T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/5825 KARAR NO : 2025/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2024/1041 esas 2025/277 karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 21. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2024 NUMARASI : 2022/236 esas 2024/363 karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KAR…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/5825 KARAR NO : 2025/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2024/1041 esas 2025/277 karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 21. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2024 NUMARASI : 2022/236 esas 2024/363 karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı, onarımı hususunda davalıya teslim edilen iki adet yat motoru nedeni ile toplam 10.000,00 TL ve davalı tarafça dava konusu motorların iade edilmemiş olması nedeniyle yatını işletemediği bir yaz sezonu boyunca uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 5.000,00 TL kar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARARLAR: Davanın ilk açıldığı İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesince; her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiğinden nispi ticari dava olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince; Ticaret Sicil Müdürlüğünce, davacının... Şti'nin ortağı ve sahibi olduğunun bildirildiği, ancak davanın gerçek kişi tarafından açıldığı, tüzel kişi adına açılmış davanın bulunmadığı ve davacının vergi kayıtlarının, vergiye esas gelirlerinin bilanço esasına göre defter tutma haddine ulaşmadığı, vergi dairesinin 2. sınıf tüccar ifadesinin ticaret kanununda karşılığının bulunmadığı, tacir vasfının bir ticari işletmeyi kendi adına işleten kişi olması sebebiyle kazanılacağı ve bir iş yerinin ticari işletme niteliğinin gelirine göre ve emek yoğun olmadan sermaye ile iş yapan ve yukarıda belirtilen hadlere göre gelirleri olan iş yerlerinin işletme olarak tanımlanabileceği anlaşıldığı, davacının tacir sıfatının olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. GEREKÇE: HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir. Ticari davalar TTK’nın 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Somut olayda; dava, taraflar arasındaki istisna akdinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nun 4.maddesinde tahdiden sayılan mevzuat hükümlerinden kaynaklanmadığından dava mutlak ticari davalardan değildir. Davalı tacir ise de; dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarından, davacının ...Şti'nin ortağı ve sahibi olduğu anlaşılmakta ise de, ticaret şirketi ortağı olmanın kişiye tacir sıfatı kazandırmayacağı, davacının vergi kayıtlarına göre davacının bilanço esasına göre defter tutmayıp işletme esasına göre defter tuttuğu, gelirinin esnaf sınırını aşmadığı, bu hali ile davacı gerçek kişinin tacir sıfatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşıldığından Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yer olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/12/2025 günü oybirliği ile karar verildi.