7. Hukuk Dairesi 2022/5830 E. , 2023/5971 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1525 E., 2021/875 K. KARAR : Davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/113 E., 2018/123 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kar…
**7. Hukuk Dairesi 2022/5830 E. , 2023/5971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1525 E., 2021/875 K. KARAR : Davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/113 E., 2018/123 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların dava konusu 83, 85, 272 ve 273 parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarının Yumurtalık Noterliğinin 07.07.2011 ve 20.09.1993 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ile satın alındığını, bedelin ödenmesine rağmen devrin gerçekleştirilmediğini belirterek davalıların tapuda ferağ işleminin yapılmasına icbar edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların ifraz edildiğini, ifraz sonucu oluşan bir kısım parsellerin dava dışı Maliye Hazinesi ve DSİ Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu, bazı parsellerin ise miras bırakanlar adına olup iştirak halinin çözülmediğini, bu yönü ile ifa olanağının bulunmadığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun uygulanması gerektiğini, zilyetliğin devredilmediğini ve zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bu şekilde geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerden olduğu, 2. Vaad alacaklısının sözleşme bedelini ödemekle vaad borçlusunun ise sözleşmeye konu taşınmazın mülkiyetini alacaklıya devrederek teslim etmekle borçlu olup vaad borçlusunun devir borcunu iradi olarak yerine getirmediğinde vaad alacaklısının Türk Medeni Kanunun 716 ıncı maddesinden yararlanarak edinim ifasını isteyebileceği, 3. Zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Maliye Hazinesi adına kayıtlı 714 ve 717 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, DSİ Genel Müdürlüğü adına kayıtlı 715 ve 718 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 716, 719, 507, 508, 509, 510, 511 ve 514 parsel sayılı taşınmazlar ile 512 ve 513 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... adına kayıtlı 1/4’er hisse bakımından iştirak halinde mülkiyetin devam etmesi sebebiyle davanın reddine, 512 ve 513 parsel sayılı taşınmazların ... kızı ..., ... Kızı ..., ... Kızı ..., ... oğlu ..., ... Kızı ..., ... oğlu ..., ... Kızı ... ve ... oğlu ... adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Mahkeme kararının yasalara aykırı olduğunu, 2. Bilirkişi raporlarında taşınmazların müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve rapora itiraz edilmediğini, 3. Kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemenin iştirak halinde mülkiyet yönünden ret kararı yerinde olsa bile dava konusu taşınmazların mirasçılar adına intikali ve iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine ilişkin 26.02.2018 ve 13.03.2018 tarihlerinde ayrı ayrı yetki ve süre istenmesine rağmen taraflarına yetki ve süre verilmediğini, 4. Yetki ve süre verilmesi halinde iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilerek davaya konu uyuşmazlığın çözümlenmiş olacağını, 5. İştirak halindeki mülkiyetin çözülememesi nedeniyle yıllardır devam eden davanın amacına ulaşamadan olumsuz sonuçlandığını, 6. Bu durumun hak kaybına yol açtığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, 2. Taraf teşkili sağlanmadan, cevap ve deliller dosyaya sunulmadan keşif icra edildiğini, 3. Zilyetliğin davacıya devredilmediğini, 4. Zamanaşımı süresinin dolduğunu, 5. Kabul kararı verilen parseller yönünden iştirak halinin devam ettiğini, 6. Sözleşmenin ifa imkanının bulunmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden, a. Dava konusu 714, 715, 717 ve 718 parsel sayılı taşınmazların davalılar yada murisleri adına kayıtlı olmayıp Maliye Hazinesi ve Devlet Su İşleri adına kayıtlı olduklarından ret kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, b. Dava konusu 512 ve 513 parsel sayılı taşınmaların ¼’er hissesi ile 507, 508, 509, 510, 716, 719, 511, 514 parsel sayılı taşınmazların miras bırakanlar adına olup müşterek mülkiyete çevrilmediği, c. Sözleşmenin ifa imkanı bulunmadığından ret kararının doğru olduğu, 2. Bir kısım davalılar vekilinin istinaf sebepleri yönünden, a. İstinaf taleplerinin yerinde olmadığı, b. Kabul kararı verilen 512 ve 513 parseller yönünden istinafa gelindiği, c. Söz konusu parsellerde davalıların paylı mülkiyet hükümleri uyarınca hisselerinin bulunduğu, d. Davalılardan ...'ın kendi adına asaleten ve diğer davalılar adına vekaleten 2011 yılında satış vaadi sözleşmesi yaptığı, e. Sözleşme geçerlilik şartlarına uygun olarak yapılmış olup zilyetliğinin devredildiği, f. Bu hali ile davacı tarafın davasında haklı olduğu, g. Bir kısım davalı yönünden tebliğden itibaren cevap verme için yeterli süre olmadığı iddia edilmiş ise de diğer davalılara tebligat yapıldığı ve onların da savunma için yeterli sürelerinin bulunduğu, h. Nitekim davalı tarafın cevap ve yazılı beyan dilekçesi vererek gerekli savunmayı yaptığı, ı. Zilyetliğin devir edilmediği iddia edilen 512 ve 513 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin küçük olup kanal niteliği ile tapuya kayıtlı oldukları gerekçesiyle davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); dosya kapsamındaki beyan ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 706 ve 716 inci maddeleri, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29, 162 ve 237 inci maddeleri, 4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.