11. Hukuk Dairesi 2021/8725 E. , 2023/2825 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/77 Esas, 2021/1066 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/28 E., 2019/143 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar…
**11. Hukuk Dairesi 2021/8725 E. , 2023/2825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/77 Esas, 2021/1066 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/28 E., 2019/143 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılından beri yayıncılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, tescilli 121 adet markasının bulunduğunu, bu markalar arasında 2011/22629 sayılı "SEVGİ DİLİ TÜRKÇE+şekil" ibareli markanın da yer aldığını, davalı gerçek kişinin ise 2016/91548 sayılı "SEVGİ DİLİ KONUŞAN ÇOCUKLAR" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, zira müvekkili markasının ayırt edici unsuru olan "SEVGİ DİLİ" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen yer aldığını, başvuruda yer alan "KONUŞAN ÇOCUKLAR" ibaresinin ise tali unsur niteliğinde olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı/benzer bulunduklarını, davalının, müvekkilinin tanınmış olan markasına benzer olan bir markayı tescil ettirmekle tanınmışlık ve güven fonksiyonu sayesinde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu'nun (YİDK) 2017-M-9819 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik olmadığını, bu yönlerden markaların çok farklı olduklarını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI