11. Hukuk Dairesi 2023/5077 E. , 2024/1959 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/165 Esas, 2020/72 Karar vekili Avukat ... HÜKÜM :Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulm…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5077 E. , 2024/1959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/165 Esas, 2020/72 Karar vekili Avukat ... HÜKÜM :Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 2015/09271 sayılı 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren "Adıyaman Kahvesi" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesince 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara itiraz edildiğini, itirazın YİDK'nın 2016/M-1190 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işaretin bütün olarak değerlendirildiğinde vasıf bildirici olmadığını, ayırt ediciliğinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/126 E., 2017/107 K. sayılı kararıyla başvuru konusu işaretin "Adıyaman Kahvesi" ibareli olduğu, bilinen şehir veya yerleşim yeri isimlerinin başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle ilgili bir bilinirliği yoksa kullanılacağı ürün ve hizmetlere atıf yapar şekilde marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, Adıyaman İlinin bilinen bir yer ismi olduğu, ülkemizde kervansaray kahvesi olarak meşhur olan ve içerisinde kahve, çikolata, damla sakızı, keçiboynuzu, krema, sahlep barındıran kahve çeşidinin Adıyaman İline mahsus olduğu, anılan ürünle ünlü olduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere bunun menengiç kahvesi olarak da bilindiği, şu hale göre başvuru konusu işaretin anılan ürünü ve bu ürün için gerçekleştirilecek yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini tanımladığı, bu haliyle ortalama alıcıların anılan ibarelere veya işaret işletmesel köken atfetmeyeceklerinden herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, anılan işarette markasal olarak asıl ve ayırt edici unsurun “Adıyaman Kahvesi” ibaresi olduğu, başvuru konusu işaretin kapsamındaki "kahve, kakao, kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler ürünleri" ile "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri bakımından anılan işaretin vasıf bildirici olduğu, çünkü Adıyaman kahvesinin ve türünün bilinen ve meşhur bir ürün türü olduğu, işaretin de anılan ürünleri ve anılan ürün ve hizmetlerin sunulduğu yeri tanımladığı, ortalama alıcı ve yararlanıcıların tamamının işareti gördüklerinde anılan mal ve hizmetler bakımından bu şekilde algılayacakları, davacının başvurunun reddi üzerine gerçekleştirdiği itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığı, bu sebeple anılan iddianın yargılama aşamasında ileri sürülmesi ve tahkikinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki bu yönde zaten kanıt bulunmadığı, buna karşın başvuru kapsamında olup da reddedilen diğer mal ve hizmetler yönünden işaretin tanımlayıcı olmadığı, ayırt ediciliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2016/M-1190 sayılı kararının" Kahve, kakao, kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler," ürünleri ile “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" haricinde kalan mal ve hizmetler bakımından iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2017 tarihli ve 2017/739 E., 2017/649 K. sayılı kararıyla Adıyaman İli kahvesi ile ünlü bir kent olduğu, başvuru konusu işaretin kapsamındaki "kahve, kakao, kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler ürünleri" ile "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri bakımından anılan işaretin vasıf bildirici olduğu, çünkü Adıyaman kahvesinin ve türünün bilinen ve meşhur bir ürün türü olduğu, işaretin de anılan ürünleri ve anılan ürün ve hizmetlerin sunulduğu yeri tanımladığı, ortalama alıcı ve yararlanıcıların tamamının işareti gördüklerinde anılan mal ve hizmetler bakımından bu şekilde algılayacakları, davacının başvurunun reddi üzerine gerçekleştirdiği itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığı, bu sebeple anılan iddianın yargılama aşamasında ileri sürülmesi ve tahkikinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki bu yönde zaten kanıt bulunmadığı, buna karşın başvuru kapsamında olup da reddedilen diğer mal ve hizmetler yönünden işaretin tanımlayıcı olmadığı gerekçesi ile davacı asıl ve davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.02.2019 tarih, 2017/3911 E. ve 2019/1106 K. sayılı kararıyla ''... Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, “Adıyaman Kahvesi” ibaresinin "kahve, kakao, kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler ürünleri" ürünleri ve "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmeti bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca tanımlayıcı ve vasıf bildirici nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların veya hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar" mutlak tescil engeline tabidir. Bu anlamda, belirli ürünler yönünden maruf ve meshur yer isimlerinin, o ürünler yönünden marka olarak kullanılması hakkı hiç kimsenin tekeline verilemez. Bununla birlikte somut olayda olduğu mahkemece, "Adıyaman Kahvesi" ibaresinin dava konusu mallar yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş ise de ancak, fiili hizmet sınıfından bir uzmanın yer almadığı bilirkişi heyetinden alınan rapor uyarınca karar verilmesi doğru olmayıp, aralarında fiili hizmet sınıfında bir uzmanın da bulunduğu bir heyetten denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın içerisinde fiili hizmet sınıfında bir uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan raporda dava konusu Adıyaman Kahvesi ibareli başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında reddolunan 30. sınıftaki "Kahve, kakao veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" emtiaları ile 43. sınıftaki " yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" açısından cins, çeşit, vasıf bildirici niteliğe haiz olduğu, tanımlayıcı olduğu, bu nedenle YİDK kararının söz konusu emtialar açısından yerinde olduğu, ancak davaya konu marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında reddolunan 30. sınıfa giren “Makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar; ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar, tuz, hububat (tahıl) ve mamulleri” ile 43. sınıfa giren “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” yönünden ise YİDK kararının iptalinin gerekeceğinin belirtildiği, netice itibariyle, TÜRKPATENT YİDK'nın 2016/M-1190 sayılı kararının "kahve, kakao, kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" ürünleri ile "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" haricinde kalan mal ve hizmetler bakımından iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ''Adıyaman Kahvesi”, ülkemizde “kervansaray kahvesi” olarak da bilinen oldukça meşhur olan ve içerisinde kahve, çikolata, damla sakızı, keçiboynuzu, krema, memngiç kahvesi, salep bulunan bir kahve çeşidi olduğunu, kelime bu anlamıyla ilgili piyasadaki üreticilerin genel kullanımına açık nitelikte olup, ''Adıyaman Kahvesi” markasının tescili talep edilen 30 ve 43 üncü sınıfta yer alan emtia ve hizmetlerin tamamı bakımından, markasal bir ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, anılan ibarenin tescili halinde markanın emtiaları ferdileştirme ve teşhis edilebilir hale getirme vasfının ortadan kaybolacağını, bu nedenle söz konusu işaret soyut olarak ayırt ediciliğe haiz olsa dahi somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, dava konusu “Adıyaman Kahvesi'' ibaresi, üzerinde kullanılmak istenen 30 uncu sınıftaki “makarnalar, mantılar, erişteler. pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. bal, arı sütü, is. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. mayalar, kabartma tozları. her türlü un, irmikler, nişastalar. toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. çaylar, buzlu çaylar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. sakızlar. dondurmalar, yenilebilir buzlar. hububat (tahıl) ve mamulleri.” ile 43 üncü sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” için de, doğrudan tanımlayıcı olup, söz konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlamaktan uzak olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.