün pazar payına göre çeşitlilik gösteren stratejiler aşağıda özetlenm iştir. Pazarın olgunluk derecesi: Geçiş maliyetleri, pazarın olgunluk derecesine bağlı olarak değişik pazar dinamikleri ve rekabet koşulları yaratabilmektedir. Yeni oluşan pazarlarda bu maliyetlerin önemli ölçüde fiyat rekabeti yarattığı söylenebilir. Bu pazarlardaki müşterilerin büyük bölümü başlangıçta bir sağlayıcı tarafından bağlanmamıştır. Bu 630 nedenle, teşebbüslerin, bu müşterilerle ticari ilişki oluşturmak ve belirli bir müşteri portföyü yaratmak için düşük fiyatlar teklif etmesi beklenmelidir. Olgunla şmış pazarlarda ise, neredeyse bütün müşteriler bağlanmış olduğu ve şirketlerin portföyleri ve pazar payları istikrar kazandığı için, sıkı bir fiyat rekabeti yerine, daha önce yapılan düşük fiyatlı satışların telafi edilmesi ve mevcut müşterilerden rant el de edilmesi için yüksek fiyatlamaya eşlik eden düşük bir fiyat rekabeti söz konusu olabilmek tedir (yatırım -hasat stratejisi ). Teşebbüsün pazar payı: Geçiş maliyetlerinin söz konusu olduğu bir pazarda faaliyet gösteren yüksek pazar payına sahip bir teşebbü s, pazar payı kaybetmeye neden olsa dahi yüksek fiyat uygulayabilmektedir. Bu strateji, çok sayıdaki bağlanmış müşteriden 640 kar elde etmeye dayanmakta olup, uygulanan yüksek fiyatlardan elde edilen gelirin, azalan müşteri sayısından kaynaklanan kayıpları geç mesi halinde rasyonel hale gelmektedir. Bu nedenle, bölgelerinde tekel konumunda olan yerleşik elektrik ve gaz dağıtım şirketleri, piyasalar serbestleştirildikten sonra bölgelerine giren diğer şirketlere oranla, perakende müşterilerine daha yüksek fiyat uy gulamaktadırlar. Görevli şirketlerin bu pazar güçleri, serbestleşmenin ilk yıllarında daha yoğun olarak gözlemlenmektedir. ii. Elektrik ve Doğal Gaz Perakende Pazarında Ortaya Çıkan Geçiş Maliyetleri: Elektrik ve doğal gaz endüstrisinin perakende seviyesi , geçiş maliyetlerinin ortaya çıktığı önemli pazarlardandır. Bu pazarlarda ortaya çıkan ana geçiş maliyetleri, önem sırasına göre; işlem maliyetleri, araştırma maliyetleri, sözleşmeden doğan maliyetler ve psikolojik 650 maliyetlerdir. Bunlarla ilgili kısa açık lamalara aşağıda yer verilmiştir: 10-22/296 -106 18 İşlem maliyeti: Sağlayıcı değiştirme sürecinde müşterinin yeni bir sağlayıcı bulması ve bu yeni sağlayıcı ile anlaşması gerekmektedir. Ülke uygulamaları çeşitlilik göstermekle birlikte, genellikle, tüketicinin bu süreçte d ikkate alması gereken yasal süreler bulunmaktadır. Bunun yanında, geçiş esnasında yanlış faturalama ve düşük hizmet kalitesi ortaya çıkabilmektedir. Araştırma maliyeti: Bu maliyetler, bölgesinde etkinlik gösteren sağlayıcıları belirleme, fiyat alma, ödeme çeşitlerini ve tasarruf miktarlarını hesaplama sırasında müşterinin katlandığı mali olmayan maliyetlerdir. Öte yandan müşterinin, aynı anda hem elektrik hem de gaz tüketicisi olduğu dikkate alındığında, aynı işlemleri her bir ürün için ayrı ayrı 660 yaptıktan sonra bunları farklı sağlayıcılardan mı, yoksa tek sağlayıcıdan mı alacağına karar vermesi gerekmektedir. Sözleşmesel geçiş maliyetleri: Bazı sağlayıcılar, yapılan indirim karşılığı sözleşmenin geçerli olduğu sabit bir süre tayin edebilmektedirler. Böyle b ir sözleşmeye taraf olan müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçmesi halinde, mevcut sözleşmesini süresinden önce iptal ettiği için belirli bir ceza ödemesi söz konusu olabilmektedir. Psikolojik maliyetler: Piyasaların serbestleştirilmesinden önce yerleşik şir ketlerden alım yapan müşteriler, sunulan hizmetlerden memnun olabilirler ve bu durum sağlayıcı değiştirme isteğini azaltırken, bununla ilgili algılanan riskleri yükseltebilir. Yukarıda açıklandığı gibi, geçiş maliyetleri, serbestleşme sonrasında bölgedeki müşteri 670 portföyünün tamamını devralan görevli şirketlere belirli bir pazar gücü sağlamaktadır. Öte yandan, bölgelerine yeni giriş yapacak şirketlere karşı görevli şirketlere rekabet avantajı sağlayan diğer bazı hususlar da bulunmaktadır. İlk olarak, görev li şirket, bölgesinde, uzun süre tekel olmasından kaynaklanan bir marka tanınmışlığına sahiptir. Öte yandan, dağıtım alt yapısını elinde tutan görevli şirketin, bölgedeki müşteriler ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Bu ise, pazarlama konusunda görevli ş irkete önemli bir avantaj sağlamaktadır. Şöyle ki, yeni bağlantı, rutin kontroller veya acil durumlar gibi nedenlerle görevli şirket müşteri ile direkt temas kurabilmektedir. Bu da şirketin, bölgede müşteri ile birebir iletişim kuran çok sayıda teknik ve s atış elemanı bulundurması sonucunu doğurmaktadır. Ek olarak, görevli şirket, gerek geçmişteki tekel konumu, 680 gerekse dağıtım sistemini yönetmesi nedeniyle bölgesindeki müşterilerle ilgili tüketim profilleri ve finansal risk gibi önemli bilgilere sahip olmak tadır. Buna karşılık, bölgeye yeni girecek şirketin marka tanınmışlığının olmadığı, müşteri ile iletişim kurmakta zorluklarla karşılaşacağı ve etkin bir pazarlama faaliyeti için çok sayıda eleman bulundurmak zorunda kalacağı hususları dikkate alındığında, görevli şirketlerin bölgelerinde önemli rekabetçi avantajlara sahip olduğu görülmektedir . iii. Ülke Örnekleri Bakımından Dağıtım Bölgelerinin Serbestleşmesi: Yukarıda belirtilen geçiş maliyetlerinin yüksek oluşu ve diğer unsurlar, yerleşik dağıtım firmala rının, bölgelerinde, özellikle serbestleşme sürecinin başlangıcında, yüksek pazar paylarını korumasını temin etmektedir. 690 OFT nin 2003 yılında geçiş maliyetlerine ilişkin düzenlediği raporda, yerleşik şirketlerin pazar gücü hususunun altı çizilerek, bunları n, bölgelerine yeni girenlere göre daha yüksek fiyatlar uyguladığı belirtilmektedir. Bu rapordaki bulgular, gaz piyasasının serbestleştirildiği 19978 yılı ile 2001 yılı arasında, yerleşik şirket konumundaki British Gaz ın satış tarifesinin, pazara yeni gir en şirketlere göre ortalama %9 daha yüksek olduğunu göstermektedir9. Aynı raporda, 2001 yılında elektrik pazarının perakende seviyesindeki yerleşik şirketlerin, bölgelerine yeni giriş yapanlara göre ortalama %6 ile %14 arasında değişen oranlarda daha yükse k tarife uyguladığı belirtilmektedir. Green in 8 Pazar, Nisan 1998 yılında tamamen rekabete açılmıştır. 9 İlgili raporda, pazara yeni girenlerin, British Gas a göre ortalama %9 iskonto uyguladığı belirtilm ektedir. Fakat bu durum kaynaklarda genellikle görevli şirketlerin yüksek fiyat uyguladığı şeklinde ele alınmaktadır. 10-22/296 -106 19 (2005) İngiltere doğal gaz ve elektrik perakende pazarına ilişkin olarak yaptığı çalışmada da, elektrik ve doğal gaz pazarında yerleşik şirketten alım yapan bir 700 müşterinin, ortalama %10 dan fazla bedel ödemek zorunda kaldığı gösterilmektedir. Bu noktada, yerleşik şirketlerin, bölgelerine yeni giren şirketlere göre daha yüksek fiyat uygulamaları nedeniyle pazar payı kaybına uğrayıp uğramadıkları sorusu akla gelebilir. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar , yerleşik şirketlerin, pazarın rekabete açılmasıyla birlikte kendi bölgelerinde pazar payı kaybına uğradıklarını göstermektedir. Aşağıdaki tabloda, İngiltere de gaz ve elektrik dağıtımı bölgesinde yerleşik şirketlerin pazar paylarının serbestleşme sonrasındaki seyri ne yer verilmiştir : Tablo 1 7: Yerleşik şirketlerin elektrik ve doğal gaz dağıtım bölgesindeki ortalama pazar payları Pazar Payı (%) Pazar Şirket 1994 1999 2001 2003 British Gas (görevli şirket) 100 75 67 61 Doğalgaz Yeni giriş 0 25 33 39 Görevli şirket 100 90 70 59 Elektrik Yeni giriş 0 10 20 41 Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, görevli şirketlerin daha yüksek fiyat uygulamasına ve pazarın rekabete açılmasının üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen müşterilerin 710 yaklaşık %60 ı, bölgelerindeki yerleşik şirketlerden elektrik ve gaz temin etmektedir. İngiltere nin söz konusu pazarlarının, tüketici geçiş oranları ve rekabet şartları bakımından dünyada birinci sırada bulunduğunu belirmek yerinde olacaktır. Başka bir ifade ile, yukarıda yer verilen müşteri ge çiş oranları ve görevli şirketlerin bölgesel pazar payları ülke örnekleri içinde en iyimser tabloyu çizmektedir. Örneğin, elektrik piyasasında serbestleştirmeyi ilk başlatan ve zengin hidroelektrik kaynakları ile ucuza elektrik üreten bir ülke konumundaki Norveç, üretim ve toptan satış piyasasında oluşturduğu etkin rekabeti, perakende seviyesinde tam olarak sağlayamamıştır. Bu ülkenin elektrik pazarında 1990 da başlayan serbestleşme süreci, küçük müşterilerin de tamamen serbest müşteri olmasıyla 1999 da tam amlanmıştır. Norveç elektrik pazarının 720 perakende seviyesine ilişkin bir araştırma , 2007 yılı itibariyle elektrik dağıtımında görevli şirketlerin ortalama %10 -15 yüksek tarife uygulamalarına rağmen, bölgelerinin perakende satış seviyesinde %72 pazar payına sahip olduğunu göstermektedir. Elektrik perakende pazarları rekabete açık ülkelerde, görevli şirketten yeni bir sağlayıcıya geçen tüketicilerin ortalama oranına aş ağıdaki tabloda yer verilmiştir: Tablo 1 8: Çeşitli ülkelerin elektrik pazarında küçük tüketic inin geçiş oranı Ülke Rekabete Açılış Geçiş oranı (%) Görevli şirketin payı (%) İngiltere 1999 47 53 İsveç 1999 32 68 Norveç 1997 28 72 İspanya 2003 7 93 Finlandiya 1998 11 89 Belçika 2003 12 88 Hollanda 2004 15 85 Almanya 1998 7 93 Fransa 2004 6 94 Danimarka 2003 2 98 Avrupa ülkelerinin doğal gaz perakende satış seviyesindeki geçiş oranlarına gelindiğinde, bu pazarın rekabete açılmasında çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Elektrikten farklı olarak, gazın doğal bir kaynak olması, üretimin az sayıdaki ülkenin elinde toplanması ve buna bağlı olarak birçok ülkede henüz toptan satış piyasasının 730 oluşturulamaması, var olan temin ve toptan satış piyasalarında fiyat başta olmak üzere çeşitli parametrelerin şeffaf olması, geçmişte milli şirketlerin dik ey bütünleşmiş bir yapı ile piyasa faaliyetlerini tek elden yürütmüş olması gibi sorunlar nedeniyle, bu alandaki 10-22/296 -106 20 serbestleştirme çalışmalarının Avrupa ülkelerinde yavaş yürüdüğü ve hatta ülkelerin bu pazarı rekabete açmakta isteksiz davrandığı söylenebilir . Öte yandan, tam olarak rekabete açılan piyasalarda eski tekel şirketlerinden başka temin kaynağı bulunamadığı için müşteriler, rekabetçi teklifler veren değişik firmalar bulmakta zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Bu nedenle müşteri geçiş oranları çok düşü k seviyelerde gerçekleşmektedir. Geçiş miktarlarına ilişkin karşılaştırmalı tablo bulunmamakla birlikte, bu alanda en etkin piyasa yapısının %18,4 yıllık geçiş oranı İngiltere ve %8,3 geçiş 740 oranı ile Hollanda olduğu görülmektedir. Avrupa da da doğal gaz pi yasalarının henüz olgunlaşmamış olmasından dolayı geçiş miktarlarının düşük olduğu ve ayrıca, sağlayıcıyı değiştirme konusunda elektrik tüketicilerinin doğal gaz tüketicilerine göre daha aktif olduğu görülmektedir. c.5. Elektrik ve Doğal Gaz Yakınsaması Potansiyel Rekabet Bir önceki bölümde, serbestleşme sürecinde dağıtım bölgelerinde yapılan perakende satışlar bakımından yerleşik dağıtım firmalarının hakim durumda olduğu ve yeni girişlerin zor olduğu belirtilmişti. Bu noktada, halihazırda zor olan bu yen i girişlerin kimler ya da hangi teşebbüsler tarafından gerçekleştirildiği, başka bir ifadeyle potansiyel rakiplerin kim olabileceği sorusu ortaya çıkmaktadır. Türkiye de dağıtım pazarlarının 750 elektrik bakımından henüz özelleştirme aşamasında, doğal gaz bakı mından ise özelleştirme ve bazı bölgeler için yatırım aşamasında olduğu ve henüz serbestliğe geçişin sağlanmadığı dikkate alındığında, bu konuda da diğer ülke örneklerinden yararlanmanın yerinde olacağı görülmektedir. Serbestleşmenin en başarılı olduğu ülk elerden İngiltere doğal gaz ve elektrik piyasalarının perakende seviyesinde görevli şirketlerin, bölgelerinde sahip oldukları pazar paylarının zaman içindeki seyrine ilişkin (bir önceki bölümde de yer verilen) tablo aşağıdadır: Tablo 19: Görevli şirketleri n elektrik ve doğalgaz dağıtım bölgesindeki ortalama pazar payları Pazar Payı (%) Pazar Şirket 1994 1999 2001 2003 British Gas (görevli şirket) 100 75 67 61 Doğal gaz Yeni giriş 0 25 33 39 Görevli şirket 100 90 70 59 Elektrik Yeni giriş 0 10 20 41 Elektrik perakende satışları bakımından 2003 yılı itibarıyla İngiltere genelinde 760 teşebbüslerin payları ise aşağıdaki tablodan görülebilir: Tablo 20: 2003 ve 2009 yılı sonu itibariyle hane halkına yapılan elektrik satışında ulusal pazar payları Şirket 2003 Pazar Payı (%) 2009 Pazar Payı (%) British Gas (doğal gaz görevli şirket) 24 22 EdF Energy (elektrik - görevli şirket) 14 13 PowerGen (elektrik - görevli şirket) 21 18 Npower (elektrik - görevli şirket) 15 15 SS Energy (elektrik - görevli şirket) 14 19 Scottish Power (elektrik - görevli şirket) 11 12 Bağımsız giriş yapanlar 1 1 TOPLAM 100 100 Yukarıdaki t abloda elektrik perakende satışında %24 pazar payına sahip olduğu görülen British Gaz aslında gaz dağıtım faaliyeti yürüten görevli teşebbüstü r. Bu tabloda yer alan diğer şirketler ise İngiltere deki 12 elektrik dağıtım bölgesinde görevli olan şirketlerdir. Görevli olmayan şirketler ise bağımsız giriş yapanlar başlığı altında toplanmıştır. Burada dikkat çekici ilk nokta, doğal gaz şirketinin u lusal düzeyde el ektrik perakende satış pazarında görevli şirketlerden daha yüksek bir pazar payına sahip olmasıdır. Bu durum, yukarıda da ifade edildiği gibi, görevli şirketlerin müşteriye ulaşma 770 10-22/296 -106 21 konusundaki avantajlarından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki; British Gaz, geçmiş te gaz satışı konusunda ülke boyutunda tekel olması ve söz konusu araştırmanın yapıldığı tarihte bütün bölgelerde (BGas markasını kullanan yavru şirketi Centrica vasıtasıyla) faaliyet göstermesi, doğal gaz müşterilerine aynı zamanda elektrik de satarak paz ara girme ve müşteri elde etmede, diğer şirketlerden daha başarılı olmasına olanak sağlamaktadır. Almanya da da benzer şekilde elektrik perakende pazarındaki satışların yarısı, gaz şirketleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Tablo da çıkarılan diğer bir s onuç ise , elektrik ve doğal gaz dağıtımında görevli şirketlerin, ülke düzeyinde elektrik perakende pazarını elinde tuttuğu; yeni giriş yapan bağımsız şirketlerin pazar payının ise %1 in altında kaldığı hususudur. 780 Yukarıdaki tablolarda ortaya konulan ve İng iltere elektrik perakende piyasasında yaşanan sürecin, İngiltere doğal gaz perakende piyasası için de geçerli olduğu görülmektedir. 2003 yılında İngiltere de doğal gaz perakende pazarının hanehalkına yapılan perakende satış seviyesinde faaliyet gösteren şi rketlerin ulusal pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir. Tablo 21: 2003 ve 2009 yılı sonu itibariyle İngiltere ülke bazında hane halkına yapılan doğalgaz satışlarına ilişkin teşebbüslerin payları Şirket 2003 Pazar Payı (%) 2009 Pazar Payı (%) British Gas (Doğal gaz - görevli şirket) 61 44 EdF Energy (elektrik -görevli şirket) 5 7 PowerGen (elektrik -görevli şirket) 12 13 Npower (elektrik -görevli şirket) 9 12 SS Energy (elektrik -görevli şirket) 7 15 Scottish Power (elektrik -görevli şirket) 6 9 Bağımsız giriş yapanlar 1 1 TOPLAM 100 100 Tablodaki veriler, doğal gaz pazarının elektrik pazarına göre daha yoğunlaşmış olduğunu göstermektedir. Elektrik pazarına benzer şekilde, piyasaya bağımsız yeni girişlerin ihmal edilebilecek kadar küçük ol duğu ve pazarın ağırlıklı olarak görevli şirket 790 British Gas tarafından kontrol edildiği görülmektedir. Bu pazara rakip olarak giren oyuncuların ise, mevcut elektrik müşterilerine doğal gaz pazarlayan görevli elektrik şirketleri olduğu görülmektedir. Serbes tleşme tecrübesi yaşayan ülkelerde elektrik ve doğal gaz görevli/yerleşik firmalarının birbirlerinin rakipleri olarak ortaya çıkmaları, bu teşebbüslerin, birleşme/devralma vakalarında potansiyel rakip olarak değerlendirilmeleri sonucunu beraberinde getirmi ştir. Bu nedenle, özellikle serbestleşmenin ilk yıllarında yaşanan tecrübeler de dikkate alınarak, gerek Avrupa Komisyonu ve gerekse ülke uygulamalarında elektrik ve doğal gaz şebekelerinin bütünleşmesine ilişkin yoğunlaşma kararlarında, yakınsama konusunu n ayrıntılı olarak ele alındığı görülmektedir. 800 İngiltere den başlamak gerekirse, elektrik ve doğal gaz bütünleşmesinin özellikle son dönemde daha detaylı bir şekilde değerlendirildiği görülmektedir. İngiliz Enerji Komisyonu OFGEM tarafından elektrik ve gaz sektöründeki yoğunlaşmalara ilişkin iki ayrı politika belgesi hazırlanmıştır. Bunlardan, elektrik dağıtım sektöründeki yoğunlaşmalara ilişkin politika belgesi 2002 yılında, Doğal gaz dağıtımdaki yoğunlaşma politikası ise 2007 yılında yayımlanmıştır. Bun unla birlikte OFGEM, 7.12.2009 tarihinde yayımladığı bildiride, elektrik ve gaz sektörlerindeki yoğunlaşmalara ilişkin politika belgelerini, güncelleme ihtiyacından dolayı, geçici bir süre askıya alma konusunu kamuoyunun görüşüne açmıştır. Komisyon bu bild irisinde, diğer konuların yanında, elektrik ve gaz şebekelerine sahip şirketler arasındaki yoğunlaşmaların da gözden 810 geçirme sürecinde ele alınacağını ifade etmiştir. Komisyon, 02.02.2010 tarihinde yayımladığı kararında ise, enerji sektörlerindeki yoğunlaş malara ilişkin politikasını, gözden geçirme işlemi tamamlanana karar askıya aldığını, yeni bir politika oluşturulana 10-22/296 -106 22 karar yapılacak başvuruları vaka bazında değerlendireceğini ilan etmiştir. Bu gelişmelerden anlaşılmaktadır ki, perakende seviyesinin rekab ete açılmasında en büyük tecrübeye sahip ülkelerin başında gelen İngiltere de, elektrik ve gaz şebekelerinin sahiplik bakımından çakışmasına daha hassas yaklaşmaya başlanmıştır. Elektrik ve gaz sektörleri arasındaki birleşme girişimlerinden birisi de Gaz Natural/Endesa dosyasıdır. İspanya gaz sektöründe faaliyet gösteren Gaz Natural ve aynı ülkede elektrik sektöründe faaliyet gösteren Endesa nın 2005 yılında yaptıkları 820 birleşme başvurusu, İspanya Enerji Komisyonu ve İspanya rekabet otoritesi tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Enerji Komisyonu, bildirilen başvurunun elektrik ve gaz sektörünün çeşitli seviyelerinde rekabet problemlerine yol açtığı yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur. Komisyon, elektrik ve gaz perakende pazarına ilişkin olarak ise, bi ldirilen işlemin ilgili ürün pazarlarında mevcut hakim durumu güçlendireceği ve önemli bir rakibi ortadan kaldıracağını belirtilmiştir. Yoğunlaşma işleminin, perakende satış pazarında yaratacağı rekabet sorunlarını gidermeye yönelik olarak ise, tarafların şebekelerinin kesiştiği bölgelerde gaz şebekesini ve belirli bir müşteri portföyünü devretme koşulu getirilmiştir. Yine, 2008 yılında, İspanya da, Gas Natural in Union Fenosa yı devralmasına ilişkin 830 başvurunun değerlendirmesinde de elektrik ve doğal gaz d ağıtım bölgelerinin kesişmesi konusunun yer aldığı görülmektedir. Gaz Natural, İspanya nın büyük bölümünde gaz dağıtımını elinde tutarken, Union Fenosa ise ülkenin elektrik dağıtımının %14 ünde faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla, devralmanın sonucu olara k teşebbüslerin bazı bölgelerde ikili fiyat sunma avantajı ile rekabet avantajı elde edeceği değerlendirmesi yapılmıştır. Söz konusu devralma işleminin olumsuz etkilerini bertaraf etmek için Gas Natural, Union Fenosa nın perakende satış yapan firmasını, Ga s Natural den bağımsız olarak faaliyet gösterecek şekilde elinde tutmayı taahhüt etmiştir. Bunun yanında Gas Natural, kesişmeye konu olan bölgelerde toplam 600.000 noktaya hizmet veren gaz dağıtım ağını devretmeyi de taahhüt etmiştir. 840 Yakınsayan pazarlar i le ilgili olarak Avrupa Komisyonu, Eni/EDP/GDP kararında geniş değerlendirmelerde bulunmuştur. Burada, söz konusu karara geniş bir biçimde yer vermek yerinde olacaktır . EDP, Portekiz de faaliyet gösteren bir elektrik şirketi, GDP ise aynı ülkede etkin olan bir doğal gaz şirketidir. ENI ise bir İtalyan enerji şirketidir. Komisyona bildirilen bu yoğunlaşma işlemi, ENI ve EDP tarafından GDP nin ortak kontrolünün devralınmasına ilişkindir. Bu dosyada Komisyon, perakende pazarını, (i)büyük endüstriyel tüketicile r ve (ii)küçük tüketiciler -hanehalkı olarak ikiye ayırmıştır. Sonuçta Komisyon, doğal gaz ve elektrik pazarında mevcut hakim durumun güçlenmesine neden olacağı için işleme izin vermemiştir. Komisyon un, dosyada elektrik ve doğal gaz pazarlarına ilişki n değ erlendirmesi şu şekildedir: 850 Elektrik pazarı: Komisyon bu kararında, elektrik toptan satış pazarında ve perakende satış pazarında EDP nin mevcut hakim durumunun güçleneceğini belirtmiştir. Perakende pazarıyla ilgili olarak Komisyon, EDP nin hakim durumda ol duğu, tek potansiyel rakibinin geniş bir müşteri çevresi, tanınmış markası ve ikili enerji teklifi yapma imkanı bulunan GDP olduğu, bu nedenle GDP yi devralmasının bu pazarda önemli potansiyel bir rakibi ortadan kaldıracağı kanaatine ulaşmıştır. Doğal gaz pazarı: Komisyon, bildirilen işlemin, doğal gaz pazarının her seviyesinde GDP nin hakim durumunu güçlendireceği sonucuna varmıştır. Doğal gazın perakende satış pazarıyla ilgili olarak Komisyon, GDP nin hakim durumda olduğu, bu pazardaki potansiyel rakibini n elektrik şirketi EDP olduğu, bu işlem sonucunda bu potansiyel 860 rakibin ortadan kalkması nedeniyle GDP nin hakim durumunun güçleneceği ve pazara giriş engelleri yaratılacağı sonucuna ulaşmıştır. Komisyon bu kararında, İspanya 10-22/296 -106 23 düzenleyici otoritesinin, gaz ve elektrikteki görevli şirketlerin birbirinin pazarlarına girme konusunda en uygun potansiyel rakipler olduğu şeklindeki görüşlerine de yer vermiştir. Yukarıdaki örneklerde, elektrik ve doğal gaz dağıtımının birbirlerinin potansiyel rakibi olarak kabul edilmelerine dayanan Komisyon ve üye ülke yaklaşımları görülmektedir. Bu örnek kararlarda Türkiye uygulamaları bakımından farklılık arz eden hususların başında, söz konusu ülkelerde fiili olarak perakende seviyesinde rekabetin başlamış olması, ayrıca ilgili kararlarda yer alan teşebbüslerin ülke çapında dikey bütünleşmiş yapıları gelmektedir. 870 c.6. Kanun un 7. Maddesi Kapsamında Elektrik ve Doğal Gaz Yakınsaması Bir önceki bölüm esas itibarıyla; perakende satış piyasalarının serbestleşme sürecinde elektrik ve doğal gaz şebekelerini elinde tutan teşebbüslerin birbirlerinin potansiyel rakipleri konumunda olduklarını ortaya koyan teori ve ülke tecrübelerini içermektedir. Şüphesiz, sadece söz konusu tespitten hareketle, herhangi bir kesişmeye yol açan devir işlemi nin 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilemez bir durum olduğunu ileri sürmek söz konusu değildir. Elektrik dağıtım özelleştirmeleri kapsamında elektrik ve doğal gaz dağıtım bölgelerinin kesişmesinden dolayı yakınsayan pazarlar kavramı altın da yapılacak değerlendirmelerde belirleyici olan unsur, 4054 sayılı Kanun un 7. maddesidir. 880 Madde 7 - Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kend isine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır. Bu bağlamda, devre konu elektrik dağıtım bölgelerini devralacak teşebbüsün, görevli olduğu bölgede elektrik perak ende satışında hakim durumda olup olmadığı, devralan teşebbüsün aynı bölgede doğal gaz dağıtımında görevli olması halinde bunun söz 890 konusu hakim durumu güçlendirip güçlendirmeyeceği, ayrıca bu durumun rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucu doğurup doğ urmayacağı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçiş maliyetlerine ilişkin bölümde ifade edildiği üzere, görevli şirketler, çeşitli nedenlerden dolayı bölgelerinde önemli bir pazar gücüne sahip olmaktadırlar. Gerçekte, görevli şirketin sahip old uğu pazar gücü ve rekabetçi avantaj, dağıtım şebekesini elinde tutmasından kaynaklanmaktadır. Şebekeyi kontrol etmekten ve o bölgede yerleşik olmaktan kaynaklanan rekabet avantajı geçiş maliyetleri, müşteriye doğrudan ulaşma ve pazarlama teknikleri ile ilg ili bulunmaktadır. Teknolojik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak tüketici ihtiyaç ve tercihleri devamlı 900 değişmektedir. Daha önceden ürünleri en ucuz ve verimli şekilde üretmeyi ve tüketiciye ulaştırmayı amaçlayan, şirketlerin tek taraflı kararlarına bağ lı yönetim ve pazarlama teknikleri, tüketici gelir düzeyindeki artışlara paralel olarak yerini, şirketlerin üretim ve pazarlama kararlarını müşterilerin ihtiyaç, istek ve ilgi alanlarına göre şekillendirdiği bir anlayışa bırakmıştır. Bu yeni pazarlama anla yışı içerisinde şirketler, üretim ve pazarlama pozisyonlarını, belirli bir hedef müşteri kitlesini dikkate alarak oluşturmaktadırlar. Pazarlama alanındaki bu gelişmelerin, elektrik ve gaz sektörlerindeki faaliyetleri de etkilediği görülmektedir. Bir şebeke yi elinde tutan görevli şirketlerin sahip olacağı pazarlama avantajları şu şekilde özetlenebilir: Marka tanınmışlığı: Görevli şirketlerin, bölgelerinde yüksek oranda marka 910 tanımışlığı bulunmaktadır. 10-22/296 -106 24 Müşteri Farkındalığı: Pazarlama teorilerinde müşterilerin alım kararını etkileyen ilk unsurların; bir ihtiyacın ortaya çıkması ve müşterilerin bu ihtiyacı giderecek sağlayıcıların farkında olması şeklinde sıralandığı görülmektedir. Bölgeye dışarıdan gelen bir şirket, ulusal boyutta marka tanınmışlığına sahip ols a bile, yerel boyutta müşterilerin dikkatini çekmeyebilir. Promosyon/Doğrudan pazarlama: Doğrudan pazarlamanın, başka bir ifade ile çeşitli araçlar yoluyla veya müşteri ile yüz yüze karşılıklı olarak iletişimde bulunma ve cevap alabilme yönteminin önemi artmaktadır. Görevli şirketler, geçiş maliyetlerine ilişkin bölümde değinildiği üzere, doğrudan pazarlama konusunda 920 diğerlerine göre daha avantajlıdırlar. Hatta ülke örnekleri, şebekeyi kontrol eden şirketlerin iş sahalarını, gaz ve elektrik dışında, inter net, kablo TV hizmeti ve klima satışına kadar uzatabilmektedir. Lojistik: Lojistik, ürünlerin ve pazarlama parametrelerine ilişkin bilgilerin, üretim merkezinden müşteriye ulaştığı noktaya kadar verimli ve etkin bir şekilde akışına ilişkin planlama, uygu lama ve kontrol prosesini ifade etmektedir. Hizmet sektörü açısından değerlendirildiğinde ise lojistik, maddi olmayan ürünlerin en düşük maliyetle ve kaliteli bir şekilde müşteriye ulaşmasına yönelik etkinliklerin koordine edilmesini ifade etmektedir. Göre vli şirketler, bölgelerinde, lojistik kapsamında değerlendirilebilecek dağıtım, promosyon, talep idaresi ve bilgi akışı konusunda 930 diğer şirketlere göre daha avantajlıdırlar. Öte yandan, lojistikle ilgili yaklaşımlar, bir şirketin bölgede rekabet yaratabilm esi için, fiziksel olarak bir bölgede bulunmasının önemini göstermektedir. Yine bu çerçevede, görevli şirketlerin bölgelerinde önemli bir insan kaynağına sahip bulunmaları ve müşteri ilişkilerindeki üstünlükleri, bu şirketlere önemli bir pazar gücü sağlam aktadır. Özellikle bu piyasaların serbestleşmesinin ilk yıllarında, elektrik ve gaz şirketlerinin pazar güçleri ve pazar payları dikkate alındığında bu şirketlerin görevli oldukları bölgenin perakende satış seviyesinde hakim durumda o lacakları öngörülebil ir. Bu noktada, bir bölgenin elektrik ve doğal gaz faaliyetlerini aynı teşebbüsün devralmasına ilişkin değerlendir irken , 1997/1 sayılı Tebliğ in 940 Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Madde 6 - Rekabet Kurulu, birleşme ve devralmaları Kanun un 7 nci v e müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirir. Bu değerlendirmede özellikle: a) İlgili piyasanın yapısı ve ülke içinde veya dışında yerleşmiş olan teşebbüslerin fiili ve potansiyel rekabeti bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve geliştirilmesi ihtiyacı; b) İlgili teşebbüslerin, pazardaki durumu, ekonomik ve mali güçleri, sağlayıcı ve kullanıcı bulabilme alternatifleri, arz kaynaklarına ulaşabilme veya pazarlara giriş olanakları; pazara girişte herhangi bir yasal veya diğer giriş engelleri, ilgil i mal ve hizmetlere olan arz -talep eğilimleri, aracı ve son tüketicilerin menfaatleri, rekabet engeli şeklinde olmayan ve 950 tüketiciye avantajlar sağlayan teknik ve ekonomik süreçteki gelişmeler ve diğer hususlar göz önünde tutulur. şeklindeki 6. maddesini göz önünde bulundurmak yerinde olacaktır. Aynı bölgedeki elektrik ve gaz dağıtım şirketleri arasındaki birleşme ve devralmalarda değerlendirilmesi gereken husus, operasyonlar ve pazarlama açısından hayati öneme sahip olan ve maliklerine rekabet avantajı su nan iki şebekenin tek elde toplanmasının rekabet üzerinde yaratacağı etkilerdir. Bu değerlendirmenin, ülkenin sahip olduğu mevzuata göre farklı değerlendirilmesi olasıdır. Örneğin, elektrik ve doğal gaz sektörlerinin perakende seviyesini rekabete açmamış o lan bir ülkede, söz konusu iki şebekenin aynı elde toplanmasına müsaade edilebilir, hatta bu yoğunlaşmanın doğuracağı etkinlikler ve 960 bunların tüketicilere yansıması dikkate alınarak, şebekelerin aynı elde toplanması 10-22/296 -106 25 desteklenebilir. İlgili sektörlerin pera kende seviyesinin rekabete açık olmasının hedeflenmesi halinde ise, aynı bölgedeki şebekelerin tek elde toplanması, söz konusu görevli şirketin potansiyel rakibinin ortadan kalkması yönüyle bir değerlendirmeyi gerekli kılacaktır. Bu konuya ilişkin gerekçe ve açıklamalara aşağıda başlıklar halinde yer verilmiştir. Rakip veya potansiyel rakip olma hususu: Bir bölgedeki görevli şirket, şebekeden doğan dışsallıkları kullanarak, aynı müşteriye hem elektrik hem de gaz pazarlayabilmektedir. Bölgeye diğer bölgelerd en girişlerin önündeki engeller dikkate aldığında, söz konusu şebekeleri elinde tutan şirketlerin, görev 970 bölgelerinde birbirlerinin mevcut veya potansiyel en büyük rakibi olduğu ortadır. Bu iki şebekenin birleşmesi ise mevcut veya potansiyel en büyük rakib in ortadan kalkması anlamına gelecektir. İkili enerji teklif etme olanağı: Görevli şirketler, bölgelerinde güçlü bir müşteri tabanına sahiptirler. Elektrik ve gazı birlikte, en uygun koşullarla müşteriye teklif edebilme ve bu sayede müşteri tabanlarını art ırabilme olanağına sahip bu şirketler, bölgede görevli elektrik ve doğal gaz şirketleridir. Bunlar arasındaki bir yoğunlaşma sonrasında oluşacak yeni şirket sahip olacağı portföy etkisiyle 10, rakipleri harekete geçemeden doğrudan ikili enerji sunan bir ko numa geçecektir. Bu ise, ilgili pazarlardaki hakim durumu güçlendirecek ve özellikle rekabetin az 980 olduğu doğal gaz pazarında giriş engelleri yaratabilecektir. Bu değerlendirmeler ışığında, bir elektrik dağıtım bölgesinin, bu bölgede doğal gaz dağıtım faal iyetleri olan bir teşebbüs tarafından devralınmasının, -potansiyel rekabet bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve geliştirilmesi ihtiyacı - yönünden değerlendirilebileceği görülmektedir . Bu noktada ortaya çıkan soru, her türlü çakışmanın, Kanun un 7. maddesi kapsamında izin verilemez (per se yasaklanmış) bir bütünleşme olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususudur. Yukarıda yer verilen 1997/1 sayılı Tebliğ in Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi başlıklı 6. maddesinde, birleşme v e devralmaların değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekenler arasında, potansiyel rekabetin 990 korunmasının yanında, son tüketicinin menfaatlerine de yer verildiği görülmektedir. Bu noktada, devir işlemlerinin değerlendirilmesinde, devralma işleminin yol açacağı son tüketicinin menfaatlerine uygun olan olası etkinlikleri de dikkate almak gerekmektedir. Söz konusu etkinlikler; sabit maliyetlerde azalma, elektrik ve gaz işletmesindeki ölçek ekonomileri ve yeni ürün yelpazesi oluşturabilmenin sağlayacağı t alep yönlü etkinlikler olabilir. Bu noktada, homojen olan elektrik ürünü bakımından müşterilerin gözünde en temel belirleyicinin fiyat olduğu dikkate alındığında, kesişmenin, etkinlik ve benzeri sebeplerle fiyat üzerinde olumlu etkisinin bulunup bulunmadı ğını ortaya koymak gerekecektir. Bu noktada, daha önceki bölümlerde de yer verilen, elektrik ve doğal gaz dağıtım ve perakende faaliyetleri bakımından enerji satış bedelinin basitleştirilmiş 1000 formülüne dönmek yerinde olacaktır: Görevli şirket enerji satış f iyatı = dağıtım bedeli + enerji bedeli Kararın bu bölümüne kadar ağırlıklı olarak, aynı teşebbüsün elektrik ve doğal gaz dağıtım faaliyetlerini elinde tutmasının, perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşmasını zorlaştıracağı ve bun un yansımasının da yukarıdaki formülde yer alan enerji bedelinin artmasına ve tüketicinin daha pahalı ürün almasına neden olabileceği üzerinde durulmuştur. Bununla birlikte, aynı bölgedeki şebeke faaliyetlerinin tek teşebbüs tarafından yürütülmesinin doğur acağı etkinliğin, yukarıdaki formülde yer alan 10 Portföy Etkisi: Hakim durum olmasa bile, tarafların bir pazar gücüne sahip olduğu ve komşu ya da ilişkili pazarlarda satılan ürünleri konu alan birleşmeler sonucu ortaya çıkabilecek rekabetçi ve anti -rekabetçi etkiler. 10-22/296 -106 26 ve tarifeye bağlı olan dağıtım bedeline yansıtılacağını, dolayısıyla böyle bir kesişmenin esas itibarıyla tüketici yararına olacağını öne süren görüşler de mevcuttur. Elektrik 1010 dağıtım özelleştirmeleri sürecind e ÖİB ile yapılan görüşmeler kapsamında, hem doğal gaz hem elektrik şebeke faaliyetleri gösteren şirketlerin, elde ettikleri sinerjiden dolayı maliyetleri düşürme fırsatı yakaladıkları ve bunun, toplam maliyetlerde %5 -10 civarında bir azalmayı mümkün kıldı ğı belirtilmektedir. Söz konusu sinerjinin %63 ünün çakışmadan dolayı değil genel olarak ölçek ekonomilerinden kaynaklandığı, başka bir ifadeyle, farklı bölgelerde şebekeler söz konusu olsa bile bu sinerjinin mümkün olduğu; geriye kalan %37 oranındaki sine rjinin ise, aynı bölgedeki dağıtım faaliyetlerinin tek teşebbüs tarafından gerçekleştirilmesi halinde ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Buradan hareketle, aynı bölgedeki şebekelerin tek teşebbüs tarafından yürütülmesinin, yaratılan sinerji bakımından dağıtım maliyetleri nin %2-4 oranında düşürdüğü görülmektedir. 1020 Çakışmanın olumlu yönlerinin ağır bastığını öne süren bu görüşte, aşağıdaki argümanlar öne çıkmaktadır: Şebekelerin aynı teşebbüs tarafından yürütülmesi maliyetlerde %2 -4 arası bir azalmaya yol açac aktır. Çakışmanın ölçeği arttıkça, maliyetlerdeki düşüş oranı da artacaktır. Dağıtım faaliyetleri ve dağıtım bedelleri tarifeye bağlı olduğu için, düzenleyici kurum tarafından, maliyetlerdeki bu düşüşün tüketiciye yansıtılması imkanı bulunmaktadır. İki şeb ekenin gerek teknik gerekse organizasyonel bakımdan tam entegrasyonunu sağlamaktaki zorluklar, bu durumun giriş engeli olarak 1030 kullanılmasını güç hale getirmektedir. Bu noktada, yakınsayan elektrik ve doğal gaz dağıtımının bazı bölgelerde kesişmesi konusunu n hangi ölçekte olursa olsun izin verilemez bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu kesişmelerde, konunun olumlu ve olumsuz etkilerinin ortaya konularak her dosya bazında muhakeme kurallarının (rule of reason) uygulanmasının yerinde olacağı anlaşılmaktadır . Bu yönde yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gereken unsurlar şunlar olmalıdır: i. Türkiye Serbestleşme Süreci ii. Düzenleyici Kurumun Rolü iii. Son Tüketici Yararı Kesişmenin Fiyata Etkisi 1040 iv. Potansiyel Rekabet i. Türkiye Serbestleşme Süreci Daha önceki bölümlerde de sık sık tekrarlandığı üzere, Türkiye elektrik ve doğal gaz sektörleri serbestleşme süreci içindedir. Bu nedenle , yakınsayan pazarlar olmaları sebebiyle aynı bölgedeki elektrik ve doğal gaz şebekelerinin tek elde toplanmasının hakim du rum değerlendirmesinde bir sorun yaratıp yaratmadığı hususu da sektörlerin fiili durumları üzerinde yapılan değerlendirmeleri değil; özellikle Avrupa ülke örneklerinde yaşanan serbestleşme tecrübesi ve bu tecrübe kapsamında ortaya çıkan literatüre dayanıla rak yapılan değerlendirmeleri kapsamaktadır. Bu değerlendirmeler de, ancak geçiş döneminin ardından (mevcut mevzuat kapsamında 2013 yılından itibaren) 1050 elektrik ve doğal gaz perakende piyasalarının rekabete açılacak olması hedefi çerçevesinde yapılmaktadır. Hiç şüphesiz, piyasalarda rekabetin korunması bakımından 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında ex ante olarak yapılan birleşme -devralma değerlendirmelerinde, piyasanın geleceğine dönük değerlendirmeler de etkin ve anlamlıdır. Ancak, bu noktada piyasa ların geleceğine dönük değerlendirmelerde kısa, orta ve uzun dönem beklentilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Bu 10-22/296 -106 27 durumda, yakınsayan pazarlara ilişkin değerlendirmelerde olduğu üzere Avrupa ülkelerinin tecrübelerini dikkate almak y erinde olacaktır. Gerek Avrupa Komisyonu ve gerekse üye ülkelerin rekabet hukuku uygulamalarında da elektrik ve doğal gaz sektörlerine ilişkin ilgili pazar ve ilgili ürün pazarı tanımlarının serbestleşme süreci ile 1060 birlikte değişikliklere uğradığı görülmek tedir. Örneğin, Almanya uygulamalarında, hanehalkı ve küçük ticari işletmelere yapılan satışlar bakımından genellikle şehir ve belediyelere yönelik coğrafi pazar tanımları yapılırken, son dönemde, bu tanımın ulusal ölçekte genişletilmesi yönünde bir yaklaş ımın başladığı görülmektedir. Diğer ülke uygulamalarına bakıldığında da, fiili durumda sektörün rekabetçi yapısında ağırlıklı olarak, az sayıda ve dikey bütünleşik firmanın faaliyet gösterdiği bir yapının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; Alman ya piyasa yapısına bakıldığında, üretimin yaklaşık %70 ini elinde bulunduran dört teşebbüsün, perakende seviyesinde de pazar payı bakımından aynı orana ulaştığı görülmektedir. Almanya da bu dört teşebbüsün dışında 800 den fazla 1070 elektrik dağıtım ve perakend e şirketi ile 700 e yakın küçük belediyelere ait doğal gaz dağıtım ve perakende şirketinin olduğu bir yapı söz konusudur. İtalya da, üretimde yoğunlaşma görece düşük olup, Enel in %25 ile en büyük paya sahip olduğu, bununla birlikte dağıtım ağının büyük bö lümünün ve perakende satışların yaklaşık %50 sinin Enel tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Doğal gaz piyasaları bakımındansa ENİ, Enel ve Edison un tedarik pazarının yaklaşık %75 ini kontrol ettiği, buna karşın perakende seviyesinde ENI ve ENEL i n toplam pazar paylarının %60 a yaklaştığı görülmektedir. Ülke örneklerine ilişkin bölümde belirtildiği üzere, perakende piyasalarının rekabete açılmasında en fazla yol kateden ülke olan İngiltere de dahi, şebeke sahipliği 1080 bakımından dağıtım bölgelerinin k esişmesi konusu 2010 yılında hazırlanma aşamasında olan politika belgesi kapsamında tartışmaya açılmıştır. Dağıtım şebekelerinin kesişmesinin rekabet hukuku kapsamında değerlendirmeye tabi tutulduğu ülkelerden biri İspanya dır. 2008 yılında yetkili otorite ler tarafından değerlendirilen Gas Natural/Union Fenosa devralması örneğinde de, Gas Natural in, İspanya doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin neredeyse tamamını elinde tutan teşebbüs; Union Fenosa nın ise elektrik dağıtımının %14 ünü elinde tutan teşebbüs old uğu görülmektedir. Bütün bu örnekler de göstermektedir ki, perakende piyasasında oluşması beklenen rekabetçi yapı, esas itibarıyla, elektrik ve doğal gaz piyasalarındaki değer zincirlerinin farklı aşamalarında da faaliyet gösteren sınırlı sayıda teşebbüsle r arasında 1090 gerçekleşmektedir. Avrupa örnekleri bakımından dikkate alınması gereken bir nokta da, bu ülkelerde altyapı çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanmış olmasıdır. Türkiye örneğinde ise, doğal gaz piyasasının büyük bölümünün henüz yatırım aşamasında o lduğu ve tam olgunlaşmadığı, elektrik piyasalarının, olgunlaşmış olmakla birlikte, dağıtım faaliyetleri bakımından bir takım yatırımlara ihtiyaç duyduğu bir yapı mevcuttur. Ayrıca, elektrik piyasaları bakımından, dağıtım faaliyetlerinde gerçekleşen kayıp - kaçak oranlarının yüksekliğinin de, dağıtımda etkinliğin sağlamasının, Türkiye bakımından, Avrupa ülkelerine kıyasla daha öncelikli hale gelmesine sebep olmaktadır . 1100 ii. Etkinlik - Son Tüketici Yararı Kesişmenin Fiyata Etkisi Yukarıda da belirtildiği üzere , elektrik ve doğal gaz yakınsamasına ilişkin değerlendirmede, özellikle elektrikte yüksek kayıp -kaçak oranları ile doğal gazda dağıtım ağını yaygınlaştırmaya ilişkin yatırım gereksinimi, Türkiye bakımından, konunun değerlendirmesinde sinerjiden dolayı sa ğlanabilecek etkinlikler konusunun önemini artırmaktadır. Bu durumda, yakınsamadan dolayı perakende seviyesinin serbestleşmesi 10-22/296 -106 28 sürecinde oluşabilecek olumsuzluklar ile, aynı bölgedeki iki şebekenin entegrasyonunun sağladığı etkinlikten kaynaklanan maliyet avantajlarının değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Şüphesiz, bu yönde oluşacak etkinliğin tarifelere yansıtılması, tüketici bakımından 1110 olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bununla birlikte, dağıtım ve perakende satış faaliyetleri, geçiş döneminin sonu na kadar bütünleşik bir yapıda olsa da, perakende faaliyetlerinin, geçiş döneminin ardından hukuki ayrıştırmaya tabi tutulacağı görülmektedir. Bu noktada, tüketiciye yansıyan fiyat içerisinde dağıtım hizmet bedelleri tarifeye bağlı olsa da, satın alınan en erjinin bedelini rekabetçi yapı belirleyecektir. Dolayısıyla, aynı bölgedeki elektrik ve doğal gaz şebekesinin tek bir teşebbüs elinde toplanmasının etkilerinin değerlendirmesinde; dağıtım hizmet bedellerinde sinerjiden dolayı yaşanabilecek olumlu katkı il e potansiyel rekabetin ortadan kalkmasının enerji bedeline olumsuz etkisinin karşılaştırmaya tabi tutulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu yönde bir karşılaştırmada ortaya çıkan ilk zorluk; sinerjiden kaynaklanan 1120 maliyetlerdeki düşüş hesaplanabilir ni telikteyken (%2 -4 oranında), potansiyel rekabetin ortadan kalkmasının ileride fiyatları ne şekilde etkileyeceğine ilişkin bir hesaplama yapılmasının mümkün olmamasıdır. Bu nedenle , yapılacak değerlendirmede, Türkiye elektrik ve doğal gaz sektörlerinin pera kende piyasalarının rekabete açılması ile birlikte, hedeflenen yapıda hangi ölçekteki bölge ya da şehirlerin, potansiyel perakende teşebbüslerin oluşmasını sağlayacağının, ayrıca hangi ölçekteki çakışmaların potansiyel olarak bir perakende teşebbüsünü orta dan kaldıracağının göz önünde bulundurulması gerekecektir. Bu yaklaşım, esas itibarıyla, küçük ölçekli şehirlerdeki çakışmalarda ölçek ekonomisinin sağlanarak etkinliğin artırılmasının ön planda tutulması, büyük ölçekli şehirlerde ise, 1130 çakışmanın ortadan k aldıracağı potansiyel rekabetin değerlendirmede dikkate alınması sonucunu doğurmaktadır. iii. Potansiyel Rekabet Bir önceki bölümde de görüldüğü üzere, bildirime konu işlemin Kanun un 7. maddesi kapsamında değerlendirmesinde kilit noktayı potansiyel rekab et konusu oluşturmaktadır. Potansiyel rakipleri konu alan birleşmeler, birleşme olmasa idi gerçek rakip olacakları varsayılan veya zaten pazardaki rekabet üzerinde etkisi bulunan teşebbüsleri konu almakla, yatay rekabete işaret etmektedir. Potansiyel reka bet teorisi, birleşme sırasında ilgili pazarda faaliyette bulunmamasına rağmen, konumu itibarıyla bu pazara girebilecek 1140 durumda olan ve dolayısıyla potansiyel rakip olan bir teşebbüsün, birleşme yoluyla pazara girmesi sebebiyle, pazardaki teşebbüsler üzeri ndeki etkisinin ortadan kalkacağına işaret etmektedir. Bu etkinin ortadan kalkmasıyla, pazarda yer alan teşebbüsler, üzerlerinde daha az bir rekabetçi baskı hissedecekler ve hakim durumda olan teşebbüslerin pazar gücü daha da artacaktır. Söz konusu teori d aha ziyade aynı ürün pazarında ama farklı coğrafi pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından söz konusu olmakla birlikte, ilişkili ya da komşu pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından da gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği uygulamaları aç ısından potansiyel rekabetin birleşme ve devralmalar bağlamında kısıtlanmasına ilişkin hususlar Avrupa Komisyonu nun yayınladığı 2004/C 1150 31/03 sayılı Teşebbüsler Arası Birleşmelerin Kontrolü Kapsamında Yatay Birleşmelerin Değerlendirilmesi Rehberi nde (Reh ber) de konu edilmiştir. Rehberde Potansiyel Rakip ile Birleşme başlığını taşıyan 58 -60. paragraflarında ilgili pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün o pazardaki potansiyel bir rakibi devralmasının, aynı pazarda faaliyet gösteren iki rakibin birleşmes ine benzer şekilde koordinasyon doğurucu olan veya olmayan rekabeti bozucu etkilere neden olabileceği belirtilmiştir. Söz konusu rekabeti 10-22/296 -106 29 bozucu etkilerin ortaya çıkabilmesi için potansiyel rakibin ilgili pazara girmesini kolay kılacak ve önemli batık mali yetler yaratmayacak varlıklara sahip olması gerektiği vurgulanmıştır. Rekabeti kısıtlayacak bu etkilerin özellikle, devralınan tarafın gerekli batık maliyetleri üstlenmeye olan yatkınlığının yüksek olduğu alanlarda ortaya 1160 çıkabileceği ifade edilmiştir. Bah se konu Rehber, bu çerçevede potansiyel bir rakibin devralınmasının rekabeti kısıtlayıcı ciddi etkiler yaratabilmesi için iki temel unsurun varlığının aranması gerektiğini vurgulamıştır: Potansiyel rakibin hali hazırda ciddi bir rekabetçi etki unsuruna sah ip olması ya da etkin bir rekabetçi güç olabilme ihtimali. Yeterli rekabetçi baskı yaratabilecek yeterli sayıda başka potansiyel rakibin olmaması. Bir elektrik dağıtım bölgesindeki en büyük potansiyel rakibin aynı bölgede görevli doğal gaz dağıtım şirketi olduğu yukarıda aktarılan örnek ve analizlerde ortaya konmaktadır. Bu bağlamda söz konusu devir çerçevesinde Rehber in ilk şartının sağlandığı öne 1170 sürülebilir. Öte yandan, bir elektrik dağıtım bölgesinde görevli teşebbüsün perakende elektrik satışı pazarın daki potansiyel rakiplerinin sadece o