(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/12193 E. , 2012/43510 K. "" Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e-son, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi sonucu verilen beraat kararına dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2011 tarihli ve 2011/19 esas, 2011/15 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine düşme talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2012 gün ve 2011/210030 sayılı tebl…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/12193 E. , 2012/43510 K.** **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e-son, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi sonucu verilen beraat kararına dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2011 tarihli ve 2011/19 esas, 2011/15 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine düşme talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2012 gün ve 2011/210030 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18/04/2012 gün ve 2012/3735 Esas 2012/35215 sayılı kararıyla hükmün Onanmasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99.maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, Dairemizin 18/04/2012 gün ve 2012/3735 esas 2012/35215 sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına sunulmak üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 16.10.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Karşı oy; İddianamedeki sevk ve nitelendirme çerçevesinde; eylemlerin değerlendirilmesi gerektiği buna göre, sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talep edildiğinden bu suçun yasal unsurlarının irdelenmesi gerekmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan boşanma ilamının şekli ve içeriği konusunda muvazaalı olduğundan bahsedildiği, ancak bu kararın geçerli veya geçersizliği hususunda sahtecilik ile ilgili bir dava bulunmadığı göz önünde tutulmalıdır. Esasen boşanma ilamının muvazaalı olup olmamasının da dosyaya özgü eylemle ilgili dolandırıcılık suçu açısından bir önemi yoktur.Tartışılması gereken, boşanma kararının hukuken geçerli olup olmadığı değildir. Ceza yargılamasında yargıcın görevi, maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Sanıklara yüklenen suç, dolandırıcılıktır. Buna göre, üzerinde durulması gereken konu; kadının, kocasından gerçekte boşanmadığı halde boşanmış görüntüsü vererek yaşamsal olarak dul olduğuna kurumu inandırarak babasından dolayı ölüm aylığı bağlatması eyleminde, atılı suçun unsurları olan, kuruma yönelik hileli davranışı olup olmadığı, gerçek durumunu gizlemesi sonucunda katılanı aldatması, kurum zararı ve haksız yarar durumu tartışılmalıdır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda verilen beraat kararının gerekçesinde, sanıkların anlaşmaları neticesinde verilen boşanma kararının hukuken geçerli olması nedeniyle, boşanma kararından sonra fiilen bir araya gelerek aynı evde birlikte yaşamalarının kurum aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı belirtilmiştir.