İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 15.05.2024 tarihinde Konya İli Karatay İlçesi Key…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 20/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ....... VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 15.05.2024 tarihinde Konya İli Karatay İlçesi Keykubat Mahallesinde sürücü ........ idaresindeki ........ plaka sayılı aracı ile ........ Caddesi istikametinden ... Caddesi ... Caddesi Işıklı kavşağında kendisine kırmızı ışık yandığı halde ... Caddesi istikametine seyrettiği esnada aracının sağ yan kısımlarına sağından ... Caddesi istikametinen ... Caddesi ... Caddesi ışıklı kavşağında durma duraklama halinden kendisine yeşil ışık yanarak ... Caddesi istikametine seyir haline geçen müvekkilİ ........ adına kayıtlı, sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurununu bulunmadığını, davalı araç sürücüsü kazaya tam(%100) kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkil nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, başvuru kapsamında, davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, ticari dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile, 100 TL değer kaybı tazminatının davalı ........ Şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi ile birlikte, 100 TL mahrumiyet bedeli tazminatının davalı ........'den olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkili şirket tarafından davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin 22.08.2024 tarihinde 27.000,00-TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirdiği ve bu ödemenin alınan değer kaybı raporuna göre yapıldığı, yapılan ödeme ile sigorta poliçesinden kaynaklı tüm sorumluluğun yerine getirildiği, müvekkili şirketin ZORUNLU MALİ MESULİYET sigortasından doğan sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğu ve davaya konu kazaya ilişkin kaza sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu,. bu sebeple temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesinin kabulü mümkün olamayacağını, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, izah olunan nedenlerle müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ödeme ile sorumluluklarının yerine getirildiğinden aleyhe ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, poliçe teminat kapsamında olup olmadığı hususunun tespitini, sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve sigortalı aracın rayiç değerinin belirlenmesi konusunda uzman sigorta eksperi bilirkişiden rapor hazırlatılmasını, aleyhlerine hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Yasal süresinde açılmayan ve zamanaşımına uğrayan davanın reddini gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararının olmadığını, müvekkilinin olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, TIR sürücü ve işletenlerinin ve sigorta şirketinin tespiti ve ilgili araç plakasının kime ait olduğunun tespiti için Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını ve daha sonra ilgililere davanın ihbarını ve davaya dahil edilmesini, olayda müvekkilin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kazaya neden olan kusurlu sürücülerin değer kaybı tazminatı alamayacağını, izah olunan nedenlerle süre aşımı, zaman aşımı def’i ve ilk itirazlarımız yönünden davanın reddini, haksız ve yersiz davanın husumet ve esastan reddini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plaka sayılı kamyonet sürücüsü ........'in % 100 ( Yüzdeyüz ) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ........ plaka sayılı otomobil sürücüsü ........ ise karıştığı kazanın oluşumuna etki edecek herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, kaza neticesinde davacıya ait araçta bakiye 33.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 14.962,50 TL olduğu anlaşılmış ve oluşan vicdani kanaat ile; 1- Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile, a- Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden;33.000,00 TL'nin davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 15.05.2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 22.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, b- Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.962,50 TL' nin, davalı ........'den kaza tarihi olan 15.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun kolluk kuvvetlerince tutulan trafik tespit tutanağı esas alınarak kusur belirlemesi ve olay yeri krokisinin hatalı olduğunu, olay yeri kayıtları incelendiğinde ........ plaka sayılı kamyonet sürücüsü ........'in yeşil ışık yanarken geçtiğini ancak önünde bulunan TIR'ın arkasında takiben kavşağı geçmekte iken TIR'ın U dönüşü yapması nedeniyle yavaş yavaş seyrettiği ancak TIR'ın manevrasının yavaş ve uzun sürdüğü için yeşil ışıkta geçip caddenin ortasında manevranın tamamlanmasını beklediğini, TIR'ın manevrasının tamamlanması ile birlikte şeridin açıldığını ve yavaş yavaş hareket ettiği anda aniden ve çok hızlı bir şekilde davacı araç müvekkiline çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kullandığı aracın aşırı süratli olduğunu, davacı tarafın araç mahrumiyeti olduğu ve zarar gördüğü iddia ettiğini ancak ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, evi ile işi arasında kat ettiği mesafenin bildirilmediğini, araç kullanırken yapılması gereken zorunlu giderlerden bahsedilmediğini, değer kaybı rakamının piyasa değerinin de yüksek tespit edildiğini, hükmedilecek faizin yasal faiz olabileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine itiraz ettiğini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini dilemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçtaki değer kaybı,araç mahrumiyete yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Değer kaybı itirazının incelenmesinde : Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur. Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına göre itiraz yersizdir. 2-Araç mahrumiyet itirazının incelenmesinde : Davacı davalı sürücü ve işletenden araç mahrumiyet zararını istemiştir. talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak söz konusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından amortisman bedelive masrafların düşümü yapılmış olup istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 3-Faiz türü itirazının incelenmesinde : Kazaya konu araç ticari olup ruhsat kaydında kullanım amacı ruhsatta ticari amaçlı olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminatlara avans faiz uygulanması talep edilmiş olup, mahkemece de istinaf talep eden davalılar lehine açılan davadaavans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum yoktur. 4-Kusur itirazının incelenmesinde : Mahkemece alınan kusur raporu hüküm kurmaya elverişli olup itirazın reddi gerekmiştir. Davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ........'den alınması gereken 3.276,32 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 819,10 TL nin mahsubu ile bakiye 2.457,22 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 20/11/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.