11. Hukuk Dairesi 2022/5945 E. , 2023/6125 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi DAVA TARİHİ : 27.03.2008 HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve portföy tazminatı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer
**11. Hukuk Dairesi 2022/5945 E. , 2023/6125 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi DAVA TARİHİ : 27.03.2008 HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve portföy tazminatı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı Track...Ltd. arasında 15.02.2001 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, PDR...A.Ş.'nin İngiltere'de mukim olan bu şirketin Türkiye temsilcisi olduğunu, davalı Track...Ltd.'nin tek satıcılık sözleşmesini 14.12.2007 tarihinde verimsiz olduğundan bahisle tek taraflı feshettiğini ancak müvekkilinin verimsiz olduğuna ilişkin fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, davalının sözleşmenin feshinden sonra dahi müvekkilinden önemli bir eğitim projesini gerçekleştirmesini talep etmesinin en büyük göstergesi olduğunu, müvekkilinin Tack markasının gelişmesi, tanınması ve farkındalık yaratılması konusunda çalışmalar yaptığını, davalının sözleşmeyi feshinden sonra PDR Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüreceğini duyurduğunu, bu hususun PDR Grup Türkiye tarafından duyurulduğunu, sözleşmenin feshi dolayısıyla müvekkilinin zarara uğradığını, markanın tanıtımı dolayısıyla yapılan harcamaların sonuçsuz kaldığını, davalı şirketçe yapılan eylemlerin haksız rekabet niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin portföy tazminatına hak kazandığını ileri sürerek müvekkilinin düçhar olduğu zararın şimdilik 150.000,00 TL tutarındaki kısmının, sözleşmenin mehilsiz ve tazminatsız feshi dolayısıyla 30.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL portföy tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP PDR ...A.Ş. vekili davalıya izafeten verdiği cevap dilekçesinde; Track...Ltd.'nin sözleşmeyi davacının sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle haklı nedenlerle feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 23.10.2014 tarih, 2012/42 E. ve 2014/239 K. sayılı kararı ile davacı şirketin sözleşme ile belirlenen telif hakkı bedelini belirlenen miktarın altında ödemesi, davacı yanın çalışmalarından karşı tarafın tatmin olmaması, finansal yatırımlarının karşılığının sözleşmeye rağmen davacı yanca yerine getirilmemesi, tek satıcılık sözleşmesi tarafı olan davacının sözleşme geçerli olduğu dönemde müşteri çevresini oluşturma veya önemli ölçüde geliştirme konusunda yeterli çalışma yapılmamış olmasına göre sözleşmenin karşı tarafça haklı sebeplerle feshedildiği ve dolayısıyla davacının maddi tazminat taleplerinin yerinde bulunmadığı, öte yandan portföy tazminatı talep edebilmenin diğer şartlarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 22.03.2016 tarih, 2015/6879 E. ve 2016/3183 K. sayılı kararı ile " taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanacak kanun ile ilgili 19. bölümünde “işbu sözleşme, İngiltere yasalarına göre yorumlanacak ve İngiltere yasaları ile yürütülecektir.” hükmünün bulunması ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre de, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinin tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbi olması karşısında, Mahkemece, somut uyuşmazlığa tarafların seçtiği hukukun uygulanmamasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu, uyuşmazlığa uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olduğu, sözleşmenin feshi için haklı sebeplerin var olduğu, somut olayda, İngiliz Hukuku uyarınca maddi tazminat ve portföy tazminatı talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozma ilamı gereğince somut olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemece, her ne kadar 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, zira raporda, olaya uygulanacak İngiliz maddi hukuk kurallarına ilişkin olarak herhangi bir açıklama ve bilgiye yer vermeksizin, İngiliz yargısı tarafından verilen bir karar emsal gösterilerek müvekkilinin maddi tazminat ve portföy tazminatı taleplerinin hukuki dayanağının mütalaa edildiğini ancak raporda, İngiliz Maddi Hukukuna ilişkin açıklama ve bilgi yer almadığından rapordaki tespit ve değerlendirmelerin İngiliz maddi hukukunda bir karşılığının bulunup bulunmadığının ve bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerin doğru olup olmadığı belirsiz olduğunu, nitekim söz konusu rapora bu hususları belirterek itiraz ettiklerini, Mahkemece, itirazları yerinde görülerek Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını ve somut olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilerek gönderilmesinin talep edildiğini, anılan Kurum'un 29.11.2021 tarihli cevabi yazasında; İngiliz Makamlarıyla bu hususta yazışma yapıldığı, yetkili makam tarafından gönderilen e-postada; "talebin, cevaplandırılmak üzere Avukat Jack Castle'a iletildiği, adı geçenin bilgilerine belirtilen linkten ulaşılabileceği, yapılacak çalışmanın maliyetinin 216 Pound civarında olduğu, önerinin kabul edilmesi halinde, önerinin doğrudan ası geçen Avukat'a yapılması gerektiği ve bu amaçla kullanılmak üzere bir fatura adresinin bildirilmesinin istenildiği" hususlarının belirtildiğini ancak Mahkemece, belirtilen yazı cevabı doğrultusunda işlem yapılıp olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümleri tespit edilmeden 17.10.2018 tarihli rapor hükme esas teşkil ettirilerek karar verildiğini, Mahkeme kararı, bozmaya uyulmakla müvekkili lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder nitelikte olduğu gibi bilirkişi raporunda hukuki görüş bildirilmesinin ve Mahkemece bu görüşe itibar edilmesinin de doğru olmadığını, davalıya ait markaya yüklü miktarda yatırım yapan müvekkilinin her halükarda portföy tazminatına hak kazandığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve portföy tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2.Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku alanında akademisyen olarak görev yapan bilirkişiden 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmış raporda, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, İngiliz Hukukuna göre, sözleşmenin feshinde kusurlu olmayan tarafın herhangi bir tazminatla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı mütala edilmiştir. 3.Davacı vekili rapora itirazında, raporda, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin tespit edilerek ortaya konulmadığını, raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağını, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek bu hususta İngiliz Makamlarıyla adli yazışma yapılmasını istemiştir. 4.Mahkemece, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, İngiliz Makamlarıyla, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin maddi hukuk hükümlerinin tespiti için 3 yılı aşkın bir süre adli yazışmalar yapılmış, İngiliz Makamlarınca en son olarak verilen 29.11.2021 tarihli cevabi yazıda, yardım talep edilen hususta, yazı içeriğinde ismi ve iletişim bilgilerine yer verilen bir avukattan ücreti mukabilinde görüş alınabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bu aşamadan sonra yazı cevabı doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığı gibi davacı vekilinin itirazlarını karşılar yeni bir bilirkişi raporu da alınmadan 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek mahiyette değildir. Zira raporda, İngiliz Hukukunun konuya ilişkin mevzuat hükümleri tespit edilip gösterilmeden soyut ve genel açıklamalarla davalının tazminatla sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, Mahkemece, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları yerinde görülüp bu itirazlar doğrultusunda 3 yılı aşkın bir süre yazışma yapıldığı halde süreç tamamlanmaksızın yetersiz görülen rapora dayalı olarak karar verilmesi de doğru olmamıştır. 5.6100 sayılı Kanun'un Usul Ekonomisi İlkesi başlığını taşıyan 30 uncu maddesine göre, Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu itibarla, Mahkemece, usul ekonomisi ilkesi gözetilerek İngiliz Hukukunda uzman akademisyenlerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması, oluşturulacak olan bu heyete, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin ve varsa yerleşik yargı uygulamasının tespit ettirilmesi ve somut uyuşmazlığın, bu şekilde belirlenecek mevzuat hükümlerine ve yerleşik yargı uygulamasına göre çözüme kavuşturulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.