T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/474 KARAR NO : 2026/574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2023 NUMARASI : 2023/149 E. - 2023/497 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen dava…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/474 KARAR NO : 2026/574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2023 NUMARASI : 2023/149 E. - 2023/497 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2023 tarih ve 2023/149 E. - 2023/497 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili adına "..." markasının ilk kez 1992 yılında 20.sınıf başta olmak üzere ilgili diğer sınıflarda tescil edildiğini, tanınmış marka olarak da özel koruma altında bulunduğunu, davalı tarafın instagram sosyal paylaşım sitesinde "https://www...." uzantılı link üzerinden ve "@..." kullanıcı adı ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış marka konumundaki ... markasının doğrudan müvekkilinin faaliyet alanı ve markalarının tescil kapsamı içerisine giren emtia ve hizmetlerde, mobilya, koltuk, masa, sehpa, ev aksesuarları ürünlerinde markasal anlamda kullanıldığını, ilgili sayfada ... numaralı telefondan ve [email protected] adresinden sipariş alındığını, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/80 D.İş sayılı dosya üzerinden işbu marka tecavüzünün tespit edildiğini, davalı tarafça gerçekleştirilmekte olan “... ...” şeklindeki markasal kullanımların, müvekkili adına tescilli ve tanınmış seri markalar içerisine sızarak, müvekkilinin tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanılmasına neden olacağını, davalı tarafın müvekkiline ait ... markasından haberdar olduğunu zira 2017/86963 sayılı aynı ibareli marka başvurusunun müvekkilinin itirazları sonucu reddedildiğini, açık bir biçimde kötü niyetli davrandığını ileri sürerek, davalının müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markası üzerindeki haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile iş bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına/engellenmesine, ilgili kullanıcı hesabının kapatılmasına / erişimin engellenmesine, davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş “...” markasını üzerinde barındıran ürün/hizmetlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına, bu ürünler üzerindeki “...” markalarının silinmesi veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, “...” markasının bahse konu ürünler üzerinde yer almasını sağlayan cihaz, makine ve benzeri tüm araçlara el konulmasına, bunların şekillerinin değiştirilmesine, mümkün değil ise imhasına, “...” ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakın kaldırılmasına, bu ibarenin, iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının durdurulmasına, mevcut ise “...” ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin durdurulmasına/engellenmesine, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle 100.000-TL manevi tazminatın iş bu dava öncesi açılan Ankara 2.FSHHM’nin 2022/80 D.İş sayılı tespit dosyasına sunulan tespit rapor tarihi olan 12.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, mahkeme kararının ilanına, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/80 D.İş sayısı dosyası için yapılan tüm masrafların davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, "..." adındaki instagram hesabı ve bu hesapta geçen mail adresinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde "..." adlı instagram hesabını kullanmadığını, satış yapmadığını, müvekkilinin bu hesabı kullandığına dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığını, mail adresi ve instagram hesabı ile müvekkilinin bağlantısının nasıl kurulduğunun anlaşılamadığını, müvekkili başvurusunun reddinin akabinde yapmış olduğu herhangi bir fiilinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu edilen "@..." kullanıcı adlı instagram hesabı, "[email protected]" ibareli elektronik posta hesabı ve 0216 3178298 numaralı hattın davalıya ait olduğu veya davalı tarafın fiili hakimiyeti altında bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, davacı her ne kadar davalının itiraz üzerine reddedilen 2017/86963 sayılı markasından kaynaklı olarak, iş bu davada ileri sürülen kullanımların davalı tarafından yapıldığını iddia etse de bu argümana itibar edilmediği, söz konusu marka başvurusu ile iş bu davada tespit edilen "..." ibareli markasal kullanımların gerek kelime unsuru, gerekse de şekil unsuru olarak aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu kabul edilmişse de, tespit edilen bu hususların, iş bu davada, davalı yanın fiili olarak markasal kullanımlarda bulunduğu iddiasını ispatlamaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/80 D.iş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile instagram hesabındaki markasal kullanımların müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun belirlendiğini, davalının daha önce Türkpatent nezdinde aynı ibare için marka başvurusunda bulunduğunu, Türk Telekom'dan gelen müzekkere cevabında ihlalin gerçekleştiği instagram hesabında belirtilen telefon numarasının davalı ile aynı soy isme sahip ...'e ait olduğunun belirtildiğini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, Google ve İnstagram Türkiye Temsilcilikleri mahkeme ile bilgi paylaşmakla yükümlü bulunduklarından, verilen olumsuz cevaplar üzerine mahkemece müzekkerelerin tekit edilmesinin gerektiğini, öte yandan Google ve İnstagram yurtdışı adresleri ile yazışma yapılmak üzere kendilerinden beyanda bulunmalarının beklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu zira mahkemece bildirdikleri deliller çerçevesinde ilgili istinabe işlemlerinin yapılması için beyana ihtiyaç bulunmadığını, tarafların gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasını istedikleri bir konuda kendilerine beyanda bulunmak üzere kesin süre verilmesinin ve davanın sadece bu nedenle reddedilmesinin hatalı olduğunu, keza istinabe için gerekli masraflara ilişkin açıklayıcı bir ara karar da tesis edilmediğini, böylece kesin süre için belirlenen ilkelere uyulmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere mahkemece ...'e karşı dava açıp bu dava ile birleştirilmek üzere kendilerine süre verilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, engellenmesi ile manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından, davalıya ait "@..." kullanıcı adlı instagram hesabında, mobilya, koltuk, masa, sehpa, ev aksesuarları üzerinde "..." ibareli markasal kullanımların yer aldığı, bu markasal kullanımların davacıya ait tescilli ve tanınmış "..." markası ile iltibas oluşturduğu, aynı hesapta iletişim bilgisi olarak ... no.lu telefona ve "[email protected]" adresine yer verildiği, ne var ki mahkemece İnstagram ve Google Türkiye temsilcilikleri ile yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığı, ilgili hesap ve e-mail adresinin davalı ile bağlantısının kurulmasına elverişli hiçbir delil sunulmadığı, ... no.lu telefonun ise davalıya değil dava dışı ...'e ait olduğunun tespit edildiği, daha önce davalı tarafından 2017/86963 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunulmuş olmasının da tek başına dava konusu kullanımların davalıya ait olduğunun kabulü için yeterli bulunmadığı, öte yandan mahkemece davacı vekiline; "[email protected]" ibareli elektronik posta hesabının davalıya ait olup olmadığı hususunda "...." şirketine, 1970 Tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanmasına Hakkında Sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına yönelik 16/11/2011 tarih 63/2 sayılı Genelge hükümlerine göre uluslararası istinabe yolu ile müzekkere yazılması hususunda talebinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde 6100 sayılı HMK m.94/3 hükmü uyarınca, bu hususta davacı yana yeniden süre verilmeyeceği ve davacı tarafın yukarıda belirtilen talepte bulunmadığı dikkate alınarak mevcut delil durumu ile yargılamaya devam olunacağı hususunun ihtarına, yine "@..." kullanıcı adlı instagram hesabının davalıya ait olup olmadığı hususunda "..." şirketine, 1970 Tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanmasına Hakkında Sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına yönelik 16/11/2011 tarih 63/2 sayılı Genelge hükümlerine göre uluslararası istinabe yolu ile müzekkere yazılması hususunda talebinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde 6100 sayılı HMK m.94/3 hükmü uyarınca, bu hususta davacı yana yeniden süre verilmeyeceği ve davacı tarafın yukarıda belirtilen talepte bulunmadığı dikkate alınarak mevcut delil durumu ile yargılamaya devam olunacağı hususunun ihtarına karar verildiği, ihtarat yapıldığı ancak davacı vekilinin verilen süre içinde uluslararası istinabe işlemlerinin yapılması isteminde bulunmadığı, bu nedenle mevcut delil durumuna göre karar verildiği, her ne kadar dosya kapsamı itibariyle ilgili araştırmanın yapılması bakımından davacı vekilinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadığı ve verilen sürenin hukuki sonuç doğuran bir süre olmadığı kabul edilebilirse de davacı vekilinin verilen kesin süreyi takip eden 17/11/2023 tarihli celsede ilgili istinabe işlemlerinin yapılmasını istemek yerine aynı hususta yeniden süre talep ettiği, HMK'nın 30.maddesi uyarınca hakimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu gözetildiğinde, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kaldi ki İnstagram hesabında yazılı telefon numarasının ...'e ait olması karşısında, sonuç alınması muhakkak olmayan istinabe işleminin yapılmasının sonuca etkili de görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...