Hukuk Genel Kurulu 2018/687 E. , 2021/1673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verilen davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin karar her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3
**Hukuk Genel Kurulu 2018/687 E. , 2021/1673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verilen davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin karar her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalı şirketlerin, düzenledikleri elektrik faturaları ile elektrik abonesi olan müvekkilinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 13.864,90TL kayıp kaçak bedelinin davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş.'den, 135.000TL kayıp kaçak bedelinin davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5. Davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. vekili; taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi gereğince yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, ayrıca bu bedellerin kendileri tarafından gelir kaydedilmeksizin dağıtım şirketlerine aktarıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili; taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi gereğince yetkili mahkemenin Manisa mahkemeleri olduğunu, ayrıca kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 7. Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verdiği 29.01.2016 tarihli ve 2015/67 E., 2016/56 K. sayılı kararı ile; ön inceleme duruşmasında sözleşmenin ifa yerinin Alaşehir olduğu nazara alınarak davalıların yetki itirazlarının reddine karar verilerek davanın esası incelenmiş ve başka kişiler tarafından hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gidilemeyeceği, böyle bir durumun hukuk devleti ve adalet ilkesi ile bağdaşmayacağı gerekçesi ile davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairenin Bozma Kararı : 8. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 9. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2016 tarihli ve 2016/7986 E., 2016/14549 K. sayılı kararı ile; “…1-Dava, elektrik abonesi olan davacı şirketten tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. İle imzalanan 02/04/2009 tarihli "elektrik enerjisi satışına ilişkin perakende satış sözleşmesi"nin 15. maddesinde; ''...sözleşmenin ve yürürlükteki ilgili mevzuatın uygulamasından doğacak anlaşmazlıkların giderilmesinde yetkili organ Manisa Mahkemeleri ve İcra Daireleridir" şeklinde yetki şartı bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17.maddesine göre; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 448. Maddesi ise; "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır" şeklindeki ifadesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağına vurgu yapmaktadır. Buna göre somut olayda, davacı ile davalı davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. arasındaki abonelik sözleşmesinde, bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda Manisa Mahkemelerinin yetkili kılındığı ve her iki tarafların tacir olması sebebi ile 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca anılan yetki şartının geçerli olduğu açıktır. O halde mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak sureti ile dava konusu uyuşmazlıkta Manisa Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma nedenine göre davalı ... Elektrik Enerjisi İthalat İhracat ve Toptan Satış A.Ş'nin tüm, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. yararına karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 10. Mahkemenin 05.04.2017 tarihli ve 2017/73 E., 2017/144 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesinin yanında, taraflar arasında 02.04.2009 tarihinde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) döneminde yapılmış sözleşmede bulunan yetki şartının sözleşmenin tarafı olan davacıya seçimlik bir hak verdiği, davacının davasını sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de açabileceği, söz konusu sözleşmenin HUMK döneminde yapıldığı ve tamamlandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 448. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin somut uyuşmazlıkta yetkili olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 11. Direnme kararı süresi içinde her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 12. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce 02.04.2009 tarihinde taraflar arasında düzenlenen elektrik satışına ilişkin sözleşmenin 15. maddesindeki yetkili mahkemeyi düzenleyen ''...Sözleşmenin ve yürürlükteki ilgili mevzuatın uygulamasından doğacak anlaşmazlıkların giderilmesinde yetkili organ Manisa Mahkemeleri ve İcra Daireleridir" hükmünün HMK’nın yürürlük tarihinden sonra (30.01.2015 tarihinde) açılan davada HMK’nın 17. maddesi hükmü karşısında uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 13. Öncelikle davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. vekilinin yetkiye ilişkin temyiz itirazı bulunmadığı görülmekle anılan davalı yönünden Mahkemenin yetkisinin kesinleşmiş olduğu belirtilmelidir. 14. Diğer davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasındaki sözleşme 02.04.2009 tarihli olup, bu tarihte henüz HMK yürürlükte değildir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan HUMK 10. maddesine göre “Dava, mukavelenin icra olunacağı veyahut müddeaaleyh veya vekili dava zamanında orada bulunmak şartiyle akdin vuku bulduğu mahal mahkemesinde de bakılabilir''. Aynı Kanun’un 22. maddesine göre “Mahkemenin salahiyeti intizamı amme esasına binaen tayin edilmemiş olan hallerde iki taraf bir veya mütaaddit muayyen hususa müteallik ihtilaflarının salahiyettar olmayan mahal mahkemesinde görülmesini tahriren mukavele edebilirler. Bu halde işbu mahal mahkemesi o davaya bakmaktan imtina edemez”. 15. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın uyuşmazlıkla ilgili “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesine göre; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir”. Aynı Kanun’un 17. maddesi ise; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindedir. 16. Genel bir ilke olarak her kanun, ne zaman yürürlüğe gireceğine ilişkin bir düzenleme içerir. Bu; gün, ay, yıl şeklinde belirli bir tarih olabileceği gibi, “yayımı tarihi” şeklinde de olabilir. Kanunların yürürlüğe girişi netlik taşırken, yürürlüğe girmiş bir kanunla yapılan değişikliklerin, daha önceden başlamış ve etkilerini devam ettiren hukukî ilişki ve olgulara ne şekilde uygulanacağı konusu özel bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Kimi zaman kanunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmektedir. Kanunların zaman bakımından uygulanması, hukuk düzeninin geneli bakımından ya da belli bir hukuk dalı için öngörülen ve sırayla yürürlüğe giren normlardan hangisinin somut olaya uygulanacağını belirlemeye yönelik genel ya da özel hükümler bütünü olarak tanımlanabilir (Taşpınar Ayvaz, Sema: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) Zaman Bakımından Uygulanması, Ankara 2013, s. 40). 17. Kanunların zaman bakımından uygulanmasındaki temel ilke; kanunun yürürlüğe girmesinden sonra uygulanmasıdır. Esasen yürürlük kavramından anlaşılan husus budur. Bu ilkenin temelinde kazanılmış haklara saygı, hukuk devleti, hukukî güvenlik ve güvenin korunması gibi temel hukuk ilkeleri bulunur. Bu ilke yürürlüğe konulmuş bir kanunun geçmişte olup bitmiş olaylara uygulanmayacağı anlamını da taşır. 18. Kanunların zaman bakımından uygulanması maddi hukuka ilişkin kanun değişiklikleri ile yargılama (usul) hukukuna ilişkin kanun değişiklikleri bakımından da ayrıma tabi tutulmaktadır. Kural olarak maddi hukuka ilişkin kanun değişiklikleri sadece yürürlüğe girmelerinden sonra ortaya çıkan hukukî olgu ve ilişkilere uygulanır. Yürürlüğünden önce ortaya çıkan olaylar ve hukukî ilişkiler, ortaya çıktıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabidir. Böylelikle kanun geriye yürütülmemiş ve özellikle hukukî işlemi yapan kişi ya da kişilerin, işlem tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri çerçevesinde ulaşmayı düşündükleri hedefler konusunda belirsizlik yaratılmamış olur. 19. Yargılama (usul) hukukuna ilişkin değişiklikler ise “derhâl uygulanma” kuralına tabidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise bu kanun hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olduğu, daima eskisinden daha iyi ve amaca en uygun olduğu fikri ile kanun koyucunun, fertlere ait olan hakların yeni usul hükümleri ile daha önce yürürlükte olan kısımdan daha iyi ve daha adil korunacağına ilişkin inancıdır (Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2012 tarih ve 2012/13-701 E., 2012/6 K.). Kural olarak bireylerin usul kurallarının değişmeyeceğine olan güvenleri korunmaz. Buna göre her usul işlemi, işlem tarihinde yürürlükte olan kanuna göre yapılır. Derdest bir davada önceki kanuna göre tamamlanmış işlemlerin yeni kanuna göre tekrarlanmasına gerek yoktur. Yeni usul kanunu, yürürlüğe girmeden önce açılmış olan davalarda tamamlanmamış işlemlere uygulanır. Bu nedenle yargılama esnasındaki her usul işlemi ayrı ayrı değerlendirilmeli, bunların tamamlanmış olanları için yeni usul kanunu uygulanmamalıdır. Derhâl uygulama ilkesi, usul kanunlarının geçmişe uygulandığı anlamında yorumlanmamalıdır. Bu nedenle kazanılmış hak ihlâlinden de söz edilemez. 20. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda “Zaman bakımından uygulanma” başlıklı 448. maddesinde “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Görüldüğü gibi derhâl uygulanma ilkesi HMK da açıkça benimsenmiştir. Burada esas olan sözleşmenin yapıldığı tarih değil, dava tarihidir. Bu konuda getirdiği ölçüt ise tamamlanmış işlemlerin yeni kanundan etkilenmemesi olmuştur. Nitekim aynı ilkeler İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2018 tarihli ve 2016/2 E., 2018/4 K.; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2016 tarihli ve 2014/13-785 E., 2016/145 K.; 18.10.2018 tarihli ve 2017/13-611 E., 2018/1466 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. 21. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 02.04.2009 tarihinde elektrik enerjisi satışına ilişkin perakende satış sözleşmesi yapılmış olup, 15. maddesinde sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda Manisa mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. HMK’nın 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında sözleşme ile mahkemeleri yetkili kılabilecekleri aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirtilen mahkemede açılacağı, aynı Kanun’un 448. maddesinde de kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı düzenlendiğinden, Özel Dairece de işaret edildiği üzere, her iki tarafın tacir olduğu, sözleşme ile yetkili mahkeme olarak Manisa mahkemelerini yetkili kıldıkları göz ardı edilerek, mahkemenin kendisini yetkili görmek suretiyle esasa dair hüküm tesisi yerinde olmamıştır. Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı yerindedir. 22. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler gözetilerek Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin yetkiye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma kapsamına göre davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş. vekilinin tüm, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, İstekleri hâlinde temyiz peşin harçlarının yatıranlara geri verilmesine, Davalı ... Elektrik Enerjisi İth. İhr. Toptan Satış A.Ş yönünden; aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık, Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden; aynı Kanun’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı ve kesin olmak üzere, 14.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.