T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/326 KARAR NO : 2026/282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05.01.2026 tarihli ara karar. NUMARASI: 2024/414 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 05.01.2026 tarihli ara kararda yazılı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/326 KARAR NO : 2026/282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05.01.2026 tarihli ara karar. NUMARASI: 2024/414 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 05.01.2026 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçmiş dönemlerde ticari ilişki çerçevesinde ... alım satımı gerçekleştiğini, davalıya 08.10.2022, 10.10.2022, 11.10.2022 fatura tarihli malların sevkiyatından tam 17 gün sonraya tekabül eden 27.10.2022 tarihinde Whatsapp aracılığı ile gönderilen video kaydı ile son sevkiyatlı ...... ayıp niteliğinde lekelenmeler olduğununun ileri sürüldüğünü ve teslim alınan malların bedelinin ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı yanca icra takibine itiraz sonrasında ....01.2023 tarihinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas 2024/170 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, davacının haklılığının tespit edildiğini, ancak menfi tespit kararının hem istinaf aşamasında olması hem de verilen kararın yalnızca tespit niteliğinde olması sebebi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile işbu alacak davasını açma gereği hasıl olduğunu, davalı yanın ayıp iddiası sebebiyle ... Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi Tekstil Ve Konfeksiyon Kalite Kontrol Ve Araştırma Laboratuarı'ndan davacı ve davalının başvuruları ile 14.11.2022 tarihli, 07.12.2022 tarihli raporlar alındığını, ardından ek rapor alındığını, "Boya terbiye işlemlerinin ipliğe mi kumaşa mı uygulandığı sorulmaktadır. Hataya sebep olan boya terbiye işlemlerinin kumaşa uygulandığı tespit edilmiştir." ifadeleri ile ortak bir rapor düzenlendiğini, ardından tüm raporlar için ortak bir açıklama talep edildiğini, o raporda ise ''... İplik'ten 02.02.2023 tarihinde alınan şikayet neticesinde hem ... firmalarından gelen tüm mamullerdeki hatalı bölgelerden alınan numuneler ayrı ayrı yeniden incelenmiştir. Hataların çok büyük bir kısmının polyester bej iplikte görülmesine karşın bazı hataların da diğer komşu iplikler üzerinde görüldüğü ayrıca hataların örme ilmeklerinin sadece dış kısmında görüldüğü tespit edilmiştir. Bu nedenlerle, hatanın örme işlemi sırasında ve/ veya kumaş oluşumunun ardından dış kaynaklı bulaşmayla oluşabileceği, iplik kaynaklı olamayacağı açıktır." denildiğini, bu şekilde şikayete konu hatanın örme ve sonrası işlemlerden kaynaklandığının tekrarlandığını, davalının delil tespiti talebi sonrası alınan Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/..... D. İş sayılı dosyasındaki ....03.2023 tarihli raporda " Tespite konu kumaşlarda leke bulunduğuna, yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu kusurun iplik kaynaklı olmadığı, lekelenmelerin örme işlemi sırasında yahut örme sonrasında malzeme yüzeyine temas eden leke yapıcı bir madde sonucu meydana geldiğine...." demek sureti ile tüm raporlar ile aynı doğrultuda ve davacı beyanlarını destekler nitelikte tespit yapıldığını, davalının açtığı Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyasında tanzim edilen 09.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise kumaştaki lekeye ilişkin "Tespite konu kumaşlarda lekelenme bulunduğu, lekelenmenin noktasal ve çizgi halinde periyodik olmadığı, 2,5 g/L yağ sökücü ile 60 derecede yapılan yıkama neticesinde kumaştaki lekelerin çıktığı tespit edilmiştir. hataların çok büyük bir kısmının polyester iplikte görülmesine rağmen bazı hataların da diğer iplikler üzerinde görüldüğü, ayrıca hataların örme ilmeklerinin sadece dış kısmında görüldüğü tespit edilmiştir. Kumaş doku tekniği irdelendiğinde, polyester ve dokuda yer alan diğer iplikler teknik zorunluluk gereği kumaşın hem iç hem dış kısmında doku yapısı içinde yer almaktadır, lekelenmelerin noktasal ve çizgi halinde periyodik olmadığı ve İTU raporunda da hataların örme ilmeklerinin sadece dış kısmında görüldüğü referans alındığında hatanın iplik kaynaklı olmadığı görüş ve kanaatine iştirak edilmiştir." kanaati bildirildiğini, tüm raporlar dikkate alındığında ortak bir kanaatin hata, boya terbiye işlemleri sırasında, örme ve sonrası işlemlerde meydana geldiği yönünde olduğunu, kaldı ki davalının kullanma talimatına göre ön yıkama yapmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davalının davacıya 20.476,93 USD olduğunun sabit olduğunu,davacının alacağının sabit olduğunu, ancak yaklaşık 2 yıldır süregelen yargılamaya rağmen alacağına kavuşamadığını, USD cinsinden alacağı (fiili ödeme tarihli) olmasına karşın USD artışı ile enflasyon artışı aynı oranda olmadığından ayrıca davacının zarara uğradığını, bilirkişi incelemesi ile bunun tespit edileceğini, zararın tazminini de talep ettiklerini ileri sürerek, öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesine, davacının alacaklı bulunduğu 20.309,68 USD alacağın davalıdan aynen tahsiline, mahkeme aksi kanaatte ise davacının alacaklı bulunduğu 20.309,68 USD alacağın devlet bankalarının ABD dolar birimine açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmek kaydıyla fiili ödeme tarihli kur üzerinden davalıdan tahsiline, hesaplanacak zarar bedelinin kalan kısmının ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işlemiş devlet bankalarının ABD dolar birimine açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile şimdilik 50 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 05.01.2026 tarihli dilekçesi ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararı ile alacağın sabit olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin onama ilamının mevcut olduğunu ileri sürerek, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; derdestlik itirazları bulunduğunu, taraflar arasında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası kapsamında konusu aynı olan davanın görülmekte olduğunu, bu sebeple davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, sunulan arabuluculuk son tutanağının müzakere edilen alacak kalemlerine ilişkin konu kısmına bakıldığında "Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile icra dosyasında talep edilen ticari alacak, faiz, vekalet ücreti, ve sair alacakların ödenmesi" şeklinde belirtilerek itirazın iptali kapsamında arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünün görüleceğini, alacak kalemlerinin somut bir şekilde belirtilmediğini ve harç ikmalinin yapılmadığını, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76E. Sayılı dosyası kapsamında görülmekte olan menfi tespit davasının henüz kesinleşmediğini, verilen karar mahkemece eksik ve hatalı inceleme ile verilmiş olduğundan istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılması ihtimali bulunduğunu, davalının örme kumaş imalatı ile uğraştığını, davalının kumaş imalatında kullandığı ipliklerin bir kısmınını davacıdan aldığını, boyalı polyester iplik temin ettiğini, davacı tarafından 2.3 ton ipliğin müvekkiline parçalar halinde ifasının gerçekleşmesi hususunda anlaşıldığını, davalının bu kapsamda ifayı gerçekleştirdiğini, son olarak 826,32kg ipliğin de teslimi ile davalı (ayıp halini kabul etmemek kaydıyla) edimini yerine getirdiğini, davalı tarafından teslim alınan iplikler teslim sırasında kontrol edildiğini, ilk incelemede gözle görülen bir ayıp görülmediğini, ancak kullanım/işleme sonrasında 826,32 kg bej renkli polyester ipliğin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davacıdan alınan boyalı polyester olarak nitelendirilen iplik ile kumaş imalatının gereği olarak farklı türde iki iplikle birlikte işleyerek üç iplikli örme mamul kumaş üretimi gerçekleştirdiğini, kumaşın üretim sonrası test ve kontrolleri de yapıldığını, ancak bu aşamada bir bulgu saptanmadığını, davalının üçüncü kişi tacir müşterisine ürettiği mamul kumaşın satışını gerçekleştirdiğini, davalının müşterisinin de kumaş üzerindeki işlemlerinin ardından kumaşta ayıp niteliğinde lekelenme benzeri bulguların oluştuğu tespit edildiğini, söz konusu lekelenme benzeri bulguların kumaş fikse ve yıkama işleminden sonra daha da belirginleştiğini, bu nedenle ilk aşamadaki test ve incelemelerde saptanamadığını, davalı tarafından üretilen kumaş, satın alınan müşteri tarafından ayıplı olması, nedeniyle iade edildiğini, davacının kusurlu davranışı nedeniyle davalının zararı ve ticari kaybı meydana gelmediğini, ... Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesine uzman görüşü amacıyla başvurulduğunu, başvuru neticesinde ayıbın iplikten kaynaklı olduğu şeklinde rapor hazırlandığını, raporun sonuç bölümünden de görüleceği üzere "Laboratuvarımızda hatalı bölgeden alınan numuneler incelenmiş olup, hataların yağ lekesi şeklinde olduğu ve sadece 75/36 polyester bej rengi boyalı iplikte görüldüğü tespit edilmiştir. Laboratuvarımızda yapılan incelemeler neticesinde; bölüm elemanlarımızdan oluşan uzman kurulumuz sözkonusu hatanın 75/36 polyester bej rengi iplikten kaynaklandığı kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapıldığını, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyasında tanzim edilen 09.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun dikkate alınabilir nitelikte olmadığını, tekrardan uzman bir bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak tüm iddialarının değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini ve kumaş üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından dayanak yapılan diğer raporlara ilişkin olarak işbu raporların da eksik incelemeler sonucu düzenlendiklerini, ayıbı tespitte yetersiz kaldıklarını, davalıdan 2.3 ton ...... satın alındığını, bu 2.3 ton ipliğin yalnızca son teslim edilen 826,35 kglık partisinde müvekkilinin bu sorunla karşılaştığını, gizli ve kullanımla anlaşılan ayıp bulunduğunu, iki yıl süren bir süreç bulunmadığını, zarar talebinin de haksız olduğunu, ihtiyati haciz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 05.01.2026 tarihli ara kararıyla;"...-Mahkememizin 2024/414 Esas esas sayılı dosyasın davacı vekilinin 05/01/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, ihtiyati haciz talepli dilekçesinde daha önce yapılan değişik iş tespit kararları, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/76 Esas 2024/170 Karar sayılı ilamı ile verilen karar, ilgili kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile onandığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talep ettiği görülmektedir.-Davacı tarafın dava dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, işbu talebin 09/05/2024 tarihli ara karar ile değerlendirildiği, kararda istinaf yasa yolunun açık olduğu ve fakat taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığı görülmüştür. -İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir koruma tedbirlerinin özel bir çeşidi olup İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258. maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olması aranmaktadır.-İİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur. -Alacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir. -İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir koruma tedbirlerinin özel bir çeşidi olup İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258.maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz müessesesi bakımından alacağın kesin varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, ilgili ticari ilişki kapsamında tarafların kusuru vb. iddiaların tarafların delil ve belgelerine göre yargılama aşamasında değerlendirilebileceği, fatura / e-fatura tek taraflı bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı, yine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/76 esas sayılı dosyasının kesin hüküm niteliğinde olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın da kesin nitelikte olmadığı ve temyiz yasa yolunun açık olduğu sabittir. -Yine her ne kadar davacı tarafça mahkeme ilamı dayanak gösterilerek işbu davada ihtiyati haciz kararının verilmesinde şüphe bulunmadığı, tartışılması gereken hususun teminatlı mı / teminatsız mı verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de işbu talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, kesinleşmesi beklenen mahkeme ilamı dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talep edilmediği, ilgili dosyadaki maddi vakıalar dayanak gösterilerek işbu davada ihtiyati haciz talep edildiği ve fakat ortada henüz kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmadığından ve işbu dosya bekletici mesele yapıldığından muaccel bir alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği, fazlaya ilişkin hususların ancak yargılama aşamasında değerlendirilebileceği..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; davacının ayıpta kusurunun bulunmadığı ve alacağın varlığının kanıtlandığını, ......Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi Tekstil Ve Konfeksiyon Kalite Kontrol Ve Araştırma Laboratuarının raporları, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/.... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile ve bu dosyadaki bilirkişi raporuna göre davacının alacağının ve malların ayıplı olmadığının sabit olduğunu, alacağının dosya kapsamında somut deliller ile sabit olduğunu, davacı ile davalı arasında yaklaşık 2.3 ton ...için ticari anlaşma sağlandığını, kendisine teslim edildiğini, davalının işbu ipliklerin yalnızca 826,32 kg kısmında ayıplı ifa iddiasında bulunduğunu, geri kalan 1.5 ton .... ayıpsız ve kusursuz teslim aldığını beyan ettiğini, ancak davalı yan ayıpsız olduğunu beyan ettiği 1.5 ton iplik için de herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının davacının düzenlediği faturalara da itiraz etmediğini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında lehe verilen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin onama ilamının nazara alınması gerektiğini, kesinliğe yakın yaklaşık ispatın oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin fatura konusu alacağın tahsili istemine; istinaf, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 05.01.2026 tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 05.01.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinde; davacı ile davalı arasında iplik alım- satımına dair ticari ilişki bulunduğu, davacının teslim ettiği ipliklerin bedellerinin davalı yanca ödenmediği iddiasıyla 20.309,68 USD alacağının tahsiline ve uğradığı zararların tazminine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise davacı tarafından satılıp teslim edilen 2,3 ton ... 836,32 kg'lık kısmında kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp olduğunu savunduğu, davacı tarafından fatura alacağının tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, davalı yanca icra takibine itiraz sonrasında 24.01.2023 tarihinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davanın konusunun davalının davacıdan satın aldığı ve parça parça teslim edilen 2,3 ton ipliğin son partisi olan 826,32 kg'ın ayıplı olup olmadığı, davalının davacıya borçlu olup olmadığı, davalının zararı varsa lehine doğan alacağın takas-mahsup kapsamında değerlendirilerek davalının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas 2024/170 Karar sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu edilen faturalara ilişkin olarak teslim edilen ipliğin ayıplı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 12.02.024 tarihli ve 2023/76 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararı ile eldeki davanın davalısının istinaf başvurusunun reddine, eldeki davanın davacısının istinaf başvurusunun kabulü ile kötüniyet tazminatının tahsiline karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, eldeki dava yönünden bu dosyanın bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 258. maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat getirmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Bu tespit ve açıklamalara göre; ihtiyati haciz talep eden alacaklı davacının yukarıda belirtilen Bakırköy ..... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas 2024/170 Karar sayılı kararına, bu dosyada alınan bilirkişi raporuna, istinaf mahkemesi kararına ve faturalara göre dava konusu alacak sebebiyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu belgelere göre ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen dava konusu 20.309,68 USD alacağının miktarı ve varlığı hakkında kanaat getirecek belgeleri sunduğunun, yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu sebeple mahkemece, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 05.01.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ....01.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile davalının 655.393,00 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 98.308,95 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine, 3-Kararın yetkili icra müdürlüğünce yerine getirilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.02.2026 KANUN YOLU: İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.