İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan muarazanın giderilmesi davasında 10/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...... Mah. Konya ..…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI: ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av... DAVA : Muarazanın Giderilmesi İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan muarazanın giderilmesi davasında 10/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...... Mah. Konya ...... Cad. No:... Karatay/ Konya adresinde bulunan fabrikayı 30.11.2022 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ...... Şti'den kiraladığını, kira sözleşmesinin evveliyatında mülk sahibi, bu mülkünü davacı müvekkile kiraya vermeden önce bu fabrikada ...... abone no ile 400 kVA gücünde olan trafo üzerinden elektrik kullanmakta iken fabrikasında imalatı artırma kararı aldığı, mevcut elektrik gücü yetersiz kalmış ve trafo gücünü 1600 kVA çıkarmak istemiş, mülk sahibi, 12.04.2022 tarihinde bu sebeple mevcut trafo gücünü arttırma talebi ile davalı kuruma başvurduğunu, kurum da işbu başvuruya 19.04.2022 tarihinde tasdikli onay verdiğini ancak dava dışı ...... Şti fabrikanın imalat faaliyetleri kapsamında alan olarak yetersiz kalacağı düşüncesi ile kendi işlerini başka bir fabrikaya taşıdığını ve fabrikasını da müvekkili şirkete kiraya verdiğini, müvekkil şirketin bu fabrikayı kiraladıktan sonra şirket faaliyetlerine bir an önce başlayıp daha fazla zarara girmemek adına fabrikanın elektrik aboneliğini açtırmak üzere davalı şirkete başvurduğunu ancak davalı şirket, mülk sahibinin fatura borcu sebebiyle ...... abone nolu 400 kVA trafo gücü üzerinden yapılan bağlantı anlaşmasını iptal ettiklerini ve bu trafo üzerinden elektrik veremeyeceklerini beyan ettiklerini, dava dışı ...... Şti.'nin mülk sahibi olduğu başka bir alanda kiracı ...... firması tarafından da kaçak elektrik kullanmamaları hasebiyle işbu kaçak faturanın iptali için menfi tespit davası açıldığını, bahsi geçen dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ile görülmekte olup halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin yapacağı imalatlar için 400 kVA gücünde olan trafo üzerinden verilecek olan enerjinin yeterli gelmekte olduğunu, herhangi bir güç artırımı yapılmaksızın mevcut ...... tesisat üzerinden müvekkil şirket ile yeni bir abonelik sözleşmesi yapılmasının gerektiğini ancak müvekkilinin abonelik tesisi talep ettiği yerin ...... Şti.' ne ait olduğu için esasen davalı şirket yukarıda izah edilmeye çalışıldığını, bu husumet nedeni ile müvekkili şirketin kiralamış olduğu fabrikaya elektrik vermek istememekte, şartları imkansızlaştırdığını, elektrik hizmetini bölgede veren tek kurum'un ...... olduğunu, tekel niteliğindeki söz konusu kamu hizmetlerinin vatandaşlara verilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirket üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olmasına rağmen elektrik hizmetinden faydalanamamakta ve bu nedenle hayli mağdur olduğunu beyanla davanın kabulüne, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında elektrik abonelik tesisine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiline dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltmesinin hatalı olduğunu, mevzuatta gösterilen şartlar sağlanmadan enerji verilmesinin mümkün olamayacağını, erişilemeyen tesis için denetim yükümlülüğünün yerine getirilemeyeceğini, davacının tedarik lisansına sahip başka tedarikçilerden enerji alabilecek serbest tüketici vasfında olduğunu, ...... tarafından mevzuatla belirlenen tip perakende satış sözleşmesinin taraflarca imzalanması gerektiğini, içeriğinde belirlenen bağlantı anlaşmasının zorunlu olduğunu, ilgili mevzuatlar belirtilerek bağlantı anlaşmasının şartlarının sağlanması gerektiğini, güç artış talebine bağlı olarak yeni bağlantı anlaşmasının yapıldığını ancak tamamlayıp geçici kabulü yapılmadığını, eskinin geçersiz olduğunu, eski tesisinin çok yüksek çevre duvarı ile çevrili alanda kapalı olduğundan can, mal güvenliği risk taşıdığını, serbest erişim hakkı olmadığını, acil durumlarda erişimin mümkün olmadığını, güç artışından vazgeçildi ise alternatif çözüm sunulduğunu, ya eski trafonun erişilebilir hale parsel dışına çıkarılmasını ya da yeni yapılacak olan 1600 KVA trafonun revize edilerek 400 kVA trafo konularak kullanılabileceğini, daha önce de dava konusu olan yangın olayını olduğu ve nihai olarak da dağıtım şirketi tarafından denetiminin yapılamadığı yere enerji verilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/09/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...davacı tarafça abonelik başvurusunun usulsüz olarak kabul edilmediği yönündeki iddianın usulünce ispatlanamadığı, abonelik tesisi için mevcut bir bağlantı anlaşmasının bulunmasının gerektiği, ancak davacı ile dağıtım şirketi arasında herhangi bir bağlantı anlaşmasının bulunmadığı, dolayısıyla aboneliğin hükmen tesisinin mümkün olmadığı, yine teknik bilirkişi tespitleri uyarınca sözleşmenin uygulamaya yönelik getirdiği can ve mal güvenliği ile işletme zorluğuna yönelik olası riskleri barındıracağı, bu nedenle de abonelik sözleşmesi yapılabilmesi gerekli şartları taşımadığı sonucuna varıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 29/04/2024 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 21/09/2023 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 29/04/2024 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava dışı ........ Ltd.Şti.'nden kiralanan fabrika binası için elektrik aboneliği için davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapıldığı, davalı şirket tarafından bağlantı anlaşması olmaması nedeniyle aboneliğin yapılmadığı, önceki abone ....... Ltd.Şti.'nin abonelikte kurulu 400 kva gücün 1600 kva'ya yükseltilmesini talep ederek güç artırımı talebinde bulunduğu, 26/05/2022 tarihinde bağlantı anlaşmasının imzalanarak anlaşma gücünün tadil edildiği ancak geçici kabul talebinde bulunulmadığı, daha sonra 15/12/2022 tarihinde ....... Ltd.Şti'nin kurulu gücü 400 kva'ya düşürmeyi talep ettiği, davacının kendi adına yapılmasının talep ettiği, abonelikte 400 kva üzerinden verilecek elektrik enerjisinin kendisine yeterli geleceğini beyan ettiği, mahkemece elektrik elektronik yüksek mühendisi bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak abonelik sözleşmesi yapılması için gerekli şartların bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olduğu, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Aynı kanunun, 281. maddesinde ise; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebililecekleri; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Somut olayda; davacı vekili hükme esas alınan rapora gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiş ve yeniden bilirkişi raporu alınması istemiş ancak mahkemece söz konusu itiraz karşılanmadan mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece; davacı vekilinin rapora itirazlarını karşılar biçimde önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 10/10/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Kaldırma kararından önce tanzim edilen 08/07/2023 tarihli raporu ile, dava konusu işyerinde bulunan eski aboneliğin bulunduğu tesise enerji verilmesinde teknik olarak imkansızlık ve yetersizlik söz konusu olmamakla birlikte tedbiren dahi olsa elektrik verilmesinin işyerinde sonradan yapıldığı düşünülen çevre ihata duvarının çok yüksek olması ve tesise kolay erişimi engellediğinden, hükmen enerji verilmesinin alan içerisinde oluşabilecek acil durumlarda hemen müdahale etmeyi zorlaştırdığı, kullanıcının iznine tabi olacağının bilinmesinin gerektiği, bu hususun ortadan kaldırılması için giriş ve çıkışın serbestçe sağlanabileceği bir durum oluşturulmalı ya da tadilat projesi ile trafo direği beton duvar dışına alınmasının uygun olacağı, güç artışı talebi ile yeni yapılan bina tipi trafo tesisinin erişimle alakalı sıkıntısı olmadığından kalan kısmın tamamlanarak kabul işlemleri ve imzalanan bağlantı anlaşması ile enerji verilmesinde sakınca olmadığı tespit edildiği, eski tesisin tadilatı veya yeni enh tesisinin devreye alınması için gerekli olan sürenin 30 gün olduğu düşünüldüğünde, hazırlıkların ve söz konusu sakıncaların giderilmesi (davacının hangisini kullanacağına ve yapacağına karar vererek) amacıyla 30 gün gibi tedbiren bir sürenin şartlı olarak uygun olabileceği, abonelik/perakende satış sözleşmesinin mevzuat dahilinde bağlantı anlaşması olmadan imzalanmasının mümkün olmadığı, talep üzerine değiştirilen bağlantı anlaşmasının iptali ile eski bağlantı anlaşmasının yürürlükte olduğunu kabul etmek anlatılan teknik ve işletmeye yönelik mahsurlardan dolayı uygun olmadığı tespit edildiği, hükmen tesis edilecek sözleşmenin uygulamaya yönelik getirdiği can ve mal güvenliği ile işletme zorluğuna yönelik olası riskleri barındıracağı ortaya konduğu, nihai olarak abonelik sözleşmesi yapılabilmesi için gerekli tüm şartları taşımadığı tespit edilmiştir. Kaldırma kararına istinaden 3 bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden davacı itirazlarını karşılar yeni bir rapor tanzimine karar verilmiştir. Bu kapsamda tanzim edilen 26/08/2024tarihli bilirkişi raporu ile, ilgili mevzuat kapsamında abonelik tesisi için dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşmasının yapılmasının gerektiği, bağlantı anlaşması yapılmadan abonelik sözleşmesi yapılmasının mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle ve halen davacı şirket ile dağıtım şirketi arasında akdedilmiş 26/05/2023 tarihli bir bağlantı anlaşması olduğu ancak 1600 KWA'lık tesisin geçici kabulü yapılmaması nedeniyle yürürlüğe girmediği, dolayısıyla bu nedenle abonelik sözleşmesinin mevzuat kapsamında mümkün olmadığı, ancak dava konusu 400 kVA'lık tesisatın mevcut durumu itibari ile mevcut sistemin de rutin kontrol ve bakımlarının yapılması durumunda tehlike arz edecek bir durum bulunmadığı, dava konusu fabrika sahasında olası enerji nakil hattı veya enerji sisteminde herhangi bir arıza, kaçak akım durumunda akıma kapılma veya yüksek gerilim arızası durumunda çalışma esnasında herhangi bir sebeple acil bir durum olduğunda, elektriğin kesilmesi veya olası yangın durumunda hattın açılması gibi gerek enerji nakil hattında gerekse de imalat yapılan fabrika alanında oluşan yangın vs. hususlarda yüksek güvenlikli kapı ve çevre duvarından dolayı kapalı alana girilmesinin hemen mümkün olmayacağı, ancak dağıtım şirketi (......) personellerinin tesisata gerektiğinde müdahale edebilmesini sağlayacak kolaylıkların (motorlu giriş kapısının ...... personellerince istendiği zaman açılabilme imkanının sağlanması gerekli yerlere girebilmek için ...... personeline yetki, anahtar verilerek vb. kolaylığın sağlanması ya da motorlu giriş kapısının kaldırılması) sağlanması halinde eski bağlantı anlaşmasının tekraren geçerli olması durumunda, kullanılmasında bir sakınca olmadığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı tarafça abonelik başvurusunun usulsüz olarak kabul edilmediği yönündeki iddianın usulünce ispatlanamadığı, abonelik tesisi için mevcut bir bağlantı anlaşmasının bulunmasının gerektiği, ancak davacı ile dağıtım şirketi arasında herhangi bir bağlantı anlaşmasının bulunmadığı, dolayısıyla aboneliğin hükmen tesisinin mümkün olmadığı, yine teknik bilirkişi tespitleri uyarınca sözleşmenin uygulamaya yönelik getirdiği can ve mal güvenliği ile işletme zorluğuna yönelik olası riskleri barındıracağı, bu nedenle de abonelik sözleşmesi yapılabilmesi gerekli şartları taşımadığı, her ne kadar davacı tarafça bahsi geçen motorlu giriş kapısına ait olduğu bildirilen anahtar teslim edilmiş ise de, ...... davada taraf olmadığı gibi, bu durum tek başına davanın haklılığını ortaya koymayacağı, zira davalıdan bu anahtarı muhafaza etmesinin ve gerekmesi halinde kullanmasının beklenmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, bunun yanında dava tarihi itibariyle davacı ile abonelik sözleşmesi yapılması için gerekli şartların (bağlantı anlaşmasının bulunmaması, enerji verilmesinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olması ve anahtar teslimi yeterli görülse dahi anahtarın dava tarihinde teslim edilmemiş olması nedeniyle) mevcut olmadığı sonucuna varıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket sırf dava dışı ...... Şti. çalışanları ile yaşadığı münakaşa sebebiyle fabrikanın yer almadığı parsellerde inceleme yaptığını, tabiri caiz ise bir şekilde kılıfına uydurarak kaçak elektrik tespiti olduğuna ilişkin saptamalarda bulunup ilgili tutanakları düzenlendiğini ancak yapılan işlemlerin en başından beri usulsüz olduğunu, zira kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği esnada fabrikada dava dışı ...... Şti. faaliyet yürüttüğünü ancak 6.647.534,94-TL tutarındaki kaçak elektrik faturası ...... Şti. adına tahakkuk edildiğini, işbu hukuka aykırı işlem dava konusu edildiğini ve halen karara çıkmadığını, kaçak elektrik faturası sebebiyle müvekkilinin mağdur edildiğini ve halen bu mağduriyetin devam ettiğini, bilirkişi raporunda "bağlantı anlaşması olmadığı" gerekçesi ile reddedildiğini ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait dava konusu yer ile ilgili geçmiş aboneliğinin bulunduğunu, 400 KVA gücündeki trafo üzerinden geçmişte elektrik kullandığını, imalatını artıracağı için ihtiyaç duyulan 1600 kva elektrik gücüne artırım yapılması talebinin davalı tarafça onaylanmasına rağmen müvekkilinin aboneliğinin sona erdirilerek elektriğin kesildiği göz ardı edilerek teknik ve işletmeye yönelik mahsurlar nedeniyle müvekkilinin fabrikasına elektrik verilemeyeceği kanaatinin bildirildiğini, bilirkişi raporu ile belirtilen kanaatler sanki müvekkilinin fabrikasına ilk defa elektrik aboneliği bağlatmaya çalıştığı ve bununda teknik imkansızlıklar, işletmeye yönelik mahsurlardan dolayı yerine getirilmediği şeklinde savunma ve kanaatler içerdiğini, bu durumun açıkça kötü niyet barındırdığını, geçmişte zaten abonelik bulunduğunu, 400 kvA gücünde trafo üzerinden de elektrik kullanmakta olduğunu, imalatını artıracağı için bu trafonun kapasitesini 1600 kvA' ya çıkartılmasını davalıdan talep etmiş olunmasının yanı sıra söz konusu talebe davalı tarafça tasdikli onay verilmiş ise de müvekkilin fabrikasının mülk sahibinin davalıya borcu olduğu gerekçesiyle müvekkilinin mevcut aboneliğini iptal ettiklerini borç ödenmeden yeni abonelik ve elektrik akımı verilmeyeceğini bildirdiğini, mahkemece, davanın red sebeplerinden birisini de motorlu kapı anahtarının dava tarihinde teslim edilmemesi olarak gösterilmişse de gerek dava yoluna gidilmeden önce gerekse dava ikame edildikten sonra davalı firma ile defalarca sözlü başvuruda bulunulduğunu, ancak davalının müvekkilinin başvurularını dikkate almayarak aboneliği açmadığını, bu durumu bilen tanıkların mahkemece dinletilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ayrıca yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; muarazanın giderilerek elektrik aboneliği tesisi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacı tarafından dava dışı ........ Ltd.Şti.'nden kiralanan fabrika binasının elektrik aboneliği için davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapıldığı, davalı şirket tarafından bağlantı anlaşması olmaması nedeniyle aboneliğin yapılmadığı, önceki abone ....... Ltd.Şti.'nin abonelikte kurulu 400 kva gücün 1600 kva'ya yükseltilmesini talep ederek güç artırımı talebinde bulunduğu, dağıtım şirketi ile 26/05/2022 tarihinde bağlantı anlaşmasının imzalanarak anlaşma gücünün tadil edildiği ancak geçici kabul talebinde bulunulmadığı, daha sonra 15/12/2022 tarihinde ....... Ltd.Şti'nin kurulu gücü 400 kva'ya düşürmeyi talep ettiği, trafonun şahsın arazisi içerisinde bulunması, etrafının 5 metre yüksekliğinde duvarlarla çevrili olması, sayaca erişimin kısıtlanması durumlarının yönetmeliğe aykırı olduğunun dağıtım şirketi dava dışı ........ Ltd.Şti.'ne bildirildiği, davacının , abonelikte 400 kva üzerinden verilecek elektrik enerjisinin kendisine yeterli geleceğini beyan ederek aboneliğin kendi adına yapılmasını talep ettiği, davalı şirket tarafından bağlantı anlaşması bulunmadığı gerekçesiyle davacıya abonelik verilmediği anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ilgili mevzuat gereği dağıtım şirketi ile yapılmış bir bağlantı anlaşması olmadan abonelik sözleşmesi yapılmasının mümkün olmadığı, önceki abone ....... Ltd.Şti. İle dağıtım şirketi olan ...... arasındaki 26/05/2022 tarihli 1600 kva'lık bağlantı anlaşmasının geçici kabul yapılmadığı için yürürlüğe girmediği, önceki 400 kva'lık bağlantı anlaşmasının tekrar geçerli olabilmesi için mevzuat gereklerinin yerine getirilmesi gerektiği, somut olayda mevzuat gereklerinin yerine getirilmediği, dağıtım şirketinin davada taraf da olmadığı, geçerli bir bağlantı anlaşması bulunmadığı için davalı şirket tarafından davacıya abonelik tesis edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...