TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/06/2023 NUMARASI : 2023/271 Esas 2023/369 Karar DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı ger…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1490 Esas 2025/1638 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1490 KARAR NO : 2025/1638 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/06/2023 NUMARASI : 2023/271 Esas 2023/369 Karar DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin, davalı şirketin toplam itibari değeri 22.500 TL olan 450'şer payın ayrı ayrı sahibi olduklarını, davalı şirketin 30/01/2023 tarihli Genel Kurul toplantısının "10" numaralı gündem maddesinin müvekkillerin toplam 900 paya isabet eden olumsuz oylarına karşılık kabul edilerek esas sermayenin 100.000,00 TL'den 500.000,00 TL'ye çıkartıldığını ve her biri 50,00 TL değerinde olan pay değerlerinin 1,00 TL'ye düşürüldüğünü, hiçbir şekilde faaliyeti bulunmayan borca batık davalı şirkette esas sermayenin 100.000 TL'den 500.000 TL'ye artırılması yönünde alınan kararın iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve asıl amacın müvekkillerinin paylarını eritme gayesi olduğunu belirterek 30/01/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan "10" nolu esas sermaye artışına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/01/2023 tarihinde yapılan Genel Kurul'da alınan "10" nolu esas sermaye arttırımına ilişkin verilen kararın tescil ve ilam talebinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28/04/2023 tarihli 138191 sayılı yazısı ile reddedildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu sermaye arttırımına ilişkin olarak 30/01/2023 tarihli Genel Kurulun (10) nolu gündem maddesi ile alınan kararın tescil talebinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedildiği ve bu red kararı davalı şirket yetkilisine 28/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde TTK'nun 34. maddesi uyarınca 8 gün içerisinde itiraz davası açılmadığı, ayrıca 02/06/2023 tarihinde gerçekleşen genel kurulda sermaye arttırımına ilişkin alınan yeni kararın iptali için Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2023/399 Esas sayılı davanın derdest olduğu anlaşılmakla dava açıldıktan sonra dava konusu genel kurul kararının tescili talebi Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedilmiş olup, bu red kararına karşı dava açılmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine bir itirazı olmadığını, karara bu yönü ile katıldığını, bununla birlikte, yargılama sonucunda yalnız davacının dava açmakta haklı olduğu belirtilerek vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davacının davasını açmakta haklı olduğu gerekçesi yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yükletilmesine karar verilmiş ise de karar metninde davacı yanın davasında haklılığın ne şekilde ortaya konulduğu, haklılık kriterinin ne olduğu, bu konuda hangi hususların değerlendirildiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli olup olmadığı hususlarının hiçbirine yer verilmediğini, kaldı ki davacının dava açmakta haklı olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı şirketin 30/01/2023 tarihli genel kurulunun (10) nolu gündem maddesinin iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça 30/01/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan (10) numaralı sermaye arttırılışına ait kararın iptali ile 18/04/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı, mahkemece dava açıldıktan sonra dava konusu genel kurul kararının tescili talebinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedilmiş olup bu red kararına karşı dava açılmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı tarafın dava açmakta haklı olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verildiği, davalı tarafça aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinafa gelinmiştir. Dosya kapsamında yer alan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16/06/2023 tarihli cevabı yazısında, davaya konu olan sermaye arttırılımına ilişkin genel kurul kararının tescili talebinin sicil müdürlüğünün 28/04/2023 tarih 138191 sayılı yazısı ile reddedildiğinin bildirildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir. Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça 30/01/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan (10) numaralı sermaye arttırılışına ait kararın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra dava konusu genel kurul kararının tescili talebinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerekeceği, HGK' nun 2005/125-187 Esas, 2005/240 sayılı kararı ve Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinin bu yönde olduğu, Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça eldeki davanın 18/04/2023 tarihinde açıldığı dava açıldıktan sonra 28/04/2023 tarihinde sermaye arttırım kararının tescil edilmediği, davalı şirket tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sermaye arttırım kararının tescil talebinin reddine ilişkin karara davalı şirket tarafından itiraz edilmediği bu bağlamda davalı şirketin ilgili genel kurul kararının tescilinde ısrarlı olmadığı, bu suretle sicilin tescilin red gerekçesinin hukuken ayakta kaldığı, hal böyle olunca davacının dava açmakta haklı olup, mahkemece lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...