7. Hukuk Dairesi 2022/2631 E. , 2022/4318 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2012 gününde verilen dilekçe ile suya müdahalenin men'i talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya …
**7. Hukuk Dairesi 2022/2631 E. , 2022/4318 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2012 gününde verilen dilekçe ile suya müdahalenin men'i talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, suya elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin yukarı ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan 510 ve 512 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, 511 parselin ise murisi adına kayıtlı olup, miras hakkı nedeniyle payı bulunduğunu, müvekkilinin bu üç taşınmazı bahçelerinin üst kısmında bulunan çeşmeden sulamakta iken davalı ... Başkanlığının dava konusu suyun gözesinde kazı yapıp suyu oldukça uzakta bulunan bahçelere sulama suyu olarak götürdüğünü ve suyun mecrasını değiştirdiğini belirterek davalının suya haksız el atmasının önlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davaya konu su hakkında ... Belediye Meclisi Kararı uyarınca tasarrufta bulunulduğunu, bu nedenle Belediye Meclis Kararı iptal edilmeden ya da değiştirilmeden davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığını, görev ve dava şartları yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, esasen davacının dava konusu suda kadim hakkının bulunmadığını, müvekkilinin kamunun ortak su ihtiyacı için tasarrufta bulunduğunu ve davacının sulama ihtiyacının gerçekçi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davaya konu suyun mecrasının değiştirilmesinin önlenmesi ve suyun 513 sayılı parselde bulunan eski çeşme kısmından akıtılması talebinin reddine, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 30/10/2014 tarihli raporda gösterilen Beton Havuzda toplanan sudan 9 günde 4 gün davacının yararlanmasına dair verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.02.2018 tarih, 2016/6164 Esas, 2019/1143 Karar sayılı ilamıyla; "...suların en az olduğu dönemde mahallinde yeniden keşif yapılarak davacının ve etrafındaki diğer parsellerin suya ihtiyacının olup olmadığı bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli, havuzda biriken su miktarı saptanmalı ve 1 hafta 7 günlük süre esas alınarak davacıya ne kadar su verileceğinin belirlenmesi ve infaza uygun hüküm kurulması gerekir. değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.