11. Hukuk Dairesi 2010/12115 E. , 2012/3932 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2010 tarih ve 2009/829-2010/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12115 E. , 2012/3932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2010 tarih ve 2009/829-2010/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun 06.06.2004 tarihinde meydana gelen patlama sonucu kullanılmayacak şekilde hasara uğradığını, meydana gelen zararın davalının TSE standartlarına, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın tebliğlerine aykırı hareket ile donanımsız tank konuşlandırarak ve tesisata standartlara uygun sensörler takılı olup olmadığını denetlemeksizin tehlikeli gaz satması nedeniyle doğduğunun sabit bulunduğunu, tespit edilen hasar bedelinin sigortalıya ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, ödenen tazminatın istemde bulunulmasına rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen 212.000.000.000 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili firmanın davaya konu olayın meydana geldiği konutun da bulunduğu 5 adet villanın enerji ihtiyacı için ortak kullanılan LPG tankı ve aksesuarlarını ev sahibine sattığını, konutların ihtiyacı olan LPG’nin teslimine ilişkin olarak ise “LPG İkmal Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme uyarınca konutlara gidecek tesisatlar ile konut içi tesisatların kurulumunun konut sahibi tarafından yapılacağının açıklandığını, olayın tamamen ev sahiplerinin yanlış yerden teknik destek almaları ve gelen su tesisatçının yanlış müdahaleleri sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 4077 sayılı Yasanın 23.maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesine göre görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi halinde hükmolunacak vekalet ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceğinden mahkemece nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.