T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:13/10/2021 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:13/10/2021 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalıların Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında davacı aleyhine takip başlattıklarını, takibin dayanağı olarak 21/09/2007 tarihli sözleşmenin gösterildiğini, bu sözleşmenin ... Gıda San. Ltd. Ştd.'nin malları ile birlikte devrine ilişkin sözleşme olduğunu, bu sözleşmeye göre 140.000 TL bedelle şirketin devralındığını, ayrıca 2 adet ekmek aracının davacıya devredileceğini ancak davalıların araçları başkalarına sattığını ve araçların teslim edilmediğini, ödenen miktarın 140.000 TL'yi de geçtiğini böylece takip konusu dayanak sözleşme nedeniyle davacıların davalılara borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibe konu 100.000 TL'den dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, 21/09/2007 tarihli sözleşme ile ... Ltd. Şti'nin devri konusunda anlaşıldığını, tüm malzemelerin devredildiğini araçları ise teslim etmeye hazır olduğunu araçları ise davacının devralmadığını bunları devretmeye hazır olduklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasında ... Gıda San. Ltd. Ştd.'Nin malları ile birlikte devrine ilişkin sözleşme düzenlendiği, sözleşmede fırın ve bilumum takımları 140.000,00.-TL karşılığı satış ve devrinin davalı tarafından davacılara yapıldığı, sözleşmede kararlaştırılan fırın ve malzeme bedeli olan 140.000,00.-TL tutarın ödenmediği, ödemenin sözleşmenin 3. maddesi ile 21/09/2007 tarihine kadar olan vergi ve SSK prim borçlarının ödenmesi şartına bağlandığı, 21/09/2007 tarihine kadar 66.825,67-TL vergi borcunun davalılar tarafından ödenmediği, vergi borcu yönünden davacılar şirketi devralanlarının sorumluluğunun devam ettiği, 53.650,86-TL SGK prim borcunun ise davacılar şirketi devraldıktan sonra ödediği, böylece davacıların yerine getirdiği ve sorumluğunun devam ettiği toplam tutarının 149.604,37-TL olduğu dosya arasına aldırılan belge ve bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Anılı sözleşmenin 4. Maddesi gereği davacının sorumluluğu ise 140.000,00.-TL ile sınırlı olduğu ve araçların teslim edilmemesi, vergi ve SGK prim borçları nedeni ile davacının davalıya karşı bir sorumluluğu bulunmadığı halde, davalı davacılar aleyhine icra takibi başlattığı ve fazladan 8.727,84.-TL tahsil ettiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davalının edimlerini yerine getirmediği gibi ve davacıların davalıya karşı ödeme sorumluluğu olmadığı halde davalı kötü niyetle hareket ederek icra takibine giriştiği ve fazladan davacılardan 8.727,84.-TL tahsil ettiği anlaşıldığından 8.727,84.-TL nin istirdatına ve kötü niyet tazminata hükmedilmesine; davalı taraf her ne kadar icra takibinden vazgeçmiş ise de, vazgeçme durumunda yeniden alacak talebinde bulunulmasının hukuki bir tarafının da bulunduğu da nazara alınarak, taraflar arasındaki 21/09/2007 tarihli sözleşme uyarınca davacının davalıya Antalya 2. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında talep edilen bedelden dolayı borçlu bulunmadığı"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin 140.000,00 TL bedelle davacıya devri hususunda sözleşme yaptıklarını, davacıların SGK ve Vergi borçlarını ödemedikleri için müvekkillerinin bir kusurunun bulunmadığını, araç devretme yükümlülüğünün SGK ve vergi borçlarının davacı tarafından ödenmesinden sonra başlayacağını, müvekkillerin ediminin ifasının imkansız hale gelmesinin sebebinin davacılar olduğunu, bu hususta müvekkilinin bir kusuru olmadığını, davacılar ile görüşme yaptıklarını ancak davacıların art niyetli hareket ettiklerini, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, sözleşmenin üçüncü bendinde açıkça davacıların vergi ve SGK borçlarını ödeyeceklerinin belirtildiğini artan miktarın ise davalılara verileceğinin belirtildiğini, davacıların herhangi bir ödeme yapmadığını, taleplerinin kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatına da hükmedilmeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.09.2007 tarihli sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca davalının şirketi malları ile birlikte 140.000 TL bedelle davacıya devretmeyi, aynı zamanda ... plaka sayılı aracın ve ... marka aracı da davacılar ... ve ...'e ücretsiz devretmeyi, müvekkilleri ... ve ...'in ise şirketin Vergi Dairesine ve SSK'ya olan borçlarını ödemeyi üstlendiklerini ancak müvekkilerinin vergi ve SGK borcu olarak 140.000TL' den fazla ödeme yaptıklarını, sözleşme uyarınca taraflarına teslimi gereken araçların da teslim edilmediğini bu nedenle takip nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir. Taraflar arasındaki 21.09.2017 tarihli sözleşmenin irdelenmesinde; davalının şirketi tüm malzemeleri ile davacılar ... ve ...'e devrettiği, devir bedelinin 140.000 TL olduğu, ancak davacılar ... ve ...'in ilgili şirketin 21.09.2007 gününe kadar olan vergi ve SGK borcunun karşılayacağı ve bu bedelin 140.000 TL'nin içerisinde olduğu, yani davacılardan 140.000 TL haricinde bir bedel talep edilemeyeceği, yine davalının ... ve ... marka aracı şirketin vergi ve Sgk borçları ödendikten sonra bedelsiz davacılar ... ve ...'e devredeceği, ...'in davacılar ... ve ...'e kefil olduğu anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında davalı taraf davacı ... yönünden takipten feragat etmiştir. Yine dosya kapsamından sözleşmede belirtilen araçların davacılar ... ve ...'e devrinin yapılmadığı, gelinen aşamada da devir imkanının kalmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen araçların sözleşme tarihi itibari ile toplam değerlerinin 20.400 TL olduğu anlaşılmıştır. Yine vergi dairesinden gelen cevabi yazıya göre 21.09.2007 tarihi itibari ile şirketin toplam 66.825,67 TL vergi borcu bulunduğu ama bu borcun ödenmediği sabittir. SGK borçları yönünden ise 16.07.2010 tarihi itibari ile 53.650,86 TL davacılar tarafından SGK'ya ödeme yapıldığı sabittir. Yine başlatılan takip nedeni ile takip dosyasına davacılar tarafından 8.727,84 TL ödeme yapıldığı sabittir. Bu durumda davalının da ödeme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ödenmeyen vergi borcunun devir bedelinden indirilmesi, yine 21.09.2007 tarihinden sonra borca gecikme faizi vb. gider binmesi durumunda bu tutardan davacıların sorumlu olduğu gözetilmeden SGK'ya 16.07.2010 tarihindeki borç tutarının, devir bedelinden mahsup edilmesi, yine takip tarihi itibari ile davacıların davalı tarafa borcu hesap edilerek, bu takipte borçlu olmadığı kısım var ise ve bu tutar ödenmek zorunda kalındı ise bunun istirdatına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş; 21.09.2007 tarihi itibari ile davacıların borcunun 140.000 TL kabul edilmesi, ardından 21.09.2007 tarihi itibari ile ilgili şirketin SGK'ya borcunun toplam ne kadar olduğu tespit edilip, bu tutar ödendi ise sadece bu tutarın 140.000 TL den düşülmesi, 20.400 TL araç bedelinin düşürülmesi, yine ... yönünden takipten vazgeçildiğinin gözetilmesi, kefil ...'in hukuki sorumluluğunun da değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/10/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5- Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...