T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2201 - 2025/2509 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2201 KARAR NO : 2025/2509 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2021/366 E. - 2023/137 K. DAVANIN KONUSU : Eser Sahipliğinden Kaynaklı Tecavüzün Ref'i, Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2201 - 2025/2509 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2201 KARAR NO : 2025/2509 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2021/366 E. - 2023/137 K. DAVANIN KONUSU : Eser Sahipliğinden Kaynaklı Tecavüzün Ref'i, Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/03/2023 Tarih ve 2021/366 Esas - 2023/137 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin on yılı aşkın bir süredir, fotoğrafçılığı yanında birçok belgesel ve filmin görüntü yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiğini, özellikle timelapse tekniği bakımından uzmanlığıyla bilindiğini, çalışmalarını “...” kanalı üzerinden yayınladığını, müvekkiline ait time lapse belgesellerden “...” serisinin İstanbul'u anlatan ve İstanbul'un bazı semtlerinden ve sembol mekanlarından çektiği hususi videolar içerdiğini, müvekkilinin tecrübesini, teknik hususiyetini ve estetik imzasını yansıttığını, müvekkiline ait olan beş adet timelapse görselin davalı ... tarafından ... adaylığı tanıtım filminde herhangi bir onay ya da izni olmadan kullanıldığını, davalının haksız kullanımının tespiti sonrasında davalıya gönderdikleri ihtarın sonuçsuz kaldığını, müvekkiline ait video görsellerinin paylaşıldığı “...”'nun ... tarafından haberleştirildiğini, ... resmi web sitesi gibi mecralarda kullanımına devam edildiğini, müvekkilinin bahse konu görsellerin izinsiz kullanılması nedeniyle mali ve manevi haklarının tecavüze uğradığını, müvekkiline ait görüntülerin FSEK'e göre “güzel sanat eseri” olduğunu ileri sürerek, dava konusu tecavüzün ref'ine, FSEK'in 68. Maddesi uyarınca, her bir görüntü için şimdilik 1000 TL olmak üzere 5.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın videonun yayınlanmaya başladığı tarih olan 26.09.2018 tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 135.000 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak Müvekkilinin Kanunla kurulmuş özel hukuk hükümlerine tabi kamusal yetki kullanan bir kurum olduğunu, müvekkilinin Türkiye'yi futbol konusunda yurt dışında temsil etmek üzere ... Avrupa Şampiyonası ev sahipliği için aday olduğunu, Türkiye'nin ve Türk futbolunun tanıtımı amacıyla ... Ticaret A.Ş. adlı şirkete ...'ni yaptırdığını ve adaylık sunumunda 26.09.2018 tarihinde tek seferlik söz konusu filmi kullandığını, 27.09.2018 tarihinde UEFA'nın ... Avrupa Şampiyonası için Almanya'yı seçmesiyle söz konusu tanıtım filminin işlevini yitirdiğini müvekkili tarafından bir daha kullanılmadığını, davacı tarafından üzerinde hak iddia edilen görüntülerin bilinçli ve haksız olarak kullandığı ve kendisine gelir sağladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tecavüzün devam ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, davacının üzerinde hak iddia ettiği görüntülerin FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğini, benzer nitelikteki görüntülerin stok resim sitelerinde ücretsiz olarak kamunun kullanımına sunulduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığından davacının tazminat taleplerinin haksız olduğunu, talep edilen tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın bilirkişi raporu içeriğine göre güzel sanat eseri olduğu anlaşılan 5 adet görsel resmin (fotoğrafın -timelapse görselinin ) davalı ... tarafından ... adaylığı tanıtım filminde hak sahibi davacıdan izin ve onay almadan kullanmasında 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklı mali haklardan "çoğaltma ve umuma iletim hakları " ile manevi haklarından " umuma arz ve adın belirtilmesi hakkının " ihlal edilmiş olduğu, davacının FSEK 68' göre talep edebileceği maddi tazminat tutarının 135000 TL olduğu, 20.000 TL manevi tazminatı uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının FSEK'ten kaynaklı hakkını ihlal ettiğinden tecavüzün ref'i' ne, 135.000.00 TL telif (maddi) tazminatının ve 30.000.00 TL manevi tazminatın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, dava konusu tanıtım filminin müvekkili tarafından 472.000 TL bedelle dava dışı ......AŞ'ye yaptırıldığını, dava konusu tanıtım filminin hazırlanmasında müvekkilinin dahlinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin gerektiğini, dava konusu tanıtım filmi sadece UEFA'ya sunum amacıyla kullanıldığını 27.09.2018 tarihinde ... için Almanya'nın seçilmesiyle söz konusu tanıtım filimin işlevini yitirdiğini ve bir daha müvekkili tarafından kullanılmadığını, dava konusu tanıtım filminin 26.09.2018 tarihine yayımlandığını, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, müvekkilinin Kanunla kurulmuş özel hukuk hükümlerine tabi kamusal yetki kullanan bir kurum olduğunu, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği görüntülerin müvekkili tarafından bilinçli ve haksız kullanıldığı ve kendine gelir sağladığı ve tecavüzün halen devam ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının hak iddia ettiği görüntülerin FSEK kapsamında güzel sanat eseri vasfını haiz bulunmadığını, sıradan görüntüler olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının maddi tazminat talebinin haksız , fahiş ve varsayıma dayalı olduğunu, davacının hak iddia ettiği görüntülerle benzer görüntülerin stok resim sitelerinde ücretsiz olarak kamunun kullanımına sunulduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen telif tazminatı miktarında, sadece "..." isimli sitedeki fiyatların baz alındığını, bahsi geçen sitede yer alan fiyatların rayici yansıtmadığını, başka internet sitelerinde daha düşük fiyatlara satıldığını , ücretsiz olarak kamunun kullanıma sunulan sitelerde bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :1- Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i ve maddi- manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusunda uzmanların yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, dava konusu 5 adet timelapse fotoğrafların (görüntülerin) FSEK'in 4/4 maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğunun açıklandığı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, söz konusu eserlerin davacıya ait olduğunun da dosya kapsamı ile sabit bulunduğu, davalının, usulüne uygun biçimde izin almaksızın, davacının eser sahibi olduğu 5 adet timelapse fotoğrafı ... adaylığı tanıtım filminde kullanmasının davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarından olan çoğaltma ve umuma iletim haklarını ihlal ettiği, yine FSEK'in 14. maddesinde düzenlenen umuma arz salahiyeti ve aynı Kanun'un 15. maddesinde eser sahibinin adının belirtilmesi manevi haklarının da ihlal olunduğu, takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, dava konusu fotoğrafların kullanıldığı tanıtım filminin halen yayımladığının anlaşılması karşısında davalı tarafın zamanaşımı itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Yukarıda açıklandığı ve ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere davacının eser sahibi olduğu 5 adet timelapse fotoğraf davacıdan izin alınmadan davalı tarafça kullanılmış ve bu suretle anılan davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği açıktır. Bu ihlal nedeniyle davacının FSEK'in 68. maddesine dayalı tazminat talebi de yerindedir. İstenebilecek tazminatın hesaplanmasına gelince, FSEK'in 68. maddesine göre, "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan hüküm kapsamında, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin (varsayımsal sözleşme bedeli) ne şekilde tespit edileceği konusunda HGK'nın 20.03.2002 tarih, 2002/176-214 E.K. sayılı ilamı yol gösterici niteliktedir. Anılan kararda, varsayımsal sözleşme bedelinin, eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta gibi kriterler dikkate alınarak eser sahibinin tecavüzde bulunanla sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedele göre belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Varsayımsal sözleşme bedeli belirlenirken, varsa ihlal konusu mali hakkın devrine ilişkin önceki sözleşmelerden yararlanılabilir. Bu tür sözleşmeler emsal alınırken, sözleşmenin dava konusu olaya ne ölçüde uyduğunun, aradaki farklılıkların ve benzerliklerin neler olduğunun gözetilmesi zorunludur. Somut olayda, taraflarca herhangi bir emsal sözleşme sunulmamış olup, mahkemece alınan kök ve ek raporlarda, dava konusu görüntülerin sadece Türkiye ... sunum videosunda kullanılmadığı, sunum videolarının, kapalı ve kısıtlı ortamda tek bir gösterim amacıyla hazırlandığı, stok ya da arşiv videolarının telif ücreti belirlenirken, tıpkı müzik eserlerinde olduğu gibi, eserin ulaşacağı kullanıcı sayısının da göz önüne alınması gerektiği, yani aynı stok videonun, bir televizyon dizisinde ya da bir reklam filminde kullanımı için bir sunum filminden çok daha yüksek telif ücreti talep edildiği, kısacası video görüntüsünün bedelinin kullanım yerine göre belirlendiği, dava konusu görüntülerin sadece sunum için kullanılmadığı, başka mecralarda da kullanıldığı, kanallara haber için servis edildiği ve milyonlarca kişiye ulaştığı, bunlara göre dava konusu bir fotoğrafın (görüntünün) bedelinin 499 USD olabileceği, bunun güncel kura göre TL karşılığının yaklaşık 9000 TL olabileceği, 5 adet fotoğraf( görüntü) için talep edilebilecek telif bedelinin 45000 TL olduğu, FSEK 68 maddesine göre talep edilecek tazminatın da bu miktarı 3 katı olan 135.000 TL olduğu sonucuna varılmış mahkemece de bahsi geçen miktar maddi tazminat olarak hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporunda telif ücretinin belirlenmesi yönünde esas alınan hususlarda bir isabetsizlik yok ise de 499 USD'nın TL karşılığını haksız fiilin ilk gerçekleştiği tarih olan 26/09/2018 tarihindeki kura göre tespit edilmesi ve buna ögre davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin inceleme yaptığı tarihteki güncel kurun dikkate alınması doğru olmamıştır.Bu durumda, Dairemizce "www.tcmb.gov.tr" adresinde yer alan 26/09/2018 tarihinde geçerli olan kura göre 499 USD'nın TL karşılığının 3.066,11 TL olduğu tespit edilmiş ve buna göre davacının her bir fotoğraf için 3.066,11 TL olmak üzere toplam 5 fotoğraf için toplam 15.330,55 TL'nin 3 katı olan 45.991,65 TL'yi telif tazminatı olarak talep edebileceği kabul edilmiştir. Esasen bu miktar, tazminatın tam olarak tespit edilemediği durumlarda, hakimin hakkaniyete uygun biçimde tazminatı belirlemesine ilişkin TBK'nın 50. maddesine de uygun görülmüş ve bu miktar hüküm altına alınmış, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Ayrıca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiği takdirde taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana gelir. Bu durumda, davalının eylemi de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini isteyemez. İlk derece mahkemesince de FSEK'in 68. maddesi kapsamında tazminata hükmedildiğine göre artık yasal kullanım haline gelen davalı kullanımlarının refine karar verilmesi doğru olmamış, bu yönden de davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, mahkemece hükmedilen manevi tazminat yönünden davalının istinaf itirazlarının reddine karar verilmekle bu yönden esasa dair bir inceleme yapılmadığından ve istinaf eden davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından anılan talep yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri dikkate alınarak taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/03/2023 gün ve 2021/366 Esas - 2023/137 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile FSEK'in 68. maddesi uyarınca 45.991,65-TL telif tazminatının 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-30.000.00 TL manevi tazminatın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Ref ve fazlaya ilişkin maddi-manevi tazminat taleplerinin REDDİNE 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.190,98-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan 3.160,27-TL’nin düşümü ile bakiye 2.030,71-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.991,65-TL, kabul edilen manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL olmak üzere toplam 60.991,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.991,65-TL, reddedilen ref talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL olmak üzere toplam 115.991,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 265,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL tebligat ve posta ücretinden oluşan toplam 3.315,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren belirlenen 1.361,68-TL'ye, 3.160,27-TL peşin ve ıslah harcı, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.581,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 629,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren belirlenen 370,62-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davalıdan peşin olarak alınan 2.200,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :19/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.