T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1639 - 2025/2066 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1639 KARAR NO : 2025/2066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2023 NUMARASI : 2022/343 E. - 2023/60 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sına…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1639 - 2025/2066 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1639 KARAR NO : 2025/2066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2023 NUMARASI : 2022/343 E. - 2023/60 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2023 tarih ve 2022/343 Esas - 2023/60 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/83521, 2012/06560, 2016/18427, 2016/22627, 2015/37207, 2015/35900, 2018/83525 sayılı ve "...", "...", "... ...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2020/115442 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." markasının tanınmış olduğunu, markalar arasında iltibas riski bulunduğunu, itiraza konu "..." ibareli markanın müvekkiline ait www.....com.tr alan adı ile benzer olmadığı hususundaki değerlendirmenin SMK'nın 6/6 anlamında hatalı olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-7805 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/115442 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtia benzerliği şartının gerçekleştiği; taraf markalarının sadece "..." ve "..." ibareleri dolayısıyla benzerlik arz ettiği; markalar arasında sadece ayırt edicilik gücü zayıf olan "..." ve "..." ibareleri dolayısıyla benzer bulunsa da davacı markasının sadece "perakende satış hizmetleri" bakımından ayırt edicilik gücünün yüksek olduğu, ancak davalı markası kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından zayıf olduğu, davalının "..." ibaresine "..." ibaresini eklemesi ve görsel olarak belli başlı değişiklikler yapması dolayısıyla markaya yeterli ölçüde ayırt edicilik kazandırdığı, davacı marka sahibinin, markası üzerinde yapılan asgari düzeydeki değişiklilere tahammül etmek zorunda olduğu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı; davalı şirketin kötüniyetli olmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2023 tarih ve 2021/6656 E.-2023/1577 K. sayılı kararında "... ..." ibareli markanın müvekkilinin markalarıyla benzer bulunduğunu, başka emsal kararlar da bulunduğunu, dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğini, "..." ibaresinin İngilizce "windows" kelimesinin kısaltması ve tanımlayıcı olması nedeniyle, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını ve başvuruyu farklılaştırmaya yetmediğini, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin müvekkilinin mesnet markaları kapsamında yer aldığını, müvekkilinin "... ..." ibareli markasının tanınmışlığı nedeniyle başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötüniyetli kabul edilmesi gerektiğini ileri ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin "..." ibaresinin, 06, 19 ve 22. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının ".../..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, diğer fikri haklar, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2022-M-7805 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 27.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 24.08.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun kötüniyetli olup olmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamındaki 06, 19 ve 22. sınıf mallar, davacının mesnet markası kapsamındaki 06, 22 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğundan emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir. Taraf markaları arasındaki işaret benzerliği incelemesine gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının işlem dosyasında ve hükümsüzlük davasında mesnet gösterdiği markaları da ".../..." esas unsurludur. İlk derece mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan ".../..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve dava konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü ile sonuca ulaşılmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2023 tarih ve 2021/6656 E.-2023/1577 K. sayılı kararında dava konusu marka ile aynı ibareye ve tertip tarzına sahip 2017/47617 sayılı ve “... ..." ibareli markayı, davacının mesnet markaları ile benzer bulmayan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini esastan reddeden Dairemiz kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin anılan kararında belirtildiği gibi, işaretlerin benzerliği incelenirken özellikle redde mesnet markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve ayırt edici unsurların dikkate alınması ve bu baskın unsurların ayırt edicilik seviyesinin göz önünde bulundurulması gerektiği; tescil kapsamındaki mal ve hizmetleri tür, çeşit, nitelik, karakteristik özellik gibi tanımlayıcı sözcükler asıl unsur olarak dikkate alınamayacağı gibi ima yoluyla bu özellikleri belirten unsurların da ayırt ediciliğinin zayıf olacağı, ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazım geldiği, tüm bu hususlar nazara alındığında itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılmaları halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, yukarıda belirtildiği gibi somut uyuşmazlıkta dava konusu markanın kapsamındaki tüm mallar yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış ve ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Her ne kadar, davacı vekili tanınmış ve kötüniyet gerekçeleri nedeniyle de tescil engeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı markasının tanınmış olduğu hizmetler itibariyle SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağı ve dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle gerçekleştirildiği kanıtlanmadığından, davacı vekilinin söz konusu iddiaları ise isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinde yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 16/02/2023 gün ve 2022/343 Esas - 2023/60 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile, A) YİDK'nın 2022-M-7805 sayılı kararının İPTALİNE, B) Dava konusu 2020/115442 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.789,11-TL bilirkişi ücreti, 426,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.425,39-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.378,50-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 4.539,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf yargılaması sırasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.