4. Ceza Dairesi 2019/266 E. , 2021/22757 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün" olarak yanıltıcı şekilde…
**4. Ceza Dairesi 2019/266 E. , 2021/22757 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün" olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle, sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanık ...'ın atılı suçlamayı inkarı, soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık ...'ün sanığın tehdit sözünü söylediğini belirtmesine karşın, 23/09/2013 tarihli olay tutanağında tehdit sözünün hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan Abdullah Belen tarafından söylediğinin belirtilmesi karşısında, olay tutanağı altında imzası bulunan polis memuru ...'in ve yargılama aşamasında dinlenilmeyen ...'ün tanık sıfatıyla dinlenilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 2- Sanık hakkında aynı olay içerisinde işlendiği iddia ve kabul edilen kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde TCK'nın 29. maddesi uygulanmasına karşın, tehdit suçundan kurulan hükümde TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3- Katılanlar ... ve ... hakkında düzenlenen genel adli muayene raporlarında "darp ve cebir izinin bulunmadığının" belirtilmesi ve katılan ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında kendisini kimsenin darp etmediğini beyan etmesi, katılan ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07/10/2013 tarihli raporda "basit tıbbi müdahale ile giderilebilir lezyon olmadığının" belirtilmesine karşın, genel adli muayene raporunda ise burnuna darbe aldığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmasının olduğunun belirtilmesi karşısında, tüm delillerin birlikte değerlendirilip tartışılarak çelişkilerin giderilmesi suretiyle sonucuna göre hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler kurulması,