T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/671 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/952 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/130 E - 2023/149 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/671 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/952 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/130 E - 2023/149 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/09/2025 YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davacı şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/35545 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; müvekkili tarafından davacının fatura ve hesap dökümlerine dayanak gösterilen faturaların ödendiğini, cari hesaplarında gösterilen borçları bulunmadığını , taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketten aldığı ürünlere karşılık borçlanmış olduğu bedeli tamamen ödendiğini bildirerek davanın reddine, haksız alacağa dayalı icra takibinin kaldırılması ve % 20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibarıyla 21.740,04 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı şirkete kesilen tüm fatura bedelleri toplamının ise 21.003,10TL olduğu, davacı tarafından 2017 ve 2018 yıllarında davalı tarafa kesilen ve BS formlarında gösterilen 3 adet faturadan kaynaklı alacağının toplamının 17.905,76TL olduğu, davacı tarafından kesilen faturaların davalıya gönderildiğine dair belge ibraz edilemediği gibi defter ve kayıtlarında da faturaların davalıya gönderildiğine dair belge bulunmadığı, davacı şirketin 2017 yılı yevmiye defterinde kayıtlı olan 4.532,40TL alacağın kaynağının belirlenemediği ,2018 yılında davalı tarafa kesilen 10.04.2018 tarihli 2.848,94TL bedelli faturanın BS formlarında beyan edilmediği gibi yevmiye defterine de 1.923,48TL ve 925,46TL olarak iki ayrı şekilde kayıt edildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından BS formunda bildirilmeyen faturaların davalıya tebliğ edildiği ve bu faturalara ilişkin malların davalıya teslim edildiğine ilişkin her hangi bir belge ibraz edilemediği ve davalı tarafından faturaların bedelinin ödendiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin belge ibraz edilmediği davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar esas alınarak takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 18.054,16 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne , BK .117 maddesi gereğince takip tarihinde önce davalıya ihtar gönderilerek davalının temerrüde düşürülmediği, davalının takiple temerrüde düştüğü işlemiş faize ilişkin talebin reddine % 20 oranında icra inkar tazminatına, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; davaya konu cari hesap dökümünden kaynaklı alacağın 30.189,61 TL olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davalının usulüne uygun tutulmayan ticari defter kayıtlarına göre karar verilemeyeceğini, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili tarafından satın alınan mal bedelinin ödendiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; satım sözleşmesinden kaynaklanan malların bedelinin ödenip ödenmediği, davacının alacağının varlığını kanıtlayıp kanıtlayamadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; satım sözleşmesi kapsamında cari hesaba konu alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğu iddiasına dayalı itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. I)Davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2023 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 17.830,00 TL olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) dava tarihi itibariyle, miktar ve değeri 17.830,00TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 17.830,00TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 17.830,00TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine reddedilen tutar 12.135,45TL olup, alacak miktarı olarak kesin olan bu karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda; HMK'nin 341/2.maddesinde açıklanan 17.830,00TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nin 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davacının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. II)Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan inceleme sonucunda; mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, davalının mal bedelini ödediğini kanıtlayamamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin stinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2.maddesi gereğince başvurunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.233,27 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 560,00TL harcın mahsubu ile bakiye 673,27TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."