T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2262 - 2025/2431 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2262 KARAR NO : 2025/2431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2021/157 E. - 2023/356 K. DAVANIN KONUSU : : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkeme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2262 - 2025/2431 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2262 KARAR NO : 2025/2431 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2021/157 E. - 2023/356 K. DAVANIN KONUSU : : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/05/2023 tarih ve 2021/157 E. - 2023/356 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... Lojistik Yem Pazarlama Nakliyat Petrol Otomotiv Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı ... Endüstriyel Pazarlama ve Yatırım A.Ş'ye ait olan emtianın davalılar tarafından tarafından taşınmakta iken 29/1/2020 tarihinde hasara uğradığını, oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen müvekkilinin davalılara rücu hakkının mevcut olup Ankara 4. İcra Dairesi'nin 2021/1847 sayılı icra dosyası ile davalılar hakkında başlattığı takibin itiraz sonucu durduğunu, ‘Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’ hükmünü içeren TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalıların takibe yönelik haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...-... Petrol vekili, söz konusu taşıma işinin diğer davalı ... Lojistik firması tarafından fatura edildiğini, müvekkil firmanın dava konusu taşıma işiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, TTK m. 855. maddesi uyarınca kara yolu ile yapılan eşya taşımalarında, taşıma sözleşmesinden doğan her türlü talep hakkının bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davaya konu taşıma işinde meydana gelen hasarın dava dışı gönderenin yetersiz ambalajlamasından kaynaklandığını, ambalajlamadaki bu yetersizliğin diğer davalı firma tarafından göndericiye bildirildiğini, TTK’nın 878. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince hasarın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşması halinde doğan zarardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcının sorumlu tutulması halinde bu sorumluluğun kapsamının taşınan eşyaların teslim alındığı yer ve zamandaki değeri ile eşyanın kullanılamaz hale gelmesi halinde varsa, hurda değeri de gözetilerek hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiğini, taşıyıcının sorumlu olduğu bu tazminatın da gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu ve davacının dava dışı ... Endüstriyel Pazarlama ve Yatırım A.Ş. 'ye ödeme yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Lojistik Ltd. Şti. vekili, davacının öncelikle hangi davalıya hangi kusurlu eylemi nedeniyle dava açtığını açıklığa kavuşturması gerektiğini, müvekkili ile davacının sigortalısı, dava dışı ... Pazarlama A.Ş arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafça yapılan hasar ödemeleri için sözleşme ilişkisi bulunmayan müvekkiline rücu edilemeyeceğini, müvekkilinin yalnızca nakliye işi yaptığını, bu nakliye öncesinde emtianın araca yüklenmesi, araç içerisine yerleştirilmesi ve araçtan indirilmesinin emtia sahibinin sorumluluğunda olduğunu, söz konusu emtianın nakliye faaliyetine bağlı hasara uğramadığını, zira taşınma sırasında emtianın zarar görmesi için aracın hasar alması veya trafik kazası gibi dış etkenlerle maruz kalması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin kusuruna ilişkin bir açıklama bulunmadığını, teslim noktasında hasarla ilgili tutulan tutanakta paletlerin altında olması gereken takozun bulunmadığı ve buna bağlı olarak üstteki ürünlerin kayması neticesinde alttaki ürünlerin hasara uğradığı tespitine yer verildiğini, bu tespitten anlaşılacağı üzere hasarın nakliye faaliyetinden kaynaklanmadığını ve dava konusu emtianın tam hasara uğrayıp uğramadığı araştırılmadan emtia bedelinin tamamdan müvekkil şirketin sorumlu tutulmaya çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının sigortalısı olan gönderenin, taşınmak üzere davalı tarafın aracına yüklediği sacları yeterli düzeyde ambalajlamadığı, yanlış yükleme yaptığı, uygun ve yeterli düzeyde yük koruma tahtası kullanmadığı ve taşıma güvenliğine uygun biçimde emtiayı araca istifleyip sabitlemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıların lojistik alanında faaliyet gösterdiğini, lojistik ibaresinin yalnızca taşımadan oluşmadığını, bunun yanında adresten alım, depolama, ambalajlama, teslimat gibi hizmet bütünlerinin toplamını ifade ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda dava konusu taşımaya ve hasara ilişkin farazi kabullerden hareket edildiğini, bilirkişi raporunda ambalajın yetersiz olması, emtiaların yanlış yüklenmesi ve uygun ve yeterli düzeyde yük koruma tahtasının kullanılmaması nedeniyle dava dışı sigortalının davaya konu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve davalıların sorumluluktan kurtulacağı yönünde tespitlerde bulunulmuş ise de, davaya konu taşımada yapılan istif ve bağlamanın kapalı ve mühürlü bir konteynere değil, nakliyecinin himaye ve kontrolündeki kamyon dorsesine yapıldığını, üstelik parsiyel yükleme söz konusu olduğu için aynı araçta başka firmalara ait benzer yüklerin de mevcut olduğunu, diğer alıcılara ait başka emtialar tahliye edilirken araç içindeki istif ve bağlama yapılarının bozulmuş olabileceğini, bu itibarla yüklemedeki istifleme/bağlama/sabitleme sorumluluğunun davalılarda olduğunu, bu hususun bilirkişi heyeti tarafından hiç irdelenmediğini, emtianın davalı tarafların sorumluluğunda olan taşıma esnasında hasar gördüğünü, bilirkişi raporunda bu hususun "aracın seferi sırasında, özellikle eğimli yollarda ve frenlemeden kaynaklanan ivme nedeni ile paletlerin ve paletlerin üzerlerine istiflenmiş olan sacların ambalajlarında kullanılan çelik çemberlerin koparak sacların öne doğru hareket ettikleri ve sonucunda da hasarların meydana geldiği" şeklinde ifade edildiğini, hasar ambalaj ve yükleme şeklinden kaynaklanmış olsa dahi müvekkilinin sigortalısının, davalıların bilgi ve gözetiminde bu yüklemeyi yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Lojistik Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taşıma işinden kaynaklı zarar oluşmadığı halde, müvekkilinden taşımadan kaynaklanan bir zarar varmış gibi alacak istenilmesi nedeniyle reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddi ile birlikte müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının sigortalısı olan gönderenin, yeterli bir ambalajlama yapmadan hasar gören emtiayı araca yüklediği ve uygun ve yeterli düzeyde yük koruma tahtası kullanılmaması nedeniyle taşıma güvenliğini tehlikeye soktuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi bu gerekçesine dosyada bulunan 26/1/2023 tarihli hukukçu ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin raporunu esas almıştır. Anılan raporda, yeterli ambalajlama ve etiketleme yapma sorumluluğunun göndericiye ait olduğu ve bu hususların yerine getirilmemiş olmasının taşıyıcıyı sorumluluktan kurtardığı tespitine yer verilmiştir. Bununla birlikte dosya içinde bulunan taşıma uzmanı tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda hasarın, taşınan demir sacların gönderici tarafından paletler üzerine uygun şekilde yerleştirilmemiş olmasından kaynaklandığı, demir sacları yeterli bir ambalajlamaya yapmadan, yanlış istif ve uygun, yeterli koruma tahtası olmadan araca yükleyen gönderici ile uzun süreden beri taşımacılık hizmeti sunmasına rağmen göndereni yüklemeye ilişkin eksiklikler hususunda uyarmayan davalı taşımacının kusurlu olduğu tespitine yer verilmiştir. TTK'nın yükleme ve boşaltma başlıklı 863. maddesinde, "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun, 875. maddesinde taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu hüküm altına alınmış, 878. maddesinde ise hasarın, gönderen tarafından yetersiz ambalajlamadan kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere yükleme ve ambalajlama/istifleme yükümlülüğü gönderene ait olup, her iki bilirkişi raporunda da davaya konu hasarın yükün, araç üzerine usulüne uygun biçimde yerleştirilmemesi ve dahası ambalajlamanın yetersizliğinden kaynaklandığı tespiti bulunmaktadır. Bu itibarla, her ne kadar TTK'nın 878. maddesi kapsamında, davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu düşünülebilirse de, yukarıda yer verilen aynı Kanunun 863. maddesinde, taşıyıcının, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenlendiğinden öncelikle bu hususun herhangi bir tereddüte meydan vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu halde, içinde taşıma sektöründe uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak, taşıyıcının, yüklemenin işletme güvenliğini uygun yapılması hususundaki yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, anılan yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılması halinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8233 E., 2023/2184 K. sayılı ilamında işaret ettiği üzere, davaya konu zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile davalının kusurunun oranını ve bu kusur oranına göre davalının sorumlu olacağı meblağı ortaya koyacak yeni bir bilirkişi raporunun temini ile sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu itibarla, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı şirket vekilinin ve davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekili ve davalı ... Lojistik Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2023 gün ve 2021/157 Esas - 2023/356 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekili ile davalı ... Lojistik Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafınadan istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Davalı ... Lojistik Ltd. Şti. tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.