İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından birisi olduğunu ve halen ortaklığının devam ettiğini,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1469 KARAR NO : 2025/1663 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/09/2025 NUMARASI : 2025/659 Esas (Derdest) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından birisi olduğunu ve halen ortaklığının devam ettiğini, 2013 yılındaki değişiklikten itibaren ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalı şirkette 2024 yılı ile ilgili olarak 19/03/2025 tarihinde toplantı tertip edildiğini, talepleri üzerine toplantının 21/04/2025 tarihine ertelendiğini ve bu tarihte olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkilinin vekil aracılığıyla toplantıya iştirak ettiğini, gündem maddeleri ile toplantı hakkında muhalefet şerhlerini yazılı olarak divana sunduğunu, itirazlarını tutanağa yazdırdığını, tüm itirazlarına rağmen 2024 yılı bağımsız denetim raporunun, 2024 yılı faaliyet raporunun ve 2024 yılı bilanço ve gelir tablolarının kabulüne, yönetim kurulunun ibrasına, bağımsız denetçi olarak dava dışı ... Denetim Anonim Şirketi'nin seçilmesine, genel kurul tutanağında ekli tablo üzerinden kar dağıtımı yapılmasına, 2025 yılı Nisan ayı itibariyle fiilen çalışan yönetim kurulu üyelerine ödenen aylık maaşların net olarak 433.800,00-TL olmasına, yönetim kurulu toplantı katılım ücretlerinin toplantı başına 144.600,00-TL olmasına karar verildiği, tüm bu kararlara itiraz ettiklerini ve muhalefet şerhlerinin tutanağa işlendiğini anılan genel kurul toplantısında alınan tüm maddelerin yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda istinaf incelemesine konu 01.09.2025 tarihli ara karar ile "...Aynı yasanın 390/3 maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içermektedir. Bunun yanında TTK 449. Maddesi hükmü ile mahkemeye taraflar arasındaki hukuki menfaat dengesi gözetilerek tedbir konusunda takdir hakkı tanınmıştır. Somut olayda anılan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının istendiği, dosyadaki delil durumu uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği de dikkate alındığında davacılar vekilinin kararın yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm itiraz ve muhalefetlerine rağmen 2024 yılı Bağımsız Denetim Raporu’nun, 2024 yılı Faaliyet Raporu’nun ve 2024 Bilanço ve gelir tablolarının kabulüne, Yönetim Kurulu’nun ibrasına, bağımsız denetçi olarak ...Denetim Anonim Şirketi’nin seçilmesine, Genel Kurul Tutanağında ekli tablo üzerinden kar dağıtımı yapılmasına ve 2025 Nisan ayından itibaren geçerli olmak üzere fiilen çalışan Yönetim Kurulu üyelerine ödenen aylık maaşların net 433.800 TL olmasına, Yönetim Kurulu toplantı katılım ücretlerinin toplantı başına net 144.600 TL olmasına ilişkin kararların hukuka aykırılığının tespiti ile bu kararların eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kurallarına da aykırı olması sebebiyle batıl olduğunun tespiti ve/veya iptalinin talep edildiğini, bu talepleri ile birlikte, özellikle Yönetim Kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ve maaş ödemelerine ilişkin kararlar sebebiyle menfaatler dengesinin bozulacağı ve fahiş ödemeler sebebiyle gerek Müvekkil'in gerekse Şirket'in zarara uğrayacağı, diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından bu süreçte mali ve hukuki anlamda şirket menfaatlerine aykırı kararlar alındığı ve bütün bu kararların uygulanmasının geri dönülemez sakıncalar yaratabileceği sebebiyle Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının talep edildiğini, yerel Mahkeme tarafından tedbir taleplerinin reddedildiğini, genel kurul toplantısında, şirket yönetim kurulu üyelerine 144.600,00- TL huzur hakkı ve ... ve ...’e ödenmek üzere ise aylık net 433.800,00-TL maaş ödemesi yapılmasına karar verildiğini, şirket yönetim kurulu üyelerinin, bir nevi kendi verdikleri oylarla kendi ücretlerini belirlediklerini, şu halde şirket yönetim kurulu üyelerinin kendi oyları ile ücretlerini belirlemiş olmalarının müvekkili açısından açıkça menfaat çatışmasına sebep olduğunu, alınan kararın tek taraflı olduğunu ve TTK hükümleri ile eşit işlem ilkesine ve afaki iyi niyet kurallarına uygun olmadığının açık olduğunu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2018 tarih, 2016/12080 ve 2018/5297 K. sayılı kararında da yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının görüşüldüğü müzakerelerde oydan yoksun olacakları açıkça ifade edildiğini, yine oydan yoksunluk ile ilgili verilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.01.2018 tarih, 2016/6071 E. ve 2018/221 K. sayılı kararında da yönetim kurulu üyelerinin sadece kendilerinin değil diğer yönetim kurulu üyeleri ile ilgili Kanunda belirtilen hususlarda da oydan yoksun olacaklarının karara bağlandığını, Genel Kurul Toplantı Tutanağı’nın 9 no’lu kararı ile her bir Yönetim Kurulu üyesine toplantı başına 144.600 TL ve aylık 433.000 TL ödeme yapılmasına karar verilmesi Müvekkilinin açıkça zarara uğratılması kastını içerdiğini, bu doğrultuda 21.04.2025 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısında alınan 9 no’lu kararların örtülü kar dağıtımı olduğu aşikâr olup bahse konu ödemeler nedeniyle gerek Müvekkil gerekse Davalı Şirket'in daha fazla zarara uğramaması açısından tedbir taleplerinin kabulü gerekirken yaklaşık ispat şartının sağlanamadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, alınan dava konusu kararın yoklukla malul olduğunu ortaya koyan diğer gerekçeler yanında eşit işlem ilkesine aykırı ve müvekkilinin vazgeçilemez haklarını kısıtlar nitelikteki huzur hakkı ve ücret ödemesi kararının bu yönüyle de batıl olduğunun görüldüğünü, batıl olan bu kararların uygulanmasının, geri dönülmesi imkansız zararlar meydana getirecek mahiyette olduğu aşikar iken tedbir taleplerinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, dava kapsamındaki haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmediği yönündeki tespitin tümden hatalı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin süreç de göstermektedir ki, davaya konu kararın hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadığı gibi kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde alındığını, açıklanan nedenlerle dava konusu 26.04.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların icrasının itirazları kapsamında ihtiyat-i tedbir yoluyla durdurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, davalı şirketin 21.04.2025 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların butlanın tespiti, olmadığı takdirde iptaline ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davaya konu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması isteminin reddine karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusu 21.04.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan sadece 9.maddeye ilişkin gerekçeler içermekte olup, istinaf incelemesi davacının talebi gibi 9. maddeye yönelik olarak yapılacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 449. maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Yasada yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin bizzat sunmasına ilişkin bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mahkemenin istemi üzerine yönetim kurulu üyeleri adına vekilleri tarafından 20.08.2025 tarihinde yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin yönetim kurulu üyelerinin görüşleri dosyaya sunulmuştur. Somut olayda davalı şirketin 4 ortaklı bir şirket olduğu, 80.000.000,00 TL'lik sermayesine tekabül eden 80.000.000 adet hissenin 13.600.000'ünün davacıya ait olduğu, 21.04.2025 tarihinde yapılan 2024 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına tüm ortakların asaleten/vekaleten katılımının olduğu, toplantının 3.maddesinin 2024 yılı bağımsız denetim raporunun okunmasına ve müzakere edilmesine ilişkin olduğu, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 4.maddesinin 2024 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmasına ve müzakere edilmesine ilişkin olduğu ve yönetim kurulu faaliyet raporunun 13.600.000 red oyuna karşılık 66.400.000 kabul oyuyla oyçokluğuyla ibra edilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 5.maddesinin 2024 yılı bilanço ve gelir tablolarının yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmasına ve müzakere edilmesine ilişkin olduğu ve 2024 yılı bilanço ve gelir tablolarının 13.600.000 red oyuna karşılık 66.400.000 kabul oyuyla oyçokluğuyla ibra edilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 6.maddesinin 2024 yılı faaliyet ve işlemlerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu ve yönetim kurulu başkanı ...'in, 13.600.000 red oyuna karşılık, 27.200.000 oy ile , yönetim kurulu başkan yardımcısı ...in 13.600.000 red oyuna karşılık, 52.800.000 oy ile , yönetim kurulu üyesi ....in 13.600.000 red oyuna karşılık 52.800.000 oy ile ibra edilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 7.maddesinin bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin olduğu ve13.600.000 red oyuna karşılık, 66.400.000 kabul oyuyla bağımsız denetçi seçilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 8.maddesinin kar dağıtımına ilişkin olduğu ve 13.600.000 red oyuna karşılık, 66.400.000 kabul oyuyla esas sözleşmede belirtilen cari dönem karı üzerinden dağıtılacak yasal kar payı oranı % 5 (907.043,30 TL) ve yönetim kurulunun önerisine göre dağıtılabilir net karın toplam tutarının % 10'u (9.304.211,99 TL) olmak üzere toplam tutarı olan 10.211.255,29 TL'nin dört taksit halinde ödenmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu; toplantının 9.maddesinin yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık ücrete ilişkin olduğu ve 13.600.000 red oyuna karşılık, 66.400.000 kabul oyuyla 2025 Nisan ayından geçerli olmak üzere filen çalışan yönetim kurulu üyelerine (icra kurulu) ödenen aylık maaşların enflasyon oranında artırılarak kişi başına net 433.800 TL ve yönetim kurulu toplantı katılım ücretlerinin, toplantı başına her bir katılımcıya net 144.600 TL olmasına, önceki senelerde olduğu gibi ayda ikiden fazla yönetim kurulu toplantısı yapılması durumunda da katılan üyelerin ücretlerinin en fazla iki toplantı ücretiyle sınırlandırılmış olarak ödenmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı temsilcisinin muhalefet şerhinin bulunduğu görülmüştür.Mahkemenin genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması konusundaki takdir hakkının nasıl kullanılacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davalı şirketin davaya konu genel kurul toplantısında alınan 9 nolu kararı ile yönetim kurulu üyeleri için kabul edilen ücretin şirket faaliyetlerine göre fahiş olup olmadığı hususunun , deliller toplandıktan sonra yapılacak bilirkişi incelemesine göre belirleneceği gözetildiğinde yargılamanın geldiği aşama itibarıyla davacı haklılığını yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmamaktadır. Bu aşamada tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davaya konu genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Kaldı ki değişen delil durumunda talep halinde ilk derce mahkemesince her zaman geçici korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilme olanağı da mevcuttur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025