12. Hukuk Dairesi 2016/20028 E. , 2017/1624 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18/04/2016 tarih, 2015/34630 Esas - 2016/11353 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup …
**12. Hukuk Dairesi 2016/20028 E. , 2017/1624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18/04/2016 tarih, 2015/34630 Esas - 2016/11353 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme istemleri yerinde değil ise de; Şikayetçi borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, vekili olduğu halde hiç bir tebligatın vekiline yapılmadığı, satış ilanının da ihaleden sonra vekiline tebliğ edildiği, satışa konu şirket hisselerinin kıymet takdirinin usulüne uygun tespit edilmediği iddialarını ileri sürerek 26.05.2015 tarihli ihalenin feshini talep ettiği; mahkemece istemin zarar unsurunun gerçekleşmediğinden bahisle başkaca bir inceleme yapılmaksızın usulden reddine ilişkin kararın Dairemizce onandığı görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen tebligatlar yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir. Somut olayda, ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlunun takibe dayanak mahkeme ilamında vekili Av.... ile temsil edildiği, icra emrinde de aynı vekilin isminin yer aldığı halde, tebligatların vekil adına değil borçlu asil adına çıkarıldığı; buna göre kıymet takdirine ilişkin tebligatın da yine şikayetçi borçlu adına çıkartılarak 28.11.2014 günü bizzat tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bu maddenin uygulanabilmesi için muhataba usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat olmalıdır. Her hangi bir tebligat yapılmamış veya tebligat çıkarılmasına rağmen tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, anılan madde hükmü uygulanmaz. Kıymet takdirine ve daha evvel düşürülen satışa ilişkin tebligatlar, borçlu vekili adına çıkarılmadığından ve usulsüz de olsa bir tebliğ işlemi olmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.