T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/09/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACINI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/09/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski çalışanları olup, müvekkili şirket ile aralarındaki iş ilişkisini haksız olarak feshetmek ve akabinde davacı şirkete ait müvekkili şirketin faaliyetlerine devam etmesi açısından hayati önem arz eden bazı bilgi, şifre ve donanımları müvekkili şirkete kasıtlı olarak teslim etmeyerek müvekkili şirkete karşı haksız fiil teşkil eden eylemlerde bulunduklarını, bu suretle davacı şirketi zarara uğrattıklarını, davacı şirkete karşı haksız fiil oluşturan eylemlerini kasıtlı olarak gerçekleştirdiklerini, zira kendilerinden ihtarname ile ilgili şifre ve bilgilerin istenmesi halinde direkt olarak şifre ve bilgileri paylaşabilme imkanları ve şansları var iken, davacı şirketi zarara uğratmak amacı ile işi yokuşa sürerek süreci uzattıklarını, haksız fiil teşkil eden eylemleri nedeniyle davalıların neden olduğu, davacı şirketin zarar, kazanç/kar kaybı da dahil olmak üzere tüm zararının bilirkişi eliyle hesaplattırılarak tespit edilecek zararın tazminini ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, davanın, davacı şirketin eski çalışanı olan müvekkillerinin haksız fiilleri ile davacıyı zarara uğrattığı iddiası ile açıldığını, haksız fiilden kaynaklı davanın görevli mahkemesinin ticaret mahkemeleri olmadığını, bu nedenle zamanaşımı ve husumet yönünden itirazlarının yanı sıra davanın görevsiz mahkemede açıldığı hususu nazara alınarak görev yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin, davacı şirkette uzun yıllar başarıyla çalıştığını, müvekkillerinin haklı sebeple feshettiklerini, şirketin üst düzey yöneticiler dahil pek çok kişinin iş akdine son verdiğini, Covıd nedeniyle getirilen yasaklar nedeniyle karşılıklı olarak sözleşmesini feshedemedikleri kişilere mobbing yaparak istifa etmelerini sağlama yoluna gittiklerini, müvekkillerinin de istifaya zorlanan kişiler arasında olduğunu, aynı birimde çalışan müvekkillerinin; uzun süre davacı firmanın mobbingine maruz kaldıklarını, bilgisayarlarına el konulmuş olması, altlarında çalışan personel nezdinde küçük düşürülmüş olması nedeniyle iş akitlerini haklı nedenle feshettiklerini, davacı şirket tarafından; müvekkillerinden talep edilen şifre ve bilgileri vermediğinden dolayı zararının oluştuğuna dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davalılardan ...'ın ve ... Otomasyon Mühendisi olarak; ...'ın ise Mekanik ve Bakım Mühendisi olarak davacı nezdinde iş akdi ile çalıştıkları, 29/06/2020 tarihinde davacı çalışanı ... tarafından şirket çalışanlarına mail atılarak DLP (Veri Kaybının Önlenmesi) kurulumu hakkında bilgilendirme yapılmış olup bu kapsamda siber saldırılara karşı (içerden ve dışardan) verilerin güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmalara başlanıldığını, adım adım cihazlarda bulunan tüm dosyaların (kişisel veya şirket) DLP sistemine dahil olacağının bildirildiği ve bu kapsamda davalılardan ... ve ...'ın 24/09/2020 tarihinde düzenlenen tutanak ile şirket bilgisayarının kopyalanmasına izin verdikleri, 19/10/2020 tarihinde ise yine davacı çalışanı ... tarafından şirket çalışanlarına mail atılarak 19/10/2020 tarihi itibariyle ... Kağıt A.Ş. ISO ...Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi çalışmaları başlatıldığını, bu kapsamda prosedür ve talimatlara uyulmasının zorunlu olduğunu; yine Şirket Bilgi Varlıklarının Korunması çalışmaları kapsamında departman amirlerinin iş süreçlerini detaylı şekilde dokümante etmeleri ayrıca dokümanlarda refere edilen tüm belge, çizim, tasarım, fotoğraf, kaynak kod, erişim bilgilerinin kendilerine tahsis edilen ortak alanlara 15/12/2020 tarihine kadar yüklenmesi gerektiğini bildirdiği; bu kapsamda davalıların davacı şirketin tutumu nedeniyle 03/12/2020 tarihinde iş akitlerini mobbing ve baskı iddiası ile haklı nedenle fesih gerekçesi ile feshederek işten ayrıldıkları, 03/12/2020 tarihinde davacı ile davalılar arasında ‘’İlişik Kesme Formları’’ imzalanmış ve davalılar üzerlerinde zimmetli olan sim kart, notebook, cep telefonu, araba, monitörleri davacıya teslim ettiklerinin dosya kapsamında sabit olduğu, davacı tarafça iş yerindeki mevcut makine yazılımlarının tamamına, davalıların işten ayrıldığı tarih itibarı ile kayıt ve yedeklerine sahip olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta ise de davacı tarafça bu hususa dair dava dışı ... Firması'ndan destek alındığı, dosyada mevcut bilirkişi heyet raporundan da anlaşılacağı üzere davacının iddia ettiği makinelerde sorun yaşadığında derhal üretici firmaya ulaşıp sorunun çözmünü sağlayabilecek iken makinenin çalıştırılmamasına ve dolayısı ile zarara uğramasına kendi eylemi neden olduğu; davacı şirketin eski çalışanları olan davalıların davacı şirketin faaliyetlerine ilişkin bilgi, şifre ve donanımları davacı şirkete iş akdinin feshi ile teslim ettiği, TBK’nın 49. maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için bir fiilin bulunması, fiilin hukuka aykırı olması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceği, davacının iddia ettiği maddi zarar ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla davacı şirketin maddi zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin manevi tazminat talebinde de bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olup aynı Kanun'un 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, dosya kapsamında davalıların fiilleri ile davacı şirketin uğradığını iddia ettiği manevi zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gibi bu manevi zararın varlığı ve kapsamı da dosya kapsamında usulünce ispat edilemediğinden bu yöndeki talebin de reddine" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski çalışanları olan davalıların, müvekkili şirketten ayrılırken iş devri yapmadıklarını ve müvekkili şirketin normal işleyişine devam etmesi açısından zaruri olan bazı bilgi, şifre ve donanımları müvekkili şirkete teslim etmediklerini, davalıların haksız fiil teşkil ettiği yönünde hiçbir şüphe bulunmayan bu eylemleri ile müvekkili şirketi zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerini, davalıların eylemleri ile müvekkili şirketin uğradığı zarar arasında illiyet bağının bulunduğu açık olup, aksinin kabulü mümkün olmayıp hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece eksik incelemeyle, yalnızca bilirkişi raporuna dayanılarak, delilleri incelenmeden ve detaylı araştırma yapılmadan karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı işveren, davalı eski çalışanlarının işyerinin faaliyetlerine devam etmesi açısından hayati önem arz eden bazı bilgi, şifre ve donanımları teslim etmeyerek işyerinin zarara uğradığı iddiasıyla iş bu davayı açmış, davalılar iddiaları reddetmiş, mahkeme ise yukarda yazılı gerekçeyle davanın esastan reddine karar vermiştir. 6098 sayılı TBK'nın geri verme yükümlülüğü başlıklı 443. maddesi; "Sözleşmenin sona ermesi durumunda, taraflardan her biri, diğerinden veya üçüncü bir kişiden diğerinin hesabına, hizmetle ilişkili olarak almış olduğu şeyleri geri vermekle yükümlüdür." hükmüne haizdir. Eldeki davada davacı işveren, eski işçileri olan davalılardan iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra hizmetle ilgili şifrelerin ve donanımların verilmemesinden kaynaklı tazminat talep ettiğine göre davacının istemi işçinin geri verme yükümlüğüne aykırı davranmasına dayanmaktadır. TBK'nın 444. vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı halleri de somut olayda bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu, ticaret mahkemesinin görevli olmadığı nazara alınarak davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddi gerekirken mahkemece esasa dair karar verilmesi doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-a-3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Denizli nöbetçi İş Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Denizli Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, 2-Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2022 tarih ve ... - Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın yetkili Denizli nöbetçi İş Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Denizli Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 4-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 5-İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 10-Davacı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Ankara 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 08/11/2022 tarihli ve ... numaralı, 23.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, 11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...