11. Hukuk Dairesi 2010/13991 E. , 2011/6067 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2008 gün ve 2006/760-2008/86 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.07.2010 gün ve 2008/9113 - 2010/8076 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine …
**11. Hukuk Dairesi 2010/13991 E. , 2011/6067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2008 gün ve 2006/760-2008/86 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.07.2010 gün ve 2008/9113 - 2010/8076 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili taraflar arasında 17.08.2002 tarihinde "Reklam ve Prodüksiyon Sözleşmesi" adı ile bir karma akit imzalandığını, sözleşmenin konusunun yapımcı şirket olarak anılan müvekkili şirketin yayıncı olarak anılan davalı şirketin lisans hakkına sahip olduğu ulusal kablo yayın lisans hakkının 1 yıl süre ile kiralanması suretiyle programların müvekkili tarafından gerçekleştirilmesi olduğu, sözleşmenin IX. maddesinde müvekkiline karşı taraf şirketin hisselerini satın alma olanağı tanındığını, tarafların vardıkları 15.11.2002 tarihli mutabakat gereği bu defa sadece karşı tarafın kablolu yayın lisans hakkının devrinin kararlaştırılarak bunun için (700.000) USD değer biçildiğini, 15.11.2002 tarihi itibarıyla 4756 sayılı Yasa gereği çıkması gereken yönetmelik yayınlanmadığı için lisans hakkının devir işleminin gerçekleştirilemediğini, bu suretle 1 yıllık prodüksiyon sözleşmesi olarak başlayan ilişkinin akdin imzalanmasından (3) ay sonra hakkın devri sözleşmesine dönüştüğünü, müvekkili şirket tarafından akdin yapıldığı 17.08.2002 tarihi ile kablolu yayın lisans hakkının devri için mutabakata varılan tarih olan 15.11.2002 tarihi arasında geçen süre için 90.000 USD kira bedelinin kabul edilerek toplam 790.000 USD'nin ödendiğini, davalının lisans devri için 1000,000 USD bedelde ısrarı karşısında müvekkilinin 8 adet çekle 210.000 USD karşılığı (350.000.000.000) TL ödeme yaptığını, bu çekler verildiği halde davalının kablo lisans yayın hakkının devrini yapmadığını, müvekkilince davalıya kablolu yayın lisans belgesinin devri için gerekli olan borcun ödendiğinin tespiti ile (350.000.000.000) TL borçlu olunmadığının tespitine ve kablolu yayın lisans hakkının davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama esnasında tescil istemini atiye terk etmiş davalı vekili bu atiye terk istemine muvafakat etmiş, davacı vekili menfi tespit istemini de atiye terk ettiğini beyan etmiş ise de davalı vekili bu talebe rıza göstermemiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece tescile ilişkin istek atiye bırakıldığından bu hususta esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemlerin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 08.07.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, bozma ilamının 1.bendi 2.paragrafında davacının tescil isteminden vazgeçtiğine dair belirlemedeki "vazgeçme", "feragat niteliğinde, hakkın özünden vazgeçme" anlamında olmayıp, karşı tarafın da kabulüne bağlı olan atiye terk anlamında ifade edilmiş olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, taraflar arasında kablolu yayın lisans hakkının devri sözleşmesi olduğu iddia edilen 15.11.2002 tarihli sözleşme uyarınca lisans hakkının devri için gerekli edimlerin yerine getirildiğinin tespiti, kablolu yayın lisans hakkının davacı adına tescili ve davacının davalı adına keşide ettiği 8 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili lisans hakkının tescili istemini 13.12.2004 günlü duruşmada atiye terk ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili de bu istemi kabul etmiştir. Davacı vekili 07.02.2005 havale tarihli dilekçesinde davalının kablolu yayın lisans hakkının iptal edildiğini beyan etmiş ise de dosyada lisans hakkının iptal edildiğine dair bir tespit bulunmadığından, Dairemiz ilamında yer alan, kablolu yayın lisans hakkının iptali nedeniyle ortada devredilebilecek bir lisans sözleşmesi bulunmamaktadır" belirlemesi doğru olmamıştır. Ancak, lisans hakkı devir bedelinin ödendiğinin tespitine ilişkin olumlu tespit davası, ancak lisans hakkı devrinin tescili istemiyle birlikte dinlenebilecek bir talep olup tescil istemi de atiye terk edildiğine göre olumlu tespit talebi tek başına incelenemez. Mahkemece olumlu tespit talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, lisans devir sözleşmesi nedeniyle tüm ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, işin esasına girilerek incelenmesi yerinde değildir. Dairemiz ilamında bu talep yönünden, gerçekleşmiş bir devir sözleşmesi olduğu kabul edilerek, borç alacak durumunun tespit edilerek ve davalının ödendiğini kabul ettiği miktarı da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesine ilişkin bozma yerinde olmamıştır. Bu durumda uyuşmazlık 8 adet toplam 350.000.000,000 TL bedelli (210.000 USD) çeklere dayalı menfi tespit istemi noktasındadır. Davacı vekili yargılama sürecinde ve temyiz dilekçesinin 2. bendindeki açıklamada yayın lisans hakkı devir bedeli 700.000 USD, devir sözleşmesi tarihine kadar olan kira bedeli 90.000 USD ile birlikte toplam 790.000 USD ödediklerini, davalının devir bedelinin 1000,000 USD olduğu konusunda ısrarı karşısında 210.000 USD'ne karşılık 350 milyar TL bedelli 8 adet çek keşide ettiklerini, ancak devir sözleşmesi gerçek bedelinden fazla miktarda verildiği için devir sözleşmesine aykırı olarak verildiğini, lisans devrine de yanaşılmadığından çeklerden dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüş, davalı vekili ise gerek 25.12.2002 tarihli ihtarnamesinde gerek 09.04.2004 havale tarihli dilekçesinde 1.000.000 USD'nın 17.08.2002 tarihli sözleşmenin IX. maddesinde belirtilen devir bedeli nedeniyle ve bu maddedeki devir sözleşmesine uygun olarak verildiğini savunmuştur. Dosya içeriğinden çeklerin verilmesine neden olan lisans devrinin resmi olarak gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili kablolu yayın lisans hakkının tescili istemiyle RTÜK'na yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin istemin iptali istemiyle Ankara 6. İdare Mahkemesi'ne açtıkları davanın davalı şirkete ihbar edildiğine dair Danıtay 13.Dairenin 2005/8999 Esas sayılı kararını sunmuş olup, yargılama sırasında lisans hakkının tescili davasının da görüldüğü sabittir. Bu durumda mahkemece o davanın neticesi ve kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak buna göre de lisans devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığının belirlenmesi, dava konusu 8 adet çekten ödenmemiş çeklerle ilgili menfi tespit talebinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken menfi tespit davası yönünden de yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden taraf vekillerinin bu yönlere ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 08.07.2010 Tarih, 2010/9113 E - 2010/8076 K sayılı bozma ilamının (1) nolu bendinin ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 08.07.2010 tarih ve 2010/9113 E - 2010/8076 K sayılı bozma ilamının 1 nolu bendinin ortadan kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte açıklanan gerekçelerle taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 17.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.