11. Hukuk Dairesi 2010/10586 E. , 2010/10859 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 gün ve 2003/1303 - 2008/103 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.05.2010 gün ve 2008/9248 - 2010/4881 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10586 E. , 2010/10859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 gün ve 2003/1303 - 2008/103 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.05.2010 gün ve 2008/9248 - 2010/4881 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacıların davalı şirketin kurucu intifa senetlerine ve A grubu hamiline, B grubu hamiline ve nama yazılı hisse senetlerine sahip ortaklarından olduğunu, 09.10.2001 tarihinde kadar yapılan sermaye artışlarına davacıların iştirak ettiğini, davalının sermaye artışları dikkate alınarak çıkartılmış hisse senetlerini veya ilmuhaberlerini teslim etmediğini, esas sözleşmenin 36. maddesinin kurucu hisselere tahsis edilecek kâr payını % 10 olarak belirlediğini, davalının 1992 yılından beri kurucu hisselere tahsis edilmesi gereken kâr paylarını ödemediğini hakim ortağın küçük ortakları mağdur etmek amacıyla ve hakkını kötüye kullanarak şirket kârını tümüyle fevkalade ihtiyatlara ayırdığını, bu tasarrufların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 1992 yılından bu yana genel kurullarda alınan sermaye artırım kararları doğrultusunda davacıların hisse senetlerine isabet eden bedelli-bedelsiz hisse senetlerinin tespitini, mahkeme kasasına depo edebilecekleri davacı hisselerinin davalıya verilmesi ve yeni hisse senetlerinin veya ilmuhaberlerinin davacılara teslimi yönünde davalı ile olan muarazanın giderilmesini, 1992 yılından bu yana dağıtılmayan kârdan kurucu kâr paylarına karşılık şimdilik 500 milyar TL'nın faiziyle tahsilini, ortak sıfatıyla davacıların, hisse senetlerine isabet eden kâr paylarından da şimdilik 500 milyar TL'nın faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle kâr verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir. Davalı vekili ve davacı vekili karar düzeltme istemişlerdir. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ve davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50'ar TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00'ar TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.