11. Hukuk Dairesi 2008/10774 E. , 2010/1756 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasında görülen davada Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 26.06.2008 tarih ve 2006/397-2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10774 E. , 2010/1756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasında görülen davada Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 26.06.2008 tarih ve 2006/397-2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadesiz ve vadeli hesaplarına ayrı ayrı 10.000 YTL para yatırdığını, daha sonra vadesiz hesabındaki para ile döviz aldığını ve bir süre sonra bu dövizi bozdurarak 10.000 YTL’yi yatırım hesabına internet bankacılığı sistemi ile aktardığını, yatırım hesabında toplam bulunan 20.000 YTL’yi daha sonra çektiğini, ancak davalı bankanın sistemdeki hata nedeniyle yatırım hesabına yapılan havalenin gerçekte 10.000 YTL olduğu halde sehven 20.000 YTL olarak kaydedildiğini ileri sürerek, müvekkilinden 10.000 YTL’yi geri aldığını, oysa bu paranın müvekkiline ait para olduğunu ileri sürerek, 10.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sistemindeki hata nedeniyle davacı hesabına sehven 10.000 YTL fazla para kaydedildiği, gerçekte bu paranın davacının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davacıya ait hesaba yatırılan ve davalı banka tarafından sehven mükerrer kaydedildiği ileri sürülerek davacıdan geri alınan paranın, gerçekte davacıya ait olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. H.U....nun 1/1. maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. T.T.K.nun 4/6. maddesinde bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının mutlak ticari dava olduğu açıkça belirtilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un amacını belirleyen 1. maddesinde ise, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmanın sağlayıcı önlemlerini almak gibi hususlar anılan yasanın amacı olarak belirlenmiş ve aynı yasanın kapsamını belirleyen 2. maddesinde de, yasanın amacını belirleyen işlemler bakımından tüketicinin taraflarından birini oluşturduğu her türlü tüketici işleminin bu yasa kapsamında olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Öte yandan, sözü edilen düzenlemenin 23. maddesinde bu yasanın uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkacak her türlü uyuşmazlığa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirlendikten sonra, tüketiciler tarafından açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf olacağı da hüküm altına alınmıştır. Davaya konu uyuşmazlık 4077 sayılı Yasa' dan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmayıp, bankacılık işleminden kaynaklanan istirdat istemi olması nedeniyle TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir. Mutlak ticari davalar ise uyuşmazlığın herhangi bir unsurundan etkilenmeyen davalar olduğundan davacının tüketici olması davanın niteliğini değiştiremez. Bu itibarla, görev hususu yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.