13. Ceza Dairesi 2017/3381 E. , 2017/9830 K. "" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan duruşma sonunda; anılan suçlardan Adana 1.Çocuk Mahkemesince 24/05/2013 tarih 2012/628-2013/606 sayılı mahkumiyet kararına ilişkin hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üz…
**13. Ceza Dairesi 2017/3381 E. , 2017/9830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan duruşma sonunda; anılan suçlardan Adana 1.Çocuk Mahkemesince 24/05/2013 tarih 2012/628-2013/606 sayılı mahkumiyet kararına ilişkin hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.05.2015 tarih ve 2014/23665-2015/8425 sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün onanmasına karar verildiği, bu onama kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.12.2015 tarih ve 403390 sayılı yazısı ile özetle; suça sürüklenen çocuğun çaldığı malzemelerin malik veya zilyetlerinin araştırılması gerektiği gözetilmeden ve eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesi uygulanmadan hüküm kurulması yasaya aykırı bulunduğundan itiraz talebinde bulunulduğu, bunun üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, Dairemizce itiraz yerinde görülmeyerek dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirildiği, Ceza Genel Kurulu tarafından Yargıtay Cumhuriyet Savcılığının itirazı yerinde görülerek Dairemizin suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik onama kararının kaldırıldığı anlaşılarak yapılan incelemede, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Müştekilerin beyanları, suça sürüklenen çocuğun ikrar niteliğindeki savunmaları, yakalama tutanağı, iddianame ve gerekçeli karardaki anlatım ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait tütün işletmesinden bir kısım malzemeyi kağıt arabasına yüklediği, bir kısım malzemenin henüz yüklemesi tamamlanmadan işletmenin arka tarafındaki caddede suça sürüklenen çocuğun güvenlik güçlerince yakalandığı anlaşılan olayda; suça konu malzemelerin henüz müştekinin hakimiyet alanından çıkıp suça sürüklenen çocuğun hakimiyet alanına girmediği görülerek; TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun tamamlanmayarak teşebbüs aşamasında kaldığı sabit olduğundan atılı suçtan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 35.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının korunmasına, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.