11. Hukuk Dairesi 2023/4061 E. , 2024/6316 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/499 Esas, 2023/732 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/591 E., 2022/950 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4061 E. , 2024/6316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/499 Esas, 2023/732 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/591 E., 2022/950 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin keşide ettiği 02.04.2022 tarihli, 700.000,00 TL bedelli çekin hamilinin müvekkili olduğunu, davalının ibraz süresi içinde ek süre istediğinden müvekkilinin de karşılıksız çıkmaması için çeki yazdırmadığını, kendisini oyalayan davalı hakkında başlattığı takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek borçlunun Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2022/4991 E. sayılı takibine itirazının iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin müvekkili şirket tarafından davacı ve diğer dava dışı ortak ...’ün çift imza ile yetkili olduğu dava dışı Damak Sepsüt Hayvancılık Tar. İnş. Ltd. Şti. lehine keşide edildiğini, dava dışı çek lehtarı ile şirket ortakları arasında ihtilaf çıkması üzerine çekin davacı tarafından çift imza ile temsil yetkisine rağmen diğer ortağın imzası olmaksızın tek imza ile cirolandığını, bankaya çekin bedelinin ödenip ödenmediği sorulduğunda diğer ortağın imzası olmaması nedeniyle ödenemeyeceğinin belirtildiğini, davacının ortağı olduğu ve lehine çek keşide edilen dava dışı şirket ile müvekkili şirketin eskiden beri ticari ilişki içerisinde olması dolayısıyla çift imza ile temsil edildiklerinin müvekkili şirket tarafından bilinmesi ve bilinmesine rağmen davacıya ödeme yapılması halinde ağır kusurlu olacak olması dolayısıyla ödeme yapılmadığını, çek miktarının bu süreçte bankada bloke olarak tutulduğunu, davacının çek üzerinde meşru hamil olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin keşidecisinin davalı, lehtarının ise dava dışı Damak Sepsüt Hayvancılık Tar. Ltd. Şti. olduğu, keşide tarihi itibariyle ve halen lehdar şirketin davacı ile dava dışı ... tarafından müştereken temsil edildiği, çekin arkasındaki ilk cironun Damak Sepsüt Hayvancılık Tar. Ltd. Şti. kaşesi üzerinde tek imza içerdiği, ilk cironun lehtara ait olması gerektiği, somut olayda ilk ciroda kaşe lehdar ismi taşımakta ise de lehdar şirketin müşterek imza ile davacı ve dava dışı şahıs tarafından temsil edildiği, dolayısıyla ilk cironun lehdara ait olduğundan bahsedilemeyeceği, ciro zincirinde düzensizlik oluştuğu, dolayısıyla davacının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin yetkili hamil olduğunu, ilk cironun lehtar tarafından yapıldığını, ihtilafın lehtar ile müvekkil arasında değil, keşideci ile ciranta müvekkil arasında doğduğunu, lehtarın müvekkiline itirazının bulunmadığını, çekin düzgün bir ciro zinciri ile müvekkile geçtiğini, imzaların istiklali ilkesi gereği lehtarın cirosuna ilişkin hususların çek keşidecisi ile ciranta arasındaki ihtilaflarda ileri süremeyeceğini, geçerli imza sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağını, lehtar ile müvekkili arasında bir ihtilafın olmadığını, davalının hem müvekkiline hem de lehtara ödemeye yanaşmadığını, lehdarın ortakları farklı şehirde olduklarından birçok çekin tek imza ile ciro edildiğini, hatta davalının daha önce ödediği çeklerde de lehtarın tek imza ile cirosu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin keşidecisinin davalı, lehtarının ise dava dışı Damak Sepsüt Hayvancılık Tar. Ltd. Şti. olduğu, keşide tarihi itibariyle lehdarın davacı ve dava dışı ... tarafından müştereken temsil edildiği, ancak çekin lehtar adına tek imza ile cirolandığı, ilk ciroda kaşe lehdar ismi taşımakta ise de lehdar şirketin müşterek imza ile temsil edilmesine rağmen tek imza ile ciro edilmiş olması karşısında çekin lehtar tarafından ciro edildiğinin ve çeki lehtar adına ciro eden davacının iyi niyetli hamil olduğunun kabul edilemeyeceği, ciro zincirinde düzensizlik oluştuğu ve davacının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacı “davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalının daha önce verdiği başka çeklerde de lehtarın tek imza ile cirosu olduğunu, ancak bu çeklerin davalı tarafından ödendiğini” ileri sürmüş ise de dava dosyasına bu konuda somut bilgi ve belge sunulmadığından bu hususun araştırılmamasında usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk cironun lehtar Damak Sepsüt Hay. Tar. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, lehtar ile müvekkil arasında ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın keşideci ile ciranta görünen müvekkili arasında oluştuğunu, çekin düzgün bir ciro zinciri ile yetkili hamil müvekkiline geçtiğini, imzaların istiklali ilkesi gereğince lehtarın cirosuna ilişkin hususların çek keşidecisi ile ciranta arasındaki ihtilaflarda ileri sürülemeyeceğini, lehdarın ortaklarının farklı şehirlerde yaşamaları sebebiyle birçok kez tek imza ile çek ciroladıklarını, tek imza ile cirolanmış çeklerin davalı şirket tarafından ödendiğini, aynı şekilde ciro edilen birçok çeki ödeyen davalının dava konusu çeki ödememesinin kötü niyet taşıdığını, istinaf mahkemesinin yerel mahkeme tarafından toplanmamış bir delili toplayabildiğini, ilgili çeklere ilişkin tüm bilgilerin Bölge Adliye Mahkemesine bildirildiğini, ilgili bankalara müzekkere yazılarak çek asıllarının istenmediğini, müvekkilinin iyi niyet göstererek davalının Damak Sepsüt Hay. Tar. Ltd. Şti.’ne yapacağı ödemeyi de ifa kabul edeceğini belirttiğini, davalının ilgili şirkete de ödeme yapmadığını, bu durumun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 710 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 790 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.